
Tarihi sözün yıldönümü
Bu günlerde dünya gündeminin bir kısmını Davos işgal etmekte. Evet, o "meşhur" Davos Zirvesi. Hani başbakanımızın "one minute" çektiği var ya, o. İşte bu "one minute" olayına atfen kurulan bir de platform var. One Minute Küresel Barış Platformu denilen bu kuruluş "tarihi" sözün yıldönümü dolayısıyla Sultanahmet'te bir etkinlik düzenlemeye çalıştı. Sloganlarının da "Dünyadaki tüm haksızlıklara karşı çıkmak için barış ve adalet için one minute" olduğunu görünce biz de gidelim dedik. Gitmez olaydık!
Akşam, Sultanahmet'te konserin yapılacağı alana gidiyoruz. Hani şu tam caminin karşısındaki konser alanı. Yağmur yağmakta. Yine de azimli bir kalabalık söz konusu. Dev bir ekran kurulmuş, konser tırı hazırlanmış, kameralar, sarı yağmurluklu "one minute" görevlileri, kapı tipi dedektörler vs. Her şey tamam gibi. Konser programında Mahzar Alanson, Rap Force, Sagopa Kajmer isimler var. Kalabalığın çoğu bu isimlere gelmiş vaziyette. Biz yine de umutluyuz.
Neye niyet, neye kısmet!
Hazırlık aşamasında disko tarzı müzikler çalıyor. Huylanıyoruz. Sonra sunucu bayan çıkıyor sahneye. Boynunda puşisi, ayağında dar kotu ile tam bir tezatlık abidesi. Buna da eyvallah diyoruz. Sonra sahneye platformun kurucusu ve başkanı Süleyman Çakmak çıkıyor. Elinde bir tomar kağıt var. Anlatmaya başlıyor. Dünyadaki zulümlerden, haksızlıklardan, savaşlardan, açlıktan bahsediyor. Abimiz bunlardan bahsediyor ama o da ne! Milletin umurumda değil ki bunlar! Herkes birinin omuzuna çıkmış bir vaziyette, parti teşkilatlarının pankartlarını açıp başbakana tezahürat yapıyorlar! Tam manasıyla dünya umurlarında değil! Gülüşler, şakalaşmalar gırla! Başkan anlatmaya devam ediyor ama ne çare.
Ardından başkanın dünyada gittiği bir iki yerde milletin eline "one minute" dövizleri vererek çektirdiği videolardan ve fotoğraflardan oluşan bir slayt gösterisi izliyoruz. Tabi bu sırada hükümet yanlısı propaganda devam ediyor. Tamam, bunu bekliyorduk ama bu kadarı ayıp! Açlık ve sefalet içinde yaşayan o insanların yüzlerine baka baka neşeli sloganlar atan bir kalabalık söz konusu.
Benimkisi fayf minüt
Ortalık Mahzar Alanson'un sahne almasıyla daha da karışıyor. "Ben one minute falan bilmem, barış için şarkımı söylerim" diye bir giriş yapan şarkıcı, en bilinmişlerinden bir kaç şarkısını söylüyor. Bu sırada konser alanına toplanmış grup birbirinin üstüne çıkma vesilesi ile yekvücut olma çabasında. Dehşet verici bir ortam var. İnsan kendini zor kurtarıyor. Bir de bu yetmezmiş gibi sunucunun şu sözü yok mu: "Eğleniyor muyuz İstanbuuuuuul?" ve kalabalıktan yükselen bir haykırış: "Eveeeeeet!" Yok artık! Eğleniyorsunuz ha? Biz buraya niye geldik diye bakınıyoruz. Etrafta buna benzer bakışlar arıyoruz. Çok nadir.
Mahzar Alanson sahneden indikten sonra bir grup insan getiriliyor sahneye. Yerel kıyafetleri içinde dünyanın muhtelif yerlerinden insanlar. Ellerinde güvercinler. Salınıyor falan... Sonra iki yabancı bayan konuşturuluyor "aktivist" adı altında. Bayanlar İngilizce konuşuyor. Ama çeviri söz konusu değil. Şunu çok net anlayabildim; uzak doğuluya benzeyen bayan açıkça "ölen balıkları korumalıyız" dedi. Abla ne balığı ya?
Bağlantı kurulamayan bağlantı
Sonrası maalesef daha da vahim. Filistin’e bağlanacağız dediler, sevindim. İşte sonunda işe yarar bir şey geliyor, dedim. Demez olaydım. Filistin’e bağlanıldı. On kadar Filistinli çocuk başlarında bir ağabeyleri ile kamera karşısında. Ellerinde Türk bayrakları. Başlarındaki genç konuşma yapmaya çalışıyor. Ama imkânsız! Bizim Sultanahmet tayfası gaza gelmiş bir kere. Tekbirler, sloganlar havada uçuşuyor. Biraz önce disko müziğinde kopan gençlerin şimdi şahadet parmakları havada Allahu Ekber diyorlar!
Bağlantı kesiliyor. Bu sefer sahneye nerden toplandıkları belli olmayan ve kendilerine Rap Force diyen bir grup çıkıyor. İngilizce, Almanca, Türkçe ne bulurlarsa söylüyorlar. Söylediklerinin hiçbirinin dünya barışı ile alakasını ben kuramadım! Arada yine "Eğleniyor muyuz İstanbuuul?" çığlıkları.
Yıldönümünü anıyor muyduk? Kutluyor muyduk?
Biz daha fazla dayanamadık. Sagopa geldi mi bilmem. Ama biz çıkarken millet birbirini eziyordu.
Şimdi sorarım sizlere ey "one minute platformu": dünya barışı için, filistine destek olmak için "yılbaşı kutlaması" havası doğru oldu mu?
Şahin Gürçay platforma van minüt çekti
aha tam da bu kadarız, bu kadar acayipiz. hakikaten filistinli kardeşlerimiz için üzülsek bile onları bir anda unutuveriyoruz, canımızı sıkmayalım, eğlenelim diyoruz. keyfimize bakıyoruz.
Allah bizi ıslah etsin, zulüm görenlerin yardımcısı olsun.



