, 17 Ağustos 2017
Münih'in merkezinde sade nezih bir mescid

3782

Münih'in merkezinde sade, nezih bir mescid

Avrupalılaşmış bir vizyonla Müslüman nüfusu temsil etmeye çalışan Münih İslam Forumu, Münih'in tam ortasında bir de cami hizmete açmış. Deniz Baran yazdı.

İlgili Yazılar
Almanya'daki Türklerin Entelektüel Sesi Alaattin Diker
Almanya'daki Türklerin Entelektüel Sesi: Alaattin Diker

Alaattin Diker, diğer çoğu gurbetçinin yakalandığı iki dünya, iki medeniyet arasında savrulma, kaybolma, yıkılma sendromuna yakalanmamış. Hem Doğu’yu, İslam’ı; hem de Batı’yı, Hristiyanlığı bilmenin verdiği özgüvenle Almanlar nezdinde de bir değere sahip. Muaz Ergü yazdı.
16/02/2017 10:10
Berlin i 'Vatan' Hissetmem İçin Üsküdar ı Unutmam Gerekmiyor
Berlin’i 'Vatan' Hissetmem İçin, Üsküdar’ı Unutmam Gerekmiyor

Zafer Şenocak, 1961 Ankara doğumlu. Sekiz yaşındayken ailesiyle Münih’e göçmüş. Hem Türkçe hem de Almanca eserler veren bir şair ve yazar. Zafer Şenocak, edebiyat anlayışı, Almanya’daki Türk toplumunun kültürel gidişatı, yazar ve yayımcı babası Kemâlettin Şenocak üzerine Kadri Akkaya'nın sorularını cevapladı.
17/11/2016 14:02
Almanya nın En Eski Camii ve Bir Cihadın 'Olasılıksız Mücahidi'
Almanya’nın En Eski Camii ve Bir Cihadın 'Olasılıksız Mücahidi'

Almanya'dan Prof. Dr. Reinhard Bernbeck, başkente 60 km uzaklıktaki Wünsdorf kentinde yaptıkları kazı çalışmalarında 'Almanya en eski camii'nin kalıntılarına ulaştıklarını söylüyordu 2015'te yayınlanan bir haberde. Deniz Baran işte o caminin, Hilal Camii'nin ilginç hikayesini aktarıyor.
28/07/2016 13:01
Duisburg da hangi edebiyatçının kitabı aranmış
Duisburg’da hangi edebiyatçının kitabı aranmış?

Türkiye dışında gerçekleştirilen en büyük Türkçe kitap fuarı Almanya’da Duisburg’da gerçekleşmişti. Ayrıntılar haberimizde..
28/03/2012 14:02
Bremen'de Mustafa Tatçı Hocadan dinledik
Bremen'de Mustafa Tatçı Hocadan dinledik

Bremen’de yapılan Yûnus Emre paneline Mustafa Can, Mustafa Tatçı ve Abdülkerim Erdoğan konuşmacı olarak katıldı..
05/12/2012 08:08
Alman Etik Komisyonu nda bir ilk
Alman Etik Komisyonu’nda bir ilk!

Almanya’da, alınan idarî kararlarda, Müslümanların kültür ve inanç değerlerinin de göz önünde bulundurulmasına katkı sağlayacak önemli bir gelişme yaşandı.
18/04/2012 12:12

Kısa Avrupa ziyaretimden notlar mahiyetinde hakkında yazdığım iki Viyana camisinden sonra son duraktan yani Münih’ten de uğradığım ilgi çekici bir mescidi buraya kaydedip bu minik yazı dizisini sonlandıracağım. Malumunuz Münih, Almanya’nın en güneydeki eyaleti olan Bavyera’nın en büyük şehri. Bir metropol. Sakin Avusturya’dan sonra buraya adım atınca biraz İstanbul esintisi gelmeye başladı. Ve tabi milyonlarca Türkiye kökenli vatandaş başta olmak üzere yüksek oranda bir Müslüman nüfus barındıran Almanya’daki durum Münih’te de farksız değil. Hatta bir metropol olduğu için azımsanmayacak oranda Müslüman nüfus var diyebiliriz.

Avrupa’nın büyük şehirlerindeki birer mescidden bahsetme vesilesiyle aslında söz konusu ülkenin İslam ile ilişkisine dair birkaç veriyi de ortaya koymak niyetindeyim. Yaygın olarak bilinen ama verisel olarak görünce daha iyi idrak edebileceğimiz durumlar söz konusu. Avusturya’nın Müslüman nüfus ile olan özel ilişkisinden önceki yazıda bahsetmiştim. Almanya’nın ise Avusturya gibi hukuki düzlemde ilgi çekici bir ilişkisi olmasa dahi pratikte Müslümanlar ile ciddi bir etkileşimi söz konusu. 2009 nüfus sayımında çoğu Türk kökenli olmak üzere 4.3 milyon yani nüfusun yüzde 5.4’üne tekabül eden oranda Müslüman nüfus tespit edilmişti ki geçtiğimiz 6 yılda ciddi bir artış olduğunu tahmin etmek zor değil.

