, 16 Ağustos 2018
Zihnimiz Olumsuz Düşüncelere Odaklı Çalışır

1557

Zihnimiz Olumsuz Düşüncelere Odaklı Çalışır

İçinde yaşadığımız beden, zihnimizden geçen her düşünceye, söylediğimiz her söze karşılık verir. Bu yüzden düşündüğümüz şeyler ve söylediğimiz sözler beden yapımızın şeklini, sağlığımızı ve hastalığımızı oluşturur. Özlem Şener yazdı.

İlgili Yazılar
Eşsiz Bir Okuma Köşesi Cedid Mehmed Ağa Medresesi
Eşsiz Bir Okuma Köşesi: Cedid Mehmed Ağa Medresesi

Cedid Mehmed Ağa Medresesi, tarihi duvarlarına çarpan ney müziğiyle paha biçilmez bir gün geçirmenizi sağlayabilir. Medrese içerisinde dilediğiniz bir antika fincanda Türk kahvesi içebilir, kitabınızı farklı bir ortamda keyifle okuyabilirsiniz.
15/08/2018 07:07
Geçmişten Günümüze İstanbul da Toplu Taşımacılık
Geçmişten Günümüze İstanbul’da Toplu Taşımacılık

1800’lü yıllardan itibaren teknolojik açıdan gelişen toplu taşıma araçlarının tarih içindeki değişimi, İstanbul’un sosyokültürel değişim ve dönüşümünü de yansıtır. Çünkü değişen sadece araçlar değil, halkın yaşam biçimidir de.
14/08/2018 07:07
Şiire Adanmış Bir Hayat Mehmet Akif İnan
Şiire Adanmış Bir Hayat Mehmet Akif İnan

Edebiyatımızın önemli şairlerinden Mehmet Akif İnan’ın kızı Banu İnan ile babasının edebi yönünü ve pek bilinmeyen yanlarını konuştuk. Leyla Başaran'ın röportajı.
11/08/2018 07:07
Hem Müftü Hem İstanbul'a Meftun Bir Şair
Hem Müftü Hem İstanbul'a Meftun Bir Şair

İsmini yakın dönemde özellikle kürsülerde mâkes bulan konuşmaları ile duyup, okuduğumuz en önemli simalardan biri de Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı’dır. Kendisini âlim kimliği, edebiyatçılığı, şairliği, müftülüğü ile konuşabiliriz ama en çok vaizliği onun adından söz ettirmiştir. Fatih Camii'nin muhteşem minberinde senelerce veciz ve her biri edebiyat metinleri halinde takdim ettiği hutbelerini zikretmek lazımdır. Kamil Büyüker yazdı.
07/08/2018 07:07
Kudsi Ergüner Hayat Mottom Kadere Razı Olmaktır
Kudsi Ergüner: Hayat Mottom Kadere Razı Olmaktır

UNESCO tarafından “Barış Sanatçısı” seçilen, geleneksel Mevlevi sufi üstadı Kudsi Erguner ile Osmanlı klasik müziğini ve klasik Batı müziğini konuştuk. Ezgi Aşık'ın röportajı.
06/08/2018 11:11
Mustafa Ulusoy Hayatın Birleştiği Denizi Bulmak Lazım
Mustafa Ulusoy: Hayatın Birleştiği Denizi Bulmak Lazım

Psikiyatrist ve yazar Mustafa Ulusoy ile yaşama ve mutluluğa dair keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Ulusoy, ''Mutlulukla mutsuzluk, sevinçle keder, acıyla lezzet, kaybetmekle kazanmak arasında insan için bir fark kalmadıysa; hepsi kabulüyse; kalbi hepsinin aynı olduğunu bildiyse; işte o insan hayatın sırrına vakıf olmuştur ve artık insan-ı kâmildir. Bu insan benim nazarımda mutlu bir insandır.'' diyor. Havva Tahran'ın röportajı.
03/08/2018 07:07

