, 24 Haziran 2017
Derdi karpuz iriliğine ulaşanlara

12673

Derdi karpuz iriliğine ulaşanlara!

Roger Garaudy'nin 'Kafka' kitabı okuruna ne anlatıyor? Garaudy ile Kafka'nın hangi yönleri birbirine benzer?

İlgili Yazılar
Roger Garaudy kimdir
Roger Garaudy kimdir?

Prof. Luc Colles ile Roger Garaudy'yi konuştuk.
14/06/2012 17:05
Roger Garaudy bize ne öğretmişti
Roger Garaudy bize ne öğretmişti?

Abdülaziz Tantik, Roger Garaudy’nin düşünce dünyamıza neler kattığını yazdı..
17/07/2012 16:04
Roger Garaudy vefat etti
Roger Garaudy vefat etti

Türkiye’de ve bütün dünyada tanınan ünlü Fransız düşünürü Roger Garaudy (Roje Garodi), Paris’te 99 yaşında hayata gözlerini yumdu. Garaudy 18 Haziran Pazartesi günü Paris’te toprağa verilecek.
14/06/2012 14:02
Roger Garaudy'nin En Önemli Kitaplarından Biri İslam'ın Vadettikleri
Roger Garaudy'nin En Önemli Kitaplarından Biri: İslam'ın Vadettikleri

''İslâm’ın Vadettikleri'' kitabının, bugün bizler için önemli mesajlar içermesinin yanında, Roger Garaudy’nin düşünce yapısındaki dönüşümleri, mantık kurgusunu, onlarca yılın tecrübelerinden sonra vardığı noktaları çok iyi göstermesi bakımından önemli olduğunu düşünüyorum.
13/06/2016 14:02
Ramazan ın 4 Haftası Şerefine 4 Mühtedi Düşünür 4 Eser
Ramazan’ın 4 Haftası Şerefine 4 Mühtedi Düşünür, 4 Eser, 4 Yazı

Bazı mühtedler var ki, ihtidaları ile kendilerini kurtarmakla kalmayıp onlara ihtida kapısını açan tefekkür iklimlerini başkalarına yayarak daha çoklarının kurtuluşuna sebep olmuş ve zaten Müslüman olanların da birçoğuna derinden tesir etmiştir. Deniz Baran bu isimlerden birkaçını kısaca hatırlatıyor ve birer eserini zikrediyor.
09/06/2016 14:02
Garaudy Müslüman olmadan önce yazdı
Garaudy Müslüman olmadan önce yazdı

'Geleceğimizde İslam Var', Roger Garaudy’nin Müslümanlığa geçişini sağlayan birikimlerin toplamı olmakla birlikte başka anlamlar da ihtiva ediyor. Metin Erol yazdı.
06/08/2014 16:04

Masalları unuttuğumuz yaşlarda okumaya başladığımız yazarlar vardır. Aslında, biz mi masalları unutmuşuzdur yoksa okuduklarımız mı unutturmuştur, bu paradoksta kıvranmak yersiz… Mamafih, sonuç alamayacağımız bir soruyu heybemize eklemiş olmaktan öteye gidemeyiz. Bir masalı güzel yapanın; süslü kıyafetler, ihtişamlı şatolar, ışıl ışıl balolar ve en nihayetinde kavuşan, mutlu yaşayan insanlar olduğunu hepimiz biliriz. Biliriz bilmesine ya; içinden tek tek sahneleri seçtiğimizde, masalda, güzelliklerden ziyade travmatik acıların varlığını çocuk zihnimiz ya da masal anlatıcısının yetenekli üslubu bizden saklar.Roger Graudy, Kafka, Yirmi Dört Yayınları

Bezelye kafasının içine yerleştirilmiş meğer

“Yedi kat yatağının altına bezelye tanesi konulduğu için uyuyamayan prensesin çektiği acıyı, onun dışında kim tarif edebilir ki?” sorusu beni kendimden almışken, Roger Garaudy’nin 2003 yılında Türkçe’ye çevrilen Kafka adlı kitabını (Çev.: Mehmet Sert, Yirmi Dört Yayınları) karıştırmaya başladım. Üç bölümden oluşan kitabın sonuna geldiğimde bezelye tanesinin Kafka’nın kafasının içine yerleştirildiğini, lâkin masaldaki gibi oluşan rahatsızlığın bezelyeyi yerleştirenler tarafından takdir edilmediğini gördüm. Prensesin narinliğini tartan kayınvalide siluetini Kafka’nın hayatına yansıttığımızda, bu narinliğin, etrafındaki toplum tarafından anlaşıldıktan sonra ödüllendirmeye ya da ölçülü olmaya değil; ezmeye, kabalaşmaya ve soyutlamaya yol açtığını görürüz.

Roger GaraudyRoger Garaudy, kitabının “Yaşadığı Dünya ve Çatışmaları” adlı ilk bölümünde Kafka’ya şu ana kadar bakılmamış bir açıdan bakarak; onun kötümser, umutsuz ve münzevi bir kişi olmadığını, insanlarla bütünleşmek için elinden geleni yaptığını dile getirmiştir. Nitekim topluma yönelik bu denli yerinde tespitleri yapabilen birinin, toplum dışında münzevi bir hayat yaşadığını iddia etmek gülünç olur. Denilebilir ki Kafka, insanların oluşturduğu bir çemberin tam ortasındaydı; herkesi görüyor ve herkes tarafından görünüyor olmak bazen kişiyi olabileceğinden daha yalnız kılardı. Kafka’nın başına gelen de çemberin merkezinde herkesi seyretmesi ve normal bireylerin çok üstünde bir “bezelye rahatsızlığı”na sahip olmasıydı.

