, 25 Kasım 2017
Toki mahalle de yapabilir mi

7266

Toki mahalle de yapabilir mi?

Her yere siteler kurmak bizden ne götürdü. Mostar bunu incelemiş.

İlgili Yazılar
İmre Özbek Eren Sorguluyor Geleneksel Mahalle Geleceğe Taşınabilir mi
İmre Özbek Eren Sorguluyor: Geleneksel Mahalle Geleceğe Taşınabilir mi?

İmre Özbek Eren geçtiğimiz günlerde 'Mahalle – Yeni Bir Paradigma Mümkün Mü?' isimli kitabına dair bir söyleşi gerçekleştirdi ve geleneksel mahallenin geleceğe taşınıp taşınmayacağı noktasında önemli tespitlerde bulundu. Dilara Yabul etkinlikten notlarını aktarıyor.
23/09/2017 11:11
Çıkmaz sokaklar insana çıkıyordu
Çıkmaz sokaklar insana çıkıyordu!

Şehirlerin isim değiştirip 'kent'e dönüşmesi, sadece bir varlığın isim değiştirmesiyle sınırlı kalmadı asla.
28/06/2011 13:01
Nesneye aşık olduk yağmaladık geleneği
Nesneye aşık olduk, yağmaladık geleneği!

Hepimizin büyüdüğü, hepimizi büyüten bir mahallemiz vardı. Şimdi neye dayanacağız?!
28/02/2012 13:01
Evimiz Çalınmıştır Buradan Başlayalım
Evimiz Çalınmıştır, Buradan Başlayalım

''Ev hakkı madde ile değil doğrudan ve sonuna kadar insan olmanın köküyle ilgilidir ve adalet düşüncesi tam olarak ‘ev’den başlar.'' Yağız Gönüler, Ömer Erdem'in 'Ev Meselesi' başlıklı yazısını alıntıladı.
14/02/2017 10:10
Taşranın ahengi bir yeraltı nehri gibidir
Taşranın ahengi bir yeraltı nehri gibidir!

Mustafa Kutlu’nun ‘Mavi Kuş’undan çalıntıladığımız ‘ahlak risalesi’nde neler diyor Kutlu?
20/03/2012 15:03
Müslümanlar Apartman Yığınlarını Mahalle Zannediyor
Müslümanlar Apartman Yığınlarını ‘Mahalle’ Zannediyor

''Mahalle, kırk haneden oluşur. Kırk kapı komşu birbirine kefildir. Avarız akçası da bu kefaletin senedidir. Bir şehir, mahallelerden oluşur. Şehir inşa edemezsek medeniyet de inşa edemeyiz.'' Lütfi Bergen, 'Şehir Sünnettir' kitabı etrafında Yağız Gönüler'in sorularını cevapladı.
08/11/2016 12:12

“Çocukluğunuzu geçirdiğiniz mahalleyi özlüyor musunuz?” diye sorsak, herhalde birçoğumuz “evet” cevabını veririz. Çünkü çocukluğumuzu geçirdiğimiz mahalleler fiziki olarak her ne kadar farklı idiyse de, komşu ilişkileri ve ahlaki hassasiyetler bakımından birbirlerine oldukça benzemekteydi.

Köksal ALver, Steril HayatlarÇocuklumuzu geçirdiğimiz “bizim mahallemiz”de  yardımlaşma vardı, komşusunun derdiyle dertlenmek vardı. Bir evde hasta varsa o eve yemekler götürmek vardı. Mahalle olarak hep birdik; iyi günde ve kötü günde.

Şimdilerde ise o eski günleri özlemle hatırlıyoruz. Amcalarımızın, teyzelerimizin kurduğu eskiye özlem cümleleriyle dalga geçen, hadi diyelim çok da ciddiye almayan bizler, eski günlerimizi arıyoruz. Sahi var mıdır eski mahalleleri, eski komşulukları, hatta eski apartmanları özlemeyen?

