, 22 Şubat 2017
Ömrünü Türkçeye Adamış Bir Hocaydı Muharrem Ergin

1605

Ömrünü Türkçeye Adamış Bir Hocaydı Muharrem Ergin

Türk tarihinin ilk yıllarından, yaşayan Türkçe dönemine kadar Türk dili ve kültürü üzerine çalışmalar yapmış olan Prof. Dr. Muharrem Ergin hakkında ölümünün 22. yıldönümünde Mustafa Uçurum yazdı.

İlgili Yazılar
Onu Erbakan mı veto etti
Onu Erbakan mı veto etti?

'Altan Deliorman hatıralarında bahsettiği bir olayı burada tekrar gündeme getiriyoruz. Erbakan'ın dört partili koalisyon hükümeti sırasında kimi veto ettiğini anlatıyoruz!'
25/05/2009 09:09

Dede Korkut Hikâyeleri, Orhun Abideleri, Türk Dili ve Edebiyatı ders kitabı, dil üzerine çalışmalar derken Muharrem Ergin ismiyle herkesin bir yerlerde yollarının kesişmesi muhtemeldir. Özellikle 80’li ve 90’lı yılların Türk Dili ve Edebiyatı ders kitaplarındaki değişmeyen ismin Muharrem Ergin olduğu düşünülürse, bu isimle karşılaşma oranının büyüklüğünü tahmin etmek o kadar da zor olmasa gerek.

1923 yılında Azerbaycan’ın Ahıska bölgesinde başlayan ve 6 Ocak 1995’te İstanbul’da sona eren bir hayat. İşine sevdalı bir akademisyen, araştırmacılığı hayatının gayesi yapmış bir Türkçe sevdalısı. Muharrem Ergin’in belki de en büyük şansı Reşit Rahmeti Arat’ın asistanı olarak akademik kariyerine başlamış olmasıdır. Onun, çalışkanlığında, araştırmacı ruhunda hocasından izler taşıdığı muhakkaktır.

Türk Dili ve Türk kültürü üzerine yaptığı araştırmalarla, ölümsüz eserleri kültürümüze kazandırarak yaşadığı topraklara büyük bir miras bırakan Muharrem Ergin’in çalışma yaptığı alanlar göz önüne alındığında, kendisinin de bir kültür köprüsü olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Türk Dil Bilgisi’nin kitabını yazdı

Muharrem Ergin dil üzerine uzun yıllara varan çalışmalar yapmış, yaptığı çalışmaları daha sonra Türk Dil Bilgisi kitabında bir araya getirmiştir. Bu kitap uzun yıllar üniversitelerde ders kitabı olarak okutulmuş bir kitaptır. Türkçenin yapı özellikleri, ses özellikleri ve tarihsel gelişimi, Muharrem Ergin’in kendine özgü üslubuyla yetkin bir kalem tarafından gençlerle uzun yıllar buluşmuş bir kitaptır.

Muharrem Ergin’in dil anlayışının temelinde, anlaşılır olmak ve dili kavram karmaşalarına boğmadan tanımak vardır. Gereksiz bilgilerden arındırılmış, dilin kolay telaffuzunu sağlayan kurallar üzerinde durur Ergin. Kendisinin konuşmasının ve hitabının da son derece etkili olduğunu söyler arkadaşları ve öğrencileri. Diksiyon kurallarını ihmal etmeden konuştuğu da dikkate alınınca Ergin’in dilin telaffuzuna gösterdiği önem daha iyi anlaşılabilir.

Dede Korkut ve Orhun Abideleri’ni her genç bilmeli

Muharrem Ergin’in dil çalışmaları dışında yoğun mesaisi bulunan diğer iki alanı Dede Korkut Hikâyeleri ve Orhun Abideleri’dir. Bu iki eseri akademik dünyamıza ve okurlara kazandıran Ergin’in daha da önemsediği nokta; bu iki eseri ve bunlar gibi milli değeri olan eserleri genç nesillerin tanıması ve okumasıydı. Sadece isimleri bilmenin, basmakalıp bilgilerle bu eserleri tanımanın kültürel yabancılaşmayı arttıracağını savunan Ergin, konferanslarında da kültürel zenginlik kaynaklarını tanımanın önemine dikkat çekmiştir.

Ölümü üzerine arkadaşlarının kaleme aldıkları yazılarda dikkat çektikleri en belirgin özelliği; kültürün yaşanan bir süreçte öğrenileceği ve gençlerin kendi kültürlerini tanıdıkça yaşadıkları toprakların zenginliğine şahit olarak bu topraklara sahip çıkacaklarıydı.

Ezberci bir anlayışa karşıydı Muharrem Ergin. Bizim dediğimiz eserlerin sadece adlarının ezberlenmesinin yetmeyeceğini, eserlerin ruhlarına da sızmanın gerekli olduğunu her fırsatta dile getirmiştir. Yüzyıllar öncesinden bizlere öğütler veren, bu toprakların kutsallığını tescilleyen eserlerin hakkıyla öğrenilmesi için çalışmalar yapmış, bir Dede Korkut hassasiyetiyle diline ve kimliğine sahip çıkmış unutulmaz bir hocadır o.

Her gün biraz daha yozlaşan dilimizin ve kültürümüzün kimliğine tekrar kavuşması için yetkin isimlerin çalışmalarını başucumuzdan eksik etmemek gerek. Osmanlı Türkçesi’nin üniversitelerde öğrenilmesinin kapılarını açan isim olan Prof. Dr. Muharrem Ergin’i ölümünün yirmi ikinci yılında rahmetle anıyor, eserleriyle yaşayan kültürümüze kattığı değerin bu topraklar var oldukça yaşayacağını vurgulamak istiyorum.

 

Mustafa Uçurum






İlgili Konular