, 30 Nisan 2017
AVM'lerde Herşeye Yer Var Mescide Yok

7639

AVM'lerde Herşeye Yer Var, Mescide Yok!

Şimdi AVM’lerde tabela arayarak ya da görevlilere danışa danışa mescid arıyoruz. Arıyoruz ve zor ulaşıyoruz. Çünkü AVM’de bize sunulan hayatta mescide yer yok, namaza yer yok. Şerife Nihal Zeybek yazdı.

İlgili Yazılar
Ankara İyi Kalpli Üvey Ana
Ankara: İyi Kalpli Üvey Ana

'Ankara & İyi Kalpli Üvey Ana', Hüseyin Akın’ın samimi ve mahir dili ile Ankara’nın soğuk yüzünü yumuşatan, belli ki uzun yıllardır heybede demlenmiş yazılardan oluşuyor. Orhan Gazi Gökçe yazdı.
16/11/2016 10:10
Ankara nın Yolları Bile İnsana 'Git' Diyor
Ankara’nın Yolları Bile İnsana 'Git' Diyor

AŞTİ, bir garip kervansaray… Ne dertliye derman ne hastaya şifa verir, ne de yolsuza rehberlik eder. Orada sanki her şey bir dondurucuda gibi durur ve zaman ilerlemez. Mehmet Boynikar yazdı.
11/11/2016 12:12
Eyvah Ankara da Minareler Yükselmeye Başladı
Eyvah Ankara’da Minareler Yükselmeye Başladı!?

Yaklaşık 3000 civarında caminin bulunduğu ve Türkiye’nin en çok camiye sahip illerinden olan Ankara’da şaşırtıcı olan ise bu camilerin hatırı sayılır bir kısmını yeraltı camilerinin oluşturmasıdır. Yavuz Ertürk Ankara'nın camilerini yazdı.
23/08/2016 11:11
Yeni misafirleri için mütevazı bir Ankara rehberi
Yeni misafirleri için mütevazı bir Ankara rehberi

Dünya Bizim yazarlarıyla, bulundukları şehirlere dönük küçük çaplı, 'rehber' niteliğinde bir dizi söyleşi yapalım dedik. Ankara'ya dair sorularımızı Yavuz Ertürk yanıtladı.
08/09/2015 12:12
Rol Modelleriyle Şehirlerin Ruhu Ankara
Rol Modelleriyle Şehirlerin Ruhu: Ankara

İyi ve kaliteli bir organizasyonla, hemen olmasa bile beş-on sene içerisinde, tüm dünyada Hacı Bayram Veli hazretleriyle ile anılan bir Ankara, Mehmed Akif Ersoy ile anılan bir Ankara çok uzak değil, buna inanıyoruz. Yavuz Ertürk yazdı..
25/12/2014 15:03
Ebubekir Kurban kitap yazdı nihayet
Ebubekir Kurban kitap yazdı nihayet!

Ebubekir Kurban 30 yıldır Hakan Albayrak çetesinde muhabbet kaynağı bir büyüğümüz ama kitapsız bir büyüğümüz idi. O da artık kitaplı!
24/07/2012 11:11

AVM (alış veriş merkezi)’ler yaşamımıza hızlı bir giriş yaptı, bundan sonra da bu yerini koruyacak gibi görünüyor. AVM’ye gitmişseniz ve namaz kılacaksanız buna en az yarım saat ayırmanız lazım. Neden mi? Çünkü her türlü ihtiyacın en ince ayrıntısına kadar planlanarak inşa edildiği AVM’lerde mescidler en kuytu, en ulaşılamaz, en karmaşık, en ürkütücü yerlerde bulunmaktadır.

“İsim vermeyelim, reklama girmesin” demeyeceğim; isim vererek, somutlaştırarak derdimizi anlatacağım. AVM cenneti Ankara’yı ele alalım. Koskoca ANKAMALL’da sadece bir tane asansörle çıkılan, AVM’den bağımsız sayılan bir kat var. İşte önce o asansörü bulmalısınız, eğer bunu başarırsanız sonra da o asansöre binmelisiniz. Bunları başarıp namazınızı eda ettiyseniz ne mutlu size; aşağı inerken yangın çıkışını kullanma lüksünüz de var, ya da uzun asansör kuyruğuna dahil olabilirsiniz. Aynı durum NATAVEGA AVM için de tamamen geçerli. Asansörden Şafii olanların abdestli inmeleri zor olsa da, “Mescid’e sadece bu asansör çıkar” yazısının bulunduğu asansöre binmekten başka şansınız yok.

Burada her şeye en güzelinden yer var da mescide yok!

Bunlar yine bir nebze daha iyi koşullar. Bir de o koskoca yayla gibi geniş koridorları, orta alanları olan AVM’lerde 5-10 metrekare yer bulamayıp, kapalı otoparkın içine mescid yapanlar var. Bunlara örnek olarak CEPA’yı ve GORDİON’u verebiliriz. Benim anladığım bu devasa binalar planlanırken mescid hesaba dahi katılmamış. Sonradan akla gelmiş veya istek üzere mecbur kalınmış olacak ki, 2-3 arabalık park yerinden vazgeçme fedakârlığı(!) gösterilerek eklenivermiş. Havasız, izbe, ürkütücü!

