, 27 Haziran 2017
Mevlana'yı Sezai Karakoç'tan Okumak

3576

Mevlana'yı Sezai Karakoç'tan Okumak

Sezai Karakoç, 'Mevlana' adlı kitabıyla bizlere tür olarak özgün bir Mevlana biyografisi armağan ediyor. Mustafa Uçurum bu kitap üzerine yazdı.

İlgili Yazılar
Sanki Cennetten İnmiş Bir Topluluk Bayram Günü Müslümanlar
Sanki Cennetten İnmiş Bir Topluluk: Bayram Günü Müslümanlar

Hız çağı müslümanları da olsak, oruç, üstad Sezai Karakoç’un o güzel ifadeleriyle, bir anne tebessümüyle durdu başucumuzda. Bir anne gibi teselli etti bizi. Yasemin Kapusuz yazdı.
24/06/2017 08:08
Sezai Karakoç'tan oruç ve Ramazan'a dair
Sezai Karakoç'tan oruç ve Ramazan'a dair

Üstad Sezai Karakoç'un 'Sütun' adlı kitabında yer alan 'Oruç da Acıkır' başlıklı yazısını ç-alıntılıyoruz.
24/06/2015 14:02
Ramazan'ı Bereketlendirecek Dört Kitap
Ramazan'ı Bereketlendirecek Dört Kitap

İnsanın alışkanlıklarından kurtulması, bir süreliğine de olsa onlardan uzaklaşabilmesi, nefsine gem vurmasını sağlayabilir. Bu kitaplar, bu konuda bir 'yardımcı' görevi üstlenebilir. Yağız Gönüler yazdı.
17/06/2016 14:02
Mısra mısra inşa eder bizi Karakoç şiiri
Mısra mısra inşa eder bizi Karakoç şiiri

Yağmurlar dahi aşk ile yağıyor. Dirileceğiz aşk ile… Sezai Karakoç denince aklıma aşk gelir benim. Gül kurusu bir kitap kapağı arasında bir aşk ve tevazu, hikmet, bilgi evreni saklıdır: Gündoğmadan. Ümit Savaş Taşkesen yazdı.
04/03/2014 16:04
Gören gözler için melekler ordug hıdır oruç
Gören gözler için melekler ordugâhıdır oruç

Sezai Karakoç’un ‘Kıyamet Aşısı’ kitabında diriliş neslinden izler buluruz. Bir ‘diriliş nesli’, bir ‘inanmış adam duruşu’ nasıl olur, tarif eder bize..
17/06/2013 10:10
Hacca gidenle dönen arasında bir fark olmalı
Hacca gidenle dönen arasında bir fark olmalı

Sezai Karakoç, “kutsal topraklara yolculuk” kullanımının da yanlış olduğunu “Unutuş ve Hatırlayış” adlı eserinde dile getiriyor..
01/04/2013 08:08

Yaşadığımız coğrafyanın yüzyıllar var ki sesi, soluğu olmuş eşsiz bir değeridir Mevlana. Eserleriyle, Anadolu’ya kattığı değerle, her dem taze bir sesleniş sahibidir Mevlana ve bu manevi iklim, birleştirici bir güç olarak varlığını tüm canlılığıyla günümüzde de sürdürmektedir.

Elbette Mevlana hakkında olumlu olduğu kadar olumsuz da birçok düşünce yüzyıllar boyunca söylenegelmiştir. Mesnetsiz, dedikodunun ötesine geçmeyen bu sözler gerçek söz sahiplerinin eserleri sayesinde yok hükmüne geçerek Mevlana’ya hak ettiği değer her vakit verilmeye devam etmiştir. Değişmez kıstas şu olmalı: Gönül insanlarının, ruh ustalarının olumlu yönlerini görmek, nazara vermek de bir erdem olarak görülerek bu yönde çalışmalara kulak vermeli ve bu tür çalışmalar çoğaltılmalı.

Sezai Karakoç, diriliş neslinin mimarı ve bu toprakların eşsiz bir değeridir. Şiirleriyle, nesirleriyle bir neslin yetişmesine ömrünü adamış olan Karakoç’un kaleminden Mevlana’yı da okumak bir ayrıcalıktır.

