, 23 Mayıs 2018
Damsız Duvarsız Mekteplerin Öğrenci ve Öğretmenleri

Mustafa Kutlu

4637

Damsız Duvarsız Mekteplerin Öğrenci ve Öğretmenleri

Mustafa Kutlu’nun son kitabı ''İyiler Ölmez'', önceki birçok kitabıyla örtüşen, benzeşen hatta birbirini tamamlayan özellikleri ile ön plana çıkıyor. Küçük hikayeciklerden müteşekkil bir uzun hikaye. Yavuz Ertürk yazdı.

İlgili Yazılar
Mustafa Kutlu ile Maddeden Manaya İyiliğe Güzelliğe Yolculuk
Mustafa Kutlu ile Maddeden Manaya, İyiliğe, Güzelliğe Yolculuk

Eşyadan hakikate, maddeden manaya doğru yolculuk, Mustafa Kutlu'nun ''İlmihal Yahut Arzuhal'' kitabının temelini oluşturuyor desek yanlış olmaz sanıyorum. Günlük, gündelik meselelerin hikemî bir üslupla ele alınıyor oluşu, bu yazılara, hem zihinlere hem de kalplere doğrudan hitap eden bir mesaj olma özelliği kazandırıyor. Yavuz Ertürk yazdı.
16/04/2018 08:08
Mustafa Kutlu'nun Yazarlıkta 50 Yıl'ına Özel Ajanda
Mustafa Kutlu'nun Yazarlıkta 50. Yıl'ına Özel Ajanda

Dergâh Yayınları’ndan bir kadirşinaslık örneği, 'Mustafa Kutlu Edebiyatta 50. Yıl Ajandası'... Bu tatlı çalışma Mavi Kuş’un kapak deseniyle açılıp yine aynı desenle kapanıyor. Kutlu’nun hayatından ilklerin de tarihleriyle not edildiği bu ajandada Kutlu'nun desenlerinin yanısıra, yayınlanmış kırka yakın eserinin nerdeyse tamamından tadımlık bölümler de paylaşılıyor. Yavuz Ertürk yazdı.
29/01/2018 08:08
Mustafa Kutlu nun Hik yelerinden Akıp Gelen Türküleri Arıyorum
Mustafa Kutlu’nun Hikâyelerinden Akıp Gelen Türküleri Arıyorum

''Zaman nasıl da geçiyor. Dergah dergisinin kapısından ilk girdiğim zamanı soruyor Mustafa Kutlu: 'Sen ilk ne zaman geldin, var mı on yıl?' 'Yok hocam, 25 yıl oldu neredeyse.' '' Selvigül Kandoğmuş Şahin, geçtiğimiz günlerde hasbihal ettiği Mustafa Kutlu'yu anlatıyor ve sohbetinden notlarını paylaşıyor.
25/01/2018 11:11
Bir Ailenin Birbirine Benzemez Kuşaklarının Hikayesi Tarla Kuşunun Sesi
Bir Ailenin Birbirine Benzemez Kuşaklarının Hikayesi: Tarla Kuşunun Sesi

Mustafa Kutlu’nun 'Tarla Kuşunun Sesi' hikâyesinin ilk bölümü Sultan Abdülhamid Han zamanında yaşayan Molla Murat ve çevresini anlatırken, ikinci bölüm Molla Murat’ın ikinci kuşak torunlarının yaşadıkları dönemi ve karmaşıklığı anlatıyor. Kutlu'nun son dönemlerde yayınlanan hikâye kitaplarına göre daha hacimli olan eserin dili, kurgusu ve merak uyandırıcılığı yine aynı. Yavuz Ertürk yazdı.
18/10/2017 11:11
Mustafa Kutlu Bizim İmtihanımız Amerikan Yaşam Tarzı İle
Mustafa Kutlu: Bizim İmtihanımız Amerikan Yaşam Tarzı İle

''Durmak ve düşünmek neredeyse imkânsız hale gelmiş, akıntı herkesi sürüklemeye başlamış, Amerikan tarzı 'yaşam biçimi' bütün dünyayı istila etmiştir.'' Mustafa Kutlu geçtiğimiz günlerde 'Eğlence' başlıklı bir yazı yazmıştı. O yazıyı önemine binaen alıntılıyoruz.
05/09/2017 08:08
Memleketle dolu bir hayat ve memleket kokulu hikayelerin sahibi Şevket
Memleketle dolu bir hayat ve memleket kokulu hikayelerin sahibi: Şevket Bulut

Kilis’ten Maraş’a, Sivas’a, Adana’ya ve Erzurum’a memleketle dolu bir hayat ve memleket kokulu hikayelerin sahibidir Şevket Bulut.
19/11/2011 10:10

Hikâye küçük bir Anadolu kasabasında geçer.

