, 15 Ağustos 2018
Abdurrahim Zapsu ve Kıymetli Eseri 'Büyük İslam Tarihi'

Abdurrahim Zapsu (solda)

3704

Abdurrahim Zapsu ve Kıymetli Eseri 'Büyük İslam Tarihi'

Abdurrahim Zapsu'nun yazıları dönemin yazılı fikir mecralarında yer aldı. I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı için mücadele etti. Tek Parti döneminde ise yayıncılık faaliyetlerini sürdürdü. Çıkardığı Ehli Sünnet dergisinde ümmet kimliğini önceledi. Gülsün Uçar yazdı.

İlgili Yazılar
Eşsiz Bir Okuma Köşesi Cedid Mehmed Ağa Medresesi
Eşsiz Bir Okuma Köşesi: Cedid Mehmed Ağa Medresesi

Cedid Mehmed Ağa Medresesi, tarihi duvarlarına çarpan ney müziğiyle paha biçilmez bir gün geçirmenizi sağlayabilir. Medrese içerisinde dilediğiniz bir antika fincanda Türk kahvesi içebilir, kitabınızı farklı bir ortamda keyifle okuyabilirsiniz.
15/08/2018 07:07
Geçmişten Günümüze İstanbul da Toplu Taşımacılık
Geçmişten Günümüze İstanbul’da Toplu Taşımacılık

1800’lü yıllardan itibaren teknolojik açıdan gelişen toplu taşıma araçlarının tarih içindeki değişimi, İstanbul’un sosyokültürel değişim ve dönüşümünü de yansıtır. Çünkü değişen sadece araçlar değil, halkın yaşam biçimidir de.
14/08/2018 07:07
Şiire Adanmış Bir Hayat Mehmet Akif İnan
Şiire Adanmış Bir Hayat Mehmet Akif İnan

Edebiyatımızın önemli şairlerinden Mehmet Akif İnan’ın kızı Banu İnan ile babasının edebi yönünü ve pek bilinmeyen yanlarını konuştuk. Leyla Başaran'ın röportajı.
11/08/2018 07:07
Hem Müftü Hem İstanbul'a Meftun Bir Şair
Hem Müftü Hem İstanbul'a Meftun Bir Şair

İsmini yakın dönemde özellikle kürsülerde mâkes bulan konuşmaları ile duyup, okuduğumuz en önemli simalardan biri de Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı’dır. Kendisini âlim kimliği, edebiyatçılığı, şairliği, müftülüğü ile konuşabiliriz ama en çok vaizliği onun adından söz ettirmiştir. Fatih Camii'nin muhteşem minberinde senelerce veciz ve her biri edebiyat metinleri halinde takdim ettiği hutbelerini zikretmek lazımdır. Kamil Büyüker yazdı.
07/08/2018 07:07
Kudsi Ergüner Hayat Mottom Kadere Razı Olmaktır
Kudsi Ergüner: Hayat Mottom Kadere Razı Olmaktır

UNESCO tarafından “Barış Sanatçısı” seçilen, geleneksel Mevlevi sufi üstadı Kudsi Erguner ile Osmanlı klasik müziğini ve klasik Batı müziğini konuştuk. Ezgi Aşık'ın röportajı.
06/08/2018 11:11
Mustafa Ulusoy Hayatın Birleştiği Denizi Bulmak Lazım
Mustafa Ulusoy: Hayatın Birleştiği Denizi Bulmak Lazım

Psikiyatrist ve yazar Mustafa Ulusoy ile yaşama ve mutluluğa dair keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Ulusoy, ''Mutlulukla mutsuzluk, sevinçle keder, acıyla lezzet, kaybetmekle kazanmak arasında insan için bir fark kalmadıysa; hepsi kabulüyse; kalbi hepsinin aynı olduğunu bildiyse; işte o insan hayatın sırrına vakıf olmuştur ve artık insan-ı kâmildir. Bu insan benim nazarımda mutlu bir insandır.'' diyor. Havva Tahran'ın röportajı.
03/08/2018 07:07

Abdurrahim Zapsu, II. Meşrutiyet’ten itibaren dönemin yazılı fikir mecralarında yer aldı. I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı için mücadele etti. Tek Parti döneminde ise yayıncılık faaliyetlerini sürdürdü. Çıkardığı Ehli Sünnet dergisinde ümmet kimliğini önceledi.

