En Çok Okunanlar
Son Yorumlananlar
Namaz Vakitleri
Not Defteri
Not Defteri
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kırgızistan'da neler gördüm
Kırgızistan'da neler gördüm
İHH Kurban organizasyonu vesilesiyle Ramazan Yılmaz arkadaşımız Kırgızistan'a gitti, oraları bize anlatıyor. Notlarının devamını gelecek günlerde okumaya devam edeceğiz.
Güncelleme: 17:30, 27 Haziran 2009 Cumartesi

KırgızistanKırgızistan, Manas’ın memleketi.

Kırgızistan, atalarımızın kurtuluşa, İslam’a ilk adımları attıkları Talas meydanı.

Kırgızistan, İslam medeniyetinin 10. ve 11. yüzyıllardaki merkezi, Karahanlılar’ın siyasi ve ilmi başkenti Balasagun.

KırgızistanDevlet başkanı Kurbanbek Bakiyev, Lale Devrimi’nin ardından Nisan 2005’te Askar Akayev’in istifasıyla görevi devraldı. Doğu sınırında Çin ile komşu olan ve Asya’nın en önemli jeopolitik noktalarından birinde bulunan Kırgızistan, ABD ve Rusya ile olan ilişkilerini bir denge politikasıyla yürütmeyi tercih etmektedir. Devrim öncesi Akayev yönetimde ise, hem ABD’ye karşı bir uluslararası denge unsuru oluşturulmak üzere kurulan Şanghay İşbirliği Örgütün kurucu üyesi olması, hem de Afganistan’ının işgali sürecinde ABD’nin isteklerini tatmin edecek tutumlarda bulunmamasıyla ön plana çıkmaktaydı. ABD medyasının Lale Devrimi’ni demokratikleşme yolunda atılmış önemli bir adım olarak görmesi de oldukça dikkat çekicidir. ABD’nin devrim öncesi gerek Orta Asya’daki STK’lar aracılığıyla, gerekse doğrudan Akayev karşıtı yayınları desteklediği yönündeki söylentiler de notlarımızın arasında bulunmakta. Bugünlerde ise, Kırgızistan’nın ABD ve Rusya arasında izlemeye çalıştığı denge politikası Rusya lehine bozulmaya meyilli. 

Kırgızistan

Yola çıktık!  

Ve Kırgızistan’a gidiyoruz. İstanbul’dan havalandıktan sonra, beş saati aşkın bir yolculuğun ardından gece 03.00 sularında Bişkek’e iniyorum. Uluslararası Manas Havaalanında beni karşılamasını beklediğim Orta Asya Gençlik Vakfı(OGEV)’ndan Sancar adlı genç ortalarda gözükmüyor. (Birkaç saat sonra Sancar’la sıkı bir dostluk kuracaktık.) Bagajlarımı alıp dışarıya adımımı attığım andan itibaren, önümüzdeki 15 dakika içinde ısrarla taksiye ihtiyacım olup olmadığını soracak olan bir amca çıkıyor karşıma. Amca bana Kenya’nın başkenti Nairobi’de yaşadıklarımı hatırlatıyor. Israrla taksiye ihtiyacım olmadığını söylememe rağmen orada da beni anlamaları oldukça uzun zaman almıştı. Ardından, neredeyse tüm yurt dışı seyahatlerimde görmeye alışık olduğum türden bir tablo daha çıkıyor karşıma. Şakird kardeşler. Kırgızistan’a gelen konuklarını karşılamak üzere bekleyen, Bişkek’teki “Türk” kolejlerinin öğretmenleri bu gördüklerim. Aralarından biri “merak etme taksici değilim” diyerek yanıma geliyor. Tanıştıktan sonra birlikte İlhami hocayı (OGEV başkanı) arıyoruz. Sancar’ın uyuya kalmış olduğuna karar veriyoruz ve “Türk” kolejlerinin öğretmenleri beni şehrin merkezine kadar götürüp İlhami ağabeye teslim ediyorlar. Kırgızistan’da ümmetle kucaklaşmaya nur talebesi kardeşlerimizle başlıyoruz.  