Onlarca hikâyenin geçtiği yerde yani.

Onlarca hikâyenin kahramanı olan, adı, mesleği, meşrebi, memleketi değişen ama üstlendiği rolü, karakteri değişmeyen kahramanlar bizlerle yine.

Zengin ya da fakir, işçi ya da memur, hoca ya da talebe, baba ya da evlat ve hatta çok daha fazlası vardır bu kahraman tiplerinin. Cemiyetteki adı ve rolü farklı olsa da karakter aynıdır daima. En büyük ve ortak özelliği “iyi” oluşudur bu kahramanların. İyilik en büyük payda. Merhamet, samimiyet, yardımlaşma, saygı, edep de bu kahramanların yetiştikleri ve insan yetiştirdikleri damsız duvarsız birer mektep görevi görürler.

Kalabalık değil zengin bir sofradır şahıs kadrosu

Kişilik sahibidir bu kahramanlar. Kalbi ve zihni amansız arayışlar ve sorgulamalar içerisinde bocalayan bir kahramanla, sarhoş lakabıyla bilinen bir karakter aynı sofraya otururlar. Sonra bir ressam çıkagelir, bir sazende, bir esnaf, bir memur… Halka genişler, büyür, zenginleşir. Bu ancak bir zenginlik göstergesi olur. Kimse kimseyi kötü bir alışkanlığından ya da kusurundan ötürü küçümsemez, hor görmez. Hatta çoğu zaman bu kusur ve eksikliklerin üzerine gece olup örtülüverir kahramanlar. Ve giderilebilecekse bir an önce o eksiklik ya da kusurların giderilmesi için çabalanır. Pencereden başımızı uzatıversek ya da dışarı bir adım atıversek karşımızda buluvereceğiz hissi uyandırır bu kahramanlar.

İyilik burada bir yerlerde

Hikâyenin kahramanları yaşantıları, çabaları, çalışmaları, mücadeleleriyle kazanmışlardır “kahraman” sıfatlarını. Yetimlerin başını okşayan, yaşlılara ve kadınlara saygıda kusur etmeyen, fakir fukaraya sofra kuran, ekmeğini paylaşan, evleneceklere elinden geldiğince ve karşılıksız her türlü desteği ve yardımı sağlama gayretine giren kahramanlardır bunlar. Sarhoşu, namaz-niyaz bilmeyeni dahi, inancının gereklerini uygulamaya çalışanlara her türlü saygı ve özveriyi gösterebilen tiplerdir.

Belki de budur Mustafa Kutlu’nun kahramanlarını ölümsüz kılan. Uzun Hikâye’nin Ali’sini, Tahir Sami Bey’i, İncila Gülfem’i, Nur’u, Ömer Faruk’u, küçük kalecimiz Selahattin’i, Battal abiyi, Cevat’ı nasıl unuturuz.

İyilik burada bir yerlerde. Bakabilene, bakıp da görebilene kendini aşikar ediyor. İsmi, işi, mesleği ne olursa olsun iyiler ölmüyor.

Cemiyetin derdiyle dertleniyor kahramanlarımız

Mustafa Kutlu’nun son kitabı İyiler Ölmez, önceki birçok kitabıyla örtüşen, benzeşen hatta birbirini tamamlayan özellikleri ile ön plana çıkıyor. Küçük hikayeciklerden müteşekkil bir uzun hikaye. Birbirinden çok farklı meziyetlere ve özelliklere sahip onlarca isim ve bunların hikayecikleri. Ve ön plana çıkan dört kahramanın şahsında tamamlanıyor hikâyemiz.

Şahsi ve ailevi problemlerden, güncel meselelerden ziyadesiyle etkilenmiş olsalar da cemiyetin derdiyle dertleniyor kahramanlarımız. Her biri kendi iç dünyalarının fırtınalarını yaşasalar da bunu çevrelerine yaşatmıyorlar. Her türlü olumsuzluğa, sıkıntıya rağmen bir şeyler yapabilme gayretinden beri durmuyorlar.

Biz bunu mu yitirdik acaba? Mustafa Kutlu’nun kahramanları bize bu mesajı vermek için mi hayattalar?

Durup duruken problem üretmekten, can sıkıntılarımıza dalmış olmaktan kardeşimizin derdiyle dertlenmeyi unuttuk.

Tüketim çılgınlığımız sevinçleri bir anda tükettiriyor.

Ya kederler?

Mustafa Kutlu, İyiler Ölmez, Dergah Yayınları

 

Yavuz Ertürk