En Çok Okunanlar
Son Yorumlananlar
Namaz Vakitleri
Not Defteri
Not Defteri
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İmam hatiplilere sahip çıkılmasını sağlamıştı
İmam hatiplilere sahip çıkılmasını sağlamıştı

Vahbi Vakkasoğlu, Sandal Hoca


“Bir Devrin ve Bir Şehrin Muhteşem Öğretmeni Sandal Hoca” adlı eserde Sandal Hoca’yı, onun imam hatipte talebesi olma şerefine erişmiş yazar Vehbi Vakkasoğlu anlatıyor..
Güncelleme: 16:00, 28 Mayıs 2013 Salı

 

Bazı insanlar vardır, varlıkları huzur kaynağıdır. Hayat verirler ellerinin değdiği her işe ve kişiye. İşleri halletmeleri kendilerine hastır. Has adamlardır onlar; varlıkları imanlarının mücessem halidir adeta. Yoklukları büyük kayıptır. Onlardan geriye iç çekişler, hatıralar, koca bir boşluk ve hüzün kalır; elden onlara rahmet dilemekten başka da bir şey gelmez zaten.

Bir Devrin ve Bir Şehrin Muhteşem Öğretmeni Sandal Hoca adlı eser, işte bizi böylesi güzel bir insandan haberdar ediyor. Sandal Hoca’yı onun imam hatipte talebesi olma şerefine erişmiş yazar Vehbi Vakkasoğlu anlatıyor.

Sandal Hoca, Osmanlı bakiyesi güzel insanlardandır. Hayatın yükü omuzlarında, görev adamı bir imam hatiptir. Yaradılıştan gelen özellikleriyle farklı bir insandır. İhlâs ve samimiyet; davasına, işine sahip çıkma gibi özellikler adeta varlığının bir parçası gibidir. Yüzünden hiç eksik olmayan gülümsemesi, tiril tiril elbisesi ve yaz kış tertemiz ayakkabıları onun alamet-i farikasıdır adeta. Namaz kıldırma memurluğu değildir yaptığı.

Maraş merkezde Çukuroba Camii’nde imam hatiplik göreviyle görevlidir. O muhataralı zamanlarda, Tek Parti iktidarının halkın inançlarına, değerlerine sırt döndüğü bir zamanda bile her cihetten insanla rıfk içinde geçinmesini bilmiş; her kesimin saygısını kazanabilmiş müstesna bir imamdır. Camilere tamirat için bile izin verilmediği, camilerin farklı amaçlar için viranelere dönüştürüldüğü zamanlarda görev yaptığı Çukuroba Camii’ni tamir ettirmiş, diğer camiler için de emsal oluşturmuş, bunun için insanlara cesaret vermiş bir öncü insandır.

Hepiniz büyük adam olacaksınız; aranacaksınız!

Kitap, Sandal Hoca’yı talebeleri ve yakınlarının dilinden hatıralar eşliğinde anlatıyor. Hatıralar Hoca’nın ta o zamanlarda öngördüğü gibi önemli ve müstesna şahsiyetlerden derlenmiş. Sandal Hoca, öğrencilerine ‘Sizler büyük adam olacaksınız, hâkim savcı bakan hatta başbakan olacaksınız; aranızdan çok önemli kişiler yetişecek’ diyerek motive edermiş. Sandal Hoca hakkında, kitaptaki farklı hatıralardan edindiğim ortak intiba şudur: Sandal Hoca bir temsil insanıdır. Dinini, öğretmenliği, imamlığı sevmiş. Bir nesli, imam hatip nesline olan inancı ve bağlılığıyla sahili selamete ulaştırmıştır. O ‘imam hatip’ nesline omuz vermiş, ruh katmış memleketin köşe taşlarından biridir.

1950 yılında kurulmasına karar verilen ilk yedi imam hatip lisesinden Maraş’ta kurulanın her şeyi olmuştur. İmam hatip lisesinde yetişen talebelerin her türlü ihtiyacıyla yakinen ilgilenmiş, dahası imam hatip neslinin nasıl bir nesil olması gerektiğini insanüstü çabasıyla öğrencilerine aktarmış, esnafa, halka bunu anlatmış bir dava adamıdır. ‘İmam Hatipli’ olmayı bir inanç gibi taşımış, bu inancını öğrencilerine ve Maraşlılara da hissettirmiştir. O hem Çukuroba Camii’inde imamlığa devam etmiş ve bu sırada hem İmam Hatip Lisesi’nin kurucu müdürlüğünü yapmış, hem de akaid, siyer ve Kur’an- Kerim derslerini vermiştir.

İlk zamanlar okulun öğretmen ihtiyacının medreselerden kalan yaşlı hocaların imam hatip lisesinde çalışmalarıyla karşılanması için ikna edilmesi işi gibi ümitsizlik çağında zor başarılabilecek bir sorun onun güler yüzü ve herkesle kurduğu gönül köprüleri sayesinde aşılabilmiştir. Gidecekleri bir yüksek öğrenim dalı olmadığından öğrenciler tarafından tercih edilmeyen, dindarlar tarafından da, dindar olmayan kesim tarafından da eleştirilen ve şüpheyle yaklaşılan bir kurumu ayakta tutabilmek için hem madden hem manen ilgilenen yine Sandal Hoca’dır. O, gittiği meclislere seçtiği mümtaz talebeleri de götürüp imam hatipe ve imam hatiplilere olan önyargıları tek tek yıkmış, bir memleketin imam hatibe sahip çıkmasını sağlamıştır.

