, 21 Nisan 2018
Bir Dünya Görüşü Olarak İslam

2555

Bir Dünya Görüşü Olarak İslam

Kadir Canatan, ‘Kendi Gözlerimizle Görmek-Bir Dünya Görüşü Olarak İslam’ kitabında kendi gözümüzle dünyayı görmeye çağırıyor. Hatice Kübra Karadeniz yazdı.

İlgili Yazılar
Sosyolojiyi biyoloji okur gibi okuyoruz
“Sosyolojiyi biyoloji okur gibi okuyoruz”

Sosyal bilimlerin dertli alanlarından sosyolojide araştırmalar yapan Kadir Canatan Hoca ile konuştuk.
17/09/2011 15:03
Alev Erkilet 'İslam Şehri' Bir Ütopya Değil Yaşayan Bir Yer
Alev Erkilet: 'İslam Şehri' Bir Ütopya Değil, Yaşayan Bir Yer

Alev Erkilet, şehrin sosyolojik arka planına eğilerek; kültürel miras, kentsel ayrışma ve yoksulluğa dair meseleleri Müslümanca bir bakışla ele aldığı 'Kenti Dinlemek' kitabından hareketle Safa Dallı'nın sorularını cevapladı.
13/03/2018 08:08
Osmanlıca Öğrenmeyi ya da Osmanlıcasını Geliştirmeyi İsteyenler İçin 10 Temel
Osmanlıca Öğrenmeyi ya da Osmanlıcasını Geliştirmeyi İsteyenler İçin 10 Temel Kaynak

Anadilimizde yazılmış bir eseri okuyamıyoruz diye geçmişte icra edilmiş birtakım politikaları eleştirmeyi bırakıp dil engelini aşmaya çalışanlar için temel kaynaklardan bazılarını tanıtacağız. Tıptan optiğe, hukuktan felsefeye birçok alanda Osmanlıca kaleme alınmış eserler bulunmaktadır fakat şahsi araştırma yapanlar genellikle edebiyat, tarih ve ilahiyat alanlarında oldukları için listeyi bu üç alanı önceleyerek oluşturduk.
05/02/2018 11:11
Bir Dervişin Mahrem Dünyası Asiye Hatun un Rüya Mektupları
Bir Dervişin Mahrem Dünyası: Asiye Hatun’un Rüya Mektupları

'Rüya Mektupları', 17. yüzyıl Osmanlı’sında, Üsküp’te yaşayan bir âlimin kızı olan Asiye Hatun’un, şeyhi Öziçeli Muslihuddin Efendi’ye seyr u sülûktaki derslerinin, esma zikirlerinin takibi için 1640’lı yıllarda gönderdiği mektuplardan oluşuyor. Abdullah Taha Orhan yazdı.
22/02/2018 08:08
Edeb açıdan değerli bir siyer daha
Edebî açıdan değerli bir siyer daha

H. Rahmi Yananlı’nın ‘Varlığın Sevinci’ adlı kitabı, bir inceleme, araştırma havasından oldukça uzak. Bir anlatı tadı, bir hikâye tadı var eserde..
18/04/2013 14:02
Hasan Harmancı Dizginlenmiş Yeraltı
Hasan Harmancı: Dizginlenmiş Yeraltı!

Hasan Harmancı, 'Uyanmak Üzere Olan Bir Adam' adlı eserinde, boheme, karanlık hayatlara, bitirim tiplere ve bu bitirimlerin hayatlarına kapılmaya meyyal anlatıcılar yaratıyor. Abdullah Harmancı yazdı.
19/01/2018 08:08

Kendi Gözlerimizle Görmek-Bir Dünya Görüşü Olarak İslam, Büyüyen Ay Yayınları’ndan Kasım 2016’da okuyucusuyla buluştu. Toplam 234 sayfa. En temel sorulardan başlayarak binbir girift bilmeceyle örülü kafa karıştırıcı sorular eşliğinde devam ederek, toplam on adımla son buluyor. On adım yani on bölüm. Bölümlerin haricinde iki tane ön çalışma var. Birincisi ‘Dünya Görüşü Nedir?’ -ki kitaba ismini veren bölüm burasıdır- ve ‘İslam Bir Dünya Görüşü müdür?’ Bu iki ana başlıktan sonra sorular konularına göre ayrışıyor ve adımlar oluşuyor. Her adımın sonunda ise konuyu açıklayıcı nitelikte olan bir makaleye yer veriliyor. Bunların bazıları ise şu şekilde: Dünya Görüşü ve Türleri-Ali Şeriati, Dine Karşı Din-Ali Şeriati, Kuran Hayattır-Aliya İzzet Begoviç, Veda Hutbesi-Hz. Muhammed, Ortayol Ahlakı-Fazlurrahman, Siyaset-Seyyid Hüseyin Nasr, Topluluk ve Toplum-Aliya İzzet Begoviç ve Medeniyetlerin Yükselişleri.

Eser kendini arka kapak yazısında şöyle tanımlıyor: “Bu eseriyle Kadir Canatan, gençleri bilgilendirmek ve onlarla entelektüel bir sohbet yapmak niyeti ve amacıyla bizi bir kişi, grup ya da cemaate değil, kendi gözümüzle dünyayı görmeye çağırmaktadır. Başka bir deyişle bir dünya görüşü oluşturmamıza yardımcı olmayı amaçlamaktadır.” Prof. Dr. Kadir Canatan’ın, öğrencisi Mustafa ile arasında geçen sohbet konulara ve bölümlere ayrılarak bir kitap halini alıyor, farklı bir perspektifte bizlere ulaşıyor.