 

Komşunun külü mü, o da ne?

Fakat insanlık ilişkilerimizin modern dünya karşısında aldığı yaraların paralelinde mahalleye bakışımızın, komşuları gözetme duygumuzun da ciddi bir deformasyona uğradığı muhakkak. Artık komşusunun külüne muhtaç olan ailelerin yerini, “Aman komşumdan bana bir zarar gelmesin de ne olursa olsun” diye araya kocaman bir mesafe koyan aileler aldı. Bütün bunların doğal hasılası olarak eski mahalle kültürü ortadan büyük ölçüde kalktı. Özellikle büyük şehirlerde merkeze uzak siteler yapılmaya başladı. Komşularından kendisini sakınan ailelerimiz artık mahallemizden de kendisini sakınmıştı nitekim. Olay “Biz büyüdük ve kirlendi dünya” romantikliği ile açıklanamayacak kadar önemli ve irdelenmesi gereken toplumsal bir konu.

Siteleşmenin geldiği en son nokta olan “güvenlikli siteler”se şu anki çarpık kentleşmemizin en güzel örnekleri durumunda. Eski, fakir mahallelerin yıkılmasıyla yerlerine inşa edilen bu çok yıldızlı, lüks apartmanların, gökdelenlerin olduğu sitelere dışarıdan birisinin girmesi yasak.  Bu sitelerde yaşayan insanlar toplumdan ayrılmış bir şekilde steril hayatlarında güvenli ve mutlu bir yaşam arıyorlar.

Bizim mahalle mi, refah adacıkları mı?

Büyük şehirlerimizin ve hatta yavaş yavaş orta ve küçük ölçekli şehirlerimizin de yapısını değiştiren, neredeyse özerk birer şehir olan bu siteler sosyoloji ve şehir planlaması açısından derinlemesine incelenmeyi gerektiriyor. Mostar dergisi işte bu yolda önemli bir adım attı. Mostar dergisinin eylül sayısının dosya konusu olan “Güvenlikli siteler” daha önce derinlemesine incelenmiş bir konu değildi.

Mostar_Eylul_Kapak.jpgDosyaya yazılarıyla katkı yapan Marmara Üniversitesi öğretim üyesi ve “İstandul’da Kentsel Ayrışma” isimli kitabın yazarı Doç.Dr. Hatice Kurtuluş, Yıldız Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Yar. Doç. Dr. Candan Çınar, Uludağ Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Yusuf Civelek, Uludağ Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Tülin Vural Arslan ve yazar Köksal Alver “refah adacıkları” olarak da adlandırılan güvenlikli siteler fenomenini tarihi ve sosyolojik arka planı ile inceliyorlar. Üstad Hasan Aycın ise yine o etkileyici çizgileriyle konunun ahlaki yönünü ele alıyor.

 

Ve Şakirin Camii…

Mostar dergisinde ayrıca, güvenlikli siteler gibi mimarinin ve şehirleşmenin modernleşmesinin tezahürü olan Şakirin Camii hakkında şair Ahmet Murat’ın magazinsellikten uzak, ciddi bir eleştiri yazısı bulunuyor.

 

Salih Demirhan mahallesini özledi.





Yorum
Site vs. Mahalle
Ömer Şarlak
Bu sadece bir medeniyet meselesi veya modernleşme katsayımızla ilgili bir mesele değil. Aynı zamanda ekonomik. Hatta büyük oranda ekonomik. Normal şartlarda yaşayan bir aile ev almak istediği zaman TOKİ'den ya da KİPTAŞ'tan almak durumunda. Krediyle alsa dahi 10-15 yıl boyunca süren taksitler var. Dolayısıyla kapitalizm hem insanları beton bloklar içerisine yerleştiriyor hem de 15 yıllık harcamalarını planlıyor. Devlet de çıkıp biz şu kadar bin kişiyi ev sahibi yaptık diyor.
19/09/2009, 15:05

İlgili Konular