Selâhaddin-i Eyyubî’lerin, Târık’ların nerede?
Uyan ey
âlem-i İslâm, sana gafil diyen vardır.
Evet, silkin bu cehlinden, sana cahil diyen vard
ır.
Cihana ilmi
öğrettin, neden cehlin esirisin.
Senin nurunla
âlem, ilmi öğrendi, terakkîler.
Senin mahsûl-i feyzindir, temeddünler, taharrîler.
Hani Sıddîk u Faruk’un, hani Osm
ân, hani Haydar!
Gaz
âlilerle Râzî’ler, ne oldu İbni Sinâ’lar!
Hani Osman Gazi’ler, b
üyük Fatih’lerin nerede?
O Yavuz’lar ne oldu, nerede kald
ı azm ile iman?
Neden ilmi bıraktın, bunu mu emrediyor Kur
’ân?

Bu dizelerin sahibi Abdurrahim Zapsu, 1890 yılında Van’ın Başkale ilçesinde dünyaya gelir. Babası Abdulkadir Geylani Hazretlerinin soyundan gelen Seyyid Ahmet Pertev Bey, annesi Abbasi sülalesine mensup Hacı Tayyar Bey’in kızı Emetullah Hanım’dır. Anneannesi ise Seyyid Muhiddin Arvasi Hazretlerinin kızıdır. İlk tahsilini Başkale’de, orta tahsilini ise Van’da Darülmuallimin’de tamamladı. Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerinin küçük kardeşi Seyyid Taha Arvasi Hazretlerinden Maarif Nezaretinden onaylı icazet aldı ve öğretmen oldu. Öğretmenliğin yanı sıra Ankara Maliye Meslek Mektebi ve İstanbul İlahiyat Fakültesi’nin mezunları arasında yer alır. Arapça ve Farsça dillerine hâkimdi. II. Meşrutiyet döneminde İstanbul’daki Müslüman Kürt cemiyetlerinde yer aldı, Kürtçe ve Türkçe yayımlanan Jin dergisinde yazıları yayımlandı.

Zapsu, Birinci Dünya Savaşı’nın Osmanlı aleyhine gelişmesi üzerine Doğu Cephesine giderek vatan savunması için Kuvayi Milliye gruplarına katıldı, gönüllülerden milis alaylarının kurulmasına öncülük etti. Bu alaylar Ermeni komitacılarının zulümlerine karşı önlemler almaya çalışırken bir yandan da Rus işgal kuvvetlerinin Van gölüne doğru ilerlemesi karşısında vatanlarını korumak üzere mücadele ettiler. Zapsu, bu niyet üzerine Bitlis’te bulunan Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin yanına gelir ve onun da dâhil olduğu kuvvetlere katılır. Bir çatışmada, Rus ve Ermeni işgalcilere karşı sürdürdüğü muharebede yaralanır ve esir düşer. Ruslar tarafından Hazar Denizi’ndeki Nargin Adasında bulunan esir kampına hapsedilir.

Çocuklar için şiirler yazıyor, tiyatro hazırlıkları yapıyordu 

Öğrenmeye olan merakı, esaret altında geçirdiği günlerinde ona Rusça ve Arapça dillerini öğrenmesini sağlar. Devamında esirler arasında bulunan Müslüman ailelerin çocuklarına kamp idarecileri nezdinde milli ve dini bilgiler öğretir. Bu dönemde Zapsu, çocuklar için şiirler yazıyor, tiyatro hazırlıkları yapıyordu. Donanma Mecmuası’nın 135. sayısında bu çocukların başında öğretmen olarak görev aldığını gösteren fotoğrafları yayınlandı. Bu başarılı adımlar Rusları tedirgin edince, bir buçuk yıl süren bu çalışmayı sonlandırma kararı almışlardı.

Zapsu, 1917 senesinde durdurulan bu eğitimin ardından firar ederek Bakü’ye ulaşmayı başarır. Bakü’deki Müslümanların yardımıyla esir kampındaki çocuklar için yazdığı dini, milli ve ahlaki şiirleri “Garip Çocuklara Ahlak Yasası” adı ile bastırdı. Aynı dönemde “Bir Esir Çocuğu Hatırası” adlı manzum piyes yine Bakü Müslümanları tarafından yayın hayatına kazandırılır. Zapsu, Bolşevik İhtilali’nin ardından Rusların çekilmesi ile zor şartlar altında İstanbul’a dönmeyi başarır.

