En Çok Okunanlar
Son Yorumlananlar
Namaz Vakitleri
Not Defteri
Not Defteri
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Evliya Çelebi'nin mezarı ne oldu?
Evliya Çelebi'nin mezarı ne oldu?
Ömrü yollarda geçen Evliya Çelebi'nin mezarı yola kurban gitmiş!
Güncelleme: 17:25, 25 Mart 2011 Cuma

Evliya Çelebi 25 Mart 1611 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelmişti. Bugün onun doğumunun 400. Yıldönümü.

2011 senesi hem M. Akif yılı hem Evliya Çelebi yılı olarak kutlanıyor. Kutlu ve mutlu olsun. Ancak gönül isterdiki bu gönül insanını kabri başında dualar ile yad edelim. İnşallah o günleride görürüz. Ama yinede Şişhane’ye sembolikten de olsa bir anıtmezar yapılabilir diye düşünüyorum. Ne dersiniz? Seyyahların Piri Evliya Çelebi’nin mezarı hakkında küçük bir araştırma yaptık. Ömrünü seyahatle geçiren meşhur Türk Seyyahı Evliya Çelebi’nin nerede vefat ettiği ve kabrinin nerede olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Ancak kuvvetli tahminlere göre kabrinin Şişhane’deki Meyyitzade mezarlığında bulunduğu ileri sürülmektedir. Söz konusu mezarlık maalesef günümüzde mevcud değildir. Bu konuda araştırmacı merhum İbrahim Hakkı Konyalı şunları söylemektedir:  “Evliya Çelebi ve babası Sultan Dördüncü Murad’ın kuyumcubaşısı Mehmed Zıllı Efendi, Lohusa Kadın Türbesi’nin yanında gömülüydü. Fakat yol yapılırken oradaki bütün mezarlar yerinden söküldü ve mezar taşları bir çukura dolduruldu. Ben yol yapılırken gitmiş ve mezar taşlarını görmüştüm.”  

Evliya Çelebi'nin dedesi kim?

Evliya Çelebi kendi soy kütüğünü sayarken dedesini "Kara Ahmed" dedesinin babasını "Demircioğlu Şehid Kara Mustafa Paşa" dedesinin dedesini "Turhan Bala" olarak göstermektedir. Turhan Bala'nın babası olarak "Yavuz Özbek" yahut "Yavuz Er" adında bir sancak beyinden bahsetmektedir. Bu Yavuz Er, 
İstanbul fethinde bulunmuştur. Ganimet malından kendi payına düşenle Unkapanı'nın iç yüzünde Sağrıcılar Camii ile 100 dükkân ve bir ev yaptırmış, Evliya Çelebi bu evde

dünyaya gelmiştir. 

Yavuz Er Sinan Camii
Yavuz Er Sinan Camii, Unkapanı

Yavuz bir er, merd bir kişi!

Fatih Sultan Mehmed Han bir gün tebdil-i kıyafet ederek halkın arasına karışır. Akşama kadar şehri gezer. Unkapanı kapısına geldiğinde kale kapısının kapanmış olduğunu görür. Kendinin çıkardığı fermana göre kale kapısı akşam ezanınından sonra kapanıp sabah ezanı vakti açılmaktadır. Padişah kapının önüne gelir ve kapı muhâfızı Sinan Çelebi ile aralarında şu konuşma geçer: Aç şu kapıyı Sinan Çelebi!” “Kimsin sen, bana kapıyı aç diye nasıl emredersin?” “Kim olduğuma ne bakıyorsun, kapıyı aç yeter!” “Nasıl bakmam? Niçin bu zamana kadar dışarıda kaldınız? Dost musunuz, düşman mısınız? Padişahın emrini bilmez misiniz? Ben sana kapıyı açmam. Var git, başının çaresine bak.” En nihayetinde Sinan Çelebi “Git, hünkârdan ferman getir. Ancak o zaman içeri girebilirsin!” der. Padişah artık dayanamaz: “Ya hu Sinan Çelebi, Hünkâr benim!” Sinan Çelebi dikkatle baktıktan sonra Sultanı tanır ve kapıyı açar ve şunları söyler “A Hünkârım, kendi kanununu kendin niye bozarsın? Madem bozacaksın, böyle kanunu niye koyarsın?” diye söylenir. Sultan Fatih atından iner, tavizsiz davranışından ve vazifesine bağlılığından son derece memnun kaldığı Sinan Çelebi’ye “Sen yavuz bir er, merd bir kişiymişsin. Dile benden ne dilersen? der. Sinan Çelebi de “Hakikaten istediğimi yapacaksan benim adıma bir cami yaptırı ver. Tâ ki kıyâmete kadar hayır defterim açık kalsın.” Fatih Sultan Mehmed Han derhâl onun adına cami inşa ettirir.

