, 27 Temmuz 2017
Hangi tesbihler günümüzde tercih ediliyor

Zekai Şenyurt

4643

Hangi tesbihler günümüzde tercih ediliyor?

Asırlardır insanların ellerinde olan tesbihler, bir sanat eseri olarak da imal ediliyor. Tesbih sanatını günümüzde yaşatanlardan biri de Zekai Şenyurt. Ayşe Sonuşen, Şenyurt ile tesbihler üzerine konuştu.

İlgili Yazılar
Z hidlere hod sübha-i sad-d ne virilmiş
Zâhidlere hod sübha-i sad-dâne virilmiş

Meryem Verâ, Beyazıt Meydanı’nda o saklı köşeyi gezdi ve yazdı.
14/09/2013 16:04
Hangi tesbih en güzel hangisi dayanıklı
Hangi tesbih en güzel, hangisi dayanıklı?

Tesbih sanatının inceliklerini tesbih sanatçısı Önder Cankurtaran’la konuştuk.
31/07/2012 14:02
Ağaçta taşta rahmetin tecellisini arıyor
Ağaçta, taşta rahmetin tecellisini arıyor

Bankacı Aslan Demir, aynı zamanda tesbih sanatından da iyi anlayan bir koleksiyoner… Aslan Demir ile tesbih sanatı ve bu merakın kendisinde nasıl oluştuğunu konuştuk..
19/02/2013 14:02
Kehribar tesbihle düşmana karşı duruyorum
Kehribar tesbihle düşmana karşı duruyorum!

Bayım! Bu tesbihte inanılmaz lezzetler var. Bir tesbihiniz olsun sizin de. Allah\'a yaklaştıran, modernizmden uzaklaştıran bir tesbih...
19/11/2011 08:08
Mancınık yel değirmeni ve debbabe yapıyor
Mancınık, yel değirmeni ve debbabe yapıyor

Yücel Aşıkoğlu, yel değirmeni yapıyor, el tornasında tesbih çekiyor, mancınık yapıyor, debbabe inşa ediyor. İbrahim Ethem Gören kendisiyle konuştu..
03/03/2013 12:12

İbadet maksadıyla belli miktarda okunan kelimeleri, cümleleri, Allah’ın isimlerini sayabilmek maksadıyla da eğlence olarak da kullanılan çeşitli maddelerden mamül boncuklar dizisi, tesbihler. Tesbih kelimesi esasında Yüce Allah’ı tenzih ve takdis etmek manalarına gelen bir fiil. Bu fiil zamanla tesbih etmekte kullanılan aracın ismi olmuş. Tesbihler muhtelif kültürlerde çeşitli sayılarda imal ediliyorlar.

Asırlardır insanların ellerinde olan tesbihler, bir sanat eseri olarak da imal ediliyor. Tesbih sanatını günümüzde yaşatanlardan biri de Zekai Şenyurt. Yıllardır tesbih sanatıyla meşgul olan Şenyurt’la, tesbihlerine, mesleğe nasıl başladığına ve tesbih sanatının temel taşlarına dair bir söyleşi gerçekleştirdik.

Öncelikle tesbih tasarımına başlangıç sürecinize değinelim, nasıl oldu?

Ben iş hayatına 11 yaşında kuyumcuda çırak olarak başladım. 1980 yılına kadar koleksiyonerler için özel tesbih yapılmıyordu. 1980 yılında tesbih ticareti yapan bir arkadaşımın teklifiyle sıfırdan başladım bu işe. Ustam yoktu, hiçbir yerden görmeden yap-boz sistemiyle, alışa alışa, öğrene öğrene kendimi geliştirdim. Kuyumculuk geçmişimin verdiği bir farklılıkla, tesbihlerin üzerlerini değerli taşlarla ve altınlarla süslemeye başladım, zamanla bugüne geldim.

Bir yandan sanatsal boyut da kattınız sanıyorum tesbihlerinize...

Tesbihi sanat haline getirmek için çok emek verdik. Koleksiyonerler için yapılan sıradan tesbihler vardı. İmalatların yanında fuarlara katıldık, Kültür Bakanlığı’yla temasa geçtik, sergiler düzenledik. Tesbih işi bugün tarihinin zirvesinde. Artık tamamıyla bir sanat eserine dönüştü.