Ehl-i Sünnet Mecmuası’nı çıkarmıştı

Abdurrahim Zapsu, muallim olarak geçirdiği on beş yılın ardından, on beş sene de İstanbul’da maliyeci olarak mal müdürlüğü görevinde bulunur. Tek Parti döneminde Türkiye’deki dini eğitim ve faaliyetlere getirilen kısıtlamalara karşı yayınlar yapar, kitaplarının yanı sıra dergi çıkarmaya başlar. Eserleri arasında büyük öneme sahip olan Ehl-i Sünnet Mecmuası, o dönemde ülke içinde milli ve manevi değerlerin idamesini ve ehemmiyetini izah etmekte, din aleyhtarlarına karşı yayın yapmakta ve fikir, ifade özgürlüğünün olduğu bir ortam için mücadele etmekteydi. Yazar kadrosu bakımından da oldukça sağlam kalemlere sahip olan Ehl-i Sünnet Mecmuası, Tek Parti döneminde sürekli kapatılma kararına maruz kalmış ve sayıları piyasadan toplatılmıştı.

Derginin iki temel işlevi vardı; biri dönemin hükümeti tarafından yasak olan dini eğitimin, dini özgürlüklerin kazanılması için gayret etmekken, diğeri ise ülke genelinde geri kalmışlığının sebebi olarak gösterilmeye çalışan Hz. Peygamber’in (s.a.) ve sahabenin yaşamlarına yönelik saldırılara karşı koymaktı.

Said Nursi’nin hem talebesi hem de silah arkadaşı

Abdurrahim Zapsu, fikirlerini savunduğu Necip Fazıl Kısakürek’e yakın isimlerden biriydi. Bu sebeple Kısakürek’in öncülüğünde kurulan Büyük Doğu Cemiyeti’nin kurucu üyelerinden biriydi… İstanbul’da Dicle Talebe Yurdu’nun yöneticiliğini de yapan Zapsu, öğrencilerin eğitimlerine elinden geldiğince katkıda bulunmuş ve öğrencilerin yetişmesine gayret göstermiştir. Ümmetçi bir kimliğe sahip olan Zapsu, 1951 senesinde Pakistan’da düzenlenen Dünya İslam Kongresi’ne davet edilmiş, o dönemde yeryüzündeki esir Müslüman ulusların bağımsızlığı, hak ve hürriyetleri için çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yer almıştır.

Necip Fazıl’ın yanı sıra Bediüzzaman Said Nursi ile de muhabbet içerisinde olan Zapsu, Said Nursi’nin hem talebesi hem de Doğu Cephesi’nde Ruslara karşı silah arkadaşıdır. Bedirhan Aşireti lideri Bedirhan Paşa’nın torunlarından Arusi şeyhi Aziz Çınar’ın kızı Hidayet Hanım’la evlenen Zapsu, dört çocuk babasıdır. Musa Anter, kızı Hale’nin eşidir. Anter ile Bediüzzaman’ın arasında Kürt milliyetçiliği üzerine geçen diyalog, günümüzde Anter ile ilgili oluşan kanaatlerin nedenlerinin basında gelmektedir. Zapsu’nun kızı, onun Dicle Yurt Müdürlüğü sırasında yurtta ilgi gösterdiği ve yardımcı olduğu öğrencilerden biri olan Musa Anter ile evlenmiştir. Zapsu, kimi çevrelerin iddia ettiğinin aksine ümmetçi bir kimliğe sahipti.

Ehl-i Sünnet adlı derginin her iki tarafında yer alan “Her Türk hür doğar ve hür yaşar” ve “Hiç kimse inancından, din ve mezhebinden dolayı kınanamaz” sözleri onun hayat felsefesini ortaya koymaktaydı. Kendi düşüncelerini vefatı sonrasında sürdüren oğlu Pertev Zapsu’nun yakın çevresinde İslami camianın önde gelenlerinden Ömer Nasuhi Bilmen, Bekir Haki Efendi, Tevfik Efendi, Ali Yakup Efendi, Emin Saraç Hocaefendi gibi zatlar yer aldı. Babalarının vefatı sonrasında babasının düşünce ve fikirlerini savunan Pertev Zapsu da aynı siyasi çizgiyi sürdürmüştür. Pertev Zapsu’nun iki çocuğundan biri MÜSIAD üyesi is adamı Aziz Zapsu’dur. Diğer oğlu ise AK Parti kurucularından Cüneyd Zapsu’dur.

