, 27 Şubat 2017
Sokağa çıkmalıyız iyilikleri büyüterek

4340

Sokağa çıkmalıyız, iyilikleri büyüterek!

Hayatın damarlarına dokunuş vardır sokakta. Sahicidir sokaklar; merttir, yanıltmaz kimseyi.

İlgili Yazılar
Nesneye aşık olduk yağmaladık geleneği
Nesneye aşık olduk, yağmaladık geleneği!

Hepimizin büyüdüğü, hepimizi büyüten bir mahallemiz vardı. Şimdi neye dayanacağız?!
28/02/2012 13:01
Evimiz Çalınmıştır Buradan Başlayalım
Evimiz Çalınmıştır, Buradan Başlayalım

''Ev hakkı madde ile değil doğrudan ve sonuna kadar insan olmanın köküyle ilgilidir ve adalet düşüncesi tam olarak ‘ev’den başlar.'' Yağız Gönüler, Ömer Erdem'in 'Ev Meselesi' başlıklı yazısını alıntıladı.
14/02/2017 10:10
Taşranın ahengi bir yeraltı nehri gibidir
Taşranın ahengi bir yeraltı nehri gibidir!

Mustafa Kutlu’nun ‘Mavi Kuş’undan çalıntıladığımız ‘ahlak risalesi’nde neler diyor Kutlu?
20/03/2012 15:03
Müslümanlar Apartman Yığınlarını Mahalle Zannediyor
Müslümanlar Apartman Yığınlarını ‘Mahalle’ Zannediyor

''Mahalle, kırk haneden oluşur. Kırk kapı komşu birbirine kefildir. Avarız akçası da bu kefaletin senedidir. Bir şehir, mahallelerden oluşur. Şehir inşa edemezsek medeniyet de inşa edemeyiz.'' Lütfi Bergen, 'Şehir Sünnettir' kitabı etrafında Yağız Gönüler'in sorularını cevapladı.
08/11/2016 12:12
Bahçe istiyorum Rabbim bahçe
Bahçe istiyorum Rabbim, bahçe!

Daralan yalnız odalar değil elbette apartman hayatında. Daralan kültürümüz, medeniyetimiz, saadetimiz ve hatta ahlakımız..
24/11/2010 08:08
Burda kalıcı değiliz işte eski evlerimiz
Burda kalıcı değiliz, işte eski evlerimiz

Yeni bir toplum inşa etmeye yeni evleri inşa etmekle başlamak gerek belki de. Bunun örnekleri de uzakta değil, hemen yanıbaşımızda. Ahmet Serin yazdı..
23/08/2014 12:12

Bugün sokağa çıktım ve hayata dair iki şey öğrendim. Normal şartlar altında üç bilgi toplamam gerekirdi, okuduğumuz kıssadan hisselerde hep öyle olur ya... Ama benim nasibime iki tane düştü, ya da ben o kadar görebildim.

Sokağa çıkar mısınız?!

Sokakta olmayı seviyorum. Amcaları, teyzeleri, çocukları izlemek, oyunlarına, konuşmalarına, dertlerine ortak olmak, kimine göre basit gelen hayatlarının içine girmek önemlidir aslında. (Bu arada basit kelimesinin etimolojik anlamını GYY'den öğrenmiş bulunmaktayım. Rabbimizin güzel isimlerinden el-Bâsıt ismi şerifinden gelmekte. Genişleten, açan, bolluk veren demek. Kullandığım mana ile çelişiyor. Sence de ilginç değil mi okuyucu?)

Sokaktan ne öğrendim?Sokakta çocuklar...

Ne diyordum; sokaklar evet. Hayatın damarlarına dokunuş vardır sokakta. Sahicidir sokaklar; merttir, yanıltmaz kimseyi. Her şey olduğu gibidir, iki yüzlü bir şey bulamazsınız. Gerçek insanlar vardır sokakta, gerçek duygular. Sokakta öğrenirsiniz hayatı, arkadaşlığı, insanı ve hesapsız ilişkileri, selam vermeyi, merhameti, var olma çabasını. İşte bu yüzden sokaklara yabancı kalmamalı...

Ben sokakta hatırı sayılır zaman geçirerek büyümüş bir çocuk olarak, sokaktan kötü bir şey öğrendim diyemem. Belki de bu durum 90'lara hastır, bilmiyorum. Şimdilerde anneler çocuklarını sokağa salmıyor. Cinnet geçiren insanlarla aynı sokakları paylaştığımızı düşündüğümde çok dahaksız bulmuyorum onları. Fakat bu korkuyu paranoyaya dönüştürerek, mütemadiyen tedirgin bir ruh hali içine girmenin de doğru bir yaklaşım olmadığını söylemeye gerek yok. Münferit vakaları genele yayıp, toplumun çoğunu zıvanadan çıkmış, yolunu şaşırmış, zararlı insan kitleleri gibi göstermekten başka bir işe yaramayan gündüz kuşağı programlarını izleyen anneler ve çocuklar nasıl sokağa çıksın ki? Sizin dediklerinize itibar etmiyorum; her konuda ahkam kesen, ülkeyi caniler ve korkaklar imparatorluğuna çeviren ekran insanları!