Almanya'da Müslüman nüfus artıyor

Asıl ilgi çekici olansa, yanılmıyorsam 2011’de yapılan bir yoklamada o dönemde doğmuş bebeklerin neredeyse yüzde 10’u Müslüman ebeveynlerden dünyaya gelmişti. Bu tabi ki üzerine çok düşünülmesi gereken (nitekim Avrupa’da üzerine bolca hesap da yapılan) bir olgu. Avrupa’nın merkezi olan bir ülkede dünyaya gelen çocukların onda birinin Müslüman aileden gelmesi ve doğurganlığı gitgide azalan Avrupa’da bu ivmenin her sene yükseliyor olması, orta vadede Almanya nüfusunda köklü değişimlerin olacağını gösteriyor. Nitekim Pegida gibi Müslümanlara topyekun cephe alan organizasyonların topluma aktarmaya çalıştığı kaygı da bu olgudan kaynaklanıyor.

Tabi ki ne olursa olsun Müslüman nüfus artıyor. Bu da otomatikman Alman şehirlerinin her yerinde camilerin açılmasına yol açıyor. Münih bu bakımdan özel bir yere sahip (aslında uğradığımız mescide dair bir gezi yazısı yazmaktan ziyade Münih’in bu durumuna vurgu yapmak amacında bu yazı da…). Bu metropoldeki cami sayısı 50’ye ulaşmış durumda. Geneli Müslüman olmayan bir şehir için çok ciddi bir oran bu (elimde bir veri yok ama ben bazı Anadolu şehirlerinde 50 cami olduğunu zannetmiyorum). Farklı cemaatlerin, toplulukların –ve tabi ki Türklerin- türlü çabalarla ibadete açtığı bu mescidler arasında büyük yapılar var olduğu gibi benim uğrama şansını bulduğum bu tarz mütevazı mescidler de var.

Biraz camiden bahsetmek gerekirse, Altstadt’ta yani Münih’in tam göbeğinde bir ara sokakta yer alan iki katlı, ufak bir mescid burası. Tam olarak adına rastlayamadım garip bir şekilde ancak MFI (Munich Forum for Islam) tarafından yapıldığı belli. Bu yüzden MFI Mescidi dememin bir sakıncası olmaz sanırım. Belli ki yeni yapılmış çünkü yaptığım araştırmada yakın bir zamana kadar binanın başka bir amaçla kullanıldığını gördüm. Camiye bir akşamüstü gittim ve ne sohbet edecek birisini bulduğum ne de bilgi alabilecek bir broşüre rastladığım için fazla detaylı bilgi sahibi olamadım. Fotoğraflardan görülebileceği üzere çok güzel ve sade düzenlenmiş, temiz tutulan, bakımlı bir mescid. En önemli özelliği şehrin merkezinde turlarken uzaklara gitmeden ibadetinizi yapma imkanını size vermesi.

Avrupalılaşmış bir vizyonla Müslüman nüfusu temsil etmeye çalışıyorlar

Camiye girmeden evvel sarıya boyalı dış cephede MFI’nın astığı bir şeffaf tabela ilgi çekiyor. “Münih’in ortasında biz de sizinle aynı değerleri taşıyoruz” mesajı verme kaygısı taşırcasına inanç, barış, hoşgörü, saygı, aşk, bilgelik gibi değerlerin yazılı olduğu bir tabela bu. Çıkarımlar yapmak için çok yeterli bir malzeme değil benim için ama bu tabela vesilesiyle Munich Forum for Islam’dan kısaca bahsedip yazıyı kapatmak yerinde olabilir. Nitekim cami girişindeki bizi selamlayan afişlerden MFI’nın bu mescidden çok daha büyük bir İslam merkezi projesini yürütecek kadar etkili bir organizasyon olduğu gözlemleniyor.

Kendilerine dair okuduklarımdan anladığım kadarıyla MFI, Avrupalılaşmış bir vizyonla (bunu iyi veya kötü anlamda kullanmıyorum) Müslüman nüfusu temsil etmeye çabalayan bir topluluk. Zaten kendilerini tanımlarken "temsiliyete" yaptıkları vurgu da göze çarpıyor. Avrupa Birliği’nin temel değerleri ile çatışmaksızın bir harmoni içerisinde İslam ile Avrupa ülkelerinin bir arada var olabileceği tezi ile yola çıkıp etkinliklerini bunun üzerine inşa etmeye çalışıyorlar. Caminin dış cephesinde asılı olan tabela da aslında bu açıdan bakınca bir yaklaşımın meyvesi olarak görülebilir. MFI’nın bu çabasının varmaya çalıştığı noktada yukarıda adını geçirdiğimiz Pegida tarzı eğilimlere bir karşı örnek teşkil etme ve Müslüman nüfusu toplumun eşit bir parçası olarak kabul ettirme durumları da söz konusu.

Devlet ile ilişkileri ne düzeyde, bilmediğim için etkileri konusunda bir şey söylemekte de zorlanıyorum. Ancak daha uzlaşmacı bir orta yolu temsil eden ve bu yolun çevresinde Almanya’daki Müslümanları toplama gayesi edinen bir organizasyon sanırım ki Almanya tarafından da destekleniyordur. Nitekim fotoğraflarda görebileceğiniz gibi Münih’teki büyük bir cami projesinin hamiliğini bu forum yapıyor anlaşıldığı kadarıyla.

Fotoğrafları büyütmek için üzerlerini tıklayınız.

 

Deniz Baran yazdı






İlgili Konular