, 19 Nisan 2018
Değirmen'de Mahalle duyarlığı

5549

Değirmen'de “Mahalle” duyarlığı

Değirmen dergisi 6 yıldan bu yana, sanki edebiyatımızda ikinci bir 'Sakarya Türküsü' işlevi yapıyor.

İlgili Yazılar
Osmanlı'da Görselliğin Çocuk Dergileri Üzerinden Keşfi
Osmanlı'da Görselliğin Çocuk Dergileri Üzerinden Keşfi

Çocukların görseli olan metinleri çok daha kolay anladıkları bilindiği için Çocuklara Arkadaş dergisinin her sayısında bir ya da iki resim kullanılmıştır. Ama tüm metinlerinin görsellerle zenginleştirilmesi devrin maddi imkânları açısından masraflı olacağından her sayıda ancak bir ya da iki resim kullanılabilmiştir. Ghonche Ghojoghi yazdı.
19/04/2018 11:11
Kardelen dergisinden Kudüs dosyası
Kardelen dergisinden Kudüs dosyası

Kardelen dergisinin Nisan-Haziran 2018 tarihli 96. sayısı çıktı.
18/04/2018 11:11
Nisan 2018 Dergilerine Genel Bir Bakış
Nisan 2018 Dergilerine Genel Bir Bakış

Şehir ve Kültür, Karabatak, Dil ve Edebiyat, Temmuz dergilerinin Nisan 2018 sayıları hakkında Mustafa Uçurum yazdı.
12/04/2018 09:09
Yolcu dergisinin 89 sayısı çıktı
Yolcu dergisinin 89. sayısı çıktı

Yolcu dergisinin Nisan 2018 tarihli 89. sayısı 'Kitaba, Çaya ve Zeytine Yeminle' kapağıyla çıktı.
10/04/2018 11:11
İpek Yolu Vesilesiyle 200 den Fazla Şehir Kurulmuş
İpek Yolu Vesilesiyle 200’den Fazla Şehir Kurulmuş

Yedikıta dergisi, Nisan 2018 tarihli 116. sayısında İpek Yolu konusunu dosya olarak ele alıyor. 'İnsanlığın Kadim Rotası İpek Yolu & İlim Yolu' kapağıyla çıkan dergide, Veysel Sekmen’in 'Kadim Yolda İlk Adımlar' başlıklı yazısı da konu hakkında genel bir bilgi veriyor. Metin Uygun yazdı.
10/04/2018 12:12
Yarın dergisinden Dilaver Cebeci dosyası
Yarın dergisinden Dilaver Cebeci dosyası

Yarın dergisinin Nisan-Mayıs 2018 tarihli 5. sayısı “Türkiye’m Şairi Dilaver Cebeci” dosyasıyla çıktı.
07/04/2018 15:03

Sakarya’da bir dergi çıkıyor: Değirmen. Değirmen 6 yıldan bu yana, sanki edebiyatımızda ikinci bir “Sakarya Türküsü” işlevi yapıyor. Sakarya Gönüllü Eğitimciler Derneği (SAGED) tarafından yayımlanan dergi, 17. Sayısını (Bahar 2009) “Mahalle”ye ayırdı. “Mahalle” dosyası, konuya yönelik “sahih bakış”ın sözcülüğünü yapıyor…

Önsöz’de soy söz…

DeğirmenDeğirmen’nin Mahalle dosyasını da içeren 17. Sayısının önsözünde şöyle denilmiş: “Bizler hayata gözlerini  ‘mahalle’de açmış ve o mahalleyi muhalleştirmiş- kaybetmiş bir nesiliz. Sosyal bir müessese, tarihi bir müessese olarak tebarüz etmiş mahalleyi (Osmanlı-İran) çok zaman evvel yitirdik. Bugün o şehirlerimizde o mahallerden – mahallelerden bulmak artık imkânsız hale gelmiştir”

Bu umutsuz cümleler, “mahallesiz” kalmış olmanın acısıyla söylenmiş. Bununla birlikte konu, derginin iç sayfalarında daha dinamik bir ruh haliyle masaya yatırılıyor.

Çünkü…

“Mahalle”mize kastedilmiştir. Ayrıca, bu çok yönlü kastediş son zamanlarda farklı bir boyut kazanmış, birileri, sosyoloji ilmini ahlaksızca ters yüz ederek, “mahalle”miz ile “baskı” kelimesini yan yana getirmiş ve bize karşı silah olarak kullanmıştır.

Böylesi bir durumda, neler yapılabilir? Değirmen’i çıkaran arkadaşlar çareyi “Mahçup gözlerle dönüp, ‘mahalle’mize bakmak istedik.” cümlesinde bulmuşlar.

Osmanlı’da Mahalle…

“Osmanlı’da Mahalle” başlıklı makalesinde Demirci, Osmanlı şehrinin oluşumunda mahallelerin birer yapı taşı olduğu tespitini yaparak, bunun da merkezinde bir cami ya da mescidin bulunduğunu belirtmektedir. Fakat mahallenin oluşumunda bir başka etken de Osmanlı aile yapısıdır. “Mahremiyete saygı kaydıyla kurulmuş” olan Osmanlı ailesi, “Mahalle içerisindeki sosyal bağların sağlamlığı” ve “geleneksel komşuluk ilişkilerinin olumlu bağlayıcılığı” ile toplumun temel taşı olmuştur.