Abdurrahim Zapsu’nun yakın dostu Bediüzzaman Said Nursi de etnik kimlik tartışmaları konusunda söyle der: “Eğer milyonlarla efradı bulunan ve binler seneden beri milliyetini ve lisanını unutmayan ve Türklerin hakiki bir vatandaşı ve eskiden beri cihat arkadaşı olan Kürtlerin milliyetini kaldırıp, onların dilini onlara unutturduktan sonra; belki bizim gibi ayrı unsurdan sayılanlara teklifiniz, bir nevi usul-ü vahşiyane olur.” (Mektubat)

Aynı konu üzerine yapılan bir söyleşide Abdurrahim Zapsu’nun torunu Cüneyd Zapsu da ailesindeki milli duruşu söyle ifade eder: “Bizim evimizde ırkçılık diye bir şey olamazdı. Bu demek değil ki ben kanımı inkâr ediyorum, aksine hem Kürt hem Rumeli yani tam Türklüğümle iftihar ediyorum.” … “Kürt olmayı ve kültürüne sahip çıkmayı ırkçılık ve irtica yaftasıyla olumsuz gösteren siyasi süreç ve psikolojik baskı nedeniyle ve Kürt öğrencilere verdiği dini eğitim ve manevi destekten dolayı etnik kimliği üzerinden ırkçı olarak nitelendirilmektedir.” Yukarıdaki metin Abdurrahim Zapsu’nun biyografisinde yer almaktadır.

Abdurrahim Zapsu’dan bahsederken Necip Fazıl’dan ve Bediüzzaman Said Nursi’den bahsetmek gerekir. Bazıları için Kürt Teali Cemiyeti kurucusu olduğunu bilmek, Kürt Talebe Ümit Cemiyeti kurucusu olduğunu bilmek, hatta ve hatta Kürt olduğunu bilmek dahi ona ırkçı demeye, bölücü demeye yetebilir. Abdurrahim Zapsu Osmanlı topraklarında dünyaya gelmiş ve Osmanlı’nın çoklu ulus yapısına adapte olmuş, farklı uluslar içinde birbirini kabul düsturuyla yetişmiş güçlü bir kalemdir. Doğu cephesinde asker… Dicle Yurdu’nda müdür… Esir kampında öğretmen… Ehl-i Sünnet’te ve Buyük Doğu’da bir kalem… “Beş Vakit Namaz”, “Düşünüyorum ve Soruyorum”, “Enbiya Tarihi”, “İman Kitabı”, “Din ve Kin” ve diğer onlarca kitap ve tiyatro oyunu yazarı… Necip Fazıl Kısakürek’in ve Bediüzzaman’ın dostu… Mustafa Pertev ve Hale’nin babası… Abdurrahim Zapsu her vasfıyla İslam’a hizmet etmek üzere kendini adamış, vatanına Kürt kimliğiyle hizmet etmiş ve bu kimlikten kaynaklanacak nifaklara müsaade etmemiş, fitne çıkaranlarla da ömrünce mücadele etmiş bir isim…

Zapsu, dindar kimliğinin yanı sıra esaret döneminde Almanca öğrendiği gibi çocuklarının da eğitimini ve dil bilmesini önemseyerek, evlatlarının Batı’yı iyi anlaması için büyük kızını Dame de Sion, büyük oğlu ve küçük kızını Saint George (Avusturya) Koleji’nde okutmuştur. Bu kararı alması, onların inanç yönünden itikatlarına ne kadar güvendiğini göstermektedir.

“Büyük İslam Tarihi”ne dair kim ne demişti?

“Hale’nin Din Sorguları”, “Pertev’in Din Sorguları”, “Metin’in Din Sorguları”, “İlimden ve Edepten Mahrum Bir Papaza İlim ve Edep Dahilinde Bir Cevap”, “Ömer Hayyam” gibi kitapların yanı sıra 1957 yılında Büyük İslam Tarihi adlı kitabını yayınlamıştır. Eser, dönemin siyasilerinden ve fikir adamlarından büyük iltifata mazhar olmuştur. Hasan Basri Çantay, Ali Rıza Sağman, Ahmed Davudoğlu gibi isimlerin bu kitap üzerine mektuplar yazdığını görmekteyiz:

Kıymetli Üstad Abdurrahim Zapsu Beyfendiye

Büyük İslam Tarihi’nin birinci cildini seve seve okumuştum; şimdi de ikinci cildinin basılmaya başlandığını işittim. Samimiyet ile arz ederim ki bu eser, dilimizde bu güne kadar yazılan İslam tarihlerinin en mükemmellerindendir. İslam’a ettiğiniz hizmetler büyüktür; fakat bu yeni kitabınız bütün o himmetlerin şaheseri olmuştur. Yazdığınız eserinizde parıldayan o belgeler bile başlı basına birer kıymettir, birer eserdir. İnanmış bir vicdanın ilahi seslerini veren bu eseri tamamlamaya ve daha nice benzerlerini yazmayı başarmanızı Hakk’ın lütuf ve kereminden niyaz eder, sizi bütün ruhumla tebrik ederim. Üstadım kardeşim.