Louise Hay kitabında kendimizi onaylamadığımız ve değer vermediğimiz sürece, çeşitli baş ağrılarına davetiye çıkarabileceğimizi anlatır. Mesela sürekli asık suratla dolaşmamız ileride asık suratlı bir yaşlıya dönüşebileceğimizin ifadesidir. Buna benzer birçok hastalığın zihinsel sebeplerini ve bu düşüncelerin nasıl eğitilip değişebileceğini anlatır. Olumsuz düşünmenin insan sağlığına hem bedenen hem de ruhen zarar verdiğini bildiğimiz halde neden hala bu düşünceleri zihnimizde beslemeye ve hatta büyütmeye devam ederiz dersiniz? Oysa düşüncelerimiz yaşam deneyimlerimizi, deneyimler de aslında geleceğimizi oluşturur. Ayrıca bu düşünceler duygularımız üzerinde de son derece etkin rol oynarlar. Zihin, yapısı gereği çoğunlukla olumsuz olan düşünceyi aktive eden bir özelliğe sahip olsa da bu düşünceler eğitilebilir. Zaten bilişsel davranışçı kurama göre çalışan psikoterapistlerin terapiye devam eden kişilerle yapmaya çalıştığı şey, onların olumsuz çarpıtılmış, otomatikleşmiş düşüncelerini değiştirmek ve iyileştirmektir.

Louise Hay bu kitabında düşüncelerin nasıl olumluya yönlendirilebileceğini gösteren birçok yöntem sunmaktadır okurlara. İnsanların en temel olumsuz düşüncesi genellikle “yeterince iyi değilim”dir. Bu yüzden acı çeken çoğu insanın bu düşüncesini, kitaptaki yöntemleri uygulayarak değiştirebileceğini salık verir. Kişilerin kendileri hakkında başkalarıyla kolay kolay paylaşamayacağı olumsuz düşünce ve duyguları vardır: Suçluluk, kırgınlık, değersizlik, aşağılanmışlık vb. Öncelikle bu tip duygu ve düşüncelerden arınmak için kişinin kendini ve başkalarını affetmesini önerir. Böylece daha onaylanmış bir hayat yaşayarak, sağlıklı nefes alabileceğini vurgular. Çünkü öfke duyulan her şeyin sağlığı bozduğunu ve hastalığa davetiye çıkardığını dile getirir.

Tepkilerimizi kültür ve inançlarımız belirler

İnsanların aynı olaya verdiği tepki de birbirinden çok farklıdır. Çocukluktan itibaren gelişen düşünce ve inanç sistemleri bu farklılığın zeminini oluşturur. Toplumdan topluma farklılık arz etse de çoğunlukla olayın olduğundan daha olumsuz algılanması ve daha kaygılı tepkiler verilmesi dolayısıyla çocuklar da bu şekilde tepkiler vermeyi öğrenerek büyürler. Bu sebeple Hay, yaşamımızdaki sorun ne olursa olsun, bu olayı algılayış kökeninin düşünce kalıplarında yattığını ve bu kalıpların değiştirilebileceğini anlatıyor. Ayrıca bir şeylerin düzelmesi için başkalarının değil kendimizin değişmesi gerektiğini de sık sık hatırlatıyor. “Çok çirkinim” gibi inanç ve düşünceler değişmediği müddetçe kişi, farklı farklı olaylarda aynı sorunları yaşamaya devam edecektir.

Ve böylece çeşitli hastalıkları kendine davet edecektir. Şöyle ki kişinin uzun yıllar bastırılmış derin kırgınlıkları bedeninde uzun yıllar tutarak bunların bedenini yemesi sonucu kanseri; nefes almayı hak eden biri olmadığına inanması sonucu astımı davet etmesi gibi… Aslında kişi düşünceleri, inançları ve hissettikleri sonucu en büyük zararı çoğu zaman yine kendine kendisi verir. İyi yaşamak için önce sağlıklı olmak gerekir ve bu kitap size sağlıklı kalmanın yollarından birini açmakta.

Özlem Şener, "Düşünce Gücüyle Tedavi", Bilimevi Kitabın Ortası dergisi, Mart 2018, Sayı 12.