Yavuz Er Sinan Çelebi
Yavuz Er Sinan Çelebi (arkada yeşil demirle çevrili kabir) ve Fetih Şehidi Horoz Mehmed Dede

Kabri, Unkapanı’nda Köprünün hemen yakınındaki Yavuz Er Sinan Camii’nin haziresinde yer almaktadır. İstanbulumuzun en eski camilerinden biri olan Yavuz Er Sinan Camii diğer adı Sağrıcılar Camii, Fatih Sultan Mehmed Han’ın alemdarlarından Yavuz Er Sinan tarafından yaptırılmıştır. Kabir taşında şunlar yazmaktadır;

Hu Dost / Fatih Sultan Mehmed Han / Hazretlerinin Kapıcılarından / Merhum Yavuz Er Sinan / Ruhiçün Fatiha / Sene 725

Buradaki sene yanlış yazılmıştır. 

Horoz Mehmed Dede

Horoz Mehmed Dede, Sultan II.Mehmed Han ve ordusu ile Konstantiniyye şehrine gelirken, her saat başı horoz gibi çırpınarak öter ve “Kalkın…Ey gâfiller!..” dermiş. Bu nedenle askerler kendisine Horoz Baba demişler. İstanbul’un en eski meczûblarındandır. Hoca Ahmed Yesevî’nin mürîdlerinden olup, Hâcı Bektaş-ı Velî ile birlikte Horasan’dan gelip, Fatih Sultan Mehmed Han ile birlikte Konstantiniyye’nin fethinde bulunmuş ni’me’l-ceyş’dendir (mutlu asker). Kabri, Unkapanı, Yavuz Er Sinan Camii haziresindedir. 

Lohusa Sultan Türbesi, Şişhane
Lohusa Sultan Türbesi, Şişhane

Lohusa Sultan Türbesi

Asıl ismi Rahime Sultan olup halk arasında Lohusa Sultan diye anılmakta olan bu hatun 1647 senesinde vefat etmiştir. Vefatından sonra mezarında doğum yaptığı rivayet edilmektedir. Oğlu Meyyitzade Osmanlı zamanı devlet adamlarındandır.

Türbe, Şişhane yokuşunun başındadır, üzeri kubbeli, kare planlı  olarak tuğla ve taştan inşa edilmiştir. Üç cephesinde birer penceresi vardır. Türbenin içinde Lohusa Sultan ve kimliği bilinmeyen üç kişinin mezarı bulunmaktadır. Eskiden çocuğu olmayan kadınların türbeyi sık sık ziyaret ettikleri söylenir. 

 

Doğan Pur haber verdi


  • Google'a kaydet
  • digg'e kaydet
  • delicious'a kaydet
  • FriendFeed'de paylas
  • facebook'ta paylas
  • Haberi Paylaş
  • Yazdır
  • Arkadaşıma Gönder

İlgili Konular » Evliya Çelebi | Beyoğlu |
ANKET

Çizdiğiniz bir 'mahalle' resminde ilk ne yer alır?

Anket sonuçlarını görmek için tıklayınız...
Anket sonuçları getiriliyor. Bekleyiniz...

dunyabizim.com on Facebook
TAMAM