, 27 Haziran 2017
Sadık Yalsızuçanlar la Dünyayı Dolaşmak

Sadık Yalsızuçanlar

2393

Sadık Yalsızuçanlar’la Dünyayı Dolaşmak

Sadık Yalsızuçanlar, ''Başçarşı'da Karşılaşmak''ta bu defa mağripden maşrığa, dünyanın çeşitli coğrafyalarında yaptığı gezilerine dair yazmış. Yasemin Dutoğlu bu kitaba değindi.

İlgili Yazılar
Çeşitli Yayınevlerinden Yeni Çıkan Kitaplar Mayıs 2017
Çeşitli Yayınevlerinden Yeni Çıkan Kitaplar / Mayıs 2017

Her ay başında, sitemize hangi yayınevleri neler göndermişse onları toplu olarak siz okurlarımızla paylaşıyoruz. İşte Mayıs-2017 döneminde Dünyabizim'e gelenler...
01/06/2017 08:08
1950 li Yılların Kirlenmemiş İnsan Hik yeleri
1950’li Yılların Kirlenmemiş İnsan Hikâyeleri

Safa Önal'ın kısa kısa hikâyelerinin yer aldığı ''Dünyanın En Güzel Gemisi'', bir yolculukta bitirilecek, bir ömür boyu cümleleri taşınacak, keyifli bir kitap olmuş. Sedat Palut yazdı.
19/05/2017 08:08
Düştümse Sana Bakarken Düştüm' Diyenlere Gelsin Bu Kitap
'Düştümse Sana Bakarken Düştüm' Diyenlere Gelsin Bu Kitap

Bir şair duyarlılığıyla ördüğü yazılarını ‘Sokakta’da toplamış olan İsmail Kılıçarslan’ın yazılarını son siyah önlüklülere selam olarak okudum. Halil Arslan yazdı.
08/05/2017 08:08
Çeşitli Yayınevlerinden Yeni Çıkan Kitaplar Nisan 2017
Çeşitli Yayınevlerinden Yeni Çıkan Kitaplar / Nisan 2017

Her ay başında, sitemize hangi yayınevleri neler göndermişse onları toplu olarak siz okurlarımızla paylaşıyoruz. İşte Nisan-2017 döneminde Dünyabizim'e gelenler...
01/05/2017 10:10
Harflerin Hik yesini Anlatıyor Yalsızuçanlar
Harflerin Hikâyesini Anlatıyor Yalsızuçanlar

Sadık Yalsızuçanlar’ın C’nin Hazırlanmış Hayatı adlı kitabı harflerin dünyasından sesleniyor okuyucuya. Mustafa Uçurum bu kitap hakkında yazdı.
19/03/2017 08:08
Çeşitli Yayınevlerinden Yeni Çıkan Kitaplar Şubat 2017
Çeşitli Yayınevlerinden Yeni Çıkan Kitaplar / Şubat 2017

Her ay başında, sitemize hangi yayınevleri neler göndermişse onları toplu olarak siz okurlarımızla paylaşıyoruz. İşte Şubat-2017 döneminde Dünyabizim'e gelenler...
01/03/2017 10:10

Başçarşı’da Karşılaşmak, Sadık Yalsızuçanlar’ın Kasım 2016’da Profil Yayınları’ndan çıkan ve gezi yazılarından oluşan bir kitabı. Yalsızuçanlar, öykü, roman, deneme gibi çeşitli türlerde yazan ve yazdıkları dünya dillerine de çevrilmiş olan üretken bir yazarımız. Öykücülüğü bir adım önde gelir diye düşünürüm. Bilhassa Hiç, Gezgin ve Diyamandi kitaplarıyla kişisel dünyamda iz bırakmış bir edebiyatçımız olduğunu da ilave etmek isterim.

Yalsızuçanlar bu defa mağripden maşrığa, dünyanın çeşitli coğrafyalarında yaptığı gezilerine dair yazmış. Bize bizden yakın olan, yazarın deyimiyle “ortada bir yüzük taşı gibi duran Bosna’da”, Başçarşı’da, Türkiye’de uzun süre görüşemeyen dostların karşılaşmasından ilhamla; Başçarşı’da Karşılaşmak adıyla yayınlamış gezi yazılarını.