Anadolu’nun sesi, şiir ve musikidir

Sezai Karakoç, Mevlana adlı kitabıyla bizlere tür olarak özgün bir Mevlana biyografisi armağan ediyor. Beş bölümde; hayatı, Mevlana'nın mesnevisi, ölümü, Mesnevi'den örnekler ve en son bölümde de Mevlana'nın Anadolu'ya kattığı değeri anlatıyor şiirsel üslubuyla Sezai Karakoç. Olaylara hem bir tarihçi gözüyle hem de bir edebiyat adamı gözüyle yaklaşıyor.

Mevlana'nın yetiştiği dönem ve özellikle Mevlana'yı Mevlana yapan değerler üzerinde duruyor Sezai Karakoç. Diriliş ruhunun mimari Sezai Karakoç özellikle Mevlana ve Anadolu kavramlarını ele alıyor, Anadolu'yu bir gergef gibi işleyen Mevlevilik geleneğinden bahsediyor.

Mevlana demek, Anadolu demektir. Dirilişin merkezi olarak Anadolu’yu görür Sezai Karakoç. Mevlana da Anadolu’nun kalbidir. Mevlana ve Anadolu ilişkisinden bahseden Karakoç; Mevlana’nın felsefesinde önemli yeri olan şiir ve musiki bağını Anadolu’nun bu iki kavrama bakışı ile açıklıyor.

“Anadolu’da herkesin hayatında geniş yer tutan musiki, oyun ve şiir dünyasının anlatılacak hakikate mecra yapılması şart haline gelmişti.” diyerek Mevlana’nın şiirle olan ilgisini yine onun sözüyle açıklıyor: “Ben şiir söylemiyorum. Benim konuşmam böyledir.”

Mevlana ve Şems

Mevlana’nın adını anarken hemen zikredilen diğer bir isim de Şems’tir. Mevlana’nın hayatında Şems’in yeri, Şems’in Mevlana’ya kattığı değer üzerine o kadar çok söz söylenir ki, mevzu, çağımızın bir hastalığı olan bilgi kirliliğine kadar uzanır.

“Korkulu bir yola başlayan için bir arkadaş gerektir. Bir arkadaş gerektir ki, balta girmemiş sık ormanlarda yol açsın. Şems-i Tebrizî, Mevlana için böyle bir arkadaş, böyle bir dosttur.” Mevlana ve Şems’in buluşmasına dair özgün ifadelerle ruha şifa tespitlerde bulunuyor Sezai Karakoç. Özellikle bu konularda kafasında soru işareti olan herkesin mutlaka Sezai Karakoç yaklaşımında olaylara bakmasında fayda var: “Mevlana ve Şems’in buluşması Doğu’yla Batı’nın buluşmasıydı. Doğu olan gelip Batı’da durmuştu. Doğu da Doğulu da geldi. Doğu ve Batı birleşti.”

Mevlana Enstitüsü

Kitabın son bölümünde Mevlana’nın dünya fikir hayatındaki yerine tekrar dikkat çekiyor Sezai Karakoç. Mevlana’dan ilhamla açılan yeni düşünce kapılarından bahsediyor. Mevlana’yı ehil ellerden doğru bir şekilde anlatarak kurulacak bir dünya düzeninin barış ve huzura ermek için önemli bir adım olduğu tavsiyesinde bulunuyor ve Mevlana Enstitüsü kurulmasının gerekli olduğunun altını çiziyor.

Üstadın yıllar öncesi yapmış olduğu bu çağrı, günümüzde karşılık bulmuş görünüyor. Hazırlanan yetkin eserler, programlar ve Selçuk Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Mevlana Enstitüsü, Sezai Karakoç’un işaret ettiği noktanın gerçekleşmesi anlamında önemli adımlardandır.

Mevlana’yı doğru bir kaynaktan anlamak ve anlatmak için Sezai Karakoç’un Mevlana kitabını mutlaka okunması gereken eserler arasına almanızda fayda var.

Sezai Karakoç, Mevlana, Diriliş Yayınları

 

Mustafa Uçurum