Murat Demirci, makalesinde Osmanlı Mahallesi’ni kolektif hayat, adalet, iktisat, kamu hizmetleri, dini ve etnik yapı, asayiş ve güvenlik, eğitim, sosyal yaşam alanları, mimarî yapı, sağlık, vb. gibi anahtar kavramlar çerçevesinde ele almaktadır. Bu noktada, yazının son paragrafından şu cümleyi iktibas edebiliriz: “Osmanlı mahallesi için bahsi geçen kurumlar, kişiler ve kavramların her biri, birçok eserin temeli olacak derinliğe sahip tarihi ve kültürel unsurlardır.”

Değirmen“The Other Mahalle” Yahut Bilimde Sapıklık Üstüne…

Mehmet Doğan’ın makalesi “The Other Mahalle” adını taşıyor. Başlıktaki absürtlük, Boğaziçi Üniversitesi’nden Binnaz Toprak’ın üç gazeteciyle birlikte yaptıkları “Türkiye’de Farklı Olmak: Din ve Muhafazakârlık Ekseninde Ötekileştirilenler” çalışması ve sonrasında, kamuoyunu uzunca bir süre meşgul eden  “mahalle baskısı” saptırmasına gönderme yapmak içindir. Mehmet Doğan, bizim saptırma dediğimize ‘politik bilim’ demiş ya, evet,  nezaket iyidir!

Tabii, bundan daha iyi olan, yazarın söz konusu çalışma için yaptığı tespitlerdir. Doğan’a göre Binnaz Toprak ve gazeteci arkadaşlarının hazırladığı metin öncelikle “literal konseptten mahrum olduğu veçhile ilmi bir kıymetten vareste”dir. “Araştırmanın ‘mahalle baskısı’ abrakadabrasına yaptığı menfi katkı ise literatüre giremeyeceği için ehemmiyetsiz”dir. “Araştırmada kuşku yok ki en problemli saha zihni dışavurumdur.”

Doğan’ın kapsamlı “The Other Mahalle”sinden daha fazla bahis açmak isterdik ama, diğer makaleler bizi bekliyor.

DeğirmenGazze: Ortadoğu’daki Mahallemiz…

Ahmet Sakartepe, “Ortadoğu’da Bir Mahalle: Gazze”yi yazmış Değirmen için. Yazının hangi ortamda oluşturulduğunu belirtmesi bakımından Sakartepe’nin ilk cümlesini alıyorum: “Bu çalışmayı kaleme aldığım saatlerde İsrail, sekiz gündür havadan, karadan ve denizden bombaladığı ve 450 Filistinli’yi öldürdüğü Gazze’ye kara harekâtına başlamıştı.” Yazar, buradan başlayarak bir “mahalle”mizin nasıl yerle bir edildiğini, kuşkusuz tarihî süreç içerisinde, ele almış. 1948’den bugüne siyonist işgal güçlerinin Filistin üzerinde gerçekleştirdiği her türlü kıyımı dikkatlere sunan yazar, yazısının ikinci bölümünde Kudüs’ün tarihine de bir yolculuk yapmaktadır.

Ve…

Ve diğerleri… “Mahalle dosyası bağlamında Değirmen dergisinde yer alan diğer yazıları şöyle sıralayabiliriz:

Göktan Ay: “Mahalle Baskısı mı, Gelenek Görenekler mi?”

Fahri Tuna: “Sen Bizim Mahalleden Geçersin!”

Hanifi Şahin: “Korkularımızı İdeolojikleştirmek”

Yusuf Yavuzyılmaz: “Bir Varoluş Mekanı Olarak Mahalle ve Ötekileştirme”

Abdulvahap Özsoy: “Hz. Peygamber Döneminde Medine’de Yerleşim”

Menderes Daşkıran: “Bir Medeniyet Projesi Olarak Feta-VI, Mahalle İklimi”

Sebahattin Karakoç: “Dün Dünde Kaldı”

Rüstem Budak: “21. Yüzyılda Mahallenin Görünümü”

Said Coşar: “Yepisyeni Globalköy Mahallesi”

DeğirmenGörüldüğü gibi, Değirmen dergisinin “Mahalle” dosyasını ihtiva eden 17. Sayısı bir hamlede okunup atılacak cinsten değil. Bunun dışında, dosya dışında kalan fikrî ve edebî metinler de okuyucuyu bekliyor. Hal böyleyken, bu haberi okuyanların Değirmen’e duyarsız kalacaklarını zannetmiyorum.

Peki, duyarlılığı hangi yollarla aktif hale getireceğiz? İşte muhaberat bilgileri: [email protected];[email protected]; Yazışma: Bankalar Cad. Kent İş Merkezi, Kat: 4, D: 102, Adapazarı, SAKARYA.

Cevat Akkanat yazdı. 





Yorum
değinirmen
rıdan ekinci
Çok güzel bir dergiye benziyor. Yazılar titiz çalışmanın ürünü gibi. Bir yerden ama putperes değil. Mehmet Doğan'ın dediği gibi;"literal konseptten mahrum olduğu veçhile ilmi bir kıymetten vareste" olacak cinsten sıradanlıklardan uzak...
08/07/2009, 16:07

İlgili Konular