, 17 Aralık 2017
Türk Dili ve Edebiyatının Akün Hoca'sı

Ömer Faruk Akün

2525

Türk Dili ve Edebiyatının Akün Hoca'sı

Ömer Faruk Akün, müktesebatının, ilminin, fikri derinliğinin aksine mütevazı, sessiz, nümayişsiz yaşayanlardandı. 'Ben eski Türk akıncılarının ufuklara dalışı gibi kültür ve edebiyatımızı araştırmak istiyorum' diyerek asıl gayesinin araştırma, öğrenme ve öğretme olduğunu dile getirmişti. Muaz Ergü yazdı.

İlgili Yazılar
Divanlar gönül dünyamızın tercümanıdır
Divanlar, gönül dünyamızın tercümanıdır

Divan edebiyatı, milletimizin gönül dünyasının tercümanı olmuştur. Estetik yapısı, hayal dünyasının zenginliğiyle öne çıkmıştır. Bu edebî-estetik gelenek, Ömer Faruk Akün tarafından “Divan Edebiyatı” isimli kitapla ele alındı. Yavuz Ertürk yazdı
19/11/2013 16:04
Ömer Faruk Akün vefat etti
Ömer Faruk Akün vefat etti

Ömer Faruk Akün dün gece vefat etti.
03/05/2016 10:10

Türk Dili ve Edebiyatı’nın önemli simalarından edebiyat tarihçisi, akademisyen Birol Emil, 2006 yılında Ömer Faruk Akün için düzenlenen bir programda şu tespitlerde bulunuyor: “Önce bir te’essüfümü bildireceğim. Türkiye ve dünya Türkolojisi’nin yaşayan en büyük ilim adamı için böyle bir ‘ta’zim’ toplantısı yapmak İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’nin mi işi olmalıydı? Nerede üniversitelerimiz? Hele öğrenciliğinden itibaren elli yılını verdiği İstanbul Üniversitesi?.. Üniversitelerde gelenekler, her şeyden önce, onlara ömür vermiş hoca ve ilim adamlarının daima hatırlanması, aranması, onların baş tâcı edilmesiyle teşekkül eder. Bu gelenek fikrinden mahrum bir üniversitenin mânâsı nedir? Giriş kapısına veya kampüsüne ‘Falan üniversite’ yazmakla üniversite te’sis edilmiş olmaz. Bu bakımdan hocamız için böyle bir ta’zim toplantısı tertip eden büyükşehir belediye başkanlığına, bugün burada, bu vefa ve kadirşinaslık borcunu ödediği için biz de şükran borçluyuz.”

Birol Emil Hoca çok büyük bir yaramıza parmak basıyor. Üniversitelerimizin ilim adamlarını nasıl ihmal ettiklerini bir kez daha vurguluyor. Ömer Faruk Akün, Türk Dili ve Edebiyatı için hazine mesabesinde çalışmalar sahip biri. Onun için tek mesele Türk Dili ve Edebiyatı değildi. Tarihimizle, kültürümüzle, edebiyatımızla ilgili her şey onun ilgi alanındaydı. Sanat tarihimiz, musiki tarihimiz, tasavvuf tarihimiz, tıp tarihimiz… Çok geniş bir perspektife sahipti ve meseleleri, tarihi bu perspektif üzerinden okuyordu. İlgilendiği konuyu en başından itibaren, diğer alanlardan etkilenme ve diğer alanları etkilemesi açısından yani bidayetinden nihayetine ve her türlü sonuçlarına varıncaya kadar inceliyordu. Bir madenci gibi titizlikle tarihin, edebiyatın ocaklarında kazı yapıyor ve karşılaştığı her ayrıntıyı özenle ele alıyordu. Özellikle TDV İslam Ansiklopedisi’ne, MEB’in yayınladığı İslam Ansiklopedisi’ne yazdığı makaleler, divan edebiyatıyla ilgili maddeler titizliğini, kalitesini, donanımını gösteriyor.

