, 24 Mayıs 2017
Ne Anladınız' Sorusu Şiir İçin Sakat Bir Sorudur

Hasan Akay

3971

'Ne Anladınız' Sorusu, Şiir İçin Sakat Bir Sorudur

Metinleri çözümleme noktasında yeni bir yaklaşım getiren çalışmalardan birisi de yakın okuma yaparak metni/şiiri yeniden yapılandırmak olan 'yapıçözümleme' tekniğidir. Prof. Dr. Hasan Akay da, 'Şiiri Yeniden Okumak' isimli kitabında ele aldığı şiirleri bu yaklaşım ile değerlendirerek yakın bir okuma yapmakta... Sefa Toprak yazdı.

İlgili Yazılar
Kozmik  lemi yakından hisseden bir şair
Kozmik âlemi yakından hisseden bir şair

Hasan Akay’ın yayıma hazırladığı 'Cenap Şahabeddin', Cenap Şahabettin üzerinden etkileri günümüzde de süren bir yol ayrımını da mercek altına alıyor aslında.
15/09/2015 08:08
Bozuk olan Türkçe değil kullanan
Bozuk olan Türkçe değil, kullanan!

Prof. Dr. Hasan Akay: 'Yozlaşan Türk dili veya Türkçemiz değil, onu kullanma beceri ve yeteneği gösteremeyenlerdir'
25/05/2010 12:12
Yunus Develi ''Perde Büyük Hik ye nin İzini Sürme Yolculuğumdur''
Yunus Develi: ''Perde, Büyük Hikâye’nin İzini Sürme Yolculuğumdur''

''Sizin bir öyküyü yazmak istemeniz yetmez. Sizin bir öyküyü seçmeniz yetmez. Öykünün de sizi seçmesi gerekir. Sizin elinizden var olmayı, ete kemiğe bürünmeyi, sizinle kader birliği etmeyi tercih etmesi gerekir.'' Yunus Develi, 'Perde’ adlı öykü kitabı, Perde’nin ardındakiler, yazmak sancısı, hikâyenin sessizlik ile ilişkisi, insanı hikâyesine karşı kör ve nankörce bir tutum içerisine sokmaya çalışan şeytan ve şeytanın yazara neler ettiği üzerine Hatice Ebrar Akbulut'un sorularını cevapladı.
10/05/2017 13:01
Söküğümü Allah ın Nuru ile Dikeyim
Söküğümü Allah’ın Nuru ile Dikeyim

'Bir ikiye nasıl yansımalıydı', diye soruyor Taşkın Tuna. Hallacı Mansur, Cüneydi Bağdadî, Beyazıdı Bestami, Rabia Hatun, İbni Sina ve Muhyiddin İbni Arabî dilinden cevaplıyor sorusunu 'Bir Elma İki Ayna’da. Metin Erol yazdı.
05/05/2017 08:08
Modern aklın kılavuzu nefs-i emmaredir
Modern aklın kılavuzu nefs-i emmaredir

Celal Fedai, son yayınlanan kitabı 'Hakikatın Hatırı'na da, etraflı bir modernizmin eleştirisi yapıyor. Ahmed Sadreddin yazdı.
31/12/2013 14:02
Ahmed Yüksel Özemre zibidileri yazmış
Ahmed Yüksel Özemre zibidileri yazmış

Dervişliğin kendisinde ete kemiğe büründüğü Ahmed Yüksel Özemre, kaleme aldığı 'Vahye Göre Akıl' isimli kitabında 'zibidiler'i yazmış. Ahmed Sadreddin ç-alıntıladı.
22/05/2014 14:02

Şiir ince bir işçiliktir. Bu işçilik de büyük bir ustalık istemektedir. Onun içindir ki birisine şair demek veya birisinin kendisini "şairim" diye tanımlaması öyle kolay bir hadise değildir. Şiir, söze yüklenmiş derin manalardır. Anlatmaktır, anlatılamayanı. Fakat şiir bize bir şey anlatmaz. Varsa gerçekten bir gücü, hissettirir bize bazı şeyleri. Neyi, mesela? Belki de her okunduğunda farklı bir "şey"i…

Sınıfta şiir okuduk. Sonra hocamız şöyle sordu: "Ne anladınız?" Herkes kendince bir şeyler söylemeye çalıştı. En sonunda hocamız, "Gençler, bir şiire ne anlatıyor sorusu sorulmaz, ne anladınız sorusu şiir için sakat bir sorudur." dedi. Peki, bizim şiirlere düştüğümüz şerhler, tahliller ne olacak? Özellikle de eski edebiyata dair yazılmış ve ezberletilmiş şerhler ne anlama geliyordu?

Şiirden tek bir mana çıkarmak çabası, derin bir su kuyusundan sadece bir kova su çıkarmak, sonra da su bitti demek gibidir. Şiirleri şerh etmek, açıklamak; imgeleri, imajları çözmek, metaforları yakalamak, bunlardan manalar çıkarmak doğrudur fakat bu şiir bunu anlatıyor demek yanlıştır. Bir şiirin yaşayan insan kadar manaları vardır. Kimi manası/anlatısı dilden dile yayılmış herkesçe duyulmuştur; kimi manası ise henüz kimsecikler tarafından fark edilmemiştir. İşte bu yüzden şiirler tüketilemeyen ve eksilmeyen metinlerdir.