Peki, geçmişe bakınca bugünkü tesbih imalatıyla aralarında ne gibi farklar var?

Günümüzde teknolojiyi kullanıyoruz, fark bu. Osmanlı zamanındaki ustalar bir nevi cambazlık yapıyordu. Elektrikli motorlar yoktu, kemanelerle yapılıyordu. Yerde çıkrık kemane dedikleri bir  torna bozuntusu vardı. Bir pedalları vardı. Ayaklarıyla o pedallara basarak, bir elle mili çevirir, öbür ellerinde kalem yontmaya başlarlar. En son 10 sene öncesine kadar halen kemaneyle çalışan bir usta vardı, Yaşar Evcin. 80 yaşındaydı. Edirnekapı'daydı atölyesi.

O günlerden bugünlere gelmek çok farklı tabii. Şimdi teknolojiyi çok kullanıyoruz ama halen el bıçağı kullanılarak yapılıyor tesbihler. Yani otomatik işlem yok, yalnızca milin çevrilmesi elektirkli. Böyle dizayn ediyoruz tesbihlerimizi.

Tesbihlerin değeri kullanılan malzemeye göre değişiyor mu? Ya da tesbihi değerli kılan özellikleri ne?

Kuka rahat çalışılır. Güney Amerika'da yetişen bir ceviz türüdür. Çalışması rahattır, bıçağı rahat yer. Öd ağacı mesela tozu çok alerjiktir. Bir tesbihi bitirdiğiniz zaman kesin 3-4 gün saman nezlesi olursunuz. Fildişinin çalışması rahattır. Su aygırı inanılmaz zordur. Su aygırını testereyle kestiğiniz zaman çelik gibi kıvılcımlar çıkartır. Bıçak yemez, üzerinde bir sır vardır. Su aygırının dişinin minelerini almak için zımparaladığınız zaman kıvılcım saçar. Kehribarsa çalışması zor bir malzemedir çünkü kırılgandır. Onu kırmadan yapabilmek baya iyi bir el ustalığı gerektirir. Onun yanında sentetik malzemeler var. Kimi kırılgan, kimi sert. Taş türleri var bir de. Firuze çok zordur, mercan da öyle zor. O kadar kırılgandır ki çalışmak çok güçtür.

Anladığım kadarıyla taşın yapısı sebebiyle bu farklar doğuyor. Peki tesbih yapımında kullanılan taş grupları arasında hangileri ön planda?

Kehribar önemlidir. Çam ağacının reçinesidir. Toprakta süzülür, milyonlarca sene içinde fosilleşir. Biz de öyle işleriz. Çam kokusu devamlı kalır üzerinde. Astıma ve guatra iyi geldiği söyleniyor.

Sanat eseri değerindeki tesbihlerin birçoğunda fildişi kullanmanızın nedeni ne?

Fildişi kırılgan değildir. İnce işçilikleri rahatlıkla yapabiliyorsunuz. Çalışırken de oldukça yumuşaktır. Matkapları, bıçakları çok rahat yiyor. Üzerine taş işlediğiniz zaman da çok farklı oluyor. Mesela siyah bağda her işlemeyi yapamıyorsunuz çünkü göstermiyor. Fakat fildişi oyma ya da taş bezeli işlemeleri beyaz olduğu için çok güzel gösteriyor.

Kuka da epey dikkat çekenler arasında sanki.

Kuka bundan 30 sene önce çok değerli bir tesbihti. Nerden geldiği bilinmiyordu. Osmanlı zamanında gelmiş, tesbihler yapılmış. Elden ele satılırdı, hepsi de çok değerliydi. Bugün menşei Brezilya'da bulundu. Oradan getirtiliyor. Fiyatları çok ucuzladı. İyi bir ustanın elinden çıktığında yine işçilik anlamında çok değerli oluyor. Koleksiyonerler arasında da çok gidiyor. Kuka, kehribar, bilhassa bağ ve mercan koleksiyonerlerin gözdesi. Fakat mercanın hammaddesi çok pahalı, yapımı da zor; onun için çok değerli mercanlar. Hem de Kur'an'da adı geçen ender taşlardan biri mercan.