Fakat bu kitabı sıradan bir gezi kitabı diye düşünmek eksik kalır. Kitabı okurken, bazen bize yakın, hatta bizden olan, bazen de çok uzak ve yabancı şehirler hakkında, yazarın bir medeniyet ve tarih bilincinin izini sürmesine tanıklık ediyorsunuz: “Camiler, inci gibi birden karşınıza çıkan mescitler, çeşmeler, kabirler, kahvehaneler, kelimeler, sesler, ezgiler, yemekler, yüzler… Ortak bir sima bu. Bir medeniyet siması… Bu simayı Gazi Hüsrev Bey Camii’nde görebilirsiniz. Bronz cezvelerde kaynayan kahvenin telvesinde ve tadında bulabilirsiniz. Başçarşı sebilinde ondan kana kana içebilirsiniz.” (Sayfa-9)

Kah Sarı Saltuk, kah Yesevi Sultan, kah Hz. Niyazi Mısri gibi erenlerin huzurundan izlenimler

Yeri geliyor mevcut olgular üzerinden düşünce üretiyor ve durum tespiti yapıyor. Fransız ihtilalinin estirdiği zehirli milliyetçilik rüzgârlarıyla ayrılan Balkan ülkeleri arasındaki sınırların da, tıpkı Orta Doğu memleketlerininki gibi yapay olduğunu belirtiyor. Emperyalistlerin çizdiği bu sınırların, medeniyetin, dilin, gönlün, tarihdaşlığın ve muhabbetin bir anlamda ortadan kalkmasına sebep olduğunu da ekliyor.

Kah Blagay’da Sarı Saltuk, kah Türkistan’da Yesevi Sultan, kah Limni’de Hz. Niyazi Mısri gibi erenlerin huzurundan izlenimler aktarırken Yalsızuçanlar, bildiğimiz mütevazı ve  müeddeb derviş edasına bürünüyor. Blagay’ı okuması ilgi çekicidir: “Sarı Saltık’ın Bosna’daki tekkesi suyun gözesindedir. Su hakikatin imgesidir.  Kur’an’da ‘biz hayatı sudan yarattık’ buyrulmuştur. Bu hem fiziksel doğayı ima eder. Hem de hayatın hakikatten neşet etmesini ifade eder.” (sayfa- 34)

Paris Cafe Flore’de Sartre’nin, Tiflis’de Rustaveli’nin, Moskova’da Puşkin’in izini sürerken dünyaya açık bir entelektüelle karşı karşıya kalıyorsunuz. Pek çok şehirde sokak kitapçıları gördüğünü söyleyen Yalsızuçanlar’a göre Paris ve Moskova’dakiler bir başkadır: “Hele Paris’tekiler… Nehir boyunca onlara takılarak meydana indim. Katedrale gittim.  Notre Dam’ın kamburunu görür gibi oldum.” (sayfa-38)

Sadık Yalsızuçanlar’la dünyayı dolaşmak

Berlin’in Türk mahallesinde “Berlin güzel ama Alman’ı biraz fazla” diyen bir gurbetçimizle olan sohbetlerini anlatırken veya “gökte yapılan şehir” Kudüs’te, Şam’da Selahaddin Eyyubi türbesini ziyaret ederken, ya da Kabe’de kalbine dönerken duygu yüklü bir müminin iç dünyasına şahitlik ediyorsunuz.

Sadık Yalsızuçanlar’la dünyayı dolaşmak ve Başçarşı’da Karşılaşmak, bazen düşündüren, bazen hüzünlendiren, bazen öğreten, ama her hâlükârda keyif veren bir yolculuk yapmaya vesile oluyor.

Kitabı internet üzerinden almış olduğum halde, yazarı tarafından imzalanmış olduğunu görmek de benim için ayrı bir güzellik oldu. Yayınevini, ayrıca bu hoş fikir nedeniyle de kutlamak isterim.

Sadık Yalsızuçanlar, Başçarşı’da Karşılaşmak, Profil Yayınları

 

Yasemin Dutoğlu