, 19 Temmuz 2018
Murat Erol'un Yerliliğinde Mek n Yok

Murat Erol

2477

Murat Erol'un Yerliliğinde Mekân Yok

Murat Erol’un uzun yıllardır süren yerlilik üzerine çalışmaları 'Yerlilik Düşüncesi' kitabında bir araya geldi. Mustafa Uçurum bu kitap üzerine yazdı.

İlgili Yazılar
Erol Hece'de dunyabizim'i anlattı
Erol Hece'de dunyabizim'i anlattı!

Hece Dergisi'nin Mayıs sayısında Murat Erol dunyabizim'i anlattı.
04/05/2009 21:09
Bağımsız Sinema Kuşağının Melankolik Komedileri
Bağımsız Sinema Kuşağının Melankolik Komedileri

Melankolik komedi tarzındaki filmlerin ortak özelliği, oyuncunun filmde sergilemiş olduğu tutum, hal ve davranışlarının altında yatan ruhsal nedenlere seyircinin de dâhil olması, karakter zafiyeti ve hatalarına rağmen seyircinin film karakterine sempatiyle yaklaşmasıdır. Sedat Palut, Melankolik Komedi kitabı üzerine yazdı.
17/07/2018 09:09
Tavşanlar ve Boa Yılanlarından Öğrendiklerimiz
Tavşanlar ve Boa Yılanlarından Öğrendiklerimiz

Fazıl İskender’in 'Tavşanlar ve Boa Yılanları' adlı romanı, her ne kadar George Orwell’in 'Hayvan Çiftliği' adlı romanıyla kıyaslansa da çok daha derinlikli bir ironi barındıran özel bir hikâyeye sahip... Suavi Kemal Yazgıç yazdı.
26/06/2018 07:07
Mevk telerden Kalıcı Eserler de Çıkar
Mevkûtelerden Kalıcı Eserler de Çıkar

Ahmet Murat’ın Belki de Üzülmeliyiz’i, İbrahim Tenekeci’nin Geldik Sayılır’ı ve Taha Kılınç’ın Kudüs Yazıları kitabı; aynı medeniyet coğrafyasının, aynı medeniyet tahayyülünün birer parçası olmaktan öte daha da yakın düşüyorlar birbirlerine. Belki tecessüm edip birer insan olsalar, birbirinin kardeşi, yeğeni ya da kuzenleri olacaklar. Abdullah Taha Orhan yazdı.
12/06/2018 07:07
Çeşitli Yayınevlerinden Yeni Çıkan Kitaplar Mayıs 2018
Çeşitli Yayınevlerinden Yeni Çıkan Kitaplar / Mayıs 2018

Her ay başında, sitemize hangi yayınevleri yeni çıkan kitaplarından neleri göndermişse onları toplu olarak siz okurlarımızla paylaşıyoruz. İşte Mayıs-2018 döneminde Dünyabizim'e gönderilen yeni kitaplar...
01/06/2018 09:09
Ghobash'tan Batılı Müslüman Gençlere Öğütler
Ghobash'tan Batılı Müslüman Gençlere Öğütler

Babası 19 yaşında bir Filistinli tarafından öldürülen Omar Saif Ghobash, Genç Müslümana Mektuplar kitabında son yıllarda duymaya alıştığımız bir konuyu, İslam ile şiddet arasındaki ilişkiyi sorguluyor. Müslüman birinin şiddetine maruz kalmanın verdiği bir haklılıkla yazar ne yazık ki, İslam dünyasındaki yangının faturasını Müslümanlara kesiyor.
31/05/2018 11:11

Bazı değişmez tartışma konularımız vardır. Sık sık gündeme gelen ve üzerinde tam anlamıyla mutabık kalınamayan bu konular toplumun değişen yapısına göre de biçim değiştirir ve yeni açılımlar kazanarak gündemimizde olmayı başarır.

“Yerlilik” bu tür kavramların en önemlilerindendir. Yerli olmak, kendini yerli hissetmek özellikle toplumların kenetlenmesi düşünüldüğünde içimizde canlı kalması gereken bir temadır.

Kavram karmaşasının sıklıkla yaşandığı bir durum da vardır yerlilik düşüncesinin merkezinde. Açılımı geniş bir alan olmasından dolayı, birçok yerlilik tanımının karşımıza çıkması da kaçınılmaz oluyor.

Murat Erol,uzun yıllar yerlilik düşüncesi üzerine çalışan ve yazan bir isim. Onun yerlilik düşüncesine getirdiği açılım, aslında farklı bir bakış açısıyla bu kavramı zenginleştiren bir söylem olma özelliğine sahip.

