, 24 Ocak 2017
Taşranın ahengi bir yeraltı nehri gibidir

Mustafa Kutlu

48410

Taşranın ahengi bir yeraltı nehri gibidir!

Mustafa Kutlu’nun ‘Mavi Kuş’undan çalıntıladığımız ‘ahlak risalesi’nde neler diyor Kutlu?

İlgili Yazılar
Bir Filozof Niçin Köyde Yaşamaya Başlar
Bir Filozof Niçin Köyde Yaşamaya Başlar?

Martin Heidegger’in Güney Almanya’daki Todtnauberg köyünde bulunan kulübeye yerleşmesini ve söz konusu kulübeyi konu edinen ''Heidegger’in Kulübesi'' geçtiğimiz aylarda yayımlandı. Serdar Arslan kitabı okudu ve değerlendirdi.
13/01/2017 10:10
Hatıraların Yek nu Hep Anneler
Hatıraların Yekûnu Hep Anneler

Yazmak kolay. Okumak, göze almaktır kelimelerin çağrışımlarını. Okumak, bir hudutsuzluktur, bir yerlerde bir şeyler unutulsun gitsin diye bekleyenlere. İşte böyle bir okumayı Mustafa Başpınar'ın ''Annemin Gözleri’'nde yaşadım. Sefa Toprak yazdı.
25/12/2016 13:01
İbnülemin Mahmud Kemal Bey in Manzum Öfkesi
İbnülemin Mahmud Kemal Bey’in Manzum Öfkesi

Kütüphanesini İstanbul Üniversitesi'ne bağışlayan, fakat bu bağışın tahakkukunu vefatından sonraya erteleyen İbnülemin Mahmud Kemal Bey; A. Süheyl Ünver'in benzer nitelikteki bağışını kuvveden fiile çıkarmasına epey öfkelenmiş. Bu öfkeden ve neticesinde kaleme alınan manzumeden, Uğur Derman'ın bir yazısıyla haberdar oluyoruz. Derman Hocanın o yazısını alıntılıyoruz.
23/12/2016 13:01
Bu Depresyon Hırkası'nı Giyen Var mı Aranızda
Bu Depresyon Hırkası'nı Giyen Var mı Aranızda?

Nurcan Toprak, 'Depresyon Hırkası' kitabı ile giyilmiş hüzünlere şen bir üslupla dikkatleri çekiyor. Serdar Arslan yazdı
02/12/2016 14:02
Yazılı Türk Edebiyatının İlk Örneklerine Dair Kapsamlı Bir Çalışma
Yazılı Türk Edebiyatının İlk Örneklerine Dair Kapsamlı Bir Çalışma

Orhun Yazıtları, Türk edebiyatının ilk şaheseri, hitabet sanatının muhteşem örneği ve yazı dilinin ilk belgeleri olarak kabul edilirler. Bu yazıtlara dair önemli bir çalışma yapıldı Ahmet Bican Ercilasun tarafından: 'Türk Kağanlığı ve Türk Bengü Taşları'. Nidayi Sevim yazdı.
08/12/2016 08:08
Çeşitli Yayınevlerinden Yeni Çıkan Kitaplar Kasım 2016
Çeşitli Yayınevlerinden Yeni Çıkan Kitaplar / Kasım 2016

Her ay başında, sitemize hangi yayınevleri neler göndermişse onları toplu olarak siz okurlarımızla paylaşıyoruz. İşte Kasım-2016 döneminde Dünyabizim'e gelenler...
01/12/2016 13:01

 

Mustafa Kutlu’nun Mavi Kuş’unda “mahremiyet”i anlatan güzel, kısa bir kısım var. Mustafa Kutlu, okuyucusuyla konuşurken, kendi deyişiyle “mevzuyu terk edip ahlâk risalesi” yazmaya başlıyor. Bu satırları, “eskiden şöyleymiş, şimdi böyle; tüh” diyerek değil de, ‘eskiden olanı bugüne taşımanın derdi’ içinde okumak gerekiyor. Bakış açısının farklılığı hasebiyle ç-alıntıya değer bir kısım:Mahremiyet

Ev sokağa değil, avluya açılır

Medeniyetimizi oluşturan manevî dinamiklerin dışa dönük zâhirî bir zenginlik ve gösterişi değil; içedönük bir derinlik ve yüceliği hedef aldığını söyleyebiliriz. Bu, bir bakıma zâhire nispetle bâtını kıymetli kılar. İlkeler böyle belirlenince; medeniyet unsurları da bu ilkelerden neşet eden nispetlere, gelişmelere, biçimlere ulaşır.