Bir Cuma sabahına gözlerimi açıyorum. Gecenin karanlığında ne yüksek dağları ne de Sovyet döneminin izlerini taşıyan, kimi zaman insanın içini ürperten hayalet binaları görememiştim. Önümüzdeki bir hafta boyunca hem Tanrı Dağları’nı hem de bu hayalet binaları temaşa edeceğiz.  

Bugün bayram tatilinden önceki son gün ve üniversiteler de son derslerini işliyorlar. Hemen İslam Üniversitesi’ne gidiyoruz. Üniversite iki katlı hoş bir binada kurulmuş. İlk katında erkek öğrenciler bulunurken, kız öğrenciler ise ikinci katta eğitim görüyorlar. İslam Üniversitesi’nde toplam 350 öğrenci eğitim görüyor. İlahiyat Fakültesi’nin bulunduğu İslam Üniversitesi’nden mezun olan öğrenciler Kırgızistan Müftülüğü’nün ve Kırgız devletinin çeşitli kademelerinde görev alıyorlar. Orta Asya Gençlik Vakfı da mezun olan öğrencilerin bir kısmını kurslarında öğretmen olarak istihdam ediyor.  


Türkiye'den ilgi bekliyorlar

Üniversite’de rektör yardımcısı Ravşan Akimbayoğlu Bey konuk ediyor bizi. Söz Kırgızistan’ın bağımsızlığının ilk dönemlerine geliyor. Sovyetlerin dağılmasıyla bağımsız bir devlete sahip olan Kırgızların, Türkiye’den bekledikleri yakınlığı o günden beri göremediklerini söylüyor Ravşan Bey. Türkiye’nin Kırgızistan ile yakından ilgileneceğini, Müslüman toplumların aralarında sıcak ilişkiler kurulacağını ve hatta Türkiye’den Kırgızistan’a radyo ve televizyon yayınlarının başlayacağını uman Kırgızların yaşadıkları hayal kırıklığını öğreniyoruz.  

 

Başörtüsü yasağı koyma çabaları!    

İslam Üniversitesi’nin dışında Bişkek’te daha birçok üniversite var. Bu üniversiteler arasında Kırgızistan Devlet Üniversitesi, Manas Üniversitesi, Bişkek Beşeri Bilimler Üniversitesi ve Uluslararası Atatürk Alatoo Üniversitesi yer almakta. Bu üniversitelerde Türkiye’den gelen pek çok öğrenci öğrenimlerini sürdürmekteler. Kırgızistan’da devlet tarafından uygulanan bir başörtüsü yasağı yok. Ancak, Türkiye’den gelen bazı öğretim görevlilerinin ve üniversite yöneticilerinin, Türkiye’deki üniversitelerde başörtüsünün yasak olduğunu ileri sürerek, YÖK’ün denklik verdiği Kırgız üniversitelerinde başörtüsünü yasaklatmaya yönelik girişimlerinin olduğunu öğrendik. Devlet üniversitelerine yönelik bu aşağılık talebin, Kırgız yetkililerce reddedildiğini öğreniyoruz ardından.  

 

KırgızistanO bir MGV'li!

İslam Üniversitesi ziyaretimizi tamamladıktan sonra Cuma namazını kılmak için OGEV’in yaptırmış olduğu Cuma Vasipov Camiine geçiyoruz. Yedi senedir Bişkek’te yaşamakta olan İlhami hoca namaz öncesi Cuma vaazına başlıyor. OGEV’in başkanlığını yürüten İlhami hoca aynı zamanda Türkiye’de bulunduğu dönemlerde Milli Gençlik Vakfı’nın Kars-Ağrı ve Doğu Anadolu Bölge Başkanlıklarını da yürütmüş. Namaz vakti girip ezanlar okunuyor ve kırgızıyla, özbeğiyle, uyguruyla birlikte omuz omuza saf tutup namaza duruyoruz.  