Kitabı ana hatlarıyla tasvir edecek olursak tıpkı bir kompozisyon çalışması gibi giriş, gelişme ve sonuç şeklinde kabul edebiliriz. Giriş kısmında; ‘Dünya Görüşü Nedir?, İslam Bir Dünya Görüşü müdür?, Birinci Adım: Varlık Tasavvuru, İkinci Adım: İnsan Tasavvuru, Üçüncü Adım: Din Tasavvuru. Gelişme kısmında ise; Dördüncü Bölüm: Kitap Tasavvuru, Beşinci Bölüm: Nübüvvet Tasavvuru, Altıncı Bölüm: Ahlak Tasavvuru. Sonuçta ise; Yedinci Bölüm: Siyaset Tasavvuru, Sekizinci Bölüm: İktisat Tasavvuru, Dokuzuncu Bölüm: Toplum Tasavvuru ve Onuncu Bölüm: Tarih ve Gelecek Tasavvuru. İlk sorumuz ise Mustafa’nın şu sorusuyla başlıyor: “Hocam ‘Dünya Görüşü’ kavramından başlamak istiyorum. Dünya görüşü nedir ve ne işe yarar?”

Dünya görüşü olarak İslam’ın bakış açısı ve durduğu esas nokta 

Her ne kadar genel kaide itibariyle gençlere hitap etmiş olsa da sorular eşliğinde bir hayli canı sıkılmış ve dahi dertlenmiş her bireyin okuyabileceği bir kitap. Kitapta günümüzde farklı gruplar arasındaki tartışmalara yol açmış pek çok mesele, eleştirel bir düzlemde sorgulanarak ve parça-bütün ilişkisi gözetilerek cevaplanmakta. Bu cevaplar büyük bir sorunun cevabı olurken, başka sorunun ana başlığı haline geliyor.

Kitabın dünya görüşü bağlamında İslam’ı ele alması, bütün yanlış bilinen fikir, ideoloji, düşünce akımlarını altüst ederek, kişinin bakış açısını bir hayli değiştiriyor. Öncelikli mesele ise dünya görüşünün ne anlam ifade ettiğidir. Bu soruya İslam üzerinden başladığımızda pek çok yanlışı da beraberinde getirirken dünya görüşü üzerinden sorulduğunda konu tam olarak yerli yerine oturmuş oluyor. Çünkü buradaki yanlış anlaşılan mevzu İslam’ın dünya görüşü düzleminde bakış açısı değil dünya görüşü olarak İslam’ın bakış açısı ve durduğu esas nokta. Hal böyleyken ilk soruya mukabil Kadir Canatan öncelikli olarak dünya görüşünü kavramının genel durum ve ahvaline cevap veriyor. “Aslında herkesin belli bir dünya görüşü vardır” diyor. Ve “bunun için bilinçli bir çaba oluşmasına da gerek yoktur” diyor. Konuya dair oluşan ve konuştuğumuz, kendimizi ifade ettiğimiz her şey bir dünya görüşüdür diyor. Daha sonra ise kavramın görünürlük alanındaki varlık durumu sorgulanıyor ve devam ediliyor.

Kitabın içerisinde felsefeden, sosyolojiden, psikolojiden, dinden ve farklı pek çok düşünceden ve bakış açısından kavramsal çerçeveler mevcut. Bütün bunları kendi açısından irdelemenin yanı sıra bir bütün olarak görmeye çalışmak ve dahi anlamak konu bütünlüğünü de sağlamış olacaktır. Belki de insanlık tarihi kadar eski olan din ve toplumsal işlerin uzaklığı ve ayrıştırılması konusuna Hz. Adem’den bu zamana kadar geçen evreleri insan figürü, peygamberler, madde-mana alemi, yer, gök açısından değerlendirerek farklı bir düzlem sunuyor. İlk iki giriş bölümünden sonra ilk adıma “Varlık Tasavvuru”yla başlaması öylesine bir durum değildir. Öncelikle varlık anlaşılmadır ki kim olduğumuzun, ne yaptığımızın anlamı ve mahiyeti ortaya çıkmış olsun.

“Ahlak Tasavvuru” adımında ‘Ortayol’ Ahlakı makalesinde yer verilen şu paragrafa dikkat çekmek istiyorum: “Orta yol (vasat) sadece en iyi yol değildir, aslında tek yoldur (ondan başka kurtuluş yolu yoktur). Birçok kimse ‘orta yolda’ olmanın ‘monoton’ ve ‘bayağı’ olmak olduğunu zannederler ve ‘ortada’ olmanın gerçekten ‘bayağılık’ olduğunu zanneder. (…) Fakat Kuran’ın tarif ettiği ‘Orta’ bu değildir. Kuran’ın nazara vermek istediği olumlu, yenilik getiren ve bütün bir ahlaki yapıdır. Bunun içindir ki orta yolun elde edilebilmesi için insanın bütün dikkat ve gücünü bir araya toplaması gerekir. Orta yol, her iki aşırı tarafın en belirgin şekilde kayıp değil bütünleştiği dengeleme anıdır.” Böyle diyor Fazlurrahman. Sanırım mevzunun büyük bir kısmı bu paragraftan da anlaşılacağı gibi hayattan ve dahi ölümden anladığımız pek çok şeyin ‘orta yol’ duruşundaki mahiyetinde gizlidir. Esasında bütün bu soruların maksadı ise bir dertlenmedir. Her nereden bakarsak bakalım, bir durum güncellemesi uğruna yitirdiğimiz yahut kazandığımız pek çok şeyin ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktır.

Kadir Canatan, Kendi Gözlerimizle Görmek - Bir Dünya Görüşü Olarak İslam, Büyüyen Ay Yayınları

 

Hatice Kübra Karadeniz