06.03.1957

H. Basri Çantay

Rahmetli Ahmed Davudoğlu Hocaefendi ise eserden su şekilde bahsetmektedir:

Büyük İslam Tarihi’nin birinci cildini âcizane gözden geçirdim. Temiz bir vicdan ve tam bir imanla yazılmış olan bu tarihi, hakikaten isminin manasına uygun buldum. Esasen tarihi olayları, nakşedilmiş ve akla uygun delillerin en mükemmellerine dayandıran ve hakikatleri olduğu gibi gösteren bir tarih, kanaatimce sadece büyük değil, belki tarihlerin en büyüğüdür. İşte Büyük İslam Tarihi böyle bir tarihtir. Onda hadiseler en sağlam delillere dayanmakta ve olanca açıklığıyla gösterilmektedir. Diğer taraftan İslam Tarihi namı altında yayın yapan bazı din düşmanlarına gerekli cevaplar verilmekte, tarihle sıkı sıkıya ilgili bir çok faydalı konular da ilave edilerek bu büyük tarih eseri hakiki bir şaheser haline getirilmiştir. Acizleri, İslam dünyasına yaptığı bu essiz hizmetten dolayı muhterem yazarı candan tebrik eder, eserin kalan ciltleriyle beraber bize daha nice faydalı eserler yazması hususunda kendisine Allah’tan muvaffakiyet dilerim.

25.08.1957

Ahmed Davudoglu

Zapsu’nun vasiyeti

2006 yılında sadeleştirilerek Risale Yayınları’ndan tekrar basılan Büyük İslam Tarihi adlı eserin ilk sayfalarında yer verilen Abdurrahim Zapsu’ya ait vasiyet su şekildedir:

Bismillahirrahmanirrahim

1. Birkaç günden beri rahatsızım. Bu aksam rahatsızlığım daha fazlalaştı. Kendimden korktuğum için bu vasiyetnameyi yazmayı gerekli görüyorum.

2. Gerek evlatlarım gerekse refikam bana haklarını helal etsinler. Ben ise onlara haklarımı bir şekilde helal ediyorum. Şartım düzenli namaz kılmalarıdır.

3. Ben, İslam Tarihi‘ni gerek birinci ve gerekse ikinci cildini yazmakla Allah’ın huzuruna inşallah mücahit olarak gittiğimi ümit ediyorum.

4. Bütün varislerime vasiyetim bu iki cilt kitaba ehemmiyet versinler, ihmal etmesinler. Çünkü bu kitabın onların ve benim ahiretime faydalı olacağı kanaatindeyim.

5. Maddi olarak oturduğum evin yarı hissesinden başka mevcut bir mal varlığım yoktur. İki cüzdanımda 100 lira kadar vardır ki bunların 25’ten 50 lirasını sadaka olarak zekat niyetine bir fakire veriniz.

6. Gerek evin yarı hissesinden ve gerekse kitaplardan elde edilecek gelirin taksimi Seriatı Islâmiyye’ye göre olacaktır.

7. Mütalaa kitaplarım satılmasın, muhafaza edilerek imkân olduğu takdirde Medine-i Münevvere’ye kütüphaneye vakfedilsin. Bu resmen mümkün olmazsa zayi olmaması için okunabilecek, memleketimde bir yere vakfedilsin.

8. Ehl-i Sünnet dergisi koleksiyonlarının tam olanlarından her birisi bir evladıma aittir.

9. Cenab-ı Hak, Habib-i Edibi hürmeti hepimize dünya ve ahiret saadetini nasip etsin. Evlatlarım, Kur’an’ı öğrenmeye çalışınız. Sizin bana hediyeniz ancak Kur’an okumaktır. Ve namazınızı kılarak oruçlarınızı bırakmamaktır. Iman buldukça maddi ve manevi olarak iyilikler yapınız. Haramdan katiyen sakınınız. Helal kazanmaya gayret ediniz.

10. Kimsenin ırzına, namusuna, malına göz dikmeyiniz. Allah’tan korkunuz. Peygamber aleyhisselatüvesselamdan utanınız. Cenab-ı Hak sizin ve benim dünya ahiretimi mamur etsin. Evlatlarınızı da Allah’ın emirlerine alıştırınız.

Es- selamüealeyküm ve rahmetüllahü ve berakatühü.

4 Cemazihülahır 1377 26.12.1957, Istanbul

Abdurrahim Zapsu

Bu vasiyetten iki hafta sonra İstanbul’da vefat eden Zapsu’nun kabri, Edirnekapı Şehitliği karşısındaki Necati Bey Mezarlığı’ndadır.

Abdurrahim Zapsu, Büyük İslam Tarihi, Risale Yayınları

 

Gülsün Uçar