, 20 Haziran 2018
Adem Turan'da Son Günün de Bir Şiiri Var

708

Adem Turan'da Son Günün de Bir Şiiri Var

Adem Turan’ın hayat çizgisini sığdırdığı şiirlerini bir araya getirdiği 'Son Günün Şiiri', bir şairin serencamı içtenliğinde okunabilecek bir kitap. Mustafa Uçurum bu kitap hakkında yazdı.

İlgili Yazılar
Kösem Sultan kimdir Muhteris mi muhlis mi
Kösem Sultan kimdir? Muhteris mi muhlis mi?

Kösem Sultan muhteris bir sultan mıydı, muhlis bir sultan mı? Murat Kocaaslan’ın 'Kösem Sultan: Hayatı, Vakıfları, Hayır İşleri ve Üsküdar’daki Külliyesi' isimli eser derli toplu bir kaynak... Kübra Albay yazdı.
13/09/2015 10:10
Bir Yüreğin Kendi İçine Seferi Hızır la Yolculuk
Bir Yüreğin Kendi İçine Seferi: Hızır’la Yolculuk

Selvigül Kandoğmuş Şahin, ''Hızır’la Yolculuk''ta; unutmuşlara ve unutulmuşluklara, tükenmişlere ve tükenmişliklere, yorulmuşlara ve yorulmuşluklara, umutsuzlara ve umutsuzluklara, duasızlara ve duasızlıklara yine, yeniden ve hep yolda olmayı öğütleyici sözlerini hediye etmiş. Fatih Pala yazdı.
05/05/2018 11:11
Mehmet Sarı'dan Dervişane Sözlerle Yol Alan Hikayeler
Mehmet Sarı'dan Dervişane Sözlerle Yol Alan Hikayeler

Mehmet Sarı, 'Altıncı Hikâye' isimli kitabında dervişane bir üslupla cümlelerini kurmuş, kurgusunu oluşturmuş. Sarı bu çalışmasında bizi şarktan garba, mağribden şimale yolculuğa çıkarıyor. Fatih Pala yazdı.
15/04/2018 08:08
Osmanlıca Öğrenmeyi ya da Osmanlıcasını Geliştirmeyi İsteyenler İçin 10 Temel
Osmanlıca Öğrenmeyi ya da Osmanlıcasını Geliştirmeyi İsteyenler İçin 10 Temel Kaynak

Anadilimizde yazılmış bir eseri okuyamıyoruz diye geçmişte icra edilmiş birtakım politikaları eleştirmeyi bırakıp dil engelini aşmaya çalışanlar için temel kaynaklardan bazılarını tanıtacağız. Tıptan optiğe, hukuktan felsefeye birçok alanda Osmanlıca kaleme alınmış eserler bulunmaktadır fakat şahsi araştırma yapanlar genellikle edebiyat, tarih ve ilahiyat alanlarında oldukları için listeyi bu üç alanı önceleyerek oluşturduk.
05/02/2018 11:11
Hukukçu Şairden Denemeler Zaman Irmağı
Hukukçu Şairden Denemeler: Zaman Irmağı

Erdal Noyan’ın 'Zaman Irmağı' adlı kitabı, okuyucuyu ırmak serinliğinde, zamanda bir yolculuğa çıkaran denemelerden oluşuyor. Mustafa Uçurum bu kitap hakkında yazdı.
16/12/2017 11:11
Uzağın ve Yalnızlığın Öyküsünü Yazıyor Dursun Ali Sazkaya
Uzağın ve Yalnızlığın Öyküsünü Yazıyor Dursun Ali Sazkaya

İlk öykü kitabı ''Petersburg’da Ölüm'' ile öykücü yanını da okuyucularla paylaşan Dursun Ali Sazkaya, yaşadığı topraklardan uzak diyarlara uzanan öykülerin ardına düşerek uzun soluklu bir seyahate çıkıyor. Mustafa Uçurum yazdı.
30/11/2017 08:08

Adem Turan’ı ve şiirini “Artık Kuşlarını Uçur” ile başlayan takibim uzun yıllara dayanan ve bitmeyen bir heyecanla devam ediyor. Heyecan diyorum çünkü Adem Turan şiirini okuduğunuzda içinizde dindirilmez bir heyecan olduğunu hissedersiniz. Sesi yüksek olduğu kadar sıcak bir üslubu da vardır bu şiirlerin.

İnsanı kendine çağıran, dünyaya çağıran bir çağrıdır Adem Turan şiiri. Sıcaklığını şairin sesinden ve dünyayla olan irtibatından alır şiirler.