1950’de Maraş İmam Hatip Lisesi 90 öğrenciyle eğitim öğretime başlar. Her şeyde dengesizlik vardır ama Sandal Hoca her problemi tereyağından kıl çekercesine bir suhuletle halletmeyi bilir. Fedakârdır, okuldan aldığı parayı kimseye hissettirmeden ölçüsü namaz kılmak olan bir seçicilikle yine talebelerine dağıtmıştır. Kitapta birçok ayrıntı var ama mesela o muhterem ilk öğrencileri arasında Kur’an okumayı bilmeyenler, medrese eğitimi almış aynı sınıftaki ağabeylerine karşı mahcup olmasınlar diye her gün bir iki saate yakın okula daha erken gelip onları derse hazırlamayı düşünecek kadar muhabbet dolu bir insandır. İmam hatibi, imam hatipliyi sevmiş, ömrünü imam hatip davasına adamış bir yürektir.

‘Allah için, ezan için’ kurban!

Orijinal bir insandır Sandal Hoca. Bir imam hatip olarak hayatını, okuduğum kitaptan öğrendiğim merhumun benim için en dikkat çekici şey camiyi cazibe merkezi haline getirmesi oldu. Mesela cami cemaati olmayan alkolik, camiye yakın bir evde yaşayan bir adamın ezan aslıyla okunmaya başladığında bir kurbanı kucaklayıp minareye kadar çıkması ve orada ‘Allah için, ezan için’ o kurbanı kesmesi hocanın gözyaşlarıyla anlattığı bir hatırasıdır. Sandal Hoca’nın ne kadar geniş bir gönle sahip olduğunun da işaretidir aslında bu olay. Sandal Hoca, sırf bu komşusu hakkında su-i zanda bulunduğu için onun yüzüne bakamaz olmaktan dolayı tayinini başka bir camiye çıkartır. Sonra durumdan haberdar olan o alkolik komşu tövbe eder, cami cemaatinde yerini alır. Sandal Hoca’yla görüşüp tekrar eski görev yerine dönmesi de böylece sağlanmış olur.

Sandal Hoca kitabı yedi bölümden oluşuyor. Vehbi Vakkasoğlu duyduklarını dinlediklerini akıcı üslubuyla kaleme dökmüş, bir solukta kolayca okunan bir kitap çıkmış ortaya. Kitabın altıncı bölümü ‘Talebelerinin Kaleminden’ başlığını taşıyor. Yedinci ve son bölümde ise Sandal Hoca için yazılmış şiirler var. Her bölüm Sandal Hoca’nın farklı bir yönüyle çok dikkat çekici, bizler için yol gösterici hatıraları barındırıyor. Bu kitap nasıl günlerden geldiklerini bilmeleri için imam hatip öğrencilerine mutlaka okutulmalı. İmam hatipli olmanın güzelliğini genç dimağlar ancak böyle örnekler sayesinde bilebilir.

Güzel örnekler mutlaka yazılmalı, yaptıkları belli bir nesle değil, nesillere hayat vermeli

Böylesi kitaplar çok önemli çünkü çabuk unutuyoruz. Vehbi Vakkasoğlu, Hassa’da düzenlenen Kutlu Doğum programında, “Sandal Hoca Maraş için çok şey yapmış, benim de hocamdır, ama Maraşlılar bile onu unutmuş, en son onu yazdım” demişti. Unutulmanın önüne geçmek için böylesi güzel örneklerin hayatlarının mutlaka yazıya aktarılması gereklidir. Bu, gelecek nesiller için çok önemli bir hizmet olacaktır.

Kitap keşke hocanın hayatıyla ilgili daha tafsilatlı şeyler anlatsaydı diye de düşündüm hep. Mesela Hoca’nın nereye gömülmek istediği bir yerde bahsediliyor ama şimdi o vasiyet gerçekleşmiş mi gerçekleşmemiş mi bilmiyoruz. Hocanın ailesi, eğitim hayatıyla ilgili bilgiler de biraz daha teferruatlı olsaymış keşke diye düşünmekten de kendimi alamadım. Ama Sandal Hoca’yı ruhuyla, duruşuyla, yaşayışıyla cisimleştirdiği zihinlerimizde muhterem bir insana minnet duygusu oluşturduğu için kitabın yazarına ne kadar teşekkür etsek azdır diye de düşünüyorum.

İlahiyat fakültesinde hocama “Puanı tuttuğu halde niye çocuğunu başka bir okula göndermiyorsun da illâ İmam hatip’e gönderiyorsun” diye sorduğumda, “İmam Hatip bizim davamızdır, Halil!” demişti. Demek ki Sandal Hocalar, Hacı Uveyszadeler ve nice unutulmuş kahramanlar boşuna uğraşmamışlar demek ki, maya tutmuş Allah’ın izniyle.

 

Halil Arslan, Sandal Hoca’yı tanımanın memnuniyetiyle haber verdi


  • Google'a kaydet
  • digg'e kaydet
  • delicious'a kaydet
  • FriendFeed'de paylas
  • facebook'ta paylas
  • Haberi Paylaş
  • Yazdır
  • Arkadaşıma Gönder

İlgili Konular » Vehbi Vakkasoğlu | Sandal Hoca |
dunyabizim.com on Facebook
TAMAM