İşte buralar lisan-ı hal ile bize şöyle demektedir: “Bu AVM’de her şeye yer var! Monttan şorta, kayaktan deniz topuna, rujdan çoraba, yemekten sinemaya her şeye yer var. Çocuklar için etkinlikler bile var. Ama din, ibadet, dindar… Onlar da ne? Bu dünyada onlara yer yok! Burası AVM, nam-ı diğer kapitalizmin tapınakları! Bir kalpte iki iman olur mu? Biz kapitalizme iman etmişiz. Sizin işiniz ne burada hem? Madem demokratik hak falan filan, öyleyse size şöyle eğreti bir yer yapalım. Ama burada değil; dışarıda, otaparkta, daha fazlasını beklemeyin bizden!”

Otoparkın basık, havasız, pis kokulu koridorunda mescide ulaşmaya çalışırken insan kendi kendime şöyle der: “Ne işin var burada! Seni istemiyorlar, anla işte! Bunlara bir de para mı kazandıracaksın?”

Her gittiğim AVM’de ayrı ayrı kötü mescid tecrübelerim var

Çoğu AVM arasında en iyi koşulda mescide sahip olan ANTARES’te de elbette mescid en alt katta. Orada da AVM’nin ta en köşesinde… Ortada bir yere mescid yapmak çok mu zor acaba? Bu sorumu mimarlara soruyorum? 90 metrekareye üç oda, bir salon, mutfak, tuvalet, banyo sığdırabilen mimarlar, koca koca AVM’lere nasıl ulaşımı kolay mescid yerleştiremiyor? Her gittiğim AVM’de ayrı ayrı kötü mescid tecrübelerim var. Biri de ACİTY, değinmeden geçmeyelim. Bünyesinde pek çok tesettür mağazasını bulunduran bu AVM’de tabelaları takip ederek mescide ulaşmak imkânsız. Önünüze gelen herkese sora sora buluyorsunuz mecburen.

OPTİMUM’u da analım madem, onun nesi eksik? En alt kata tekabül eden, otoparktan giriş yaptığımız katta “mescid” tabelasını görünce sevindim. “İşte burada mescid normal dükkânların olduğu katta, ne güzel!” diye ümitle tabelaları takibe başladım. Ama yine okların beni AVM dışına çıkardığını gördüm. Bu arada tabelaların peşinde bir sağ bir sol bir sağ derken, baya başım döndü. Mescide ulaştım ama aklımda şu soru belirdi: “Nasıl geri döneceğim ben şimdi?” İşte bu da klasik bir AMV mescidi anısı olarak zihnimde yer etti.

Dostu düşmanı ayırt edelim

Bir de şu önemli konu var ki, hanımlara ait mescidin erkeklerinkine nazaran genelde daha küçük metrekarede yapılması. AVM’lerde kadın erkek sayısının eşit olduğunu, hatta kadın sayısının daha fazla olduğunu zannediyorum. Bu nedenle kadınlar için ayrılan o küçük mekânlar çoğu kez ihtiyaca cevap vermiyor.

İslam şehirlerinde şehrin orta yerine büyük bir cami yapılır, caminin etrafında şehirleşme meydana gelirdi. Cami ortadaydı, merkezdeydi, göz önündeydi. Çünkü cami ve namaz hayatın içindeydi. Şimdi AVM’lerde tabela arayarak ya da görevlilere danışa danışa mescid arıyoruz. Arıyoruz ve zor ulaşıyoruz. Çünkü AVM’de bize sunulan hayatta mescide yer yok, namaza yer yok. Biz de bunun farkında olalım, dostu düşmanı ayırt edelim, ona göre tavrımızı belirleyelim.

Batı’dan kopyala yapıştır yapmaya alışmış olan yetkililere duyurmuş olalım buradan: “Vatandaşımızın büyük kısmı Müslümandır. Müslümanların günde 5 vakit namaz kılması farzdır. Her şeyden vazgeçtik; kendinizi düşünüyorsanız (yani daha çok para kazanmayı), namazımıza saygı gösterin.”

 

Şerife Nihal Zeybek





Yorum
ÇOK DOĞRU BİR UYGULAMA
Fatih
Avmler müslümanlar için güzel yerler değildir;onun için oralara mescid yaptırarak Avm seviciliğimizi meşrulaştıramayız. Kerhane'ye giden birinin orada gusül odası olmamasını eleştirmesi derekesine düştüğümüzün lütfen farkına varalım.Capitalism'in ülkemizi yok etmek için soktuğu ajanlardan biri olan Avmleri müslümanlaştıramayız.Ancak kendimiz namaz kılan gavurlar haline geliriz.Lütfen kendimize gelelim. Köleler! Gözleri camekânlarda. Silâhlar gördüm; namlusu akla çevrilmiş sahra topları...
15/12/2016, 18:24
ayrım
tuna
istanbul için söylüyorum. bazıları gerçekten yazıda belirtildiği gibi zorundan yapılan , izbe uzak mescidler. ancak bazılarında da cuma kılınabilecek düzeyde büyük, tertemiz ulaşımı kolay. aslında yapımcı firmanın/işletenin olaya ne kadar önem verdiğinin göstergesi bunlar.
27/11/2016, 20:06

İlgili Konular
Ankara /