, 24 Mayıs 2018
Öyküleriyle hayattan kareler sunuyor Emine Batar

Emine Batar

4495

Öyküleriyle hayattan kareler sunuyor Emine Batar

İkinci öykü kitabıyla öyküdeki yürüyüşünü sağlamlaştıran Emine Batar’ın yeni kitabı 'Düğün Daveti' hakkında Mustafa Uçurum yazdı.

İlgili Yazılar
K mil Yeşil ile Öykü Dersleri
Kâmil Yeşil ile Öykü Dersleri

Kâmil Yeşil’in, öyküleri metin, teknik, teorik açıdan ele aldığı ''Öykü Dersleri'' kitabı, türünün en dikkate değer çalışmaları arasına girebilecek bir titizlikle hazırlanmış. Mustafa Uçurum yazdı.
19/03/2018 08:08
Bir Diyardan Başka Bir Diyara Bir H lden Başka Bir
Bir Diyardan Başka Bir Diyara, Bir Hâlden Başka Bir Hâle: Seyahat ve Edebiyat

Seyahat, bir eğlenme aracı mıdır, yoksa öğrenme aracı mı? Ehlikeyf olma hâli midir, ‘yolda ol-ma’ hâli mi? Bir zenginlik göstergesi midir? Bilme merakının giderilmesi eylemi midir? Cemile Sümeyra'nın 'Seyahat ve Edebiyat'ı, bu şekilde sorabileceğimiz sorulara cevap aradığı gibi farklı sorulara da kapı aralar. Hatice Ebrar Akbulut yazdı.
03/02/2018 12:12
A Ali Ural Hikmet ve Metafor
A. Ali Ural: Hikmet ve Metafor

''A. Ali Ural’ın yeni kitabı 'Bisiklet Dersleri' yazarın belli başlı denemecilik özelliklerini bünyesinde barındırıyor. Ural, denemelerinde ilginç olaylara, haberlere, edebiyat, sanat, kültür tarihinden bilinen kişilerin/olayların bilinmeyen yönlerine değinmeyi çok seviyor.'' Abdullah Harmancı yazdı.
26/01/2018 12:12
Naime Erkovan Düş Gücünün Gökyüzünde
Naime Erkovan: Düş Gücünün Gökyüzünde

Abdullah Harmancı, 250 kelimeyle Naime Erkovan’ın ''Olay Berlin’de Geçiyor'' kitabına değindi.
05/01/2018 08:08
Takvim Yırtıkları ndan Hüseyin Su yu Okumak
Takvim Yırtıkları’ndan Hüseyin Su’yu Okumak

'Takvim Yırtıkları', Nuri Pakdil ile geçen yıllara odaklanmış günlükler toplamı olsa da Hüseyin Su’nun yaşamına dair bilgiler de mevcuttur. Öykü anlayışı, okuma ve yazma dikkati, sevdiği ve sevemediği kitaplar, yazma ritüeli, insanî ilişkilere yönelik duygu ve düşünceleri, öğretmenliği, çocuklarıyla ilişkisi, edebiyat ve sanat dünyasına bakışı gibi pek çok alt başlıklar çıkarılabilir. Hatice Ebrar Akbulut yazdı.
22/12/2017 08:08
Güzide Ertürk ile 'Kaplumbağa Gölgesi' Üzerine Konuştuk
Güzide Ertürk ile 'Kaplumbağa Gölgesi' Üzerine Konuştuk

''Evini bir gölge gibi sırtında taşıyan insanların öyküsünü anlattığım için ismini 'Kaplumbağa Gölgesi' olarak seçtim. Gidecek başka yeri olmayan insanlar, kendi içine çekilir. Sırtlarında taşıdıkları çadırlarıyla sokakta yürürken kaplumbağalar kadar yavaş ve sabırlıdırlar. Yükleri ağır olsa da hiçbir yerde çöküp kalmazlar.'' Güzide Ertürk, 'Kaplumbağa Gölgesi' kitabı etrafında hayata, öyküye ve yazıya bakışına dair Hatice Ebrar Akbulut'un sorularını cevapladı.
02/10/2017 11:11

Hayatla irtibatı kuvvetlendirerek eserler vermek, hayattan kesitler sunmak, yaşanılan ya da şahit olunan sahneler arasından kendisine kalanlardan kurulu bir dünyanın sesine ses olmak, öykücünün eserini vücuda getirirken tercih ettiği metotlar arasındadır. Öykünün en zengin kaynağı olan hayat, yazarın iç zenginliği ile buluşunca ortaya ruha şifa olan eserler çıkabiliyor.

Öykünün çizgilerini belirlerken artık alanları daha geniş tutmak gerekiyor. Yaşadığımız hayat artık ucu bucağı belli olmayan imkânlar ve yaşamlar sunuyor bize. Çağıyla birlikte uyum içinde olan bir öykücünün de hayatın her alanına dokunabilmek gibi bir özgürlüğü var.

Emine Batar’ın Şule Yayınları arasında çıkan ikinci öykü kitabı Düğün Daveti, bizleri bir düğüne olmasa da hayatın farklı yüzleriyle tanışmaya davet eden öykülerden oluşuyor.