Şimdi çocuklar nerede saklambaç oynayacak?

Bu zamanın çocuklarına yazık değil mi peki? Yaşam alanları olan sokaklar temiz mi? Onlar şimdi nerede top oynayacak, düştükten sonra kalkmayı öğrenecek, sobe diye bağıracak, yerden yükseğe çıkınca ebelenmeyecek? Ya onları teslim ettiğimiz televizyon ve internet sokaktan daha mı az tehlikeli?

Selam veren teyzeler ne güzel

Etrafı gözlemlediğim anlardan biri... Dalgın dalgın sokakta yürürken, bir teyze "Selamun aleyküm" dedi bana. Teyze utandırmıştı beni. Aslında benim demem gerekiyordu. "Aleyküm selam teyze" dedim ve gülümsedim gayri ihtiyari. İçimi bir sevinç kapladı o an. Ne güzel, boşuna öğütlememiş Peygamber; "Tanıdığınıza tanımadığınıza selam verin" diye. Hay Allah razı olsun senden teyze. Bazen yaraya derman olabiliyormuş ufak gülümseyişler, selam vermeler; ciddiyim. Aradığımı bulmuş gibiydim. Kısa günün kârı diye buna denir. Bugün sokakta selam vermenin Müslümanlar arasında bir parola ve insanın gönlünü yumuşatan İslam'ın güzelliklerinden biri olduğunu yeniden öğrendim. Tekrar etmek iyidir derdi hocalarımız.

Kısa günün kârı 

Bugün sokakta bir de, insanların samimi olunca ne kadar güzel olduklarını öğrendim. Yolda yürüyen iki genç birden çaprazımdaki adamın koluna girdiler, muhabbete başladılar.

-Vay hocam nasılsın? Bizi okuttun, büyüttün, hakkını ödeyemeyiz...

Bir candan davranışları vardı ki görmeliydiniz. Anlaşılan mezun oldukları okuldaki hocalarıydı, karşılaştıkları insan.  Hemen elindeki poşeti aldılar, "biz taşıyalım hocam" diyerek. Şükür ki hala güzel şeyler de oluyor diye düşündüm. Ben uzaktan izleyen biri olarak bu kadar sevindiğime göre; kim bilir o hoca ne kadar mutlu olmuştur. Birlikteyken ne kadar kızsanız da, yapılan iyilikler unutulmuyor, gün gelince bir hal hatır sorma olarak da olsa size geri dönüyor.  Vefaya, sevilmeye, hatırlanmaya, küçük şeylerden mutlu olmaya dair fotoğraf da görebilirsiniz sokakta.

Sokağa küsmek olmaz. Kötülüğün üstesinden gelebilmek için sokakta olmak lazım. Şükür ki; iyi insanlar hala bizimle beraber. Siz sokağa çıkıp, iyiliği yayarsanız orası daha güzel bir yer olacak.

Sokağı okumak gerekir bazen. Eminim işinize yarar bir şeyler bulursunuz.

Ayşegül Sena Kara sokaktan bildirdi.

 





Yorum
sokak bize emanet
ayşegül sena
tam da bunu demek istemiştim. yazıyı tamamlayan bir yorum oldu. teşekkür ederim Hakan bey.
iyiliği yayacaksan sokağa çık! evet bu.
05/04/2011, 16:05
sokağın hakkını vermek
hakan
sokağa çıkacaksan eğer hakkını ver diyor peygamber. emri maruf yap, nehyi münker yap ve gözünü haramdan sakın... yani iyiliği sokağa hakim kıl, kötülüğü kov... selamla sevgi arasında da bağ kuruyor peygamberimiz ayşe hanımın -kısa günün karı- çıkardığı iki derste olduğu gibi. sevmezseniz biribirinizi, cennete giremezsiniz. sokaklarınızı cennet kılamazsınız. biribirinizi sevemezsiniz, biribirinize selam vermedikçe... not: basit, yalın, tek düze ve bileşiğin zıttı. tebrikler ayşe hanım, takdirler.
05/04/2011, 09:53
sokak
ahmet muhip dıranas
ahmet muhip dıranas'ın sokak şiirini okuyunuz
02/04/2011, 00:40

İlgili Konular