Mesela evleri ele alalım. Bu evler sokağa değil, avluya bakar. Sokağa dönük yüzünde, insan boyunu aşan duvarlarında pencere dahi yoktur. Çokluk taştan yapılır ve sağırdır. Sokağa bakan kafesli pencereler bu taş kısmın üzerinde yükselen ikinci katta bulunurlar. Evet, ev bahçeye, yani içe açılır. Burası mahrem bir alandır.  Çiçek, meyve, sebze, havuzda su ile bir bakıma tabiatın devamıdır. Güzel ve ferahtır. Saydığımız unsurlarla tezyin edilmiştir.

Evin dış görünüşü sade ve vakurdur. Tezyinat evin içindedir. Oymalar, ahşap bezemeler, göbekli geçmeli tavan süsleri, yüklük ve çiçeklikler hep bu iç güzelliği hedef alır.

Birçok kıymet hükmü fert ve cemiyeti çekip çevirir

Bu incelik ve âhenk büyük-küçük, baba-oğul, ana-kız, konu-komşu, usta-çırak, şeyh-mürit, hoca-talebe münasebetlerine de damga vurmuştur. Çırak bir gün usta, oğul bir gün baba olacağından, yetişmesine itina gösterilir. Ağalık, beylik, hocalık, şeyhlik dahi bir hududa kadardır. Haddi aşmak hiçbir şekilde hoş görülmez.

Haram, helal, mekruh, müfsit, mubah, farz, sünnet, müstahsen, mendup, edep, hizmet, hürmet, merhamet, şefkât, sabır, şükür, bid’at, örf, âdet, gelenek-görenek-mizaç… Sayılmayacak kadar kıymet hükmü belli bir denge içinde fert ve cemiyeti çekip çevirir. Öyle ki, helaya girme âdabından, sofraya oturma âdabına kadar. Bu ahlâk, düzen ve hiyerarşiyi değiştirecek, zedeleyecek her davranış, düşünce, tutum hastalık ve bozulma alameti sayılır; zamaneden şikâyet edilir, durumun düzelmesi için kanun-ı kadime dönülmesi salık verilirmiş.

AvluElbette ki bir değişim yaşanmakta ve taşranın yekpâre zamanı kenarından köşesinden delinmektedir amma, bu o kadar yavaş seyreder ki, değişim hissedilmez bile.

Evler, bahçeler, ustalar, çıraklar, günler, geceler hep birbirine benzer. Sanki tornadan çıkmış gibidirler.

İşte yine yanıldınız.

Bu tıpkı dört fâilâtün ile yazılan şiirleri hep aynı sanmak gibidir. Oysa o şiirlerin içine eğilip bakmak lazımdır. O zaman görülür ki, Fuzûlî ile Bâkî; Hayâlî ile Zâtî farklı insanlardır ve farklı şiirler söylemişlerdir.

Her şair gibi her usta, her ev, her mescit, her hoca, her ağaç, her duvar ayrı birer şahsiyettir.

Taşranın âhengi bir yeraltı nehri gibidir. Üstündekileri besler, büyütür ama gücünün sırrını açığa vurmaz. O sebeple zâhire değil, bâtına bakmak lazımdır.

 

Habil Üler ç-alıntıladı





Yorum
ne mutlu kutlu okuyana
nimetküçüktü
mavi kuş anadolu irfanı konusunda güzel bir gezintiye çıkaran, nev'i şahsına münhasır, dimağlarda bir hoş sada bırakan, pek bir okunulası kitap... mavi kuştan sonra yitirdiklerimize vâ esefâ demedim desem yalan olur
21/03/2012, 22:31
sorular
Emre ŞENER
1- Müteahhitler nasıl kazanacak? 2- Bir EV sahibi olmaktansa 5 apartman dairesi sahibi olma aç gözlülüğümüz nasıl bastırılacak? 3-"Sayılamayacak kadar kıymet hükmü" artık sayılabilir paraya dönüşmedimi?
21/03/2012, 09:08