, 25 Eylül 2016
Cicikler'den keşkek yemeden dönmemeli

Cicikler köyü, Çan, Çanakkale

7527

Cicikler'den keşkek yemeden dönmemeli

Cicikler köyü, Çanakkale’nin Çan ilçesine bağlı bir dağ köyü… Bu köyü güzel kılan, buz gibi suları ve sofralarının vazgeçilmezi keşkek yemeği..

İlgili Yazılar
Acı nın Destan ın Diriliş in Adı Çanakkale
Acı’nın, Destan’ın, Diriliş’in Adı: Çanakkale

‘Çanakkale & Acı, Destan, Diriliş…’ kitabıyla Faruk Sanal, o büyük savaşı bize yeniden hatırlatıyor. Çanakkale’de verdiğimiz ölüm kalım mücadelesinin ne anlama geldiğini anlatıyor. Birçok hatayı, yanlışı tashih etme gayret ve cesaretini de gösteriyor. Muaz Ergü yazdı.
05/04/2016 12:12
Osmanlı'nın Avrupa'da inşa ettiği ilk cami
Osmanlı'nın Avrupa'da inşa ettiği ilk cami

Osmanlı'nın Avrupa topraklarında inşa ettiği ilk camii olan Gazi Süleyman Paşa Camii, Gelibolu'nun merkezinde bütün güzelliğiyle kendini muhafaza ediyor. Hüseyin Kahraman yazdı.
16/08/2014 12:12
Bu yayınevinin zikri hep aynı
Bu yayınevinin zikri hep aynı!

Çanakkale üzerine kitaplar yayınlayan Yarımada Yayınları editörü Zümrüt Sönmez ile yayınevi çalışmaları üzerine konuştuk..
30/12/2010 08:08
Mehmet Akif'i ne kadar tanıyoruz
Mehmet Akif'i ne kadar tanıyoruz?

Üstad Mehmet Akif'in iki tarihi belgesini dergi arşivlerinden sizler için ç-alıntılıyoruz.
22/12/2010 15:03
Orda bir imam hatip var uzakta
Orda bir imam hatip var uzakta!

Anadolu'nun çoğu yerinde imam hatip liseleri kapanmamak için öğrenci aramaya çıkmıştı. Bayramiç'teki lisenin de ilginç bir hikâyesi var.
30/09/2010 11:11
 kif'in Bayramiç'teki evine gittim
Âkif'in Bayramiç'teki evine gittim!

İstiklal Marşı şairi Mehmed Âkif'in Çanakkale'nin Bayramiç ilçesindeki evi ve nüfus cüzdanı.
24/09/2010 12:12

 

Çanakkale’yi biliriz hepimiz. Şanını, şöhretini, bir de orada verdiğimiz şehitleri… Fakat kaçımız gitmişizdir, kasabalarına köylerine? Hadi gidelim geçmişteki görüntüsü neredeyse aynen devam eden bir köye…

Cicikler köyü, Çanakkale’nin Çan ilçesine bağlı bir dağ köyü… İlçeye uzaklığı yaklaşık 30 km, kaynak sularıyla meşhur Kaz dağlarının eteklerinde bir köy. Geçmişi 400 seneye dayanan Cicikler köyü, 1915’lerde 40 hane iken 60 kadar şehit vermesiyle neredeyse 20 sene köyde çalışacak erkek kalmamış. Bundan dolayıdır ki; köye birçok iç güveysi damat gelmiştir. Doğal kaynak sularının çok fazla oluşu fakat yeterli arazinin olmayışı burada tarımdan ziyade hayvancılığı daha da etkin kılıyor.

Bektaşi dedelerin mezarları da var Cicikler köyündeCicikler köyü, Çan, Çanakkale

Osmanlının gelişmesiyle yayılan Müslümanlar, Yunan kültürünün yaygın olduğu bu bölgeyi İslamlaştırmışlar. Bektaşi terbiyesinden geçmiş iki kardeş çoban devlet-i aliye tarafından bölgeye yerleştirilir. Bu iki kardeşin çok kalabalık sürüleri vardır. Koca Bilal Büyük Çaltı bölgesine, Koca Cicik ise Küçük Çaltı bölgesine yerleşmişler. Tarihi muğlak olan büyük bir depremde tüm evler, damlar ve çadırlar yerle bir olmuş. Sonra köyleri biraz daha yukarı bölgeye yani bugünkü yerleşim alanlarına kurmuşlar. Bu yerleşkelerin biri Cicikler köyü, diğeri ise Bilallar köyü ismini alıyor.

