, 23 Kasım 2017
Necip Fazıl ın En Sevdiği Eserlerinden Biri Ahşap Konak

Necip Fazıl Kısakürek

5791

Necip Fazıl’ın En Sevdiği Eserlerinden Biri: Ahşap Konak

Necip Fazıl Kısakürek’in 'Ahşap Konak' piyesi, giderek yozlaşan ve ahlakî değerlerinden uzaklaşan bir toplumun resmi ve bu toplumu çekirdeğinden ele alan bir temsil numunesidir. Efdal Okçu yazdı.

İlgili Yazılar
Gerçek zorluk gerçek acı gerçek hüzün gerçek iman Çöle İnen
Gerçek zorluk, gerçek acı, gerçek hüzün, gerçek iman: Çöle İnen Nur

Günümüzde Üstad Necip Fazıl gibi coşkuyla Efendimizi yazacak kaç kalem sahibi çıkar?
18/06/2011 17:05
Necip Fazıl ile 'Doğu' ve 'Batı' Kavramları Üzerine
Necip Fazıl ile 'Doğu' ve 'Batı' Kavramları Üzerine

''Doğu, insanın yağmur suyu kadar saf ve aydınlık olduğu çağlarda yürekleri ve kafaları dört köşe madde ölçeği körletmezden evvel ruhumuzun ilk ve büyük marifetlerine sahne olan vatandır.'' Ekrem Sakar, üstad Necip Fazıl ile 'İdeolocya Örgüsü' kitabı etrafında hayali bir röportaj gerçekleştirdi.
27/04/2017 13:01
Gecesi Sünbül Türkçesi Bülbül Kokan İstanbul'u Yazmıştı
Gecesi Sünbül, Türkçesi Bülbül Kokan İstanbul'u Yazmıştı

''İstanbul’a Hasret'' kitabı, İstanbul’un bir başka sevdalısı Necip Fazıl’ın, artık bir tür olarak kabul görmüş ‘şehir mektupları’ tarzındakine benzer bir şekilde kısa denemelerinden oluşan bir okuma şöleni sunuyor bizlere. Oktay Türkoğlu yazdı.
12/11/2016 08:08
Duran Boz ile Üstad Necip Fazıl Üzerine Konuştuk
Duran Boz ile Üstad Necip Fazıl Üzerine Konuştuk

Necip Fazıl üzerine müstakil çalışmaları da bulunan eğitimci yazar Duran Boz, Necip Fazıl, onun emeklerini taşıyan Büyük Doğu ve onun edebiyatımıza katkıları üzerine Hatice Ebrar Akbulut'un sorularını cevapladı.
25/05/2016 08:08
Başyücelik in inş sı için neye ihtiyaç var
Başyücelik’in inşâsı için neye ihtiyaç var?

Büyük Doğu Yayınları, geçtiğimiz aylarda Necip Fazıl Bibliyografyası’nı yayınladı. Peki, fikir ve kültür hamlesi noktasından Üstad’ın eserlerinin dâvâ ve keyfiyet ehli kişilere ulaştırılması noktasında daha neler yapılabilir?
22/10/2013 12:12
Okudukça bağlanası bir kitap O ve Ben
Okudukça bağlanası bir kitap O ve Ben

Büyük Doğu'nun büyük kurucusu, Abdülhakim Arvasi'nin eteğinde Allah yolcusu. Fırtınalı bir yaşam, su sakinliğinde bir irşad. Sivri uçların yumuşadığı, korkuların yerini huzura bıraktığı anların Necip Fazıl'da nasıl tezahür ettiğini göreceksiniz O ve Ben’de..
18/08/2013 14:02

“Ön tarafı açılır-kapanır bir mikâp (küp) içinde hayatı yakalamak… Kapana kıstırır gibi… Tiyatro budur.” diye tarif eden üstad Necip Fazıl’ın, hayatı yakalama serencamından belki de en özlüsüdür Ahşap Konak.

1960 yılında yazılan Ahşap Konak, aralarında yaklaşık çeyrek asır bulunan üç neslin her katta ayrı ayrı anlatıldığı, aralarındaki korkunç anlayış ve yaşayış uçurumunun; zaman ve mekân boyutlarının bir arada işlenmesi ile aktarıldığı şaheserdir.

Ahşap konakta üst katta 75-80’likler, dede ve nene yaşar. Orta katta 40-50’likler ve aşağı katta da torunlar yaşamaktadır. Üst kattakiler daha çok ibadetle meşgullerdir. Orta katta kumar vs. oynanır. En alt kat, orta katın da ilerisindedir. Piyeste bu üç katta aralarında yirmi beşer yıl fark olan nesillerin kavgaları, çatışmaları ender rastlanacak bir kurgu ile anlatılmaktadır. Zamanı bu konağın içinde durduracağını haykıran piyesin başkahramanı Recai’nin konağı yakması son noktadır.

Necip Fazıl’ın en sevdiği eserlerinden biri

Necip Fazıl Kısakürek'le yapılan 1983 tarihli son röportajın video kayıtları paylaşılmış ve sosyal medyada büyük ilgi görmüştür. Ahmet Taşgetiren, Ahmet Kabaklı, Meşküre Kabaklı, Reyhan Songar, Ayla Ağabegün, Süleyman Yalçın, Ayhan Songar ve Mehdi Ergüzel’in katıldığı Necip Fazıl Kısakürek ile yapılan son röportajda üstad, konuşmasına, birçok cepheden koma hâlinde olduğumuzu söyleyerek ve Ahşap Konak piyesini özetleyerek başlamıştır. Necip Fazıl Kısakürek, o röportajda eserini anlattıktan sonra Ahşap Konak’ı “Etkili bir insicam, en sevdiğim eserlerden biridir.” diye tarif eder.