Tesbih tasarlarken ilhamınızı nerden alıyorsunuz?

Doğa motiflerinden etkilendiğim oluyor. Üzüm, asma, mısır koçanı gibi. Ya da Osmanlı figürleri, hat yazılarından besleniyorum. Mesela Osmanlı padihşahlarının orjinal tuğralarını arkalarına işleyerek yaptığımız model, en zor işçiliğe sahip modelimiz. Çünkü tuğrayı birebir yapmak ve yine aynı şekilde sultanların resimlerini benzetmek mecburiyetindeyiz.

Alıcılar daha çok hangilerini tercih ediyor?

Genelde bütçelerine göre seçiyorlar. 100, 500, 1000 liralık tesbih biriktirenler de var. İyi bir ustanın elinden çıkan oltu taşı, öd ağacı, pelesenk ağacı gibi. Daha bir üst rakamda biriktirenler için sıkma kehribar, diş türleri, işlemeli tesbihler. İşlemeli tesbihlerde rakam çok büyür. Ama bir tesbihim olsun diyen herkesin aklına gelen ilk malzeme kehribardır.

Peki neye göre seçiyorlar tesbihlerini?

Herkes kendi zevkine, beğendiği renge ya da ölçüsüne bakıyor. Bazısı çok küçük istiyor. El alışkanlığına bağlı. Bir de tanelerin modelleri var, yuvarlak ya da kesme gibi. Hangisi hoşuna gidiyorsa onu kullanıyor ve ondan ediniyor.

Tesbihmatikler çıktıktan sonra tesbihlerin kullanım oranı azaldı mı?

Hayır, hâlâ çok revaçta. Çünkü tesbihin bir çok kullanım amacı var. Tabii ki tesbihin ilk amacı ibadet. Genelde namaz tesbihi 99'luklar kullanılıyor. Bunun dışında dikiz aynasına, vites koluna aksesuar olarak takanlar var, kolye olarak kullanmayı tercih edenler var. Koleksiyon boyutu var. Tabii en büyük özelliğiyse el alışkanlığı.

Ne zamandan beri tesbihler hayatımızda?

Necip Sarıca'nın Dua Taneleri kitabına dayanarak diyebilirim ki tesbihin ilk kullanım tarihi milattan önce 1700 senelerine uzanıyor. Taşları avuçlarına alıp bir elden öbür ele sayarak Allah'ı anmak, tesbih etmek amacıyla kullanılmış. O günden bugüne tesbih kullanılıyor. Zamanla iplere dizilmiş. Tesbihin ilk kullanım amacı sayı saymak; tabii bunu ibadete yöneltmişler, Allah'ı zikretmek için.

Yeniden tesbih yapımına dönecek olursak, tesbih hangi aşamalardan geçiyor?

Bir malzeme önce istediğiniz ölçüde şerit testerelerle küp şeklinde kesilir. Zımparalarla o küp şeklinde kesilen malzeme kırılarak, köşeleri yuvarlaklaştırılır. Malzemelere delik delinerek, tornaya takılır. Torna üzerinde el bıçağıyla yontularak istediğiniz boyutta yapılır. Kesme, zımparalama, delme, tıraşlama, cila ve isterseniz üzerine işleme. İşleme çok teferruatlı. Altın işlemelerin her biri incecik 60 militon matkaplarla delinerek, tel sokularak, kesilip model verilerek yapılır. Her bir tane üzerinde 150-200 altın tel vardır. Üzerine değerli taşlar konur ve motiflerle süslenir.

Türkiye'de kaç tür tesbih var?

Çeşitli sayılarda tesbihler var. Genelde 33 ya da 99'luktur Türkiye'deki tesbihler. Standarttır bu. 500-1000'lik zikir tesbihleri de var. Onlar çok az kullanılır. Arap ülkelerindeyse 45-49 olarak değişkenlik gösterebiliyor. Halkın tesbih kültürüne aşina olması için bir müze açıldı. Türkiye'de bir ilkti: Hilye ve Tesbih Müzesi. Bahsettiğimiz tesbih örneklerini görmek için oraya gidilebilir.

 

Röportajın TRT Devrialem programında yayınlanan bölümü:

 

Ayşe Sonuşen konuştu






İlgili Konular