
![]() |
| (+) |
İsmail Kara Fayrap’ta!
“Popülist edebiyat dergisi” mottosuyla çıkan Fayrap’ın şubat sayısı birkaç gün önceden raflarda yerini aldı.
Şubat sayısında Fayrap, 60’ların dünyasında bir adım daha ileri yürüyor, İsmail Kara düşüncesine eğiliyor; şiirler, hikayeler ve eleştiri yazılarıyla da noktayı koyuyor.
Derginin giriş yazısı, “Kur’an’sız Türkiye, Türkiye’siz Kur’an” başlığını taşıyor… Hakan Arslanbenzer, Türkiye’yle Kur’an arasındaki irtibatı/irtibatsızlığı bazı güncel gelişmelerle örneklendirip, tarihi sosyolojik bağlamı içinde değerlendiriyor.
1960’lar Fayrap’ta!
Fayrap, 2009’da Meşrutiyet şiirini/şairlerini masaya yatırmıştı. Ve dönemin bazı romancılarını değerlendirmişti. Osmanlı Devleti’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne geçiş sürecinde, Türk şiirinin hangi hadiselere şahitlik ettiği, hangi düşünceleri ve siyaseti sahiplendiği günümüzü işaret eden damarlar üzerinde tartışılmıştı. Fayrap’ın 2010 yürüyüşü ise, 20. yüzyılın bir başka kırılma noktası olan 1960’lara doğru gerçekleşiyor. 60’ların siyaseti ve kültürü, önem taşıyan tüm unsurlarıyla yıl boyunca dergide analiz edilecek.
Şubat sayısında, Melek Arslanbenzer 60’ların Türk sinemasını “direniş sineması” bağlamında değerlendirmiş. Yazıda, 60’lara ve Türk sinemasına damgasını vuran yönetmenler, filmler, akımlar dönemin siyasi gelişmeleriyle birlikte inceleniyor. Okuru, 60’ların kültür atmosferine taşıyıp dönemin kayda değer işlerini göstererek Türk sinemasının hareket eden kolları üzerinde bugüne getiren, hacimli ve oldukça işlevsel bir yazı bu. Ali Akyurt ise, Amerika’daki kara sanat hareketlerini “Amerika Acı Vatan” başlığıyla değerlendiriyor. Gene Akyurt’un yazısı, Ocak sayısında Larry Neal’den aynı konuda yaptığı çeviriyle birleşince, Afro-Amerikalı sanatçılar ve işleriyle ilgili oldukça işlevsel bir açılım ortaya çıkıyor.
İsmail Kara’ya doğum günü armağanı
Fayrap ayrıca, Türk edebiyatı ve düşüncesinin, önemli isimlerini dosya konusu yapmaya devam ediyor. Şubat’ta “İsmail Kara’ya doğum günü armağanı” var. Dosyada 3 yazı: Ali Akyurt İsmail Kara biyografisi yazmış, Fazıl Baş “düşüncede daralmaya karşı” diyerek İsmail Kara düşüncesinin hatlarını çiziyor. Mesut Bostan, ahlak-tarih-vatan üçgeninde İsmail Kara’nın Türk düşüncesine yaklaşımını değerlendiriyor. 3 yazıdan oluşan, ama İsmail Kara düşüncesinin kökenini ve kollarını sarih bir şekilde ortaya koyan bir dosya bu.
Fayrap’ın Şubat sayısında çarpıcı şiirler var. Demekle yetinip şiirlerin başlığına dikkat çekiyorum. Melek Arslanbenzer: Garipler Kavmimdir İnandım; Eren Safi: Sınıfsal Şiirler 1; Hakan Arslanbenzer: Vatan Somuttur; Margaret Walker: Halkımın Payına, Micah.
Derginin hikaye sayfalarında ise, iki yeni isim görüyoruz: Nazlı Karabıyıkoğlu “Mavi Adam” hikayesiyle, Yılmaz Yılmaz “Tekdüze” ile dergiye katılmışlar.
FayrapKitap bölümünde, Orkun Elmacıgil Süleyman Çobanoğlu’nun “Hüdayinabit”, Sadık Koç İbrahim Aladağ’ın “Tek Kişilik Bir Oyun”, Emine Akyurt Ömer Faruk Dönmez’in “Bir Kitap Bir Balta” kitabını değerlendiriyor…
Ali Düz derginin kapağını araladı, içeri girdi
konuşmanın sonunda da vatan somuttur şiiirini okudu. her dizede türk insanının acılarını de




