, 22 Ekim 2017
Siyah Giysili Adam Yasin Mortaş

Bahaettin Karakoç, Yasin Mortaş, Mehmet Mortaş

958

Siyah Giysili Adam: Yasin Mortaş

Bağırıp çağıran değil, hüzünle konuşan, baktığı noktanın birkaç boyutunu birden görmeye çalışan şiirler yazar Yasin Mortaş. Onun arkadaşlığı, dostluğu ve yoldaşlığı da şairanedir. Ömer Yalçınova yazdı.

İlgili Yazılar
Haydi baharın çıldırttığı ağaçlara doğru
Haydi baharın çıldırttığı ağaçlara doğru

Büyüklere, sevdiği, bağlandığı kişilere karşı sınırsız hizmet anlayışı, sınırsız cömertliği var fotoğrafı tamamlayan… Yasin Mortaş’ı yazdı Mehmet Aycı..
01/11/2013 16:04

Birçok kişi onu “Bahaettin Karakoç’un yanındaki siyah giysili adam” diye tanır, bilir veya aklında o şekilde tutar. Oysa benim Yasin Mortaş’la tanışıklığım sanırım on altı yılı buldu. Belki sık sık görüşmüyoruz Yasin Mortaş’la ama ne zaman bir araya gelsek, ilk karşılaşmamızdaki sıcaklığı hemen yakalarız. Bunda bilmiyorum aynı köyden olmamızın bir etkisi var mı? Olabilir. Yasin Mortaş’ın kardeşi Mehmet Mortaş’la da aynı şeyi yaşıyoruz çünkü. Mehmet abiyle de ne zaman karşılaşsak, hemen şakalaşmaya, espriler yapmaya, güzel şeylerden söz etmeye başlarız. Bu güzel şeyler, kişi, olay veya kitapları eleştirmek bile olsa fark etmez, bunları gülerek ve içimizi karartmadan yaparız.

Mehmet Mortaş için ayrı bir deneme yazacağım inşallah. Biz Yasin Mortaş’a dönemlim. Şair, fotoğraf sanatçısı, hikâyeci Yasin Mortaş. Yani sanatçı Yasin Mortaş. Onu tanıyanlar hemen soracaklardır: “Şairliği, fotoğraf sanatçılığı tamam da, hikâyeciliğini nereden çıkardın?” diye. Ben de bilmiyordum bu yönünü. Ne zaman ki Yasin abinin biyografisini okuyayım dedim, işte o zaman gördüm 2016 yılında Türkiye ATUDER tarafından düzenlenen öykü yarışmasında ödül aldığını. Zaten “sanatçı Yasin Mortaş” diye vurgulamamın sebebi de budur: O, hangi sanat dalına el atsa, bir şekilde altından kalkabiliyor, sanatçılığını konuşturabiliyor.

Arkadaşlığı, dostluğu ve yoldaşlığı da şairanedir

Yasin Mortaş’ın arkadaşlığı, dostluğu ve yoldaşlığı da şairanedir. Onda “normal şairler”de bulunmayan bir sabır ve tahammül gücü bulunmaktadır. Bahaettin Karakoç’un yanındaki siyah giysili adam diye adının çıkması da bu yüzdendir. Bahaettin Karakoç’u çok tanımıyorum. Fakat hakkında en çok duyduğum şey, onunla geçinmenin zor olduğudur. Yasin Mortaş onca yıldır Bahaettin Karakoç’la birlikteyse, artık sabrına, tahammül gücüne kefil olabiliriz demektir. Kendine sorsak zaten çok mütevazi bir şekilde “Bahaettin Bey’in şoförüyüz efendim,” der. Bunu söylerken de hiçbir imada bulunmaz. Bir şikayetlenme, sızlanma sezilmez sesinde ve söyleyişinde. O, sevdiği insanların şoförlüğünü yapmaktan mutlu olur.

“Ömerciğim Atlılar’ın eski sayılarından varsa, lütfen bana getir.” demişti on altı yıl önce. Ben o sıralar üniversite öğrencisiydim ve Atlılar dergisinin Konya ve Maraş temsilciliğini yapıyordum. Yasin abi bunu öyle güzel söylemişti ki, ertesi gün, akşam dokuz gibi evine kadar götürmüştüm dergiyi. Beni karşısında gördüğünde Yasin abi çok şaşırmıştı. Atlılar dergisinin ilk üç sayısını uzatmıştım Yasin abiye. Bir hafta sonra ise, “Nasıl buldun dergiyi?” diye sorduğumda “Sıkı, sağlam şiir ve yazılar.” diye cevap vermişti.

