
OSMAN SARI, NURİ PAKDİL'LE DÖNDÜ
Önden Giden Atlılar isimli meşhur şiirin mütevazı şairi Osman Sarı uzun yıllar edebiyat dünyasından uzak durmuş önemli bir şairimiz. Az yazmasına rağmen şiirlerini okurlarının gönlüne görkemli bir anıt gibi yerleştiren usta şairi sevenleri hep özlemle bekledi. Şiirleri meclislerde coşkun bir ırmak gibi çağıldayıp durdu.
Kitaplarının yayınlandığı yıllardan sonra dünyaya gelen gençler bile onu okudular benimsediler. Mesela bugün "Taş Gazeli" isimli şiirinin Taş taş değil bağrındır taş senin/Nereni nasıl yaksın söyle bu ateş senin kısmını okuduğunuzda devamını ezberden okuyacak on binlerce insan olduğuna inanıyorum…
Şiirleriyle uzun yıllar önce tanışmama rağmen kendisini ilk kez bu sene Sezai Karakoç"un bir sohbetinde gördüm. Dinleyiciler arasında muazzam bir edeb ve saygıyla dinliyordu üstadını.
Diriliş öncüsünün ağzından çıkan her kelime göğsünü genişletiyor gönlünü coşturuyordu. Daha önce hiç görmeme rağmen bu adam kesin Osman Sarı"dır dedirtecek kadar aydınlık yüzü kimliğini ele veriyordu...
Sanki aradan yıllar geçmemiş gibi "Niçin çıktın dağlara evren çöl oldu leyla" diyordu hal diliyle… Üstadı İslam birliğinden bahsederken Çöl çöl olmuş kalbimiz bir hal olmuş bize şiirini söylüyor gibiydi içinden.
O gece sohbetin sonunda yanına yaklaşıp niye yazmıyorsunuz efendim diyecektim. Ama vazgeçtim. Hayırlı geceler efendim deyip ezberimdeki Osman Sarı şiirlerini okuya okuya Fatih"in caddelerinde yürüdüm…
Dün gece Asım Gültekin"den aldığım Edebiyat Ortamı dergisinde Osman Sarı imzasını görmek beni ziyadesiyle sevindirdi. Hele yazdığı şiir Nuri PAKDİL üzerine olunca ayrı bir heyecan duydum. Birbirini Yunus gibi seven, bağlanan, şiir yazan gönlü güzel büyüklerimize selam olsun dedim, şiiri defalarca okurken… (Ey ulu Rabbim, Onlar gibi sahih şairleri sağlam yazarları bu topraklardan eksik etme. Bizi zamane şairlerinin kibriyle imtihan etme)
Osman Sarı'nın son şiirini okumak için tıklayın.
Mahmut Bıyıklı


