, 21 Ocak 2017
Osmanlı Topraklarındaki Bir İngiliz Ajanının Notları

10232

Osmanlı Topraklarındaki Bir İngiliz Ajanının Notları

'Beş Türk Eyaletine Doğru' adlı kitabında Mark Sykes, 1899’daki seyahatinde Halep, Bağdat, Musul, Bitlis ve Van izlenimlerini paylaşmış. Yazar kitabın sonunda amacının sadece bu topraklarda dolaşmak, bu coğrafyayı tanımak olduğunu söylese de uğradığı yerler hakkındaki gözlemleri bu düşüncesini pekiştirmiyor. Sedat Palut yazdı.

İlgili Yazılar
Örnekler Üzerinden Modernizmin İslam Dünyasına Girişi
Örnekler Üzerinden Modernizmin İslam Dünyasına Girişi

Muhammed Hüseyin, 'Modernizmin İslam Dünyasına Girişi' kitabında, Batılılaşma fikrinin gerçek mahiyetini, İslam âlemine nasıl girdiğini, ilk tohumların nasıl atıldığını, Avrupalıların modernizm veya Batılılaşma tabirlerini sömürgecilik ekseninde ele alıp ona göre nasıl plan ve program yaptıklarını örnekler üzerine anlatıyor. Metin Uygun yazdı.
20/01/2017 10:10
Çeşitli Yayınevlerinden Yeni Çıkan Kitaplar Aralık 2016
Çeşitli Yayınevlerinden Yeni Çıkan Kitaplar / Aralık 2016

Her ay başında, sitemize hangi yayınevleri neler göndermişse onları toplu olarak siz okurlarımızla paylaşıyoruz. İşte Aralık-2016 döneminde Dünyabizim'e gelenler...
01/01/2017 10:10
Nazife Şişman ile 'Dijital Çağda Müslüman Kalmak' Üzerine Konuştuk
Nazife Şişman ile 'Dijital Çağda Müslüman Kalmak' Üzerine Konuştuk

''Her şeyin göze hitap ettiği, 'görünmek var olmaktır' mottosunun hâkimiyeti altındaki bir dünyada, kulağımızı hakikate nasıl vereceğiz? Bu dert, kitaptaki yazıların kalkış noktası.'' Nazife Şişman, 'Dijital Çağda Müslüman Kalmak' üzerine Mehmet Erken'in sorularını cevapladı.
05/01/2017 14:02
Timur un Günlüğü Adalet Esaslı Bir Devleti Öğütlüyor
Timur’un Günlüğü, Adalet Esaslı Bir Devleti Öğütlüyor

'Timur'un Günlüğü'' kitabının ilk bölümünde Timur, Tuğluk Temir Han'la başlayan saltanat kavgasından Ankara Savaşı'na kadar gerçekleşen olayları yazıyor. İkinci bölümdeyse Timur'un devlet kurma ve yönetme ilkeleriyle bazı uygulamaları yer alır. Yağız Gönüler yazdı.
29/12/2016 13:01
Sanat Tarihi Perspektifinden Oryantalizm ve Oksidentalizm
Sanat Tarihi Perspektifinden Oryantalizm ve Oksidentalizm

Anadolu coğrafyasında geç anlaşılan oryantalizm konusunu Prof. Dr. Ahmet Çaycı sanat tarihi perspektifinden ele alarak ‘Oryantalizm, Oksidentalizm ve Sanat” adlı kitabında bütün yönleriyle incelemiş. Eshabil Yıldız yazdı.
01/01/2017 08:08
Asıl Kaybettiğimiz Madd Güç Değil Ahl ktır
Asıl Kaybettiğimiz Maddî Güç Değil, Ahlâktır

Savaş Ş. Barkçin’in, ‘Kalbin Aklı: Medeniyet Üzerine Yazılar’ adlı kitabında yer alan 'Kayıp Aranıyor' başlıklı yazısını, ahlak meselesinin çokça konuşulduğu bu dönemde, önemine binaen alıntılıyoruz.
10/12/2016 13:01

Osmanlı Devleti’nin 19. yüzyılda, yıkılmaya yakın döneminde topraklarımız üzerinde emeli olan çok sayıda seyyah görünümlü ajan Anadolu’da dolaştı. Hedefleri özellikle denetimin zayıf, kargaşanın çok olduğu Ortadoğu ve Mezopotamya’da dolaşıp, burada olup bitenleri devletlerine haber olarak uçurmaktı.

1916’da Osmanlı Devleti topraklarının paylaşılmasını içeren antlaşmaya adını veren İngiliz yazar, diplomat, asker ve gezgin Mark Sykes de bu seyyah görünümlü ajanlardan birisidir. İnsan Yayınları tarafından yayımlanan Beş Türk Eyaletine Doğru adlı kitabında yazar 1899’daki Halep, Bağdat, Musul, Bitlis ve Van izlenimlerini paylaşmış. Yazar kitabın sonunda amacının sadece bu topraklarda dolaşmak, bu coğrafyayı tanımak olduğunu söylese de uğradığı yerler hakkındaki gözlemleri bu düşüncesini pekiştirmiyor.

