, 25 Mart 2017
Değirmen'de Mahalle duyarlığı

4746

Değirmen'de “Mahalle” duyarlığı

Değirmen dergisi 6 yıldan bu yana, sanki edebiyatımızda ikinci bir 'Sakarya Türküsü' işlevi yapıyor.

İlgili Yazılar
Ayasofya çocuk dergisinin ilk sayısı çıktı
Ayasofya çocuk dergisinin ilk sayısı çıktı

Ayasofya çocuk dergisi, Şubat 2017 tarihli ilk sayısı ile okuyucularına merhaba dedi.
25/03/2017 11:11
Yolcu dergisinin 82 sayısı çıktı
Yolcu dergisinin 82. sayısı çıktı

Yolcu dergisinin 82. sayısı çıktı.
21/03/2017 15:03
Okur kitap dergisinin ilk sayısı çıktı
Okur kitap dergisinin ilk sayısı çıktı

Okur kitap dergisi, Mart-Nisan-Mayıs 2017 tarihli ilk sayısıyla görücüye çıktı.
21/03/2017 11:11
Genç Birikim dergisinin 213 sayısı çıktı
Genç Birikim dergisinin 213. sayısı çıktı

Genç Birikim dergisinin Mart 2017 tarihli 213. sayısı çıktı.
21/03/2017 11:11
Osmanlı Araştırmaları Dergisi nin 49 sayısı çıktı
Osmanlı Araştırmaları Dergisi’nin 49. sayısı çıktı

Osmanlı Araştırmaları Dergisi’nin 49. sayısı yayımlandı.
20/03/2017 14:02
Reçete Taklit Değil Orijinalliğini Koruyup Kendini Geliştirmek
Reçete Taklit Değil, Orijinalliğini Koruyup Kendini Geliştirmek

Genç dergisinde yer alan kısa Mustafa Yazgan röportajı ve Notlar dergisinde yer alan gayet uzun ve etraflı Süleyman Hayri Bolay röportajları, kendimiz olmamız ve orijinalliğimizi kaybetmememiz gerektiğine dair ilham veriyor. Necdet Ömer Özer yazdı.
20/03/2017 13:01

Sakarya’da bir dergi çıkıyor: Değirmen. Değirmen 6 yıldan bu yana, sanki edebiyatımızda ikinci bir “Sakarya Türküsü” işlevi yapıyor. Sakarya Gönüllü Eğitimciler Derneği (SAGED) tarafından yayımlanan dergi, 17. Sayısını (Bahar 2009) “Mahalle”ye ayırdı. “Mahalle” dosyası, konuya yönelik “sahih bakış”ın sözcülüğünü yapıyor…

Önsöz’de soy söz…

DeğirmenDeğirmen’nin Mahalle dosyasını da içeren 17. Sayısının önsözünde şöyle denilmiş: “Bizler hayata gözlerini  ‘mahalle’de açmış ve o mahalleyi muhalleştirmiş- kaybetmiş bir nesiliz. Sosyal bir müessese, tarihi bir müessese olarak tebarüz etmiş mahalleyi (Osmanlı-İran) çok zaman evvel yitirdik. Bugün o şehirlerimizde o mahallerden – mahallelerden bulmak artık imkânsız hale gelmiştir”

Bu umutsuz cümleler, “mahallesiz” kalmış olmanın acısıyla söylenmiş. Bununla birlikte konu, derginin iç sayfalarında daha dinamik bir ruh haliyle masaya yatırılıyor.

Çünkü…

“Mahalle”mize kastedilmiştir. Ayrıca, bu çok yönlü kastediş son zamanlarda farklı bir boyut kazanmış, birileri, sosyoloji ilmini ahlaksızca ters yüz ederek, “mahalle”miz ile “baskı” kelimesini yan yana getirmiş ve bize karşı silah olarak kullanmıştır.

Böylesi bir durumda, neler yapılabilir? Değirmen’i çıkaran arkadaşlar çareyi “Mahçup gözlerle dönüp, ‘mahalle’mize bakmak istedik.” cümlesinde bulmuşlar.

Osmanlı’da Mahalle…

“Osmanlı’da Mahalle” başlıklı makalesinde Demirci, Osmanlı şehrinin oluşumunda mahallelerin birer yapı taşı olduğu tespitini yaparak, bunun da merkezinde bir cami ya da mescidin bulunduğunu belirtmektedir. Fakat mahallenin oluşumunda bir başka etken de Osmanlı aile yapısıdır. “Mahremiyete saygı kaydıyla kurulmuş” olan Osmanlı ailesi, “Mahalle içerisindeki sosyal bağların sağlamlığı” ve “geleneksel komşuluk ilişkilerinin olumlu bağlayıcılığı” ile toplumun temel taşı olmuştur.

