, 22 Mayıs 2018
Ahmet Çiğdem'den İnce Bir Duyarlılıkla Bezenmiş Sağlam Şiirler

Ahmet Çiğdem

2481

Ahmet Çiğdem'den İnce Bir Duyarlılıkla Bezenmiş Sağlam Şiirler

Ahmet Çiğdem’in ''Moğol Lekesi''ndeki şiirleri, dönemdaşı olan şairlerin şiirlerindeki o duyarlılığı ve bu duyarlılığa eşlik eden öfkeyi bünyesinde taşıyan şiirler. Bu yönüyle bu kitap, içinde bolca hayal kırıklıklarının, bolca hüzünlerin ve belki de yitirilmiş duyarlılıkların yer aldığı bir kitap olarak çıkıyor okurun huzuruna. Ahmet Serin yazdı.

İlgili Yazılar
İkinci Yeni nin Öncüsü Sezai Karakoç tur
İkinci Yeni’nin Öncüsü Sezai Karakoç’tur

Yakın dönem edebiyatımızın üzerinde en çok konuşulan, en fazla tartışılan konularından birisi İkinci Yeni akımı. Osman Özbahçe, edebiyat tarihimizin yakın döneminin bu çetrefilli konusundaki düşüncelerini 'İkinci Yeninin Doğuşu' başlıklı bir kitapla sundu kamuoyuna. Ahmet Serin yazdı.
16/05/2018 10:10
Çeşitli Yayınevlerinden Yeni Çıkan Kitaplar Şubat 2018
Çeşitli Yayınevlerinden Yeni Çıkan Kitaplar / Şubat 2018

Her ay başında, sitemize hangi yayınevleri yeni çıkan kitaplarından neleri göndermişse onları toplu olarak siz okurlarımızla paylaşıyoruz. İşte Şubat-2018 döneminde Dünyabizim'e gönderilen yeni kitaplar...
01/03/2018 08:08
Hangi Ahmet Haşim
Hangi Ahmet Haşim?

Edebiyat tarihçileri için ilk sembolist, İslamcı camia için 'Müslüman Saati' metninin yazarı, naif kalpler için 'Melali anlamayan nesle aşina değiliz' dizesinin sahibi olan Ahmet Haşim, iyi bir şair olduğu kadar iyi bir düzyazı yazarıdır aynı zamanda. İbrahim Demirci’nin ''Ahmet Haşim’in Nesirleri'' adlı kitabı da Haşim’i etraflıca tanıtıyor, eksiksiz bir Haşim portresi çıkarıyor ortaya. Ahmet Serin yazdı.
10/12/2017 08:08
Hayatı da Bir Sanat Eseriydi Arif Nihat Asya'nın
Hayatı da Bir Sanat Eseriydi Arif Nihat Asya'nın

Her ne kadar çok güçlü bir şair olsa da sadece ‘şair’ sıfatına hapsedilemeyecek kadar ateşîn biridir Arif Nihat Asya. Devletin kurucu kadrosunun milletin kodlarını derinden değiştirdiği bir dönemde, muhafazakâr değerlere sahip bir mütefekkir olarak ortaya çıkar Arif Nihat Asya. Bu hayat, bilinmesi gereken bir hayattır. Nurullah Çetin'in 'Bayraklaşan Şair Arif Nihat Asya' kitabı, bu hayatın bazı noktalarına ışık tutuyor. Ahmet Serin yazdı.
13/11/2017 08:08
Çeşitli Yayınevlerinden Yeni Çıkan Kitaplar Ekim 2017
Çeşitli Yayınevlerinden Yeni Çıkan Kitaplar / Ekim 2017

Her ay başında, sitemize hangi yayınevleri yeni çıkan kitaplarından neleri göndermişse onları toplu olarak siz okurlarımızla paylaşıyoruz. İşte Ekm-2017 döneminde Dünyabizim'e gönderilen yeni kitaplar...
01/11/2017 08:08
Faruk Nafiz Çamlıbel Anadolucu muydu
Faruk Nafiz Çamlıbel Anadolucu muydu?

Yakup Öztürk, adı üzerinden bir dönemin, bir şiir anlayışının tanınabileceği Faruk Nafiz Çamlıbel'in hayatını 'Memleket Mektep Meclis Arasında Bir Hayat & Faruk Nafiz Çamlıbel' başlıklı bir kitapta enine boyuna incelemiş. Ahmet Serin yazdı.
09/08/2017 08:08

Moğol Lekesi”, Ahmet Çiğdem’in Ebabil Yayınları’ndan çıkan ilk şiir kitabı. Ahmet Çiğdem’in şiirle hemhal olduğu yıllar hatırlandığında, bu kitabın çok ama çok geç kalmış bir kitap olduğu anlaşılacaktır.

“Eski Defterler (1980-1986)” ve “Yeni Defterler (1986-2017)” başlıklı iki bölümden oluşan yetmiş iki sayfalık kitapta, toplam otuz sekiz şiir var.

Yitirdiğimiz duyarlılıklar

Ahmet Çiğdem, ince bir duyarlılıkla bezenmiş sağlam şiirlerin şairi. “Moğol Lekesi”ni okurken sadece şiirlerin sağlamlığının farkına varmakla kalmıyor, aynı zamanda yitirdiğimiz duyarlılıkların da farkına varıyoruz alttan alta. Bu da bize, duygularımızı körelten bir çağda yaşadığımızı hatırlatıyor aniden ve bir kez daha.