Bu bölgede Bektaşi dedelerin mezarları bulunuyormuş. Bu mezarların olduğu yerlerden birisine de Dede Tepesi deniyormuş. Buradaki ilk Hıdırellez hayırları bu tepede yapılmaya başlanmış. Köylüler Mayısın ilk haftasında yiyeceklerini alır, orada ikramlarını eder ve dualarını yaparlarnış. Bu bölgede Hıdırellez bir şenlik şeklinde değil de yöresel yemeklerin dağıtımı olan ‘hayır’ şeklindedir. Yöresel bir yemek olan keşkek dağıtılır, ardından dualar edilir, hayrın bereketi perçinlenirmiş.

Tanzimat’tan sonra sünni mollaların bölgeye gelmesiyle sünni eğitimi alan bölge sakinleri sünnileşmiş. Bektaşilik ve dede efendilerin unutulduğu bu bölgede mezarlar defineciler tarafından talan edilmiş, Dede Tepesi’ndeki mezarlar ve Bektaşi mezarları günümüze ulaşamamıştır. Fakat Hıdırellez hayırları unutulmuyor. 6 Mayıs’tan itibaren Kaz dağları eteklerindeki her köy 1 ay içerisinde kendi meydanında toplanıp hayır keşkeğini birlikte yiyor, dirlik ve düzen için dualara birlikte avuç açılıyor.

Keşkeği güzel pişirmek herkesin harcı değil

Keşkek, buradaki mutfak kültürünün baş yemeği… Bu bölgede keşkek, soyulmuş sarı buğday dedikleri kaliteli bir buğdaydan yapılıyor. Kesinlikle odun ateşinde 7-8 saat kaynatılarak pişiriliyor. Hıdırellez hayrındaki keşkek mutlaka kuzu etinden yapılırmış. Ancak durumu iyi olan aileler kuzu etli, diğer aileler ise keşkeği tavuklu yaparmış.

Cicikler köyü, Çan, ÇanakkaleÜlkemizde birçok değişik çeşidi olan keşkek, bu yörede birçok bölgeden farklı olarak sopalarla dövülüyor. Dövüldükçe sıcak su ilave edilerek tekrar dövülüyor. Dövme işlemi başladıktan sonra artık keşkek hiç kaynatılmıyor. Keşkekte bu sayede ne buğday tanesi kalıyor ne de et parçaları. Hepsi birbirine karışıyor ve sadece lezzetini hissediyorsunuz. Belli bir kıvama geldiğinde içine bol miktarda zeytinyağı katılarak karıştırılan keşkek, dinlenmeye bırakıldıktan 10 dakika sonra servise hazır.

Şunu da söylemeden edemeyeceğim. Herkes aynı lezzette keşkek yapamıyormuş. O nedenle de köyde çok hoş bir muhabbet geçer iftardan önce. Mesela; “filanca keşkek yapmış ama et atmayı unutmuş!” ya da “filanca keşkeği çok güzel dövmüş, çok güzel yapmış” gibi bir tatlı muhabbet edilir yemeklerden önce.

Biz de dedem Recep Karakoç’un keşkeğinin tadına baktık geçen akşam. Halamın eşi dövdü keşkeği. Onu seyrettik saatlerce. İşine hiç kimsenin müdahale etmesini istemediği için aileden kimse yanında bulunmuyor. Yemeği hazırlayan kadınlar bahçenin başka bir köşesinde olurken eniştem ise diğer köşesinde keşkek ile meşgul oluyor.

Pişip de servis edilince ve afiyetle yenince ‘nasıl olmuş’ sorusuna cevap arıyor. Olumsuz cevap aldığını pek nadir gördüm açıkçası.

 

Şeyda Karakoç yazdı






İlgili Konular