Gazete ve dergilerde yayınlanan yerlilik üzerine deneme tarzındaki yazılarını kitaba alırken makale tarzında düzenleyerek “Yerlilik Düşüncesi” kitabını vücuda getiren Murat Erol’un bu kitabı Profil Kitap’tan okuyuculara ulaşıyor.  

Yerliliğin zamanı ve mekânı yoktur

Yerlilik dendiğinde akla gelen yerleşik olma çağrışımı Murat Erol’un Yerlilik Düşüncesi’nde kendisine yer bulamıyor. Zamansız ve mekânsız bir yerliliğin hesabını tutuyor Erol. Evrensel bir bakış açısı bu. Sınırları olmayan, millilik sınırlarına hapsedilmeyen bir fikir açılımı. Yerliliğin yanında gelenek önemli bir arka plandır. Yerliliğin gücünü aldığı bir birikimdir gelenek ama mekânın yerlilik ile bağını kurarken sınırlar çizmek Murat Erol’un desteklediği bir tavır değil. Gelenek köktür ve geçmişle bir bağı vardır geleneğin. Mekân ise yakından uzağa, geçmişten geleceğe, gelecekten geçmişe uzanan bir yapıya sahiptir.

İnsan sadece doğduğu yere olan bağını önce kendi kişisel tarihi üzerinden işler, buradaki genişleme giderek kişisel tarihi aşarak mekânın/coğrafyanın tarihine doğru evrilir. Yani vatan, giderek doğduğu, büyüdüğü ya da köklerinin olduğu yer değil, daha uzak atalarının fethettiği, uğruna savaşlara girdiği, düşmanla savaşıp kan döktüğü bir yerdir.” Murat Erol’da yerlilik, vatan olarak karşılık bulur kendine. Uçsuz bucaksız bir vatandır bu. Tarihten günümüze, günümüzden geleceğe uzanan bir vatan. Toprak parçasının vatan olması yerliliğin bir sonucudur. Yerellikten yerliliğe geçiş ve bunun vatan olarak karşılık bulması.

Yerelliğine de sahip çıkmalı insan. Çünkü yerlilik ve yerellik ortadan kalkarsa meydana gelen boşluk, insanın kendi boşluğudur. “Zaman ve mekân unsurlarının silikleştiği bir metnin, fikrin veya ideolojinin artık farklı bir mecraya yöneldiğini, kendi içindeki yerliliklerini ve yerelliklerini tasfiye ederken, bunların yerine neyi ikame ettiği ise bir muamma olarak kalacaktır. Bu yüzden kendi zamansal sürekliliği ve mekân bağlamından ayrılan insan artık yabancılaşma yolundadır, yerliliğini kaybetmektedir.”

Yerlilik Anadoluculuk değildir Erol’a göre. Eğer böyle olsaydı dar bir alana hapsedilmiş bir kavramı tarihselcilikle bile açıklamak mümkün olmayacaktı. Anadolu’yu aşmak ve en geniş coğrafyaya ulaşmak insanlığın hedefi olmalı. “Anadoluculuk bir model, bir örneklem olmaktan çok, elde kalanın korunması düşüncesinden doğan bir tür korumacılıktır."   

Tasavvuf ve yerlilik

Murat Erol yerliliği gelenekle, örfle bağdaştırırken bir taraftan da yerliliği güçlendiren tasavvuftan da bahseder. Tasavvuf ki yerlilik düşüncesinin, İslam düşüncesinin yerleşmesinde en önemli güçlerden biridir. Milletin din algısının gelişmesinde tarikatların payı oldukça fazladır. İslamlaşmak ve vatan olmak kavramlarını birlikte kullanıyor Erol. Vatan olmanın yolu İslam olmaktan geçiyor. “Anadolu'nun İslamlaşmasında ve dolayısıyla vatanlaşmasında tasavvufun rolü büyüktür. Tasavvuf hangi şubesiyle olursa olsun millete müşterek his, fikir ve güç olarak birlik olmalarını sağlamıştır.”

Yerliliği dinden ayrı düşünmek eksik başlamış bir değerlendirme olur. Geçmişten günümüze bu iki kavramın birbirinden ayrılmayacağına vurgu yapıyor Erol. İslam ve yerlilik yaşamın bir parçasıdır.

Murat Erol’un bu titiz çalışması mekân, algı ve yerlilik ile yerelliği birbirinden ayıran bir kitap olarak bu konularda kafa yoran herkesin başucu eseri olacak. Çünkü yerliliğin sadece bizim coğrafyamızda değil tüm dünya coğrafyasında doğru anlaşılmaya ihtiyacı var.

Murat Erol, Yerlilik Düşüncesi, Profil Yayınları

 

Mustafa Uçurum