, 24 Mayıs 2017
Dil Devrimi' Bir Sıfırlama Operasyonudur

D. Mehmet Doğan

5583

'Dil Devrimi' Bir Sıfırlama Operasyonudur

D. Mehmet Doğan, ''Kelimelerin Seyir Defteri'' kitabında mühim ve bir o kadar keder verici bir okuma yolculuğuna çıkarıyor okurunu. Kitabın başından sonuna kadar yanlış kullanımların, yabancı kelimelere karşı tasarlanan ve bir zaman sonra birçoğu tedavülden kaldırılan kelimelerin tenkidi yer alıyor. Verilen örneklerin izah ve açıklamalı eleştirileri ise bizi hayretler içinde bırakıyor. Yavuz Ertürk yazdı.

İlgili Yazılar
D Mehmet Doğan 'Bizim İçin Meselelerin Meselesi Dil Meselesidir'
D. Mehmet Doğan: 'Bizim İçin Meselelerin Meselesi Dil Meselesidir'

''Dilimize yapılan müdahale zihnimize, kelimelerle oluşturduğumuz kavramlar dünyasına müdahale idi. Böylece esas olarak dinimize ve dinimizin oluşturduğu zihniyet dünyasına müdahale edildi. Kendi zihin dünyamızı oluşturacaksak, kendi masallarımızı ve kendi temel metinlerimizi tedrisatın bir parçası haline getirmemiz gerekiyor.'' D. Mehmet Doğan, 'Neden Klasiklerimiz Yok' kitabı etrafında Şakir Kurtulmuş'un sorulşarını cevapladı.
21/02/2017 13:01
D Mehmet Doğan Ramazana Hazırlanmıyorum Onunla Buluşuyorum
D. Mehmet Doğan: Ramazana Hazırlanmıyorum, Onunla Buluşuyorum

''Bu müstesna havaya ansızın, hazırlıksız girmek, 11 ayın usandırıcı sürekliliğinden kurtulmak için daha uyarıcı oluyor.'' D. Mehmet Doğan ile kısa bir Ramazan-ı Şerif söyleşisi gerçekleştirdik.
06/06/2016 11:11
Dil devriminden amaç dili laikleştirmekti
Dil devriminden amaç dili laikleştirmekti

D. Mehmet Doğan’ın ‘Yüzyılın Soykırımı’ kitabı, Öztürkçeleştirme faaliyetlerinin oluşturduğu tahribatın boyutunu gözler önüne seriyor.
02/03/2013 08:08
Kimliğin coğrafyası olur mu
Kimliğin coğrafyası olur mu?

D. Mehmet Doğan'ın 1990'larda, Orta Asya'ya yaptıkları gezilerdeki gözlemlerinden yola çıkarak hazırladığı eser çıktı..
22/04/2010 13:01
Ankara'nın gerçek yüzünü kaçımız biliyor
Ankara'nın gerçek yüzünü kaçımız biliyor?

'Ömrüm Ankara & Bir Ankara Şehrengizi', D. Mehmet Doğan’ın Ankara’yı yazdığı, buranın özünü, ruhunu anlamaya ve anlatmaya çalıştığı kitabı. Muaz Ergü yazdı.
14/06/2015 15:03
Kazan ve çevresi köklü bir medeniyet merkezidir
Kazan ve çevresi köklü bir medeniyet merkezidir

‘Türkçe’nin Uluslararası Şiir Şöleni’nin 11.cisi 1-4 Ekim tarihlerinde Kazan’da gerçekleşti. Şakir Kurtulmuş şölenden izlenimlerini aktarıyor.
09/10/2015 08:08

Ülkemiz aydın ve mütefekkirleri bazı dönemlerde dil ile ilgili konulara değinseler de bu çok uzun soluklu olmamış ve gündem çok hızlı değiştiğinden “dil” mevzusu da zaman zaman gündeme alınan bir meseleye dönüşmüştür. Dönem dönem tartışmalar olsa da bu tartışmalardan bir sonuç çıkmıyor çoğu zaman. Son dönemlerin en hararetli konularından biri olan Osmanlı Türkçesi dersinin müfredata konması tartışması hem siyasetin hem de akademinin zirvesinin sıklıkla ele aldıkları bir konu olduğu halde somut bir gelişme olmamış ve seçmeli ders olarak konulması gündemiyle bu tartışma da son bulmuştur. Zira seçmeli ders olması tam da şöyle bir anlama geliyor olmalı: Olsa da olur olmasa da…

On binlerce kelimeden birkaç bin kelimeye!

Dil konusunu gündeminin ilk maddesi olarak tutma ısrarını sürdüren Türkiye Yazarlar Birliği onursal başkanı D. Mehmet Doğan, bu konuyu toplumumuzun büyük bir çoğunluğu adına da düşünüyor aynı zamanda. Çünkü bu hayati konu artık çoğumuzun gündemine dahi gelmiyor. Dil meraklıları ve akademik çalışma yapanlar, bu konuyla ilgililer daha çok. Ortaya konan edebi çalışmalarımız kurmaca ve kelime oyunlarına dönüşmüş, kullandığımız kötü dil, estetik ve dil zevkinden yoksunlaşıp çölleşmeye doğru istikrarlı bir yolculuğa çıkmış, ardına bakmadan gidiyor. On binlerce kelimeden kurulu bir hazine içinde yaşam sürdürmüş bir ecdadın torunları olarak birkaç bin kelimenin içinde yalpalayıp duruyoruz.