Özellikle başkent Bişkek’te sokaklardaki hâkim dil Rusça olmasına rağmen, İlhami hocanın vaaz ve hutbede Kırgızcayı tercih etmesi dikkatimizi çekiyor. Dil’in insanların kültürlerini, dinlerini kısacası tüm benliklerini şekillendirme gücüne sahip bir araç olduğunun farkında olan hassasiyet sahibi Müslümanlar, özellikle Kırgızistan’daki İslam toplumu arasında Kırgızcayı yeniden yaygınlaştırma mücadelesi veriyorlar. Sovyet döneminde Kırgızca konuşmaya devam eden insanların faşist olmakla suçlanarak sürgüne gönderilmeleri ya da türlü eziyetlerle cezalandırılmaları bütün bir halkı Rusçaya mahkûm etmiş. Sovyetlerin dağılmasının ve Kırgızistan’ın bağımsızlığını kazanmasının ardından 16 seneden fazla bir zaman geçmesine rağmen, Kırgız iktidarların Rusya’ya olan bağımlılığı, Bişkek’teki Rus nüfus yoğunluğu ve Kırgız toplumunun, üzerinden silindir geçmiş Müslüman kimliğinin buzlarının hala çözülmemiş oluşu maalesef Bişkek’i Rusçaya esir etmeye devam etmekte.  

Cuma namazının ardından bir Uygur lokantasında alıyoruz soluğu. Uygur mutfağının güzelliklerine bırakıyoruz kendimizi. Birbirinden güzel et yemeklerinin ve Uygur usulü mantının eşsiz lezzetini tadıyoruz burada.  

 

 

Kamera ve fotoğraf makinesi kaygısı!

Yemeğin ardından bu şirin Uygur lokantasının hemen yanındaki, Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin Medine Pazarı’na giriyoruz. Buradaki Uygur tüccarlarla hoş sohbetlerde bulunuyoruz. Pazarın derinliklerine doğru ilerlediğimizde İlhami Hoca kamera ve fotoğraf makinelerimizi kullanmamamızı öğütlüyor. Kırgızistan’da da Çin tehlikesinden kurtulamayan Uygur Türklerinin herhangi bir problemle karşılaşabilecekleri korkusuyla kameralardan uzak durmak istediklerini öğreniyoruz. Buradaki kardeşlerimizle ettiğimiz sohbetlerin ardından Medine Pazarı’ndan ayrılıyoruz.  

Akşam Orta Asya Gençlik Vakfı’ndan kardeşlerimizle bir araya gelip kurban planlama toplantımızı icra ediyoruz. Kurbanlarımızı kaç bölge ve şehirde, kaç Müslüman kardeşimize ikram edeceğimizi belirliyoruz. 

Çon Taş Katliamı alarak da bilinen bu büyük katliamın nedenlerine baktığımızda ise, bu 138 insanın sadece oldukları gibi yaşamaya devam ettiklerini görmekteyiz. Stalin’in asimilasyon politikalarına direndiklerini, Kırgız dilini kullanmaktan vazgeçmediklerini öğreniyoruz. Bölge halkıyla yaptığımız sohbetlerde, Sovyet döneminde özellikle topluma örnek olan entelektüellerin on senede bir tutuklanıp katledildiklerini öğreniyoruz. İşini şansa bırakmayan bir strateji bu; insanlar yaşadıkları baskılarla kültürlerini, dinleri ve dillerini değiştirmiş gibi görünseler de, Sovyetlere olan zihinsel bağımlı tam olarak temin edebilmek için aydınların imha edilmesi büyük bir zorunluluk olarak görülmüş.  

Rus zulmüne uğrayan alimler!

Bu güzel sohbetin ardından Kırgızların “Ata Beyit” (Baba Mezarı) adını verdikleri, bağımsızlığın ardından yapılan şehitlikte alıyoruz soluğu. Bu şehitlikte 1936-38 yıllarında Kırgızistan’da Stalin rejimi tarafından yapılan katliamlarla şehit olan alim ve entelektüeller bulunmaktalar. 1993 yılında ortaya çıkarılan toplu mezarda 138 ceset bulunmaktaydı. Kırgızistan’ın en önemli düşünürlerinden Cengiz Aytmatov’un babası Törekul Aytmatov’un şehitlerin arasında bulunmakta olduğunu öğreniyoruz. DNA testleriyle kimlikleri belirlenen şehitler arasında Kırgız yazı dilinin temellerini atan isimlerden ve uzun yıllar Kırgız Kültür Kuruluşu Enstitüsü’nün müdürlüğünü yapmış, âlim Kasım Tınıstanov, Orta Asya’nın en önemli aydınlarından Bayalı İsakeyev, Abdıkadır Orazbekov ve Erinbek Esenamanov gibi isimler de bulunmaktalar. Toplu mezarlardan çıkarılan, şehitlere ait eşyalar da bir müzede sergilenmekte.  

