, 20 Ekim 2017
İyilik yolunda yürümek meşakkatli ve zor bir iştir

2560

İyilik yolunda yürümek meşakkatli ve zor bir iştir

Hakiki öğrenmenin oluşması için önce muhabbetin oluşması gerekir. Muhabbet oluşunca kalpler birbirine bağlanır ve bilgi aktarmak artık kabiliyetler ölçüsünde en kolay iştir. Cihad Meriç yazdı.

Zaman geçiyor ve yine bir itikâf vakti Piri Paşa Külliyesi'nde Sır Hocam'ın dizi dibinde itikafa niyet ediyoruz. Aşk ve muhabbet şehri Konya'da hocam ile kutlu bir vakitte buluştuk. Elhamdulillah. 6 Temmuz günü uçak ile İstanbul'dan Konya'ya geldim. Yatsı namazı camiye giriş yaptım; teravih, dinlenme, sahur, Sır Hocam ile seher dersi ve sabah namazıyla gün başladı. Eski programımız devam ediyor, bu yıl tek fark camimizde teravih hatimle kılınıyor. Bu durum beni önce korkuttu; fakat hatimle teravih kılınca bir şey daha öğrendim, namaz beden ile kılınırsa zor ve uzun geliyormuş; ruhun kıldığı namazda ise zaman mefhumu ortadan kalkıyor.

Son zamanlarda neslimizin eğitimi üzerine daha fazla düşünüyorum. "...Nihayet olgunluğa erdiği ve kırk yaşına girdiği zaman şöyle der: 'Ey Rabbim, beni muvaffak kıl ki, bana ve ana babama ihsan ettiğin nimetine şükredeyim ve razı olacağın salih bir amel işleyelim. Neslimden gelenleri de salih kimselerden kıl. Çünkü ben, tövbe ile gerçekten sana yüz tuttum ve ben gerçek Müslümanlardanım.' (Ahkaf 15) Sır hocam bu ayeti hatırlattı ve kırk bir yaşında yoğun şekilde nesli düşünmenin fıtrat gereği olduğunu anladım. Ruhul Beyan Tefsiri'nde Al-i İmran suresinde geldiğimiz ayetler de "Hayırlı Nesil" başlığı ile karşımıza çıkınca itikâfın gündemi belli oldu.

Hayırlı nesil istemek

Çocuklarımız bizimle vakit geçirmekten hoşlanacak ki sevdiklerimizi sevsinler. Bizdeki muhabbeti görecekler ki muhabbete gelsinler, sevdiklerimizi sevmelerini istiyorsak, önce bizi sevmeliler ve sonra kendiliğinden sevdiklerimizi seveceklerdir. Çocuklar kendilerine vesile olacak modellere ihtiyaç duyarlar. Mesela onlara hediye veren bir hoca dedeleri olmalı. Geçen gün "Bu duayı öğrenirseniz hoca dedeniz çok sevinir" dedim. Cevapları şu oldu: "Evet bize bir çuval dolusu oyuncak alır." Sevgili Peygamberimizin (as) altını çizdiği hediyeleşmenin önemi bu noktada ortaya çıkıyor. Birbirimize ve özellikle çocuklarımıza bol bol hediye almalıyız.

En çok sevilmeye layık olan Rabbimiz ve habibi Peygamberimiz (as) çocuklarımıza sevdirilmelidir ki çocuklarımız bu hakiki yola muhabbet duysunlar. “(Rasulüm) De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah'da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah (cc) son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir.” (Ali İmran 31)

"Muhabbet gönlün gördüğü kemal sebebiyle bir şeye meyletmesidir. Baş gözüyle bakmak insanı bu saadete erdirmez, bilakis sır ve kalp gözüyle bakmak ve tam tâbi olmak insanı mutluluğa erdirir." (Ruhul Beyan Tefsiri)

Hakiki öğrenmenin oluşması için önce muhabbetin oluşması gerekir. Muhabbet oluşunca kalpler birbirine bağlanır ve bilgi aktarmak artık kabiliyetler ölçüsünde en kolay iştir. Muhabbet eğitim yolu bizim sözlü eğitim geleneğimizdir. Bu yol kitap gibi adamlar yetişmesini ve bilginin hayatın içinde yaşanarak hal ve kal ile bir silsile takip ederek aktarılmasını sağlamıştır.

