, 05 Mayıs 2016
Tarih kitabı ama geçmişe değil geleceğe dönük

29875

Tarih kitabı ama geçmişe değil geleceğe dönük!

Kalıpların dışından dünyaya, tarihe bakmayı denemek isterseniz Roger Garaudy'nin bir kitabını önereceğim sizlere.

İlgili Yazılar
Roger Garaudy Endülüs modelini yazdı
Roger Garaudy, Endülüs modelini yazdı

Roger Garaudy’nin 'Endülüs’te İslam & Düşüncenin Başkenti Kurtuba' kitabının hem tarihçilere hem de ilahiyatçılara el kitabı olabileceğini düşünüyorum. Felsefeden kelama değin uzanan geniş bir ilim alanı var çünkü kitapta. Hatice Ebrar Akbulut yazdı.
20/03/2015 10:10
Kurtuba da Roger Garaudy nin evini gezdim
Kurtuba’da Roger Garaudy’nin evini gezdim

Roger Garaudy’nin çiçek ve kitap kokulu evinde dolaşmak, dünya üzerindeki her insan için yapılacaklar listesini gözden geçirmeye vesile olmalı bana göre. Hatice Sarı yazdı..
29/12/2014 08:08
Garaudy Müslüman olmadan önce yazdı
Garaudy Müslüman olmadan önce yazdı

'Geleceğimizde İslam Var', Roger Garaudy’nin Müslümanlığa geçişini sağlayan birikimlerin toplamı olmakla birlikte başka anlamlar da ihtiva ediyor. Metin Erol yazdı.
06/08/2014 16:04
Her cami aynı ve değişmez imanı dillendirir
Her cami aynı ve değişmez imanı dillendirir

Roger Garaudy, İslam’a ve İslam eserlerine olan hayranlığını İslam’ın Aynası Camiler adlı kitabında dile getirmiş. Mustafa Uçurum yazdı.
26/04/2014 13:01
Garaudy'nin ilk Türkiye'de yayınlanan kitabı
Garaudy'nin ilk Türkiye'de yayınlanan kitabı

Roger Garaudy sağlam, sıkı ve değişik bir düşünür. Onun metinlerinden kılı kırk yararcasına düşündüğünü, düşünce sancıları çektiğini anlayabiliriz. 'Yaşayan İslam' kitabı buna güzel bir örnek. Ömer Yalçınova yazdı.
27/01/2014 16:04
Daha insan yüzlü bir dünya için çalışmıştı
Daha insan yüzlü bir dünya için çalışmıştı

Roger Garaudy, Cemal Aydın, Yıldız Ramazanoğlu ve Cevat Özkaya’nın konuşmacı olduğu bir panelle anıldı..
13/05/2013 08:08

“Ay’a ayak bastığında buradan dünya güzel ve ışıklı; yek vucüt halinde ve sakin görünüyor diyen uzay adamı, dünyayı birlik ve bütünlük içinde görebilen ilk ve tek insandır.” İnsanlığın Medeniyet Destanı kitabında dünyaya dışardan bakabilmenin önemini böyle vurgulayan yazar, kalıpların dışına çıkan bir bakışla geleceğimizi etkileyecek bir geçmiş sunuyor bize. İnsanlığın Medeniyet Destanı’nda Roger Garaudy, Batının kültürel hegomanyasını reddeden bir üslupla gerçek bir medeniyet tarihini anlatır.

Gerçek ve evrensel bir medeniyet tarihiGaraudy, İnsanlığın Medeniyet Destanı

Bugün Batının kendi efsaneleriyle dolu kitaplar hükmediyor dünyaya: Batının keşifleri, Batının icatları, Batının sanatı, Batının felsefesi velhasıl kelam Batının dünyası… Kitap bu noktada Batı hegomonyasından kurtularak gerçek bir medeniyet tarihi anlatır bize. Mesela cebirin Hindistan’da doğduğunu ve Bhâskara’nın diferansiyel hesabını Newton’dan beş asır önce bulduğunu… Mayaların astronomide bir yılı 365,222 gün olarak hesaplayışlarının beş asır sonra ortaya konan 13. Gregorius takviminin verdiği rakamlardan daha doğru olduğunu…Hindistan’da kan dolaşımının Harvey’den on beş yüzyıl önce bilindiğini, metalürji tekniklerinde  Avrupanın 19. Yüzyılda ulaştığı teknolojiyi Hintlilerin daha 5.yüzyılda uyguladıklarını… Pascal üçgeni bulmadan tam dört asır önce Çin’de üçgenin ve hatta denklemlerin çoktan bilindiğini, saatçilik ve saat maşası hareketinin Avrupa’dan altı yüzyıl önce bilindiğini, kağıtçılık ve matbaacılığın Gutenberg’den 700 sene önce icat edildiğini… Avrupa’nın ‘büyük keşiflerde’ kullandığı ‘son teknoloji’ gemilerin, daha bin yıl önce Çinliler’in Kamçatka ile Madagaskar arasında dümen kırdığı gemilerden daha ileri teknoloji olmadığını, top barutunun daha 9.yüzyılda Tanglarda bulunduğunu…

Bugün dünyayı bir paspas gibi kullanma cürretkârlığını gösteren Batının, hangi aşamalarla ruhsuzlaştığı bu kitapta safha sahfa görülebilir. Zira Bizans sanatı Allah’ın noktai nazarından görülen dünyayı anlatmaya çalışırken, bir sonraki aşama olan gotik sanatta ilâhî olan insanîleştirilir. Nihayet insanın herşeyin merkezi ve ölçüsü olduğu rönesans sanatına gelindiğinde ise insan artık ilâhlaştırılır. Tarihte insanî gaye üzerine kurulmayan tek medeniyet olan Batı, tabiatı depo ve çöplüğe çevirir, toplumda bir cangıl ferdiyetçiliği oluşturur, insanı her türlü ilâhî boyuttan kopararak sakat bırakır. Batının insanlığı nasıl intihara sürüklediği bu kitapta apaçık bir şekilde ortaya dökülmektedir.

Sözü de sesi de mahkûm edildi!

Kitabın yazarı Fransız düşünür Roger Garaudy, eğitim müdürlüğünden milletvekilliği ve senatörlüğe varan birçok önemli devlet kademesinde görev almış. Fransız Komünist Partisinde yükselmiş iken yaptığı eleştiriler dikkate alınmadığı için görevinden ayrılarak üniversitede profesörlük yapar. Bu süre zarfında bir çok eser yayımlayan yazar, 1982 yılında İslâmı seçip, İsrail’in işgalci politikalarına karşı Filistin’in savunuculuğunu üstlenince, yayınevlerinden bir ambargo yiyerek bir süre kitaplarını yayınlayamaz. Bugün yirmiyi aşkın dile çevrilen eserleriyle Roger Garaudy, Batının çirkin yüzünü göstermeye çalışan ancak yine Batının içinden çıkan bir mütefekkirdir.

 

Onur Pınargil haber verdi






İlgili Konular