, 30 Eylül 2016
İstanbul geceleri deyince ilk akla gelen ne

29464

İstanbul geceleri deyince ilk akla gelen ne?

Gazetelerdeki ‘İstanbul geceleri’ kalbimizi ele geçirmeden ‘İstanbul Geceleri’ni bulup okumakta fayda var..

İlgili Yazılar
En büyük hüner iyi insan olabilmektir
En büyük hüner iyi insan olabilmektir

Sâmiha Ayverdi, şüphesiz dilinin, dininin ve milli değerlerinin henüz çok erken yaşlarda farkındaydı. Geçmiş üzerinden yaptığı gelecek tasavvurlarında hep bu birikimini esas almıştır. Yağız Gönüler yazdı.
22/03/2016 10:10
Gittiği her şehirdeki kültür mirasını kaydetti
Gittiği her şehirdeki kültür mirasını kaydetti

Süheyl Ünver adeta bir müze gibi gezdiği, gördüğü her yerdeki medeniyetimize ait eserleri kayıt altına almış. Muaz Ergü yazdı..
14/02/2015 10:10
Alaattin Karaca ile Ali Fuat Başgil Üzerine Konuştuk
Alaattin Karaca ile Ali Fuat Başgil Üzerine Konuştuk

17 Nisan 1967, Ali Fuad Başgil Hoca’nın ölüm tarihi. Muaz Ergü, ölümünün 49 yıldönümünde Hoca’yı anmak ve hatırlamak maksadıyla Prof. Dr. Alaaddin Karaca Bey’le bir söyleşi yaptı.
17/04/2016 10:10
Özemre 'zinde olma'nın üzerinde ısrarla dururdu
Özemre, 'zinde olma'nın üzerinde ısrarla dururdu

Ahmed Yüksel Özemre’nin sohbetine nail olmuş, istişarede bulunmuş, ondan birçok mevzuda istifade etmiş olan Abdullah Akın, Özemre hakkında Metin Erol'un sorularını cevaplandırdı.
17/07/2015 15:03
Bugünün muhabbetsizliğine ilaç gibi kitap
Bugünün muhabbetsizliğine ilaç gibi kitap

Muhabbet ateşinin söndüğü zamanlardayız demiştik. Muhabbete har veren ruhun yokluğu… Kültür tarihçilerimizden Dursun Gürlek, 'Muhabbet Ateşi' kitabında da bu muhabbetin, bu muhabbete har veren ruhun izinde yürüyenlerden. Muaz Ergü yazdı.
31/08/2014 10:10
Ya o attar dükkanından hiç geçmeselerdi
Ya o attar dükkanından hiç geçmeselerdi?

Ahmed Yüksel Özemre hatıralarında bizi insanın insana yük olmadığı, insanın insana emanet ve nimet gözüyle baktığı günlere götürür. Hatice Ebrar Akbulut yazdı..
28/04/2014 08:08

Samiha Ayverdi İstanbul Geceleri

Diş ağrısının ne menem bir şey olduğunu hepimiz biliriz az çok. Uykulardan eden, gözden yaş getiren, adamı yerden yere hoplatan bir ağrıdır o. İşte bu diş ağrısı, bu haberi yazmam için muharrik güç oldu. Başlığa bakıp, diş ağrısı ile “İstanbul Geceleri” arasında nasıl bir bağlantı kurduğumu soracak olursanız, “şöyle ki” deyip anlatmaya başlayayım.

Ivır zıvır şeyler ‘İstanbul Geceleri’ diye sunulmuş

Ağrıyan dişimden bir an evvel kurtulmak için, gitmiş olduğum dişçinin bekleme salonundayken gözüm sehpadaki gazetelere takıldı. Her çeşit gazete vardı. En üstte duran gazetede kırmızı ve büyük harflerle, iri punto ile şaşalı bir başlık atılmıştı. “İSTANBUL GECELERİ”…  Eğilip gazeteyi aldım ve habere göz attım. Günde bilmem kaç adet satan gazetelerden biriydi bu. İstanbul gibi güzel bir kelime ile bir takım çirkinliklerin anlatıldığı cümleleri aynı haber içinde kullanmaktan çekinmeyen bir gazete. Kim kiminle nerede yemek yemiş, kim muhabirle kavga etmiş, kim sevgilisinden ayrılmış, kim nasıl kıyafetle nerede görüntülenmiş gibi ıvır zıvır şeyler yumağı… Başlık ise “İstanbul geceleri”.