Ünlü İngiliz sözlük yazarı Redhouse’un 1890’da yayınladığı sözlük 93 bin madde başı, 30 bin madde içi söz unsuru ile hâlâ en zengin sözlüğümüz konumunda iken, ondan 55 yıl sonra, Türk Dil Kurumu’nun yayınladığı Türkçe Sözlük ise 15-20 bin kelimeden ibaret diyor D. Mehmet Doğan. Gelinen noktanın kısa bir özeti.

Mühim ve bir o kadar keder verici okuma yolculuğuna çıkarıyor

Kitap çalışmaları ve köşe yazıları, Mehmet Doğan’ın Türkçe konusundaki hassasiyetini görmemiz noktasında önemli kaynaklar durumunda. Dilimize armağan ettiği Büyük Türkçe Sözlük ise onun Türkçe sevdasının bir kanıtı adeta.

Ankara’nın âşığı, Ankaralıların ağabeyi olan D. Mehmet Doğan, Kelimelerin Seyir Defteri kitabında da mühim ve bir o kadar keder verici bir okuma yolculuğuna çıkarıyor okurunu. Başta Türk Dil Kurumu’nun yayınları olmak üzere birçok bireysel ve grup çalışması olan lügatleri mercek altına almış; yıllara ve yaptığı baskılara göre yapılan çelişkileri, hataları, düzeltmeleri, ekleme ve çıkarmaları inceleyerek önemli noktalara temas etmiş. Sadece eleştirilerden müteşekkil değil, aynı zamanda önerilerini de sunuyor yazar eserinde. Cumhuriyetin ilk yıllarından günümüze kadar yapılmış birçok çalışmadan da haberdar oluyoruz bu kıymetli çalışma sayesinde. Edebiyatımızın usta kalemlerinden, tarihi vesikalardan, hatıralardan, farklı meslek grupları için hazırlanmış lügatlerden, hukuk kitaplarından yapılan alıntılar ve göndermeler, bahse konu edilen kelimeler ve kelime grupları için yapılan eleştirilerin somutlaşması adına çok faydalı oluyor.  

80 yıl önce dilimize “dil devrimi” adlı yüksek dozlu bir zehir içirildi!

Dil devrimi Mehmet Doğan’ın kitabında en fazla değilen konuların başında geliyor. “Eczacının devası var mı?” sorusunu bir yazı konusu edinen Doğan, Türk Dil Kurumu’nun Eczacı Terimleri Sözlüğü’nü ele alıyor ve bu lügatin eczacılara pek de deva olabilecek bir çalışma olmadığını belirtiyor. Tabii yazarın asıl meselesi dilimiz. Şöyle diyor D. Mehmet Doğan: “Asıl devası olmayan, dilimiz. Bundan 80 sene önce ona bir zehir içirildi, deva diye, hâlâ kendine gelemiyor. Üzerinde ‘Dil Devrimi’ yazan yüksek dozlu bir ilaç!”

“Dil Devrimi” bir sıfırlama operasyonudur!

Yazara göre “dil devrimi” bir sıfırlama gayretinin ürünüdür ve bu, kitapta sıkça vurgulanan bir husus. Dili, edebiyatı, kültürü sıfırlama devrimi. Bu devrimle yeniden bir başlangıcın yaşandığını, kütüphanelerin adeta ziyaretçisi olmayan birer kabristana dönüştüğü vurgulanıyor. İlk yıllarda okur yazarlık öğretmede ciddi bir ilerleme kaydedilemediği gibi kitap yayınında da bir başarı yakalanamıyor. 1933’te üniversite reformu için Türkiye’ye davet edilen Avrupalı uzmanların, üniversite talebelerinin okuyacak kitap bulamadıklarını rapor ettiklerini de yine kitaptan öğreniyoruz.

Hayretler içinde bırakacak misaller var bu defterde

Ömrünü Batılılaşma ihanetiyle mücadeleye veren D. Mehmet Doğan, bu mücadelesini dilci kimliğini ön plana çıkararak yapıyor dense yanlış olmaz. Kitabın başından sonuna kadar yanlış kullanımların, yabancı kelimelere karşı tasarlanan ve bir zaman sonra birçoğu tedavülden kaldırılan kelimelerin tenkidi yer alıyor. Verilen örneklerin izah ve açıklamalı eleştirileri ise bizi hayretler içinde bırakıyor. Bu hayret verici bölümlerden birinden küçük bir alıntıyla yazımızı noktalamış olalım.

Türk Dil Kurumu’nun 1945 tarihli Türkçe Sözlük’ten yaptığı bir alıntı D. Mehmet Doğan’ın. “Hâfız” kelimesini alıntılıyor yazar ve biz de ondan alıntılamış olalım. Kelimenin birinci anlamı “Kur’an’ı ezberlemiş olan kimse.” İkinci anlamı ise “aptal”. Yazar sonraki baskılarda “avanak” ve “bön” kelimelerinin de eklendiğini belirtiyor.

D. Mehmet Doğan, Kelimelerin Seyir Defteri, Yazar Yayınları.

 

Yavuz Ertürk