, 17 Ağustos 2017
Nesneye aşık olduk yağmaladık geleneği

23764

Nesneye aşık olduk, yağmaladık geleneği!

Hepimizin büyüdüğü, hepimizi büyüten bir mahallemiz vardı. Şimdi neye dayanacağız?!

İlgili Yazılar
Çıkmaz sokaklar insana çıkıyordu
Çıkmaz sokaklar insana çıkıyordu!

Şehirlerin isim değiştirip 'kent'e dönüşmesi, sadece bir varlığın isim değiştirmesiyle sınırlı kalmadı asla.
28/06/2011 13:01
Evimiz Çalınmıştır Buradan Başlayalım
Evimiz Çalınmıştır, Buradan Başlayalım

''Ev hakkı madde ile değil doğrudan ve sonuna kadar insan olmanın köküyle ilgilidir ve adalet düşüncesi tam olarak ‘ev’den başlar.'' Yağız Gönüler, Ömer Erdem'in 'Ev Meselesi' başlıklı yazısını alıntıladı.
14/02/2017 10:10
Taşranın ahengi bir yeraltı nehri gibidir
Taşranın ahengi bir yeraltı nehri gibidir!

Mustafa Kutlu’nun ‘Mavi Kuş’undan çalıntıladığımız ‘ahlak risalesi’nde neler diyor Kutlu?
20/03/2012 15:03
Müslümanlar Apartman Yığınlarını Mahalle Zannediyor
Müslümanlar Apartman Yığınlarını ‘Mahalle’ Zannediyor

''Mahalle, kırk haneden oluşur. Kırk kapı komşu birbirine kefildir. Avarız akçası da bu kefaletin senedidir. Bir şehir, mahallelerden oluşur. Şehir inşa edemezsek medeniyet de inşa edemeyiz.'' Lütfi Bergen, 'Şehir Sünnettir' kitabı etrafında Yağız Gönüler'in sorularını cevapladı.
08/11/2016 12:12
Bahçe istiyorum Rabbim bahçe
Bahçe istiyorum Rabbim, bahçe!

Daralan yalnız odalar değil elbette apartman hayatında. Daralan kültürümüz, medeniyetimiz, saadetimiz ve hatta ahlakımız..
24/11/2010 08:08
Burda kalıcı değiliz işte eski evlerimiz
Burda kalıcı değiliz, işte eski evlerimiz

Yeni bir toplum inşa etmeye yeni evleri inşa etmekle başlamak gerek belki de. Bunun örnekleri de uzakta değil, hemen yanıbaşımızda. Ahmet Serin yazdı..
23/08/2014 12:12

 

 

Biz mahalleden taşınalı asırlar oldu

Caminin yanında, çeşmeyi gölgeleyen koca bir çınar… Mahallemizin çekirdeğiydi orası. Oradan kalplere bir serinlik dolmaya başlar, etrafa yayılır, dünyayı ferahlatırdı. Gün geldi, çeşmenin suyu çekildi, çınar kurudu…

Mahallesiz kaldık

Peki biz ne yaptık? O mahalleden başka bir mahalleye taşındık. Ama öyle hakka, hakikate değen bir mahalle değildi bu seferki. Mahallenin, bizim medeniyetimizin merkezini içinde barındırdığı gerçeğini, taşındığımız yerde bıraktık.

Sonrası hep aynı, yanlış kaldırım

Yeni mahallenin yaşantısı da yeniydi. Zamanla yakıştı üzerimize: “Müslümanız” dedik, Müslüman olmayanı bağrımıza bastık. Bizim gibi düşünmeyen kardeşimizi taşa tuttuk. Hep aynı kelimeyle, hep aynı cümleleri kurduk. Kapattıkça kapattık üzerimize kapıyı.

Gariban zenginleşince kardeşimiz oldu. Zengine kâfir dedik, zenginleşince tövbe ettik.

Menkıbeler ezberledik kitabelerden, kendimizi ulemadan saydık, cahilliğimiz yaraladı tüm ibadetlerimizi.

Nesneye âşık olduk, yağmaladık geleneği; moderne kötü deyip ilk postmodern olduk. Şekli amaç edindik, fiyakası yetti bize.

Sanatçımız, şeyh kesildi sanatın başına. Şiirimiz kayıp? Sahi ne oldu şairimize? Kemikleri sızlar oldu Yahya Amca’nın. Evet Yahya Amca, şimdi sadece demode…

Bizi her kavrayışta özgürleştiren kitabımıza, bize düşünmeyi ve sürekli düşünmeyi öğütleyen kitabımıza, işlemeli korunaklar yaptık. Ve gurur duyduk karanlığımızla. Karanlığımıza da zamanla alıştık. Işık gözlerimizi kamaştırır oldu.

Dövünmek mi? boşuna!

Acı, özlem, pişmanlık ve kızgınlık duyup dövünmek, belki erdem ama boşuna. Biz o mahallemizden taşınalı asırlar oldu. O eski mahalleye bir gün yeniden taşınabilir miyiz? Zor… Ama biz taşınamasak da keşke o mahallenin ruhunu en azından kendimize taşıyabilsek. Varlığın ve eşyanın hakikatine kulak kesilip, yedinci oğul olabilsek. Hakikat ile aramızdaki mesafeyi kapatsak. Hayatımız güzel, sanatımız sahici, kardeşimiz Müslüman olsa. Ah keşke olsa!

 

Serdar Arslan iç geçirdi






İlgili Konular