Gittiğinde göreceklerin değil, kitaplarda anlatılanlardır bizim İstanbulumuz

İstanbul’da yaşamayan bir genç olarak O’na ilk hasret ve hayranlık duyduğum sıralarda bir şair büyüğüm bana üç kitap tavsiye etmişti. Bunlardan biri Necip Fazıl Kısakürek’ten İstanbul’a Hasret, biri Nihad Sami Banarlı’dan İstanbul’a Dair, diğeri ise Sâmiha Ayverdi’nin İstanbul Geceleri ismini taşıyan kitapları. O kitapları okumamı salık verirken; “İstanbul’u en güzel ağızdan öğrenmelisin, aksi Necip Fazıl Kısakürek İstanbul'a Hasrettakdirde taşradan İstanbul’a gidip büyük hayal kırıklıkları yaşarsın, gittiğinde göreceklerin değil, bunları okuduğunda öğreneceklerindir senin ve bizim İstanbulumuz” demişti.

Bahsi geçen gazete başlığına göz atarken, aklıma, başlık ile aynı adı taşıyan Sâmiha Ayverdi hanımefendinin kitabı geldi. O bir hatıra kitabıydı ve dilin bütün incelikleri kullanılarak yazılmış esaslı bir kitaptı. Öyle ki, birkaç kez başa alıp okuduğumu hatırlıyorum. “İstanbul geceleri” denince aklıma orada anlatılan hatıralardan parçalar gelir. Yani ben şanslıyım zira bilinçaltı denen şeye o güzellikleri yerleştirme fırsatım olmuş ilk etapta…

Dişçi ‘İstanbul geceleri’nden ne anladı?

Zihnim aynı başlığı taşıyan iki metin arasında gidip gelirken görevli bayan seslenip sıranın bana geldiğini söyledi. Dişçinin yanına gittiğimde kafam hâlâ gazetedeki başlıkta, dolayısıyla Sâmiha Ayverdi’nin kitabındaydı. Dişçiye, yapacağı işlemlere başlamadan önce kendisine bir soru sormak istediğimi söyledim. “Gayet tabii” dedi gülümseyerek. Sanırım diş çektirme ile ilgili soru sormamı bekliyordu, ki bu çok doğaldı. Ona şu soruyu sordum: “Size iki kelime söyleyeceğim. Bu iki kelimenin 30 saniye içinde size çağrıştırdıklarını üç kelime halinde bana söyleyebilir misiniz?”Nihat Sami Banarlı İstanbul'a Dair

Önce şaşkın baktı, sonra “olur” dedi. Bir çırpıda “İstanbul geceleri” dedim ve sustum. Gözlerinin içine bakıyordum neler düşündüğünü anlamak için. Bıyık altı gülümser gibi oldu. Sonra durgunlaştı. Ve şu üç kelimeyi söyledi: Alkol, magazin, disko.

İlk akla gelenler ya kalbimizi de ele geçirirse?

Bu cevabı alınca bu sefer ben durgunlaştım. Çünkü benim İstanbul’umun geceleri böyle değildi ve bu hepimizin İstanbul’uydu. Öyleyse neden bu kadar farklı yorumluyorduk, anlamadım. Dişçide işimi hallettikten sonra ilk işim 10 arkadaş belirleyip aynı soruyu sormak oldu. Kendi yaşıma yakın arkadaşları seçiyordum ki, kuşağımızın İstanbul geceleri algısının ne olduğunu anlayabileyim.

Daha önceden bu minvalde sorularıma alışkın olan arkadaşlarım dişçinin verdiği cevaba yakın sözler söylediler. Tüm samimiyetimle söylüyorum ki, kahroldum. Bizim İstanbul’umuz bu değildi ama neden böyle tanımlıyorduk? Hemen kitaplığa uzandım ve Sâmiha Ayverdi’nin İstanbul Geceleri isimli kitabını elime aldım. Altını çizdiğim satırlara bakarken bu haberi yazmam gerektiği düşüncesinin tüm benliğimi sarmış olduğunu hissettim.

Samiha AyverdiDostlar, Sâmiha Ayverdi, dilin bütün inceliklerini kullanarak, o zarif üslubu ile bizim İstanbul’umuzun gecelerini bize bir zaman önce tatlı tatlı anlatmış. Medeniyetimizin güzel, naif örneklerini, yaşama formlarını aktarmış. İstanbul’a dair okunması gereken önemli eserlerden olduğunu düşündüğüm bu kitabı, vakit kaybetmeden, okuyalım okutalım derim. ‘İstanbul Geceleri’ dediğimizde ilk aklımıza gelenler kalbimizi de ele geçirmeden, duygularımızı ve algımızı daha fazla kirletmeden…

 

Emine Yaşar değindi





Yorum
Teşekkürler
Lorem İpsum
.. böyle kitaplardan haberdar olmamıza vesile olduğunuz için. Ve birşey daha, marifet iltifata tâbi ise, ene'den başka birşey olmasa gerek.
12/04/2012, 20:57