Eski Türk akıncılarının ufuklara dalışı gibi… 

Yrd. Doç. Ertuğrul Aydın, Akün’le ilgili bir makalesinde şu bilgileri veriyor: “Ömer Faruk Akün, emekli olduğu 1993 yılı öncesinde, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne başlayan hemen her öğrencinin büyük saygı duyduğu ve ders anlatımı, tutumu ve ilmî çalışmalarıyla benzerine az rastlanılır bulduğu bir hocaydı. Etkileyici hitap, derinlikli bilgi ve şaşırtan anlatım tarzıyla öğrencilerin kafasında ayrıcalıklı bir yer edinen hocanın, ilk derslerde anlattığı, ‘edebî eser nedir, ne değildir?’ bahsi, açtığı ufuklar kadar; düşünme atmosferi, önceki bilgi ve donanımlardan şüpheye daveti ve ilmî disiplinin varlığını ortaya koyan ve bundan sonraki adımlarımızın ciddi kılavuzuydu. Derslere muntazaman gelen, anlatılanları kafasında yoğurmaya çalışan her öğrencinin, verilen referansları da iyice analiz etmesi şartıyla, başarması imkânsız değildi. Akün hoca deyince, akla ilk gelen özelliklerinden biri titizlik ve buna bağlı olan mükemmeliyetçiliğidir. Bilgiye nasıl ulaşılacağının izleri, istim üstünde oluşu, muhakemedeki ustalığı, sadece kendi branşında değil, uzak ve yakın birçok branşta da güçlü donelere hâkimiyeti ile kimsenin kolay farkına varamayacağı ince mizah tavrı da ilk akla gelen özellikleri arasında sayılabilir.”

Dolgun başaklar misali başı eğik bir hocaydı Akün. Müktesebatının, ilminin, fikri derinliğinin aksine mütevazı, sessiz, nümayişsiz yaşayanlardandı. “Ben eski Türk akıncılarının ufuklara dalışı gibi kültür ve edebiyatımızı araştırmak istiyorum.” diyerek asıl gayesinin araştırma, öğrenme ve öğretme olduğunu dile getirmişti. Tribünlere oynayarak, maslahat gözeterek ilim yapmayı filim yapmaya çevirmemişti. O sebepten ansiklopedilere yazdığı maddeler birer kitap hüviyetindedir. Sadece ansiklopedilere maddeler yazmamış; Divan Edebiyatı’yla, Yeni Türk Edebiyatı’yla ilgili başkaları tarafından yazılan yazıları da redakte etmiş. Birçok hatayı düzeltmiş.

Ömer Faruk Akün, Arapça, İngilizce, Farsça, Fransızca, Rusça gibi dilleri de iyi biliyor. Alanıyla ilgili bu dilde yazılmış kitaplara vukufiyeti söz konusu. Tek bir kaynaktan yetinmiyor…

“Her birinde müstakil monografi çapında bir orijinal emek yer almaktadır”

Edebiyat camiasında “Akün Hoca” anılan Ömer Faruk Akün kültür dünyamızda Fuat Köprülü ekolünden. Ayrıca Ahmet Hamdi Tanpınar’ın asistanı… Tanpınar’ın XIX. Asır Türk Edebiyat Tarihi kitabının her aşamasındaki dikkati, çalışkanlığı Tanpınar’ın çok ilgisini çekiyor. Kitaplarla hemhal oluşu çok erken yaşlarda. Cağaloğlu’ndaki kitapçıları dolaşmak ve kitap almak en çok keyif aldığı işlerden. Lisede devrin çok önemli hocalarından ders alma bahtiyarlığına erişiyor. Faruk Nafiz Çamlıbel ve Nihad Sami Banarlı bunlardan bazıları. Raif Yelkenci, İbnü-l Emin Mahmut Kemal, Mükrimin Halil Yinanç, Abdulbaki Gölpınarlı İstanbul Beyazıt’taki Sahaflar Çarşısı’nda tanıdığı, muhabbet ettiği dostları…

Bu denli birikimin sahibi Akün, kitap yazma konusunda çok heves duymuyor. Yukarıda da söylediğimiz gibi ansiklopedilere yazdığı maddeler ciddi emek ve uğraş gerektiren cinsten. TDV İslam Ansiklopedisi’ne 30’un üzerinde madde yazıyor. Kendisi bu durumu şöyle izah ediyor: “Her iki ansiklopediye yazdıklarımın hepsinin ardında yılların birikimi, hatta ortaokul yıllarından beri tuttuğum notlar, çıkardığım fişler vardır. Her birinde müstakil monografi çapında bir orijinal emek yer almaktadır. Hatta bunların iki, üç sayfalık olanlarında bile bir kitaplık çalışma vardır.”

2 Mayıs 2016’da vefat eden Akün Hoca’ya rahmet diliyoruz! Mekânı cennet olsun!

 

Muaz Ergü






İlgili Konular