, 18 Ocak 2017
Öyküleriyle hayattan kareler sunuyor Emine Batar

Emine Batar

2906

Öyküleriyle hayattan kareler sunuyor Emine Batar

İkinci öykü kitabıyla öyküdeki yürüyüşünü sağlamlaştıran Emine Batar’ın yeni kitabı 'Düğün Daveti' hakkında Mustafa Uçurum yazdı.

İlgili Yazılar
Öykü Kelimesi En Az Şiir Kelimesi Kadar Beni Heyecanlandırıyor
Öykü Kelimesi, En Az Şiir Kelimesi Kadar Beni Heyecanlandırıyor

''Samimi olmak zorundayız. Hissetmediğimiz acıyı yazamayız. Bir de soğukkanlı olmak lazım. Yazar, karakterlerinin yasını tutamaz.'' Bünyamin Demirci, 'Kelebeğe Tapan Adam' ve 'Yeraltı Bulutları' kitaplarının etrafında öykücülüğüne dair Hatice Ebrar Akbulut'un sorularını cevapladı.
05/01/2017 12:12
Ne Anladınız' Sorusu Şiir İçin Sakat Bir Sorudur
'Ne Anladınız' Sorusu, Şiir İçin Sakat Bir Sorudur

Metinleri çözümleme noktasında yeni bir yaklaşım getiren çalışmalardan birisi de yakın okuma yaparak metni/şiiri yeniden yapılandırmak olan 'yapıçözümleme' tekniğidir. Prof. Dr. Hasan Akay da, 'Şiiri Yeniden Okumak' isimli kitabında ele aldığı şiirleri bu yaklaşım ile değerlendirerek yakın bir okuma yapmakta... Sefa Toprak yazdı.
31/12/2016 08:08
İnsanları Ne Kadar Tanıyabilirsek Kendimize de O Kadar Yaklaşırız
İnsanları Ne Kadar Tanıyabilirsek, Kendimize de O Kadar Yaklaşırız

Emine Batar, ''Islıkla Çağrılan'' ile hem 'ne anlattığı' hem 'nasıl anlattığı' bakımından, öykücülüğüne dair yeni bir şeyler ortaya koymuş. Batar, son öykü kitabı 'Islıkla Çağrılan' etrafında, öykü dünyasına dair Hatice Ebrar Akbulut'un sorularını cevapladı.
26/12/2016 10:10
Sudanlı Tıp Doktorunun Hatıraları Drina Köprüsü
Sudanlı Tıp Doktorunun Hatıraları: Drina Köprüsü

Sudanlı tıp doktoru ve yazar Fatih Ali Hasaneyn Muhammed Şerif, 'Drina Köprüsü’nde Balkan Müslümanlarının komünizmden gördüğü baskı ve zulümler anlatıyor. Metin Uygun yazdı.
18/11/2016 08:08
Her Çeçen generaldir ben sadece milyon birincisiyim
Her Çeçen generaldir; ben sadece milyon birincisiyim

Alla Dudayeva, 'Milyon Birinci' kitabında Cevher Dudayev’i, Çeçenleri ve bağımsızlığın o kutlu yürüyüşünü anlatıyor. İmkansızlıklar içerisinde kararlı yüreklerin neleri başarabileceğini gösteriyor. Yusuf Tunçbilek yazdı.
22/02/2016 12:12
Cidd Bir İlm Neşir Tövbek rlar Kitabı
Ciddî Bir İlmî Neşir: Tövbekârlar Kitabı

'Tövbekârlar Kitabı', yaratılmış/ insan/ beşer olmamızın bir sonucu olarak girdiğimiz günahlardan temizlenme yolunun her dem açık oluşuna dair insanın içinde bir yaşama sevinci oluşturuyor. Kamil Yeşil yazdı.
03/10/2016 08:08

Hayatla irtibatı kuvvetlendirerek eserler vermek, hayattan kesitler sunmak, yaşanılan ya da şahit olunan sahneler arasından kendisine kalanlardan kurulu bir dünyanın sesine ses olmak, öykücünün eserini vücuda getirirken tercih ettiği metotlar arasındadır. Öykünün en zengin kaynağı olan hayat, yazarın iç zenginliği ile buluşunca ortaya ruha şifa olan eserler çıkabiliyor.

Öykünün çizgilerini belirlerken artık alanları daha geniş tutmak gerekiyor. Yaşadığımız hayat artık ucu bucağı belli olmayan imkânlar ve yaşamlar sunuyor bize. Çağıyla birlikte uyum içinde olan bir öykücünün de hayatın her alanına dokunabilmek gibi bir özgürlüğü var.

Emine Batar’ın Şule Yayınları arasında çıkan ikinci öykü kitabı Düğün Daveti, bizleri bir düğüne olmasa da hayatın farklı yüzleriyle tanışmaya davet eden öykülerden oluşuyor.