Çon Taş Katliamı alarak da bilinen bu büyük katliamın nedenlerine baktığımızda ise, bu 138 insanın sadece oldukları gibi yaşamaya devam ettiklerini görmekteyiz. Stalin’in asimilasyon politikalarına direndiklerini, Kırgız dilini kullanmaktan vazgeçmediklerini öğreniyoruz. Bölge halkıyla yaptığımız sohbetlerde, Sovyet döneminde özellikle topluma örnek olan entelektüellerin on senede bir tutuklanıp katledildiklerini öğreniyoruz. İşini şansa bırakmayan bir strateji bu; insanlar yaşadıkları baskılarla kültürlerini, dinleri ve dillerini değiştirmiş gibi görünseler de, Sovyetlere olan zihinsel bağımlı tam olarak temin edebilmek için aydınların imha edilmesi büyük bir zorunluluk olarak görülmüş.  

Bu noktadan bakıldığında Orta Asya Gençlik Vakfı’nın çalışmaları Kırgızistan Müslümanları için hayati önem arz etmektedir. Daha önce de zikrettiğim gibi, Kırgızcanın yeniden toplumun tamamının kullandığı birinci dil olması için yapılan gayretlerin yanında, yerel kültürlerin ve İslami öğretinin Müslüman toplumun tamamına yayılması için çok önemli çalışmalar da yapmaktalar. OGEV tüm bunları yaparken devlet kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla olan birlikteliklerine de özel göstererek adımlarını sağlam bir zemin üzerinde atmaktadır.  

Ata Beyit’ten tüm şehitlerimizin ruhuna Fatiha okuyarak ayrılıyoruz. Dönüşte yolumuzun üzerindeki bir mezarlığa giriyoruz. Burada Kırgız mezar mimarisinin bazı örneklerini görme imkânı buluyoruz. Mezarlıklar arasında, yaklaşık iki metre kare genişliğinde ve yükseklikleri de 2,5–3 metreyi bulan bu yapıların yoğunlukta olduğunu görüyoruz. Türkiye’de görmeye alışık olmadığımız bu tür mezarlar oldukça ilgimizi çekiyor.

devamı gelecek

Ramazan Yılmaz gitti, gördü, yazdı, yazacak


  • Google'a kaydet
  • digg'e kaydet
  • delicious'a kaydet
  • FriendFeed'de paylas
  • facebook'ta paylas
  • Haberi Paylaş
  • Yazdır
  • Arkadaşıma Gönder
YORUMLAR
kırgızistan hakkında bilgi-2
yaya yılmaz
görgüsüzlerin havatarak ve daha buraya yazamayacağım kötü davranışlarııyla bu hale gelmiştir.oraya giden vatandaşlarımızın çoğu kültür seviyesi düşük okul kazanamayıp hiç olmazsa bir okul bitireyim diyenler.bna sorsanız benimkisi ben beklemeden oldu .bence oraya gitmek yerine avustralyada yada başka bir ülkede okuyabilirsiniz.sanıldığı gibi ucuz bir ülkede değil.kendinizde araştırın göreceksiniz ! saygılarımla !
20/08/2011, 00:47
kırgızistan hakkında bilgi-1
yahya yılmaz
selamun aleykum tüm arkadaşlara bir tesadüfsonucu bu yazıyı görüp bende fikrimi yazmak istedim.ben 4 yıldan beri kırgızistanda yaşıyorum.inşallah okulum bu yıl bitecek.kırgısitana gitmek isteyen öğrencilere yardım nitelikli bilgi vermek istedim.evet orda türkleri sevmiyorlar.nedenlerine gelirsek 1992 yıllaarında ilk giden bazı dolandırıcılar ve kötü nietli insanlarımız sayesinde ve halende olduğu gibi,cebinde biraz parası olan görgüsüzlerin
20/08/2011, 00:40
bende manası kazandım
murat
slm emine bende manas üniversitesini kazandım sen hangi bölümü kazandın
16/08/2009, 12:39

İlgili Konular » Kurban bayramı | Kırgızistan |
dunyabizim.com on Facebook
TAMAM