Buğulu muğlâklık

Şiire birçok yaklaşım söz konusudur. Akademik olarak şiiri ele alan ve tahlil eden üzerine birçok şiir kuramı vardır. Yapısalcı yaklaşım, tarihi-sosyolojik yaklaşım, yansıtma kuramı,  metin tahlili için kullanılan kuramlardan bazılarıdır. Tabi ki zaman geçtikçe insanların dünyayı algılayışlarında meydana gelen değişim her şeyde olduğu gibi edebi metinlere yaklaşımları da etkilemektedir. Ve artık yeni teknikler ile yeni çözümleme yöntemleri geliştirilmektedir. Çünkü şiirde sözün yeni anlamlarının açılması gerekmektedir. Fakat bu, genel okuyucu kitlesinden ziyade özel amaçlı okuma yapanların yakından takip ettiği bir hadisedir.

Modernizm ve postmodernizm ile birlikte edebi çalışmalar; araştırma, inceleme, çözümleme ve yorumlama bakımından bazı değişiklikler yaşamaktadır. Çünkü edebiyat ve ürünleri mutlak kesinlikten değil, buğulu muğlâklıktan oluşmaktadır. Ve her bir yaklaşım bu muğlaklığı çözmek adına atılan yeni bir adımdır.

Metinleri çözümleme noktasında yeni bir yaklaşım getiren çalışmalardan birisi de yakın okuma yaparak metni/şiiri yeniden yapılandırmak olan "yapıçözümleme" tekniğidir. Prof. Dr. Hasan Akay da Şule Yayınları’ndan çıkan Şiiri Yeniden Okumak (Bir Yapıçözümleme Girişimi) isimli kitabında ele aldığı şiirleri bu yaklaşım ile değerlendirerek yakın bir okuma yapmaktadır. Ve bu bağlamda yeni bir şiir okuması gerçekleştirmektedir.

Kovalamacanın verdiği zevkin hazzını alan okuyucu

Birbirinden farklı gözüken kimi çözümleme ve inceleme metinlerini yan yana getiren yazarın bu yakın okumadaki amacı, metinlerin derinliklerindeki anlam ve zevk damarlarını keşfetmektir. Böylece metnin beslendiği kaynaklara inerek asıl söylenilmek istenilene yaklaşacaktır. Şiirleri, yeniden yorumlamak maksadında olan yazarın çabası metinlerin estetik haz uyandırıcı okumalarını yapmak ve ihya edici çözümlemelerde bulunmaktır. Yazar, bu eserde şiir üzerine dikkatli ve ilgili "titiz okur"a yardımcı olma gayretindedir. Ayrıca alternatif okumaların ve çözümleme eleştirisinin pergelinin de bu titiz okuyucunun elinde olduğunu söylemektedir.

Yazar bu çözümleme işini yaparken şiirdeki anlamı ele geçirmenin mümkün olmadığını, asıl amacın bunun çalışmasını yaparken manayı arayışın zevkini tatmak olduğunu söyler. Çünkü şiirde gösteren, kendisini açıklayacak mutlak bir çözümü göstermek yerine yine bir göstereni işaret etmektedir. Ve bu göstergeler de iç içe geçmiş aynalar misali büyük bir derinlik oluşturmaktadır. Bu durumda da okuma fiili, yazarın ne anlattığını anlamak yolunda bir kovalamaca oyununa dönmektedir. Okur da işte bu kovalamacanın verdiği zevkin hazzını almaktadır.

Şiir ve şiir çözümlemesi üzerine hazırlanmış çok titiz bir çalışma

Kitap için seçilen epigraf da oldukça anlamlıdır. Kitap Behçet Necatigil'in "Bir yazıyı yavaşça önümde söküyorlar" sözü ile açılıyor. Daha sonrasında ise yazar Ahmet Hâşim'in Aks-i Sadâ şiiriyle başlıyor işe. Burada yapıbozumculuk tekniğini kullanarak şiir üzerine yeniden okuma yapıyor. Yazar, Haşim'in şiiri üzerinde uzunca çözümlemelerde bulunuyor ve birçok kuram ile de bağlantı kuruyor. Tabii yapıçözüm yaklaşımı, yazarın ele aldığı şiirden başka şairlere ve şiirlere de bağlantılı geçişler yapmasına olanak sağlıyor. Haşim, Yunus ve Âşık Veysel bu çözümleme ile bir arada değerlendiriliyor.

Daha sonrasında Yahya Kemal'in Itrî şiiri ve Orhan Veli'nin başlıksız bir şiirinden "deli eder insanı bu dünya" mısraı üzerine uzun uzun bir yakın okuma yapıyor. Sonrasında Nazım Hikmet ve Behçet Necatigil de şiirleriyle bu yakın okumaya tâbi oluyorlar.

Kitabın son kısmında ise yazar Somut şiir / Görsel şiir üzerinde duruyor. Şiirin yeni var oluş biçimlerinden bir tanesi olan Somut veya Görsel şiir; "sözün ya da biçim'in sayfanın boşluğunda görselleşmesidir. Sözün işaret diline aktarılmasıdır." Yazar bu kısımda Somut şiirin ne olduğunu, şair ve eleştirmenlerin bunu nasıl değerlendirdiğini, nasıl anlaşıldığını, üretiminin, alımlılığının ve sunumunun nasıl olduğunu anlatmaya çalışıyor. Tabii şiirdeki bu yeni yaklaşımın Türk şiiri üzerindeki yansımalarının üzerinde durmayı da ihmal etmiyor. Görsel şiir noktasında da Tarık Günersel'in Bir Bakışmanın Hikâyesi adlı şiirinin üzerinde duruyor.

Kitap, şiir ve şiir çözümlemesi üzerine hazırlanmış çok titiz bir çalışma; bunun için de okuyucusundan şiir ve kuramlar hakkında az da olsa bilgi sahibi olmayı istiyor.

Hasan Akay, Şiiri Yeniden Okumak, Şule Yayınları

 

Sefa Toprak