Her hayattan bir kare var öykülerde

2015 yılı her açıdan hareketli bir yıldı. Hayatın her köşesinde bir hareket, bir canlılık vardı. Edebiyat da bundan payını aldı ama ben 2015 için öykünün yılıydı diyebilirim. Öykücüler daha bir canlıydı; yeni kitaplarla, yeni etkinliklerle, dergilerle ülkenin öykü gündemi sürekli canlı tutuldu.

2014 yılında ilk öykü kitabını çıkaran Emine Batar, 2015 yılını da yeni bir kitapla geride bıraktı. Öyküyü önemseyen, yeni öyküleriyle dikkate değer eserler ortaya koyan Emine Batar’ın Düğün Daveti adlı yeni kitabı, Uzayan Gölgeler’deki başarısının tesadüfî olmadığını bizlere gösterdi. Hatta daha sıkı betimlemeler, daha farklı hayat öyküleri ile yazar kendine kattığı yenilikleri öykülerinde de göstermeyi başarmış.

Yaşadığımız hayatın dışından da fantastik ve ütopik bir dünyadan da seslenebilir yazar. Bu, yazarın tercihine ve kendini ifade tarzına bağlı bir metottur. Emine Batar, eserlerini hayatın içinden dokularla besleyerek yazıyor. Daha zor olanı da budur. Hayalin sınırları olmadığı için fantastik bir yazar sınırsız bir dünyadan seslenebilir. Hayalin de bir sınırı olmadığı için karşılaşılan her ne olursa olsun kabul görür. Gerçek dünyayı anlatmak zordur. Çünkü herkesin yaşadığı ve şahit olduğu bir hayatı yazmak, tekrara düşmek gibi bir tehlikeyi de beraberinde getirebilir.

Emine Batar, zor olana talip bir yazar. Hayatı anlatıyor bize. Bildiğimiz ve yaşadığımız ne varsa onu kendi dünyasından süzerek sunuyor. İşte tam da bu noktada yazarın öyküye kattığı değer ortaya çıkıyor. Bilineni en ilgi çekici şekilde vererek, cümle kurgusundan tutun da betimlemeler ve olay örgüsüne kadar birçok alanda yazarın izi hissediliyor.

İnternet müptelası okul müdüründen eski sevdalara, anne bana hakkından zorunlu sürgünlük yaşayan mültecilere kadar her kesimden insan var öykülerde. Bütün olup biteni büyük bir ustalıkla anlatıyor Emine Batar. “Uzak İhtimal” öyküsünde şehirde annesinden ayrı yaşayan hayırsız bir evladın annesine, doğup büyüdüğü köye karşı takındığı gayriciddi tavrı anlatıyor yazar. En son ziyaretinde annesini evde uzun süre önce ölmüş ve kokmuş halde bulunca bile son görevi yapmayı köy muhtarına havale edip şanına yakışır en kaliteli mermerden yaptıracağı mezarı düşünen bir evladı anlatıyor uzak ihtimalin ne kadar yakın olduğunu bizlere göstererek.

Öykü de tarihe düşülen nottur

Yıllar sonra okunduğunda eserin yazıldığı dönemden izler taşıması birçok edebi türde aranan bir özelliktir. Anı ve günlükler zaten böyle bir görevi üstlenmekte. Bunun yanında öykülerde de yaşanan andan kesitler sunmak, canlı bir eser ortaya koymakta önemli bir ayrıntıdır. Öykücü, yaşadığı zamanlardan izleri de taşır öyküsüne.

Emine Batar’ın özellikle “Yitik Mavi” öyküsü, tarihe düşülmüş bir not olarak kitapta yer alıyor. Ülkemizin en sıcak gündemlerinden biri olan mültecileri anlatıyor Emine Batar. Ülkemize sığınan insanların yitirdikleri her şeyi bir çocuğun gözünden ve kalbinden anlatıyor. Sığındıkları çadır kentte kaybettiklerini neden kaybettiğini anlamayan çalışan bir çocuğun öyküsünü anlatıyor yazar. Biraz mavinin özlemiyle yaşıyor çocuk. Çatı aralarından, çadır kenarından görünen maviliğe tutunuyor çocuk. Umutsuz olmuyor. Son bir cümle ile de olsa umudun ışığını yakıyor yazar.

On yedi öykü var Düğün Daveti’nde. Emine Batar’ın birinci kitabı Uzayan Gölgeler’de de on yedi öykü vardı. Bu bilinçli bir tercih midir bilmiyorum ama yazar adına bir istikrar göstergesi olarak kaydedilebilir. Uzayan Gölgeler’de “Stres Yok” dese de yazar, Düğün Daveti’nde oldukça stresli ruh hallerinin öyküleri karşılıyor bizi. Düğünde bile kendi içinin savaşını veren bir kahraman var karşımızda.

Emine Batar, Düğün Daveti ile göstermiştir ki öyküde kalıcı olmak istiyor. Bir solukta okunan öyküler yazarak, okuyucuyu olayların içine çekerek de bunu başarıyor. Anlatımı canlı ve sürükleyici. Okuyucuyu davet ettiği dünyada karşınıza çıkacak her sahne bir sonrakinden daha da kuşatıcı. Bu davete icabet etmek gerek.

 

Mustafa Uçurum yazdı