Murat Demirci, makalesinde Osmanlı Mahallesi’ni kolektif hayat, adalet, iktisat, kamu hizmetleri, dini ve etnik yapı, asayiş ve güvenlik, eğitim, sosyal yaşam alanları, mimarî yapı, sağlık, vb. gibi anahtar kavramlar çerçevesinde ele almaktadır. Bu noktada, yazının son paragrafından şu cümleyi iktibas edebiliriz: “Osmanlı mahallesi için bahsi geçen kurumlar, kişiler ve kavramların her biri, birçok eserin temeli olacak derinliğe sahip tarihi ve kültürel unsurlardır.”

Değirmen“The Other Mahalle” Yahut Bilimde Sapıklık Üstüne…

Mehmet Doğan’ın makalesi “The Other Mahalle” adını taşıyor. Başlıktaki absürtlük, Boğaziçi Üniversitesi’nden Binnaz Toprak’ın üç gazeteciyle birlikte yaptıkları “Türkiye’de Farklı Olmak: Din ve Muhafazakârlık Ekseninde Ötekileştirilenler” çalışması ve sonrasında, kamuoyunu uzunca bir süre meşgul eden  “mahalle baskısı” saptırmasına gönderme yapmak içindir. Mehmet Doğan, bizim saptırma dediğimize ‘politik bilim’ demiş ya, evet,  nezaket iyidir!

Tabii, bundan daha iyi olan, yazarın söz konusu çalışma için yaptığı tespitlerdir. Doğan’a göre Binnaz Toprak ve gazeteci arkadaşlarının hazırladığı metin öncelikle “literal konseptten mahrum olduğu veçhile ilmi bir kıymetten vareste”dir. “Araştırmanın ‘mahalle baskısı’ abrakadabrasına yaptığı menfi katkı ise literatüre giremeyeceği için ehemmiyetsiz”dir. “Araştırmada kuşku yok ki en problemli saha zihni dışavurumdur.”

Doğan’ın kapsamlı “The Other Mahalle”sinden daha fazla bahis açmak isterdik ama, diğer makaleler bizi bekliyor.

DeğirmenGazze: Ortadoğu’daki Mahallemiz…

Ahmet Sakartepe, “Ortadoğu’da Bir Mahalle: Gazze”yi yazmış Değirmen için. Yazının hangi ortamda oluşturulduğunu belirtmesi bakımından Sakartepe’nin ilk cümlesini alıyorum: “Bu çalışmayı kaleme aldığım saatlerde İsrail, sekiz gündür havadan, karadan ve denizden bombaladığı ve 450 Filistinli’yi öldürdüğü Gazze’ye kara harekâtına başlamıştı.” Yazar, buradan başlayarak bir “mahalle”mizin nasıl yerle bir edildiğini, kuşkusuz tarihî süreç içerisinde, ele almış. 1948’den bugüne siyonist işgal güçlerinin Filistin üzerinde gerçekleştirdiği her türlü kıyımı dikkatlere sunan yazar, yazısının ikinci bölümünde Kudüs’ün tarihine de bir yolculuk yapmaktadır.

Ve…

Ve diğerleri… “Mahalle dosyası bağlamında Değirmen dergisinde yer alan diğer yazıları şöyle sıralayabiliriz:

Göktan Ay: “Mahalle Baskısı mı, Gelenek Görenekler mi?”

Fahri Tuna: “Sen Bizim Mahalleden Geçersin!”

Hanifi Şahin: “Korkularımızı İdeolojikleştirmek”

Yusuf Yavuzyılmaz: “Bir Varoluş Mekanı Olarak Mahalle ve Ötekileştirme”

Abdulvahap Özsoy: “Hz. Peygamber Döneminde Medine’de Yerleşim”

Menderes Daşkıran: “Bir Medeniyet Projesi Olarak Feta-VI, Mahalle İklimi”

Sebahattin Karakoç: “Dün Dünde Kaldı”

Rüstem Budak: “21. Yüzyılda Mahallenin Görünümü”

Said Coşar: “Yepisyeni Globalköy Mahallesi”

DeğirmenGörüldüğü gibi, Değirmen dergisinin “Mahalle” dosyasını ihtiva eden 17. Sayısı bir hamlede okunup atılacak cinsten değil. Bunun dışında, dosya dışında kalan fikrî ve edebî metinler de okuyucuyu bekliyor. Hal böyleyken, bu haberi okuyanların Değirmen’e duyarsız kalacaklarını zannetmiyorum.

Peki, duyarlılığı hangi yollarla aktif hale getireceğiz? İşte muhaberat bilgileri: [email protected];[email protected]; Yazışma: Bankalar Cad. Kent İş Merkezi, Kat: 4, D: 102, Adapazarı, SAKARYA.

Cevat Akkanat yazdı. 





Yorum
değinirmen
rıdan ekinci
Çok güzel bir dergiye benziyor. Yazılar titiz çalışmanın ürünü gibi. Bir yerden ama putperes değil. Mehmet Doğan'ın dediği gibi;"literal konseptten mahrum olduğu veçhile ilmi bir kıymetten vareste" olacak cinsten sıradanlıklardan uzak...
08/07/2009, 16:07

İlgili Konular