En Çok Okunanlar
Son Yorumlananlar
Namaz Vakitleri
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yu-Ma-Tu'da neler dinledik neler!
Yu-Ma-Tu'da neler dinledik neler!

Ezgiler neyde dinlersek dinleyelim hep yanımızda oldular.
Güncelleme: 08:30, 15 Eylül 2011 Perşembe

 

“Yu-Ma-Tu”. Çift kasetçalarlı, radyolu, pille de çalışabilen bir teyp.

İsmini ilk gördüğümüzde Japon malı sanmıştık biz de birçok kişi gibi. Ta ki yıllar sonra “Yusuf-Mahmut-Tuncay” isimli üç kardeş ya da ortağın isimlerinin kısaltması olduğunu öğrenene kadar. Olsun. Japon malı olmasa da kasetlerimizi hareket ettiriyor ya. Maksat hâsıl oldu işte. Ve öyle rağbet ediliyor ki “Yu-Ma-Tu” marka teyplere akıl alır gibi değil. Zengin-fakir hemen her evde var. Modern bir kasetçalar çıktığı dönem itibariyle... Ses kaydı dahi yapıyor daha ne olsun. Bizim eve girdiğinde çocuktum daha ve sevinçten omzuma alıp kendimi sokağa atacağımı hatırlıyorum.

Neler dinledik neler!ANDOLSUN

Ortalama on ya da on iki parçadan oluşan kasetlerimizi atıp, her iki tarafını da baştan sona dinleyebiliyoruz teybimizde.

Mustafa Demirci’nin Onunla Yaşar Onunla Ölürüm isimli Arapça Marşlarını,

Mehmet Emin Ay’ın Gül i Ruhsar’ını,

Taner Yüncüoğlu’nun Serzeniş’ini,

Hasan Sağındık’ın Yusuf Yüzlüler’ini,

Mikail’in Yıpranmış Vakitler’ini,

Coşkun Fikir’in Kendine Gel isimli kasetiyle beraber daha nicelerini durmadan, ara vermeden, yemek yerken, çay içerken, akşam olup da “baba” eve dönmeden ve haberleri açmadan önce deli gibi dinliyoruz.

Bazı kasetlere doyum olmaz, doymadık, bir daha dinliyoruz.

“Kaside i Ebubekir” muhteşem, bir daha...

“Ya öl ya da diril artık” acayip, bir daha...

“Bin Diriliriz” bizi coşturuyor, bir daha...

“Ey Nebi”, Mikail’in ağlamaklı sesinden, bir daha...

“Hüzün Günleri”ni, “Şemail”i, “Leyla”yı, Tamer Duman’ın “Kuşlar”ını döne döne dinliyoruz. Bu arada Hayreddin Karaman, Abdürrahim Karakoç, Akif İnan, Nurullah Genç, Ahmet Mercan, Ahmet Efe, Davut Akgül isimlerini de birer ikişer yerleştiriyoruz belleklerimize kaset kapaklarından.

Bozulan bozuldu ama...

Böyle böyle tüm parçaların müziklerini, sözlerini kaydediyoruz. Sokakta, evde, çarşıda, gecenin karanlığında yalnız başımıza yürürken, irkilmemek için, mırıldanıp duruyoruz. Ve önce Japon sonra yerli malı olan “Yu-Ma-Tu”nun mucitlerine içimizden teşekkür ediyoruz.

İnsan yapısı olan her şey gibi teyplerimiz da bozuluyor bir zaman sonra. Bazen kaset sarıyor, sesler boğuluyor, düğmeler fırlıyor ama idare ediyoruz. Arıza ciddi bir boyuta ulaşınca da teknik servise değil teyp-televizyon tamircilerine emanet ediyoruz. Teybimizi tamirden alınca da, sanki yeni almışız gibi büyük bir gülücük patlıyor dudağımızın kenarında.

Hayat güzel.

Zaman bereketli.

Ruhumuz ıslak seslerin uyumundan.

Eski olan güzeldir diyorum; ama içimden bir eski ses güzel olan eskimez diyor.

 

Yavuz Ertürk eski bir kaset taktı yumatu teybe


YORUMLAR
nası
serhat
nası bi yazı bu ya ağlicak gibi oldum.aynısını bende yaşadım.artık eski tadı vermiyo.ne kadar heyecanlıydık.bu makalenin sahibini dualarla anıcam.ona ne kadar minettarım anlatamam.. :)
25/10/2011, 00:55
çok güzel bir isim..
Abdulkadir HİDAYET
Benim 350 kasetlik bir arşivim var. Ve yu-ma-tu hala çalışor. Yıllar önce ben de sony den ucuz diye bu teyp kasetçaları almıştım ve hala çalışor. Ar sıra kasetleri çiğnemese daha iyi olacak ya neyse..;)
27/09/2011, 10:35
yu ma tu
kuaybe
90 lı yıların başından 2000 e kadar uzanan bir kaset albümü(korumak için artık sadece sardırıyorum ) ve yanında babamın japon pazarı ya da ismi ona benzeyen bir yerden aldığı yumatu teyb hala duruyor ben kıymetini bilirim diyene vakfedilir !..gerçekten ve cidden :) (editöryal cevap: kasetlerine talibiz kardeş ama bir listesini yazıp yollamanı istesek. yumatu teybini de istersen buyur yolla dunyabizimgyy@gmail.com )
19/09/2011, 20:12
dunyabizim.com on Facebook