Akıllı olanlar nefislerinin isteklerine karşı sabırlıdır. Çocuklar ise hep tatlı ve hoş olan şeyleri arzu ederler. Sabredenler cümlesinden olan kimse yükseklere çıkar. Çocuklar gibi tatlı peşinde koşan ise aşağı iner.” (Ruhul Beyan Tefsiri)

İyilik yolunda yürümek meşakkatli ve zor bir iştir

Çocuklarımıza hak dinimizi sevdirmek önemlidir; fakat bu tek başına yeterli değildir. Çocuklar fıtratları gereği tatlı, hoş şeyleri ve oyunu severler. Bu nedenle çocukları kendi haline bırakırsak, teşvik ve zorlama olmazsa eğitim sürecinde istediğimiz hedefe doğru yol alamayız. Bugün çok anlatılan merhamet öncüsü sevgili Peygamberimizin (as) hutbede torununu kucağına alması ve sırtından torunlarını düşürmemek için secdede titizlik göstermesi yanında; “yedi yaşında çocuğunuzu namaza teşvik edin, on yaşında namaz kılmazsa ceza verin” söz ve uygulamaları da dikkatle takip edilmelidir.

Kısacası daha önce de belirttiğimiz gibi İslam bizi sürekli sırat köprüsünde olduğumuzu hissettiriyor ki sınırları bilip basiret ve ferasetle davranıp, ifrat ve tefrite düşmeden, istikamette ayağımız kaymadan yolumuzu yürüyelim. Çocuklarımızı tamamen boş bırakmak da aşırı sıkmak da hoş değildir. Zorlama da ölçülü olmalı; çünkü iyilik yolunda yürümek meşakkatli ve zor bir iştir.

"Böylece, siz bütün insanlara şahit olasınız, Peygamber'de (as) size şahit olsun diye sizi ölçülü ve dengeli bir ümmet yaptık." (Bakara 143)

Bugün çocukların ellerindeki oyuncaklar göz önüne alınırsa işimizin zorluğu daha iyi anlaşılır. Bedri Gencer hocamızın dediği gibi "Artık bütün pislikleri bir araya toplayan akıllı telefona sahibiz." Eskiden bizleri oyalayan sadece TV vardı, sonra bilgisayar oyunları ve internet çıktı. Şimdi öyle bir alet var ki bu bütün melanetleri bir araya toplamış; aklımızı ve vaktimizi alan, nesillerimizi ifsad eden akıllı telefondan bahsediyoruz. Tabiî ki bu alet hayırlı işlere de vesile oluyor; fakat kullanımı kendi gibi akıllı ve bilinçli olmalı ve belli bir sınır dahilinde kullanılmalı ki faydalı olsun.

"Bu dünya hayatı bir eğlence ve oyundan başka bir şey değildir. Gerçekten son yurt, işte halis hayat odur. Keşke bilselerdi. (Ankebut 64)

Çocuklarımızın değerlerimize muhabbet duymasını sağlayacağız, onları hayra teşvik edeceğiz. Onların iyiliği için tatlı bir zorlama olacak ve hayatlarının bereketli olması için sınırlar koyacağız.

İtikaf notlarımızı paylaşmaya devam edeceğiz. Rabbimiz hayra vesile kılsın. Amin. Bence dünyabizim.com sitemizin eğitimbizim deme vakti geldi. Yan sütunda eğitim kategorisi şık duracaktır.



Cihad Meriç yazdı

[email protected]