, 18 Haziran 2018
Sadece Bir Sevdanın Değil Kırım'ın Acısının da Şahidi Gözyaşı Çeşmesi

Sevinç Çokum

3804

Sadece Bir Sevdanın Değil, Kırım'ın Acısının da Şahidi: Gözyaşı Çeşmesi

Sevinç Çokum’un yeni çıkan 'Gözyaşı Çeşmesi- Kırım’da Son Düğün' adlı eseri, Kırım’ın tarih boyunca yaşadığı acılara bizleri de şahit tuttuğu bir roman. Mustafa Uçurum bu kitap hakkında yazdı.

İlgili Yazılar
Paris in Bohem Hayatı Türk Aydınının Aklını Nasıl Çeliyordu
Paris’in Bohem Hayatı Türk Aydınının Aklını Nasıl Çeliyordu?

XIX. yüzyılda Batı’ya, özellikle Fransa’ya karşı hayranlık uyandıracak kadar temayülü olan Osmanlı aydını ve devlet adamlarının Paris’e gittikten sonra düşüncelerinde nelerin değiştiğini ve Osmanlı’ya geri döndükten sonra neler yaptıklarını öğreniyoruz Emre Caner'in 'Modernleşme Serüveninde Paris Sevdası'' kitabından... Sedat Palut yazdı.
24/05/2018 14:02
Tarihi Metin Okuyanlarda Bulunması Gereken 10 Sözlük
Tarihi Metin Okuyanlarda Bulunması Gereken 10 Sözlük

Fuzulî’nin bir gazelini, Milli Mücadele döneminde yazılmış bir evrağı veya Lale Devri’nde yaşamış bir şeyh efendinin mektubunu okuyup anlamak isteyen bir kişiyi bekleyen iki engel bulunur. Bunlardan ilki dil, ikincisi anlamlandırma engelidir. Ekrem Sakar, edebi, tarihi ve dini metinlerle alakalı birçok sözlük içerisinden doğrudan tarihi bir metni 'okumaya' ve 'anlamlandırmaya' müteallik olanlarından 10 tanesini seçti.
09/02/2018 11:11
Enver Paşa'nın Davetlisi Edebiyatçılar Çanakkale Savaşı'nı Nasıl Anlattılar
Enver Paşa'nın Davetlisi Edebiyatçılar, Çanakkale Savaşı'nı Nasıl Anlattılar?

Beşir Ayvazoğlu; şair-yazar, ressam, musikişinas ve birkaç fotoğrafçıdan oluşan Heyet-i Edebiye'nin 10 gün süren yolculuğu hakkında kaleme aldığı ''Edebiyatın Çanakkale’yle İmtihanı – Arıburnu ve Seddülbahir’de 10 Gün'' kitabında hem yaşananları hem de günün şartlarını anlatıyor. Mustafa Uçurum yazdı.
16/03/2018 08:08
İskender Pala Amaçları 30 Bin Yıllık Medeniyeti Yıkmak
İskender Pala: Amaçları 30 Bin Yıllık Medeniyeti Yıkmak

''Ben Ortadoğu’da istihbarat örgütlerinin sadece istihbarat toplamaktan öte, çok daha fazla şeyden ötürü bulunduklarını düşünüyorum. Bence en fazla istihbarat elemanı, tarihi eserlerin oradan yağmalanması için gönderiliyor.'' İskender Pala, son kitabı 'Abum Rabum' romanı etrafında Ortadoğu ve Batı dünyası üzerine Sevinç Şatıroğlu'nun sorularını cevapladı.
02/03/2018 12:12
Mizancı Murad siyasi romanın atasını yazmıştı
Mizancı Murad, siyasi romanın atasını yazmıştı

Fikir adamı Mizancı Murad’ın tek romanı 'Turfanda mı Yoksa Turfa mı?' mutlaka okumalı. Ki o Türk edebiyatındaki ilk roman örneklerindendir. Ve günümüze kadar gelen “siyasi roman”ın atası mesabesindedir. Ömer Yalçınova yazdı.
12/08/2014 10:10
Süleyman Nazif ile Mehmet Akif Üzerine Hayali Bir Röportaj
Süleyman Nazif ile Mehmet Akif Üzerine Hayali Bir Röportaj

''Akif, dindar, âbid, saf ve zâhid bir Müslümandı. Müthiş bir tevazu sahibi idi. Çok bilgiliydi. O ömrü boyunca Müslüman olma vasfından asla imtina etmedi. Hazreti Peygamber’in feyz-i nefhi şairin her mısraında iyânen görünür.'' Sefa Toprak, Süleyman Nazif ile 'Mehmed Akif' kitabı etrafında hayali bir röportaj gerçekleştirdi.
09/01/2018 08:08

Elinizde bir Sevinç Çokum kitabı varsa hayalinizde canlanacak haritanın sınırlarını belirlemeniz çok da kolay olmaz. Anadolu’ya hapsolup kalmazsınız onun romanlarını okurken. Anadolu bir merkezdir, kendinizi sahibi hissettiğiniz bu merkezden çıkıp Orta Asya bozkırlarına doğru uzanırken cenk sesleri, kardeşlik duyguları, tarihin görkemi bir film şeridi gibi gözünüzde canlanır.

