, 19 Haziran 2018
İngiliz Girişimciliği Engel Tanımaz

949

İngiliz Girişimciliği(!) Engel Tanımaz

Hindistan’ı 1612’de işgal eden İngilizler, bu koca ülkeyi hem hammadde kaynağı hem de pazar olarak kullandılar. Bu sırada karşılarına çıkan problemleri İngiliz zekasıyla pratik bir şekilde çözdüler. Mesela Hint kumaşlarının kendi ürünlerine rakip olmaması için, el tezgâhlarında kumaş dokuyan Hintli çıkrıkçıların parmaklarını kestiler. Ne de olsa İngiliz girişimciliği engel tanımıyordu.

İlgili Yazılar
Modern Zamanların Masal Ülkesi Hindistan ı Şehir Şehir Dolaştık
Modern Zamanların Masal Ülkesi Hindistan’ı Şehir Şehir Dolaştık

Rengarenk, ışıl ışıl, cıvıl cıvıl, sıcacık bir ülke Hindistan. Bir asır süren İngiliz sömürüsüne rağmen kendine has kimliğini, değerlerini büyük ölçüde korumayı başarmış, modernizmin tüm dünyayı tek-tipleştiren ağına düşmemiş özgün bir yer. Bu ülkenin en önemli özelliği çeşitlilik... Yasemin Dutoğlu yazdı.
17/05/2018 08:08
İslam Davetçileri Sıhhatli Bir Mantığa ve Ruhi İnceliğe Sahip Olmalı
İslam Davetçileri Sıhhatli Bir Mantığa ve Ruhi İnceliğe Sahip Olmalı

''İnsanları İslâm'a çağırma metodumuz 'ameli' ve 'ahlâki' olmalıdır. 'Ameli' olmasıyla kastettiğimiz insanların İslâm'ı pratiğimizde görmeleri, 'ahlâki' olmasıyla kastettiğimiz ise davetçilerin güzel bir ahlâka sahip olmaları ve davetlerini bu güzel ahlâka dayandırmalarıdır. Müslüman, amel ve ahlâkıyla temeyyüz ettiği gibi; sağlam, güvenilir, sarsılmaz akidesi ve müsbet anlayışıyla da ön plana çıkar.'' Fatıma Leyal, Ebu’l Hasan En-Nedvi’nin hayatı ve fikirleri üzerine yazdı.
03/05/2018 12:12
Hindistan Neyimiz Olur
Hindistan Neyimiz Olur?

Hindistan, kültür dünyamızda Tac Mahal ile ayrı bir yer tutar. Cumhuriyet döneminin başlarında da Hindistan yakın takibimizdedir. Çünkü Ağa Han, Türkiye’nin bağımsızlığına destek vermiştir. Halide Edip, Falih Rıfkı, Abdülhak Hamid gibi isimler Hind'e dair yazmışlardır. Pakistan ve Bengladeş Hindistan’ın içinde iken, Hindistan'ın daha çok gündemimizde yer aldığı da bir gerçek. Bugün yeniden Hind’i keşfetmemiz gerek ve ama nasıl? Kâmil Yeşil yazdı.
17/04/2018 11:11
Şahbanu Davası ve Hindistanlı Müslümanların Medeni Hukuk Mücadelesi
Şahbanu Davası ve Hindistanlı Müslümanların Medeni Hukuk Mücadelesi

Muhammed Ahmed Han ve Şahbanu arasındaki boşanma olayında Hint Kanunlarını uygulayan mahkemelerin bu kararını ilahi olan kanunlarına ve dinlerine bir müdahale olarak gören Hindistanlı Müslümanlar, bu karara şiddetle karşı çıkmış ve ülke genelinde muazzam büyüklükte gösteriler yapmışlardı. Ebul Hasen En-Nedvi de görüşleriyle bu mücadeleye aktif destek vermişti. Enes Ekşi bu olay üzerine yazdı.
09/02/2018 08:08
Seyyid Ebu'l  l Mevdudi Kimdir video
Seyyid Ebu'l Âlâ Mevdudi Kimdir? (video)

Pakistanlı müfessir, ilim, fikir ve mücadele adamı Seyyid Ebu'l Âlâ Mevdûdî, 75 arkadaşıyla birlikte 1941 yılında Hindistan, Pakistan, Keşmir ve Bangladeş'te İslam'ın yayılması için çalışmalar yapan Cemaat-i İslami'yi kurmuştu.
03/10/2016 12:12
C Meriç'in ilk baskı eserini buldum
C. Meriç'in ilk baskı eserini buldum

Cemil Meriç'in titiz ve derinlikli çalışmalarından biri olan "Hind Edebiyatı" unutulan, ihmal edilen kitaplarından biri.
27/08/2011 17:05

Bulunmaz Hint kumaşı” deyiminin nasıl doğduğunu hiç merak ettiniz mi? Dilimizde “nadir bulunan, paha biçilmez, kıymetli” anlamında kullanılan bu deyim 18. yüzyılın ikinci yarısında Hint kumaşının bir anda piyasadan çekilmesi üzerine kalıplaşmış. Nasıl mı? İsterseniz biraz geriden alalım.

İngilizlerin Hindistan hâkimiyeti 1612’de British East India Company aracılığıyla başladı. Şirket 17. yüzyıl boyunca ülkenin önemli şehirlerinde ticarî merkezler kurdu. Demir, kömür ve diğer madenlerin işletilmesiyle birlikte çay ve pamuk üretimi açısından bölge oldukça bereketliydi. 1757’de şirket artık bir devlete dönüşmüştü. İngilizlerin düzenli ordularının karşılarında küçük Hint prenslikleri bir bir düşecekti.

Böylece Britanya 1803’e gelindiğinde -Pencap bölgesi hariç- ülkenin hepsini sömürgeleştirdi. Pamuk üretimi oldukça kazançlı bir sektördü. Hindistan’ın verimli topraklarında ucuz işgücüyle üretilen pamuklar gemilerle İngiltere’ye götürülüyor ve kumaş yapılıyordu. Tekstil fabrikalarında üretilen bu kumaşların yine Hindistan’a pazarlanması planlanmıştı. Ancak bu girişim İngilizlerin büyük bir hayal kırıklığı yaşamasına yol açtı. Çünkü Hintliler, İngiliz kumaşını beğenmiyor ve daha pahalı olduğu halde yerli ürünleri almayı tercih ediyorlardı. Ülkede bir türlü ithal kumaş kullanımı yaygınlaşmıyordu. Peki, ne yapmalıydı?

Şirket yönetimi çok caydırıcı bir yönteme başvurdu. El tezgâhlarında kumaş dokumalarını engellemek için Hintli çıkrıkçıların parmaklarını kestirdi. Düğüm atmalarını engellemek amacıyla özellikle de başparmakları kesilmişti. Eli ve kolu kesilenler de vardı. Bunlar üç beş kişi de değildi. Neredeyse 100 bin kişi bu caniliğe kurban gitmişti. Neticede Hint kumaşı birden ortadan yok oldu ve pazar tamamen İngiliz ürünlerine kaldı. Açgözlü kapitalizm yine kazanmıştı!

 

Munise Şimşek






İlgili Konular