Şiirdeki duyarlılığın bizi alıp götürdüğü yerden baktığımızda görüyoruz ki içinde yaşadığımız çağ, biz hiç farkına varmasak bile, dostluklarımızı, doğayla ilişkimizi ve insanî duyarlılıklarımızı da bizden alıp götürüyor. Zaman geçtikçe, bitmeyen koşuşturmalarımıza ara verip soluklanarak bu duyarlılıkları hatırladıkça daha iyi anlaşılıyor bu yitirdiklerimiz.

Demek istediğimi, kitabın onuncu sayfasındaki “Kepenkler Kapalı, Kamu Karartılmış” şiirindeki,

Pencereden dehşetle bakan çocuk

çocuğun dünyanın kanayan alnına

dökülen saçları

beni korkutmasın” dizelerini yardıma çağırarak anlatayım isterseniz.

Dehşet ve hayret duygularının kılavuzluğunda 

Dizelerdeki pencereden dehşetle bakan çocuğun şahsında, artık yitirmeye yüz tuttuğumuz hatta büyük ölçüde yitirdiğimiz “hayret” ve “dehşet” duygularıyla karşılaşıyoruz. Üstelik de bu duygular, insanî ve doğal bir tepki olarak çıkıyor karşımıza. Şaşmanın “Vay be, borsa çökmüş!” cümlesinde olduğu gibi tümüyle dünyevi ve maddi olaylarla sınırlandığı dünyamızda, bu şaşma bizi irkiltiyor.

İrkilmemizin sebebi, çocuğun dış dünyaya açılan pencereden gördükleri karşısında gösterdiği tepkinin böyle maddi bir olay karşısında duyulan bir tepki olmamasıdır. Olanca masumluğuyla çocuk, artık bizim umursamadığımız ama gerçekte umursamamız gereken bir olay karşısında dehşete düşmektedir. Bu tepkiyle birlikte biz, “hayret” ve “dehşet” duygularının anlamını yeniden kavrarız.

Gerçekte bu duygular bizim dünya üzerindeki yolculuğumuzun sahih kılavuzlarından olan duygulardır. Çünkü biz ‘bir şeylere şaşarak’ aciz olduğumuzu fark ediyoruz ve bu acziyetin farkına varma da bizi bir şeylere inanmaya/iman etmeye götürüyor sonuçta. Bu ve bunun gibi duyguların yitirilmesiyle inancın zayıflaması arasında bir bağ yok mu, diye sormak gerek şimdi.

Bir çocuk masumiyetiyle kalabilmek

İnsan soyunun en masum halini simgeleyen çocuk, dış dünyada olan bitenlere hayret ve dehşetle bakabilmektedir. İşte şairin üstteki dizlerinde görünür kılınan bu duyarlılık, bizi insan kılan duyarlılık değil midir aslında? Biz aslında bu duyarlılığı yitirerek merhamet duygumuzu, bu duyguyla birlikte iyilik yapma duygumuzu da yitirmiş olmuyor muyuz?

Akademisyenliğin izleri

Aynı zamanda iyi bir akademisyen de olan Ahmet Çiğdem’in mesleğinin izlerini şiirlerinde de görürüz. Terimlerle dolu olan “Smokers Die Younger” şiirinde şairin akademisyen kimliğinin izlerini belirgin bir şekilde görürüz. “Artık buna inanmamak olur mu?/ Araştırmalarla kanıtladı tıb,/ Bunu bir casus belli saydı egemen sınıf./ Bu yüzden azalan verim/ Azalmaktan bıkıp bir yasaya dönüştü” dizelerinde çizilen dünya ve kullanılan sözcükler, şairin akademisyen kimliğini aşikâr kılmaktadır.

İsmet Özel’e selam olsun

Kitaptaki şiirler okunduğunda, hele ki “Eski Defterler (1980-1986)” başlıklı bölümde bulunan dört şiir okunduğunda, şiirlere sinen İsmet Özel edası kendisini hissettirmekten geri kalmaz. Şairin “Kırgın Bir Aşkın İlkyaz Şarkısı” başlıklı şiirindeki “Buldum cehennemi, o ufuk çizgisi varlığımın/ Hatırla koyu bir sessizlikte bıraktığım ölümü/ Doğan ay çıldırıyor gecede, yıldızlar dalgın/ Bana sormayın ne olur, anlatamam gördüğümü” dörtlüğündeki o müdanasız ve meydan okuyan tavrın bize İsmet Özel’i hatırlatmaması biraz zor.

Duyarlılık ve isyan

Ahmet Çiğdem’in şiirleri, dönemdaşı olan şairlerin şiirlerindeki o duyarlılığı ve bu duyarlılığa eşlik eden öfkeyi bünyesinde taşıyan şiirler. Bu yönüyle bu kitap, içinde bolca hayal kırıklıklarının, bolca hüzünlerin ve belki de yitirilmiş duyarlılıkların yer aldığı bir kitap olarak çıkar okurun huzuruna.

Ahmet Çiğdem, Moğol Lekesi, Ebabil Yayınları

 

Ahmet Serin