Teoriden, akademiden, malumatfuruşluktan uzak bir şekilde düşünür

Aslında Yasin abinin ağzından özellikle edebiyat konusunda kerpetenle laf alabilirsiniz. Çok konuşmaz bu konularda. Daha çok dinlemeyi sever. Ama mutlaka sohbete dâhil olduğunu, yani sohbeti dinleyip takip ettiğini gösteren bir cümle kurar. O cümle, sohbete farklı bir açı sunar, farklı bir kapı aralar. Çünkü Yasin abi düşüncelerini çok öz ve kısa bir şekilde ifade eder. O ifadede belki de saatlerce konuşan birinin bütün söylediklerini bulabiliriz. Kısa, öz cümlesinde ise Yasin abi, kolay kolay yanılmaz. O, bir şiir kitabını okur, onunla ilgili birkaç söz eder ve o sözler, on ikiden vuran tespitlerdir. Bu yüzden Yasin abi konuştuğu zaman hemen kulak kesilirim. Çünkü o teoriden, akademiden, malumatfuruşluktan uzak bir şekilde düşünür ve en kısa yoldan eserin niteliğine dair tespitte bulunur.

Sağduyusu güçlü bir şairdir Yasin Mortaş. Ona kül yutturmak pek mümkün değildir. İyi şairi gözünden tanır, iyi şairi tek mısrasından bile tanır diyebiliriz. Öyle birilerinin o kişiyi övmesine de gerek yoktur. Kendi tarafsız gözleriyle bakmayı yeğler Yasin Mortaş. Fakat her şeyi söyleyeyim, acımasız bir eleştirmen olayım, lafı kodum mu yerine oturtayım tarzı bir eleştirelliğe hiç sıcak bakmaz. Beğenmediği şairlerle bile birlikte oturur, sohbet eder. “Ömerciğim yazıyor mu, emek veriyor mu, saygı duymak gerekir,” diye düşünür. Yasin Mortaş bu şekilde herkeste iyi, güzel, doğru bir yön görecek bir bakışa sahiptir. Onun belki öfkeli anları olmuştur. Çok şükür ben o anlarına hiç denk gelmedim. Öfkelendiğinde nasıl bir yaklaşımı olur, onu bilmem. Ama diyebilirim ki hüsnüzannıyla tanıdığım dervişane insanlardan biridir.

Ünsiyet kurulması gereken, ancak o şekilde kendini gösteren şiirler

İyi bir şiiri vardır Yasin Mortaş’ın. “Ne zaman çıkaracaksın ikinci kitabını?” diye sıkıştırıp duruyorum kendisini. Ama onda kitap çıkarayım, ismimi duyurayım, işte imza günlerine katılayım, söyleşilerde konuşayım gibi bir istek, heves görünmemektedir. O yüzden olsa gerek, muhatabı varsa eğer şiirlerimin, onlar şiirimi buluyorlardır diye düşünüyor olmalı. Çünkü ilk kitabı Güvercin Vadisi Şiirleri Kırağı Yayınları arasından 1997 yılında çıkmıştı. 97’den bu yana Dergâh, Türk Edebiyatı, Yedi İklim, Hece ve Türk Dili gibi birçok dergide yayımlanan epey şiiri var Yasin Mortaş’ın. Bir değil belki de iki kitap edecek kadar şiirinin yayımlandığını, gün yüzüne çıktığını tahmin ediyorum.

Yasin Mortaş’ın şiirleri sıkıdır, okuyucusuna özeldir, diğer ifadeyle özen isteyen, emek gerektiren şiirlerdir. Çünkü ince ince dokunmuştur ipliği, dokusu gayet sağlamdır. Okuyucu onunla uzun süre hemhal olmalıdır ki, o şiirin kapısını aralayabilsin. Anlaşılması güç demek istemiyorum, ünsiyet kurulması gereken, ancak o şekilde kendini gösteren şiirlerdir demek istiyorum Yasin Mortaş’ın şiirleri. Fakat kalitesinden kimseyi şüpheye düşürmeyecek bir olgunluğa sahiptir. Bağırıp çağıran değil, hüzünle konuşan, baktığı noktanın birkaç boyutunu birden görmeye çalışan şiirler yazar Yasin Mortaş.

Şiire konan çınar yaprağı

Onun fotoğrafları için bir şey söylemeye gerek bile yoktur. Her göreni şaşırtır. Mortaş’ın şiirlerinde görülen incelik, onun fotoğraflarında da görülür.

Yasin Mortaş birçok ödüle layık görülmüş. Onların hepsini buraya yazamıyorum, merak edenler araştırabilir.

Bir gün Maraş’taki Çocuk Bahçesi parkına gittiğimde Yasin Mortaş’la Bünyamin K.’yı sohbet ederken görmüştüm. Selam verip masalarına oturdum. Bana bir şiir göstermek istediler. Ben de masadaki dergiyi elime alırken, derginin üzerine düşen çınar yaprağını silkeleyip attım. Yasin abi hemen eğildi ve çınar yaprağını yerden aldı. “O, şiirin üzerine konmuş, misafirimiz olmuş, lütfen!” demişti. Belki de ben gelmeden önce iki şair çınar yaprağıyla sohbet etmekteydi, bilemiyorum. O an içimde şiire ve çınar yaprağına dönük bambaşka duyguların oluştuğunu hissetmiştim. Şiir biraz da böyle bir şey diye düşündüğümü hatırlıyorum.

 

Ömer Yalçınova