Her hayattan bir kare var öykülerde

2015 yılı her açıdan hareketli bir yıldı. Hayatın her köşesinde bir hareket, bir canlılık vardı. Edebiyat da bundan payını aldı ama ben 2015 için öykünün yılıydı diyebilirim. Öykücüler daha bir canlıydı; yeni kitaplarla, yeni etkinliklerle, dergilerle ülkenin öykü gündemi sürekli canlı tutuldu.

2014 yılında ilk öykü kitabını çıkaran Emine Batar, 2015 yılını da yeni bir kitapla geride bıraktı. Öyküyü önemseyen, yeni öyküleriyle dikkate değer eserler ortaya koyan Emine Batar’ın Düğün Daveti adlı yeni kitabı, Uzayan Gölgeler’deki başarısının tesadüfî olmadığını bizlere gösterdi. Hatta daha sıkı betimlemeler, daha farklı hayat öyküleri ile yazar kendine kattığı yenilikleri öykülerinde de göstermeyi başarmış.

Yaşadığımız hayatın dışından da fantastik ve ütopik bir dünyadan da seslenebilir yazar. Bu, yazarın tercihine ve kendini ifade tarzına bağlı bir metottur. Emine Batar, eserlerini hayatın içinden dokularla besleyerek yazıyor. Daha zor olanı da budur. Hayalin sınırları olmadığı için fantastik bir yazar sınırsız bir dünyadan seslenebilir. Hayalin de bir sınırı olmadığı için karşılaşılan her ne olursa olsun kabul görür. Gerçek dünyayı anlatmak zordur. Çünkü herkesin yaşadığı ve şahit olduğu bir hayatı yazmak, tekrara düşmek gibi bir tehlikeyi de beraberinde getirebilir.

Emine Batar, zor olana talip bir yazar. Hayatı anlatıyor bize. Bildiğimiz ve yaşadığımız ne varsa onu kendi dünyasından süzerek sunuyor. İşte tam da bu noktada yazarın öyküye kattığı değer ortaya çıkıyor. Bilineni en ilgi çekici şekilde vererek, cümle kurgusundan tutun da betimlemeler ve olay örgüsüne kadar birçok alanda yazarın izi hissediliyor.

İnternet müptelası okul müdüründen eski sevdalara, anne bana hakkından zorunlu sürgünlük yaşayan mültecilere kadar her kesimden insan var öykülerde. Bütün olup biteni büyük bir ustalıkla anlatıyor Emine Batar. “Uzak İhtimal” öyküsünde şehirde annesinden ayrı yaşayan hayırsız bir evladın annesine, doğup büyüdüğü köye karşı takındığı gayriciddi tavrı anlatıyor yazar. En son ziyaretinde annesini evde uzun süre önce ölmüş ve kokmuş halde bulunca bile son görevi yapmayı köy muhtarına havale edip şanına yakışır en kaliteli mermerden yaptıracağı mezarı düşünen bir evladı anlatıyor uzak ihtimalin ne kadar yakın olduğunu bizlere göstererek.

Öykü de tarihe düşülen nottur

Yıllar sonra okunduğunda eserin yazıldığı dönemden izler taşıması birçok edebi türde aranan bir özelliktir. Anı ve günlükler zaten böyle bir görevi üstlenmekte. Bunun yanında öykülerde de yaşanan andan kesitler sunmak, canlı bir eser ortaya koymakta önemli bir ayrıntıdır. Öykücü, yaşadığı zamanlardan izleri de taşır öyküsüne.

Emine Batar’ın özellikle “Yitik Mavi” öyküsü, tarihe düşülmüş bir not olarak kitapta yer alıyor. Ülkemizin en sıcak gündemlerinden biri olan mültecileri anlatıyor Emine Batar. Ülkemize sığınan insanların yitirdikleri her şeyi bir çocuğun gözünden ve kalbinden anlatıyor. Sığındıkları çadır kentte kaybettiklerini neden kaybettiğini anlamayan çalışan bir çocuğun öyküsünü anlatıyor yazar. Biraz mavinin özlemiyle yaşıyor çocuk. Çatı aralarından, çadır kenarından görünen maviliğe tutunuyor çocuk. Umutsuz olmuyor. Son bir cümle ile de olsa umudun ışığını yakıyor yazar.

On yedi öykü var Düğün Daveti’nde. Emine Batar’ın birinci kitabı Uzayan Gölgeler’de de on yedi öykü vardı. Bu bilinçli bir tercih midir bilmiyorum ama yazar adına bir istikrar göstergesi olarak kaydedilebilir. Uzayan Gölgeler’de “Stres Yok” dese de yazar, Düğün Daveti’nde oldukça stresli ruh hallerinin öyküleri karşılıyor bizi. Düğünde bile kendi içinin savaşını veren bir kahraman var karşımızda.

Emine Batar, Düğün Daveti ile göstermiştir ki öyküde kalıcı olmak istiyor. Bir solukta okunan öyküler yazarak, okuyucuyu olayların içine çekerek de bunu başarıyor. Anlatımı canlı ve sürükleyici. Okuyucuyu davet ettiği dünyada karşınıza çıkacak her sahne bir sonrakinden daha da kuşatıcı. Bu davete icabet etmek gerek.

 

Mustafa Uçurum yazdı