“Son Günün Şiiri” ilk baskısını 1997’de yapmış bir kitap. 11 yıldan bu yana merakla beklenen kitaplar arasındaki yerini muhafaza eden bir kitaptı bu. Okur Kitaplığı, Son Günün Şiiri’ni okuyucularla buluşturmuş oldu.

Düş aralığından yalnızlıklar ülkesine bakmak

Son Günün Şiiri, iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm Düş Aralığı. Şairin her yazdığı kendine dair midir gibi bir soru akla sık sık gelen bir soru. İmgeler dünyasının eli kalemli cengaveri olan şairler, şiirlerinde her ayrıntıyı ayan beyan etmeseler de şiir dünyasından içeri girer girmez bir hayat karşılar bizi.

Adem Turan sadece kendi hayatına karşı değil dünyaya karşı da duyarlı bir şair. Okumaya hayattan başlıyor. İlk şiir, dünyanın ortasında kendini çoğaltan bir şairin serencamı. “Daire” şiiri ömür çizgisinin her gün çoğalan halkaları gibi genişleyerek içine alıyor insanı. “Bense girdim ve yürüdüm bana açılan kapıdan / Gittim ve bir güzel yerleştim kırkıncı daireye; / Odalardan odalara geçtim, eşiklerden atladım / Kapıları tıklattım, beşiklerde sallandım; / Pireler berberlik yapıyordu, develer tellallık / Bir yerde kırk gün kırk gece düğün oluyordu / Diğer yandaysa bir şehzâde / Yüreğini karıncalarla paylaşıyordu

Bu bölümdeki şiirler dünyaya adım atmış bir faninin hal beyanı gibi. “Doldurdum binbir günlük çilemi / Ejderhalarımı öldürdüm / Yol ver / Yol ver çıkayım artık / Yastığımı öperek

İkinci bölüm Yalnızlıklar Ülkesi. Dünyada tutunmaya çalışan bir şairin yalnızlığı ile baş başayız. İç titreten bir giriş var bu bölüme. Sofra şiire ile açılıyor bereket, gönül bereketi. “Göçebe ruhumu kanatıp da geldim efendim / Ne güzel geldim, kılıcımı kırarak, mu’tedil / Nice dağlar aştım, nice yalnızlıklar yaşadım / Çocuk oldum, ırmaklarla yarıştım / Çoban oldum, büyüdüm

Ülke her ne kadar yalnızlıklar ülkesi olsa da şairin içi yine dünyanın mazlumları ile dolu. Adem Turan’ın hissiyatı durmak bilmiyor: “Bir sıçrayışta kırıyor çemberi / Palabıyıklı, sarışın Bosnalı / Ama bitmiyor kahrolası düşman / Bombalar ard arda düşüyor

Son gün yaklaşırken

Bir hikâyesi var Son Günün Şiiri’nin. Teması sağlam kurgularla ilerliyor kitap. Belki bu şiirler farklı zamanlarda kaleme alınmıştır ama şair bizlere doğumdan ölüme bir hayatın şiirini söylüyor. Kitabın kapak çalışması da bu tezi destekler nitelikte.

Artık sizden vazgeçtim, çocuklar elveda! / İnsanlar dünyaya muhalif, yaşamaksa hep yalan” Bu cümleleri ancak son günlerini bekleyen bir ruh halindeki kişi kurabilir. Adım adım yaklaşıyor şiirdeki son. Son An’ın Şiiri, Son Gecenin Şiiri ve Son Günün Şiiri kitaptaki son üç şiir. “Oysa her sabah yeniden açıyorum gözlerimi / (bak bu harika) / Kilden şehirlerimi yeniden kuruyorum / (ah, bu da harika) / Ama affedin benim uzak umutlarım, affedin! / Bağçemde güller açmıyor / Zencilerim uyanmıyor

Ben Son Günün Şiiri’ni hiç kopmadan bir solukta okudum. Başlangıçla bitiş arasındaki sağlam temel aklıma “nehir şiir” çağrışımını getirdi. Böyle bir tarz ya da adlandırma elbette yok ama konu bütünlüğünü bir şiir kitabının arasına sığdıran şairlerin bu tür şiirlerine gönül rahatlığı ile nehir şiir diyebiliriz.

Adem Turan şiirden kopmadan şiirsel bir heyecanla yaşamaya devam ediyor. Bizleri çağırdığı şiir evreninde yerini de işaret etmeyi ihmal etmiyor: “Dağa yaslanmış biriydim işte / Kılıcıyla ve kedileriyle / Ve upuzun düşleriyle / Bu yalnızlıklar ülkesinde…”

 

Mustafa Uçurum