“İç dünyamda kendimi her zaman bir kanun kaçağı, toplumun sur duvarlarına saldıran bir vahşi olarak hissettiğim halde, sevecen davranışlar beni her şeyden çok etkiler. Çevremde toplanan köpeklerin ilgisi bile beni mutlu etmeye yeter.” Bu cümlelerin sahibi Kafka’dır. O, dili Almanca olan bir Yahudi; Yahudi cemaatini, anlamını kavrayamadığı inançlara ve ritüellere bağlı, yobazlar olmakla eleştiren bir yazar; kendi cemaati tarafından dışlanan ve bu yüzden Tanrı tarafından da kabul görmeyeceğini düşünen, inanç ve inançsızlık arasında bir sarkaç gibi gidip gelen bir kul; hayatını sadece okumakla geçirebileceğini söyleyen bir memur; babasının istediklerini yapmasına rağmen takdirini kazanamayan bir evlattır. Kafka çatışmaların, belirsizliklerin ve çelişkilerin odağı olmuştur.Franz Kafka

Garaudy ile Kafka’nın benzer tarafları var mı?

Roger Garaudy’i Kafka’ya çeken gücün ne olduğunu merak etmeye başlayarak, Garaudy’i derinlemesine araştırmaya koyuldum. Çünkü biyografi meraklısı biri olarak biliyorum ki; kurcalanacak hayatın sahibiyle yazarın hayatında paralellikler dikkat çekicidir. Tezer Özlü ile Cesare Pavese’nin aynı gün doğmuş olması, Nilgün Marmara’nın Sylvia Plath’ın intiharını tezine konu yaptıktan sonra kendi ölüm şekli, Van Gogh’un delirmesine dair araştırmalar yapan Antonin Artaud’un uzun seneler akıl hastanesinde, tıpkı hayatını kaleme aldığı ressamın kaldığı gibi kalması… Örnekler ışığında devam edersem Roger Garaudy’nin Kafka’yla olması muhtemel benzerliklerinin açığa çıkması an meselesi.

Franz KafkaSonradan İslam’ı seçen Roger Garaudy, soykırım aleyhindeki açıklamaları sebebiyle dışlanmış ve yargılanmıştır; Kafka, cemaatine yönelik eleştirileri yüzünden aynı hareketlere maruz kalmıştı. Her ikisi de kendini sıkıştırılmış hissediyordu; Kafka, önce babasının yanında çalışarak işveren-işçi arasındaki düşmanlıkta kendine işçi konumunu seçti. Sonrasında memurluk hayatı başladığında yine aynı konumda olmak istedi. Nitekim iki seçiminde de kabul görmedi. Garaudy, kabul görmeme macerasında, İslam’ı seçmeden evvel marksist olarak sürdürdüğü fikrî ve manevi hayatında da aynı sıkışmışlığı yaşamıştır. İslam’ı seçtikten sonra da manevi dünyasında ulaştığı ferahlama akademik çevre tarafından kendisine yaşatılanın tam zıddıdır.Franz Kafka, Aforizmalar

Kafka çözümlemeleri için sadre şifa bir eser

Yazarın, Kafka’ya dair hazırlanan bu eseri Türk okurlar tarafından fazla karmaşık olarak değerlendirilse de Kafka’nın birkaç eserini okuduktan sonra bu eleştirinin tümüyle yersiz olduğu görülecektir. Özellikle Baba’ya Mektup, Defterler ve Amerika okumaları yapıldıktan sonra Roger Garaudy’nin eserinin hiç de karmaşık olmadığı fark edilecektir. Eş zamanlı okumalarla, mektupların içinde gezinirken, babayla oğul arasındaki iletişimsizliğe tanık olup aynı zamanda bu iletişimsizliğin nasıl sonuçlar doğurduğunu, ya da Köy Hekimi’nde hiç kimseyi memnun edemeyen birinin kayboluşunu Kafka’nın memurluğuyla bütünleştirecek, Açlık Cambazı’nda kendine göre bir yiyecek bulamayan şampiyonun eriyişini kendine göre bir dünya kuramayan Kafka’nın siluetiyle tamamlayacaksınız.

Beyni bezelyeli adamGaraudy seçkin Kafka okuru için karmaşıklıktan çok uzak uzun bir makale tadında bir kitap hazırlamıştır. Konu Kafka olduğu için neşeyle okuyacağınız bir kitap olmayacak, çünkü onun kafasının içindeki bezelye sizi de rahatsız edecek, lâkin dünya bu haldeyken rahatsız olmak pek de güç kabul edilebilecek bir durum olmamalı. Asıl sıkıntı artık bezelye tanesi boyutlarından karpuz büyüklüğüne ulaşan cisimden rahatsız olmamakta.

 

Z. Ayla Karadağ, daha ileri safhalardaki rahatsızlıklar için cismen daha büyük meyvelerin arayışında





Yorum
teşekkürler
cemil gündüz
güzel bir yazı olmuş.. roger garaudy'i takip etmeye çalışır, kafka'yı uzaktan tanırım.. bu yazı, iki yazarı da bir anlamda teşhis etmeye çalışarak, bizi de az çok bilgilendiren bir yazı olmuş, teşekküler..
13/09/2010, 20:22
Kafka Okumaları
..
Yeri gelmişken, Kafka'yı okumak isteyenler için Dönüşüm ve Dava, bir de Şato'yu özellikle tavsiye edebilirim. Sıkı yazılmış bir kitap okumak isteyenlere... Ayrıca şehir tiyatrolarında da Dönüşüm'ün uyarlanmış bir oyunu da sahnelenmişti, bu yıl da sahnelenir mi bilemem ama, oyunculuk vs. açısından başarılı sayılabilecek bir oyundu o da...
12/09/2010, 17:15