, 22 Şubat 2018
Gelenek farkında olmadan oynanan bir oyun

6063

Gelenek, farkında olmadan oynanan bir oyun

1.Uluslararası Boğaziçi Film Festivali Sempozyumu Düşünce Geleneği ve Eleştiri konulu panelle başladı. Ramazan Yılmaz notlarını aktarıyor.

İlgili Yazılar
Maşallah İnşallah Nasıl Yazılır
Maşallah, İnşallah Nasıl Yazılır?

Osmanlı artık maalesef ‘ticari’ bir ürün... 'Maşallah', 'inşallah' nasıl yazılır? Hasan Aycın’ın ilk çizgisi... Bir gün Halide Edip, Adnan Adıvar, Yakup Kadri gibi isimler gemide seyahat ederken… Tahsin Görgün’ün ufuk açıcı konuşması... 'Efendime Söyleyeyim' başladı... M. Murtaza Özeren, haftanın öne çıkan bazı havadislerine değindi.
10/02/2018 11:11
Şehbenderzade Ahmed Hilmi Üzerine Konuşuldu
Şehbenderzade Ahmed Hilmi Üzerine Konuşuldu

İsmail Kara, Ahmet Koçak, Tahsin Görgün ve Uğur Uçar, geçtiğimiz günlerde Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi üzerine düzenlenen bir panelde konuştu. M. Murtaza Özeren etkinlikten notlarını aktarıyor.
02/11/2016 08:08
Tesiri devam eden bir ilim adamı Erol Güngör
Tesiri devam eden bir ilim adamı Erol Güngör

1983'te genç yaşta iken aramızdan ayrılan milliyetçi muhafazakar camianın fikir önderlerinden Prof. Dr. Erol Güngör, ardında önemli eserler bırakmıştı. Vefatının yıldönümünde Erol Güngör'ün Türk fikir hayatında katkılarını, 29 Mayıs Üniversitesi hocalarından Prof. Dr. Tahsin Görgün ile konuştuk.
27/04/2014 14:02
Dünya üzerinde kaç laik devlet var
Dünya üzerinde kaç laik devlet var?

Prof. Dr. Tahsin Görgün, İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde verdiği konferansta 'devlet' kavramı üzerinde durdu. Abdullah Said Can konferanstan notlarını aktarıyor..
18/05/2014 12:12
Batı Medeniyeti kavramı 19 yy da ortaya çıktı
Batı Medeniyeti kavramı 19. yy’da ortaya çıktı

İstanbul Şehir Üniversitesi Minval Öğrenci Topluluğu, 'İslam Siyaset Düşüncesi’ne Giriş' başlıklı bir konferans düzenledi. 29 Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tahsin Görgün’ün tebliğini sunduğu konferans, öğrencilerin yoğun ilgisi ile gerçekleştirildi. Abdullah Said Can yazdı.
06/12/2013 10:10
Ahlaktan soyutlanmış bir bilgi olamaz
Ahlaktan soyutlanmış bir bilgi olamaz

İLEM’in düzenlediği ‘Ahlâkın Temeli Üzerine Konuşmalar’ dizisinin ilk konuğu Tahsin Görgün idi. Tahsin Görgün kendi düşüncesi ve ulaştığı netice itibariyle ‘ahlak’ konusunda bir konferans verdi..
26/09/2013 10:10

 

 

1. Uluslararası Boğaziçi Film Festivali kapsamında düzenlenen “sinema ve eleştiri” temalı sempozyumun ilk paneli gerçekleştirildi. İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde gerçekleştirilen sempozyumun ilk gününde, “Düşünce Geleneği ve Eleştiri konusu tartışıldı. Panelde Türkiye akademisinde felsefe ve sinema alanlarındaki özgün çalışmalarıyla tanınan isimler konuştu.

Uludağ Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüsamettin Arslan, İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Felsefe Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tahsin Görgün ve İzmir Ekonomi Üniversitesi Sinema ve Dijital Medya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nezih Erdoğan’ın konuşmacı olarak yer aldıkları panelde, İstanbul Ticaret Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Rıdvan Şentürk ise moderatör olarak yer aldı.

Gelenek, düşünce ve eleştirinin membaıdır

Rıdvan Şentürk’ün akıl, gelenek, düşünce ve eleştiri arasındaki irtibatı izah ederek yaptığı giriş konuşmasının ardından ilk sözü Hüsamettin Arslan aldı. “Pagan çağda olsaydık klanlar halinde yaşardık” diyerek söze giren Arslan, düşünce eleştirisi yapan modern entelektüel bir klan olduğumuzu zikretti. Gelenek, eleştiri ve düşüncenin birbirleriyle olan kuvveti irtibatlarını vurguladıktan sonra, “Gelenek yoksa eleştiri, eleştiri yoksa düşünce olmaz. Bizim klanımızda bunun aksi istikametinde gelenek ve akıl birbirlerinin karşı kutbuna yerleştirildiler” dedi. Konuşmada geleneği akla bağlı olarak reddetmenin, aydınlanmanın ve modernlerin işi olduğu ve aslında bu geleneği reddetme eyleminin de bir geleneğe dönüştüğü vurgulandı. Sırasıyla Platon, Descartes ve Kant isimlerinin zikredilebileceği bu çizgi, rasyonalist geleneği temsil etmektedir. Arslan bunun ardından, eleştirinin ancak, bir geleneğin başka bir gelenekle (akılla) karşı karşıya gelmesiyle oluşabileceğini ifade etti. Modernleşme ve Batılılaşma istikametindeki Türkiye’de, “gelenek” olgusu ile halka ait olan şeyin ve akla ters olan şeyin anlaşılmaktayken, artık Avrupalıların dahi gelenek ve akıl arasında bir karşıtlık kurmadıkları gözden kaçırılmaktadır.