Sykes, kitabına Şam’dan Halep’e seyahatine dair notlarıyla başlamış. Yanına aldığı aşçı, garson, katırcı ve seyisle yollara düşen Sykes, kitabının ilk sayfalarında çevirmeninin Batılı devletlerle ilgili düşüncelerini okurlarla paylaşmış: “İngilizlerin ne kadar yozlaşmış olduğunu düşünse de onları birçok millete üstün tutardı. Almanların hasis ruhlu ve cimri, Ruslarınsa kafasında kötü fikirler, vücudunda kötü kokular taşıyan rezil, pasaklı insanlar olduğunu söylerdi. İtalyanlara sağduyulu olmadıkları için güldüklerini söylerdi. Fransızlara gelince hepsinin maymunlar gibi bazen güldüğünü, bazen başını bazen elini sallayan aptal insanlar olduğunu anlatırdı. Ermenileri şeytani yalancılar ve utanmazlar olarak tarif ediyordu.” (S.13)

Sykes’in Kürtler ve Ermeniler ile ilgili düşünceleri

Yazar, Halep yolu üzerinde yaşayan insanların bedevi, güvenilmez ve göçebe köylüler olduğunu, uzaktan bunlardan bir grubun yaklaştığı fark edildiğinde hemen tüfeklerni hazırlandığını söylüyor. Kitabı okudukça yazar, yol boyunca yukarıda ismini zikrettiğim yerleri ziyareti sürecinde Kürt ya da Ermeniler tarafından ya soyulmaya ya da öldürülmeye çalışıldığını aktarıyor. Hem Ermenilerin hem de Kürtlerin evinde kalan Sykes buraları detaylarıyla, olumsuzlayarak tasvir ediyor ve Ermenilerin ve Kürtlerin silahlı birlikler halinde dolaştığını ifade ediyor. Halep’te kaymakamın sarayında ağırladığını, kaymakamın kendisiyle ilgili detaylı sorular sorduğunu paylaşıyor. Kaymakam kendisine İngiltere’de işinin ne olduğunu, özellikle bu bölgede neden bulunduğunu, nereden geldiğini ve seyahat ederkenki amaçlarını sormuş. Sykes, belki kendisine belki de İngilizlere güvenilmediğinden gittiği her yerde hem yetkililer hem de halk tarafından buna benzer sorularla karşılaştığını ifade ediyor. Halep’in turistler tarafından sıkça ziyaret edildiğine değinen yazar, bu ziyaretlerde turistlerin genel olarak sıkıntı çektiğine değiniyor:  “Mesela bir Türk yerleşimine ziyarette bulunmanız hoşa gitmiyor ya da giydiğiniz şapka taş yağmuruna tutulmanız için yeterli sebep olabiliyor.” (S.33)  Halep Bağdat yolunda, buradaki Ermenilerin Türk kadınlarını nasıl öldürdüğünü anlatıyor Sykes. Burada şuna değinmeden geçemeyeceğim. Yazar bu seyahat esnasında çok sayıda Ermeni ile karşılaşıyor. İzlenimlerinin çoğu olumsuz: Hırsızlık, adam öldürme, eşkıyalık, pirelerle dolu evler vs. Hatta bir yerde, “Ermenilere karşı öyle içten bir önyargı var ki” diye başlayan bir cümle kuruyor. Yazar, Ermenilerin ancak Amerikan misyonerleri vasıtasıyla değişeceğini düşünüyor.

Kitabın en ilginç kısımlarından birisi o dönemin Süleymaniye’sinde Kürtlerin silah üretmesi: “Silah üreticileri bugün hâlâ 15. ve 16. birliklerin kullandığı Amerika patentli Martini- Peabody’i kendilerine model seçmişler; ama oyma yerleri için de kendilerine Rus Bourdan tüfeğini örnek almışlar.” (S. 53) Silah üretiminin yoğun olması, savaş atmosferinin hiç eksik olmaması yazarın paylaştığı noktalar… Yazar “Musul’da, Bitlis’te Fransız konsolosluğu varken neden İngiliz konsolosluğu yoktur” diye sorarak memleketine hayıfta bulunuyor.

19. yüzyılın sonunda Halep, Bağdat, Musul, Bitlis ve Van’ı bir yabancı seyyahın gözünden görmek isteyenlere tavsiye edebileceğim bir kitap, Beş Türk Eyaletine Doğru

Mark Sykes, Beş Türk Eyaletine Doğru, İnsan Yayınları.

 

Sedat Palut

sedat.palut @ gmail.com