Bereketini yaşadığı topraklardan alan bir yazar Sevinç Çokum. Yazdığı her eser tarihin bir noktasına ışık tutuyor adeta. Tarih, yaşanmışlıklar, şehirler, İstanbul, Kırım derken kendini sorumlu hisseden bir yazar buluyoruz karşımızda. Tarihe karşı, aileye karşı, gençlere karşı sorumlu bir yazar.

2017 yılına “Gözyaşı Çeşmesi-Kırım’da Son Düğün” romanı ile giriş yaptı Sevinç Çokum. Daha önceden Rozalya Ana hikâyesinde de Kırım’a doğru yolcululuğa çıkan yazar yine okuyucuları Kırım’ın hüznüne ortak olmaya çağırıyor.

Bir hüznün sembolü: Gözyaşı Çeşmesi

Sevinç Çokum eserlerinde genelde yaşanmış olayları konu ediniyor. Mekânlar, kişiler, olaylar tarihin bir köşesinden alınıyor ve onun eserlerinde günümüz okuyucusuna sunuluyor. Yazarın anlatımındaki şiirsellik ile tarihten bir levha olan olaylar birleşince hem tarihçilerin hem de edebiyat severlerin keyifle okudukları eserler ortaya çıkıyor.

Gözyaşı Çeşmesi’ne Sevinç Çokum’un okurlarının aşinalığı var. Hilal Görününce romanında adı geçen çeşmeyi bu kez merkeze alan bir romanla karşımıza çıkıyor Çokum.

Kırım’da Han Saray’da bulunan bir çeşme bu Gözyaşı Çeşmesi. Puşkin’in hem yapısından hem de hikâyesinden etkilenip Bahçesaray Çeşmesi adıyla kaleme aldığı şiirine ilham olan bir yapı bu. “Aşk fıskiyesi, ölümsüz çeşme! / Sana armağan olarak iki gül getirdim. / Seviyorum bitimsiz konuşmanı / Ve şiirsel gözyaşlarını senin.” diyor Puşkin şiirinde.

Sevinç Çokum kitabında Kırım Giray Han’ı anlatıyor. Savaşları, mücadelesi ve romanın ana konusu olan Kırım Giray Han’ın aşkını anlatıyor yazar. Bir sevdaya tutulan hanın çaresiz çırpınışları, içinde yaşadığı fırtınalar, düşmanlarla giriştiği mücadele oldukça hacimli olan romanda büyük bir titizlikle işleniyor.

Sevdasına bir sembol arar Giray Han. İçindeki susturamadığı çığlığının damla damla süzülmesini ister. Bir ustaya anlatır bu isteğini. Usta da Gözyaşı Çeşmesi’ni yapar. Kat kat mermer üstünde süzülen sular adeta gözyaşı gibi akar gider.

Bugün de Han Saray’da en çok ziyaretçi alan yerlerin başında gelir Gözyaşı Çeşmesi. Hikâyenin gerçek olması, sonunun hazin olması çeşmeye olan ilgiyi de arttırmaktadır. Sadece bir sevdanın değil Kırım’ın geçmişinin de şahididir bu çeşme.

Kırım tarihi de yer alıyor romanda

Romanda Kırım Giray Han’ın Samur Bilge Hoca ile yaptığı sohbetler geniş yer tutuyor. Sevinç Çokum bu bölümleri bir tarihçi titizliği ile yazmış. Kırım tarihi, Kırım’ın mücadelesi tarihi olaylar eşliğinde anlatılıyor. Özellikle Kırım tarihine meraklı okurların bu romanı okumalarında fayda var.

Türkler geçmişten ders alarak geleceklerini inşa eden bir millet olarak tarihte yer tutmalarıyla tanınmaktalar. Destanların birçoğunda da bu durum karşımıza çıkar. Sevinç Çokum da olaylar arasında geçmişten ders alarak aynı hatalara düşülmemesi gerektiğine dair roman kahramanlarının düşüncelerini paylaşıyor. Giray Han; tarihini bilen, atalarının yaşantılarını öğrenmiş bir han olarak Kırım halkını hak ettiği günlere kavuşturmak için durmadan çabalar. Cenk meydanlarında ve siyaset meydanında sürekli mücadele halindedir.

Bilinen bir tarihi anlatan Sevinç Çokum, romana kattığı üslubu ile uzun yıllar zihinlerden çıkmayacak bir eser ortaya koymuş. Anlatılanların kültürel kardeşliği de göz önüne alınınca Gözyaşı Çeşmesi’nin hüznüne ortak olmamak imkânsız gibi görünüyor.

Bir kitap haline getirmese de yazdığı şiirleri var Sevinç Çokum’un. Romanlarındaki şiirin ayak sesleri yazarın içindeki şair kişiliğinin bir yansıması. Romanları çok hacimli olsa da şiirsel anlatım okuyucuyu kısa sürede kuşatabiliyor.

Zengin bir coğrafyanın ruha şifa hikâyesini bir Dede Korkut edası ile anlatan Sevinç Çokum’a kulak vermek gerek. Çünkü tek yürek olarak yaşamak ve gücünü kendi toprağından almak gibi bir sevdayı kuşansa da insan; vatanını terk edemeyeceğini çok iyi anlatıyor onun yazdığı her cümle.

Sevinç Çokum, Gözyaşı Çeşmesi-Kırım’da Son Düğün, Kapı Yayınları

 

Mustafa Uçurum