, 21 Ağustos 2017
Hayırlı nesil istiyorsak önce dua ile başlamalıyız

2681

Hayırlı nesil istiyorsak önce dua ile başlamalıyız

Efendilik, iffet, iyilik; bir çocukta/gençte bu üç davranış tarzı oluştuğunda onu hayır yolundan artık kim çevirebilir. Cihad Meriç yazdı.

İtikaf 5. gün:

İtikaf sürecinde devamlı camide bulunduğumuz için yürüyüş alanımız sınırlı oluyor. Benim gibi yürümeyi, açık alanı, doğayı seven biri için itikafın en zor yanı bu olsa gerek. Bazen cami içinde tesbih çekerken yürüyorum bazen de sabah vakti kimseler yokken cami bahçesinde bir kaç adım atıyorum. En güzel yürüyüş ise Sır Hocam ile kol kola yaptığımız yürüyüştür. Geçen sabah kol kola giderken aklımıza iki yıl önce Van'da nasip olan bol muhabbetli sabah yürüyüşü geldi. İnsanın yanında kol kola, omuz omuza yürüyeceği iyi adamların olması ne büyük nimet. Elhamdulillah.

Sır hocam sohbetlerinden aldığımız notlar bir hayli fazla ki yazılarımız bu muhabbetle sırlanmıştır. "Namaz için cemaate katılmayı ciddiye almıyoruz, neyi kaybettiğimizin farkında değiliz!"

"Kız çocuğu anne babasına cennet vesilesi olur, evlenir kocasının dininin yarısını tamamlar, anne olur cennet ayaklarının altına serilir. Hocamız üç hadisi birleştirerek kız çocuğunun hayatının rahmet ve bereket oluşunu özetlemiş.”

Sevgili Peygamberimiz (as) : "Kızlarınıza Nisa, Nur, Ahzap surelerini öğretiniz." buyurmuşlardır.

Kız çocuklarının eğitimi demek bütün toplumun eğitimi demektir. Karma eğitimden dolayı bazı bölgelerde kızlarımızın eğitimsiz kalmasının bedelini ödedik ve hala ödüyoruz. Karma eğitimin esnetilmesi ve kız Kuran kursları bu yarayı kapayacaktır inşallah.

"Şifa veren iki şeye devam ediniz: Bala ve Kur'an'a " (İbni Mace )

Hayırlı nesil kim istemez ki?

Hayırlı nesil istiyorsak önce dua ile başlamalıyız. Zekeriya (as) gibi "Rabbim bana tarafından hayırlı bir nesil bağışla..." (Ali imran -38) Rabbimiz bu duaya efendi, iffetli, salih bir evlat olan Yahya (as) ile cevap vermiştir. (Ali imran- 39) 

Bu ayetler bizim için yol haritasıdır. Önce efendilik eğitimi ile işe başlamalıyız. Çocuğumuzun efendi/ adam olması için gerekli davranışları ona kazandırmalıyız. Rabbimiz, önce bizden sonra neslimizden efendilik/edep bekliyor.

Çocuklarımızın iffet bilinci kazanması için de çaba harcamalıyız. İffeti korumak için hem kendi adımıza hem onların adına titizlik göstermeliyiz. Ne izlediğine, kiminle konuştuğuna dikkat etmeliyiz. Maalesef bugün küçük yaşta çocuklarımızın iffeti bozulmaktadır. İffet bozukluğunun toplum üzerindeki etkinliğini iyi bilenler, neslin iffetini bozmak için her türlü yatırımı yapmaktan kaçınmamaktadır.

Salih evlat yani iyilerden olmak, iyilerle beraber olmak; iyiliği tavsiye eden ve eli erdiği kadarıyla kötülükten sakındıranlardan olmak. Önce kendi hayatımızda iyi adam modeli oluşturmalıyız ki çocuğumuz ardımızdan yürüsün.

"Kişi bütün hallerinde doğru bir üslupla doğru yolda devam etmediği müddetçe salih olamaz. Malumdur ki salah dinde ve dünyada kalplerin, diğer bütün organların işleyişinde insanın ulaşacağı bütün makamları içine alır." (Ruhul Beyan Tefsiri)

İsmail Hakkı Bursevi'nin bu tarifi bizi iyiliği hayatımızın tüm alanlarına yaymamız gerektiğini ve son nefese kadar iyi adam olma yolunda yürümemizi öğütlüyor.

Efendilik, iffet, iyilik; bir çocukta/gençte bu üç davranış tarzı oluştuğunda onu hayır yolundan artık kim çevirebilir. Bu üç davranış eğitiminden sonra nefse hakimiyet gündeme gelir.

"Nefse hakimiyet, kudretli olduğu halde nefsini bütün şehvetlerden arzulardan hapsedici, muhafaza edici, bunu fazlasıyla layıkıyla yapıcı demektir." (Ruhul Beyan Tefsiri)

"İnsanı melekler gibi yapan ruhani kuvvet ancak nefsin arzularına karşı sabretmek ile olur. İnsanın kemalatının hakkı, bizzat hayırı bilmek ve onunla amel etmek için öğrenmektir. Bu ikisinin toplamı hikmet denir. Hikmeti öğretecek yani akli ilimleri, şeriat ilimlerini ve ahlak güzelleştirmeyi. İlim ve amel, istikametin temel prensipleridir." (Ruhul Beyan Tefsiri)

Eğitim usul ve üslubumuzu tamamen bu ayetten çıkarabiliriz

Hikmeti öğretmek yani çocuğun bütün melekelerinin gelişmesini sağlamak. Çocuğumuzun akli gelişimine verdiğimiz önemi manevi gelişimi için de göstermek gereklidir. Manevi gelişiminde gösterdiğimiz titizliği akli gelişimi için de göstermeliyiz. Bunların yanında sanat ve estetik gelişimine de titizlik göstermeliyiz. İşte bu noktada Külliye Eğitim Modeline geliyoruz ki bu yöntemde geleneğimizde cami merkezli bir eğitim metodu olarak kullanılmıştır. Cami, medrese, çarşı, kütüphane, tekke, zaviye, mahalle, aile el ele vermiş ve beşikten mezara insanı en güzel şekilde eğitmiştir. Bugün sanki elbirliğiyle başka bir eğitim metoduyla, fıtrata aykırı bir yöntemle çocuklarımızı değerlerimizden uzak eğitiyoruz.

Rabbi Meryem'e hüsnü kabul gösterdi, onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi... (Ali İmran 37) Bu ayet bizi öyle bir tefekküre çağırıyor ki üzerine saatlerce konuşulabiliriz. Bitki her toprakta yetişmez, önce toprak sonra çevre koşulları önemlidir. Ayrıca bitkiyi iyi tanımalıyız, mesela su ayarı hepsinde farklıdır. Çok su vermek de az su vermek de zararlı olabilir. Eğitim usul ve üslubumuzu tamamen bu ayetten çıkarabiliriz.

Eğitim bereketli bir konu açıldıkça açılıyor. Zaten on günlük itikaf sürecinde yazdığımız yazılar vesilesiyle amacımız; neslimizin eğitimi üzerine hep birlikte tefekkür etmeye kutlu bir davetiye çıkarmak.

 

Cihad Meriç yazdı