Ayrıca üstad, piyesini yazmadan önce ahşap konak imgesi üzerinden çözülmeyi, çok daha önceden, 1947 yılında yazdığı “Muhasebe” şiirinde şöyle anlatmıştır:

“Üç katlı ahşap evin her katı ayrı âlem!

Üst kat: Elinde tesbih, ağlıyor babaannem,

Orta kat: (Mavs) oynayan annem ve âşıkları,

Alt kat: Kız kardeşimin (Tamtam) da çığlıkları.

Bir kurtlu peynir gibi, ortasından kestiğim;

Buyrun ve maktaından seyredin, işte evim!

Bu ne hazin ağaçtır, bütün ufkumu tutmuş!”

Üstadın, şiirinden on üç yıl sonra etkileyici “Ahşap Konak” temsilini hiç değiştirmeden bir de piyes olarak yazması, konunun ve imgenin kıymetini göstermektedir. Necip Fazıl, bu eve buyurmamızı ve maktaından seyretmemizi istiyor; seyredelim.

“Ahşap konak, meydan yerindeki beyaz gömlekli idam mahkûmu gibi duruyor”

“Konak” bizde geleneği temsil etmiş ve genellikle de Batılılaşmayı temsil eden “apartman” yapısının karşısında yer almıştır. Bu çatışmayı başkahraman Recai’nin ağzından dinleyelim: “Şu maskara apartmanlara bakın! Devler, gulyabaniler, canavarlar gibi dört yanımızı sarmış… Bunlar arasında beyaz yağlı boyalı ahşap konak, iki dönümlük bahçe ortasında, meydan yerindeki beyaz gömlekli idam mahkûmu gibi duruyor!..”

Bu idam mahkûmu mesabesindeki ahşap konakta; insaf duygusunun artık lüzumsuzluğunu ispat etme amacı, gerçeğin zamanı tanıyıp tanımayacağı, deniz kumundan yapılan apartmanların mı yoksa Mısır’ın som taştan ehramlarının mı daha genç olduğu, zaman içinde kimin önde olduğu, biz bir dikiş iğnesi bile yapmayı beceremezken neden Garplının bazı hâllerini kopya etmekte onlara taş çıkardığımız… gibi birçok girift ve manidar soruların hakikate yönlendiriciliği, son derece sürükleyici bir üslupla sunulmuştur.

“Vahşi bir samimilik içindesiniz!”

Üstad her şeyi düşünmüş ve meramını daha iyi anlatabilmek için piyesinde bir de “Genç Şair” tipine yer vermiştir. Hatta Genç Şair’in Poetik isimli şiiri üzerinden de sanatın yerini anlatır. Recai ile Genç Şair arasında geçen şu konuşma da -piyesin hemen hemen tamamı gibi- etkileyicidir:

GENÇ ŞAİR: (Böbürlenmiş) Zaman nedir, anlatır mısınız?

RECAİ: Soruların en yamanı! On numaralık izah yapayım mı?

GENÇ ŞAİR: (Küstah) Görelim efendim!

RECAİ: Zaman, bizi götüren ve sizi getiren akış…

GENÇ ŞAİR: Tam on numaralık…

RECAİ: (Yüzü apacı) Hâlbuki sıfır… Zaman, iki ucu sivri bir ok… Ne tarafa gittiği belli değil… Mezara doğru mu, beşiğe doğru mu, belli değil… Eğer genç, önde olan, son olan demekse, o ben miyim, siz misiniz, belli değil… Kulağımda bir fısıltı var, gençler; deniz fısıltısı gibi bir ses… Zaman diyor ki bana; önde olan sensin! Beni anlamak için kafa patlatandır önde olan… O sensin!.. Sana geri diyenler de, beni aldatıcı kıvrımların içinde akışı tersinden görenler…

Başkahramanın yeni nesilde yaptığı müthiş değerlendirmenin ardından bulduğu tek fazilet ise dikkat çekicidir: “Yeter çocuklar, yeter! Nesil gönlünüzün neresinden bir yüksük su alsam, tahlili hep aynı… Yalnız bir faziletiniz var: Dobra dobra konuşuyorsunuz! Vahşi bir samimilik içindesiniz! İnsandan başka her türlü tabii ve samimi…”

Bir büyük fikir derinliğinin şerhi

Necip Fazıl Kısakürek fevkalade güzel konak imgesini işlenebilecek en güzel şekilde işlemiş, diyebiliriz. Her bir konuşması ayrı tefekkür numunesi olan piyesi ne kadar anlatsak az!

“23 asır evvel Sofokles’in trajedilerini seyredip buhar makinesinin keşfine kadar 22 asır yaşayan bir insan, bizim gördüğümüz mânâ iniş-çıkışlarını sığdıramaz hayatına… Büyük sarsıntının geçidinde bir biz kaldık...” Başkahramanın sarf ettiği bu ifadeler dahi, herhalde bu fikir derinliğinin şerhi mahiyetindeki piyesi bir an önce temin edip okunmak için yeterlidir.

Toplumun tezatlarını çok net bir şekilde izleyebileceğimiz Ahşap Konak, -günümüzde kuşak çatışmasının sekiz yaşa kadar düştüğü de düşünüldüğünde- hiç bu kadar beklememiştir okuyucusunu, diyebiliriz.

Necip Fazıl Kısakürek, Ahşap Konak, Büyük Doğu Yayınları

 

Efdal Okçu