Farkında olmadan oynanan bir oyun

Akıl kavramının çok fazla vurgulanmasıyla, aklın irrasyonel bir araç haline gelebileceğini söyleyen Hüsamettin Arslan, bugün bir televizyon dizisi olarak gösterilmekte olan Çalıkuşu’nun, tam da modern aklın bir klanı olarak Osmanlı sonrası Türkiye’yi ifşa etmekte olduğunu vurguladı.  Bugün hayatın içinde bir parça haline gelmiş olan her şeyin, bir geleneğin güncellenmiş, gelişmiş başka bir hali olduğunu, en büyük geleneğin ise dil olduğunu bilmek, ancak gelenek ve gelenekselciliği birbiriyle karıştırılmamak gerekmektedir. Kur’an kursunda ezber yapan bir çocukken, sureleri öne-arkaya sallanarak okuduklarını ve bunun da aslında bir geleneğin ürünü olduğunu dile getiren Hüsamettin Arslan, gelenekle ne kadar iç içe olduğumuzu vurgulamak için “Gelenek farkında olmadan oynadığımız bir oyundur” dedi. Arslan, Türkiye’de entelektüellerin ürettikleri asli eleştirinin, modern düşünce geleneğine olan bağlılığımıza yönelik olması gerektiğini zikrederek sözlerine son verdi.

Eleştiri değil “tahkik” lazım bize

Panelde bulunan bir diğer isim Tahsin Görgün, Hüsamettin Arslan’ın Türkiye’de gelenek-akıl arasında çizilmiş olan zıddiyeti vurguladığı noktadan söze devam ederek, “Geçmişimizde dikkate alınacak hiç bir şey yapmadık mı biz?” sorusu ile söze başladı. İslam kültüründe, kritik ve eleştiri kavramlarının sahip olduğu anlamların ötesine geçen bir kavramın bulunduğunu, bu kavramın da İslam filozoflarından Fahreddin Razi’nin kullandığı tahkik kavramı olduğunu vurgulayan Görgün, düşüncenin sahip olduğu farklı mahiyetleri açıklayarak sözlerinde devam etti. Bir şeyin hatırlanması, akla gelmesi olarak açıklanabilecek ilk anlam geleneği ifade etmektedir. Bir şeyin incelenmesi, sebep ve sonuçlarının ortaya konması şeklindeki ikinci anlam modern bilimi göstermektedir. Bir şeyin varlık nedenine ve hakikate yönelik kaygı ise düşüncenin asli manasını oluşturmaktadır. Batı’nın, modern dönemde hakikati yitirdiğinin ve etkisizleştirdiğinin, Batılı düşünürlerin tespitleriyle dahi ortaya konduğunu söyleyen Tahsin Görgün, “hakikatin yitirildiği tespitini Batı’da muhafaza edilmeye çalışılan tek hakikat” olarak vurguladı.

Edebiyat da sinema gibi imgelerle konuşabilir

Tahsin Görgün’ün ardından sözü alan Nezih Erdoğan konuşmasının girişinde, sinemanın ortaya çıkışı ve kitlesel bir deneyime dönüştüğü geç 19. yüzyıl ve 20. yüzyıl başlarında İstanbul’un sahip olduğu düşünce iklimini ve sinemanın bu düşünce iklimi içine dâhil olma sürecini ele aldı. Osmanlı ve Türkiye toplumlarının yeni icatlar karşısında direnç gösterdiği şeklindeki retoriğin tersine, sinema ilk andan itibaren İstanbul halkı tarafından kabul görmüş bir buluştur. Bununla birlikte mevcut düşünce geleneğine hızlıca absorbe olmuştur. 19. yüzyıl Osmanlı toplumunda görselliğin güçlü bir ifade aracı olarak kullanıldığını söyleyen Erdoğan, devlet kurumlarında yer almaya başlayan portre tabloların ve özellikle de roman ve şiirdeki yeni anlatımın güçlü bir tasvir vasfı taşıdığını ifade etti. Konuşmada, Araba Sevdası adlı roman örnek gösterilirken, Recaizade Mahmud Ekrem'in romanı okuyuculara yönelik bir yazın değil de, sanki sinema izleyicisine yönelik bir film gibi kaleme aldığı ve İstanbul coğrafyasının görünümünü teferruatlarıyla tasvir ettiği zikredildi. Bilim ve teknolojik aygıtların halk arasında ruhsal bir algılamayla karşılaştığı söyleyen Nezih Erdoğan, sinemanın da bu tür bir tecrübe oluşturduğunu aktararak sözlerini tamamladı.

Sempozyumda başka neler var?

1. Uluslararası Boğaziçi Film Festivali Sempozyumu’nun “Sanat, Sinema ve Eleştiri” başlığını taşıyan ikinci paneli 19 Kasım Salı günü saat 14.00’te başlayacak. Yusuf KaplanYrd. Doç. Dr. Neşe Kaplan ve Zahit Atam’ın konuşmacı olarak katılacakları panelin moderatörlüğünü İstanbul Ticaret Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ebru Karadoğan İsmayılov yapacak. Sempozyumun bundan sonraki panel, özel oturum ve atölye çalışmaları için:

 

http://www.ticaret.edu.tr/tr/Etkinlik/Detay/id/333

 

Ramazan Yılmaz yazdı