, 16 Aralık 2017
Hayatın diğer yakasına götürüyor okuru

Yasin Kara

6273

Hayatın diğer yakasına götürüyor okuru

Hep Haksız Hep Hiç kitabında Yasin Kara, hayata dair naif dokunuşlar yapıyor..

İlgili Yazılar
Yalan Dünyanın Ziynetine Aldanan İnsana Şiirler
Yalan Dünyanın Ziynetine Aldanan İnsana Şiirler

‘Minnet Eylemem’ adlı şiir kitabıyla Kul Nesimi’nin 17. yüzyıldaki avazına Yağız Gönüler 21. yüzyılda karşılık veriyor. Muaz Ergü yazdı.
29/04/2017 08:08
Beni tarihe havale etseniz ah ne iyi'
'Beni tarihe havale etseniz ah ne iyi'

Güven Adıgüzel’in Kadraj Hataları’nın diğer kitaplarından farklı yönü ve hatta piyasadaki tüm kitaplardan farklı bir yönü var. Salih Ağbalık yazdı..
02/12/2014 08:08
Sen şarkılar söyle yoksulluğa dair şair
Sen şarkılar söyle yoksulluğa dair şair

Sıradışı bir eser olarak tanımlayacağım Yoksulluk Şarkıları’nın deneme ile hikaye arasında bir niteliği var..
14/11/2012 08:08
Bülent Parlak için 1984 nedir
Bülent Parlak için 1984 nedir?

Bülent Parlak’ın ‘Yalnızlığın İcadı-1984’ kitabı İzdiham Yayınları’ndan çıktı..
19/10/2012 11:11
Kanserden ölen annelerin şairi o
Kanserden ölen annelerin şairi o!

İzdiham şairi Bülent Parlak'ın şiir kitabı Selis'ten çıktı. Bülent Parlak bize neler anlatıyor, hangi acıları..?
10/06/2010 10:10
Şair biraz da konuyu değiştirmiş Ricakeş'le
Şair biraz da konuyu değiştirmiş Ricakeş'le

Bülent Parlak, yeni şiir kitabı 'Ricakeş' ile dünyaya şairane bir kafa tutuşun duruşunu sergiliyor. Emine Şimşek yazdı..
17/01/2015 11:11

 

Kelimelere zarif elbiseler giydiren adam Yasin Kara, ilk deneme kitabıyla aramızda artık. Kendi ifadesiyle “Nöbetçi Şiirler” adlı trafik kazası niteliğindeki kitabını saymazsak eğer. Yazar, bu tevazuuna karşın Son İstasyon dergisinde genel yayın yönetmenliği yaptıktan sonra Çete ve Racon dergilerini Güven Adıgüzel ile birlikte çıkarmış “atlası yırtılmış” bir adamdır. Ayrıca yazıları Son İstasyon, Racon, Çete, İhtiyar, Edebi Müdahale, İzdiham, Kıyam, Üçyüzaltmışbeş gibi dergilerde yayınlandı.

İzdiham Yayınları’ndan çıkan Hep Haksız Hep Hiç kitabında yazar, hayata dair naif dokunuşlar yapıyor. Çocukluğunun İzmir’inden İstanbul’daki yatılı okul günlerine götürüyor bizleri. Sigortalı hayata, memur bir gülüşle sur kenti hikâyelerine, Van şehrinin beyaz, deprem artığı sabahlarına uyanıyoruz onunla.

Bir tamirci çırağının neden kutu kutu pense oynamadığını, derste bildiği sorulara neden cevap vermediğini merak ediyorsanız eğer bu kitabı okuyun. Yazarın ellerinin ceplerine olan dostluğunu anlayacaksınız o satırlarda. Çünkü aynı dostluğu ben de haritanın diğer yakasında, zamanın akmak için hiç de acele etmediği o geniş ovalarda parmaklarına yüzük, bileklerine saat resmi çizen çocuklardan öğrendim.Yasin Kara

Filistinli bir çocuğun sapanında taş olmak

Çocukluğunun anne kokulu ninnilerini, “Samanyolunda Ziyafet” gibi geçen çocukluk oruçlarını, lisedeyken şiire düşmüş gömleğini ve bir zımpara kâğıdının acısını söylüyor yazar bizlere en dokunaklı sesiyle.

Sur kentinden hikâyelere, tel örgülere takılmasını istemediğimiz uçurtmalara, kurşun seslerine rastlıyoruz kitabın güneydoğusunda. Kitabın belki de en güzel hatırası yoldaşı Güven’in yazdığı “Hüsnü Sen Ne Zaman Gebereceksin” yazısını Mısır Cumhurbaşkanlığı’na göndermeleri. Kim bilir, belki de bu iki güzel adam bu kişisel eylemleriyle Arap baharını başlatmışlardır. Bu iki güzel adamın bu münferit eylemlerine baktığımızda hayata ve yaşama dair olan inancımız artıyor.

Bu kitap annesinin hatırına Filistinli bir çocuğun sapanında taş olmayı, içinden teslimiyet geçen duaları ve Hz. Ömer’e olan özlemi hatırlatıyor bizlere.

Allah ne güzel” ile karşılıyor kelimeler sizi ve her bir deneme mutlaka şarkıyla uğurluyor. Sonra kırmızı Vosvos’uyla annesine, Fatma’ya ve kuşlara selam söyleyerek bir uzak yol hikâyesine doğru gidiyor.

Hep Haksız Hep Hiç, şiir tadında cümlelerle, kadife gibi yumuşak seslerle, en masum dualarla elimizden tutarak geçiriyor bizi hayatın diğer yakasına, aynanın diğer tarafına…

Hepimizin hayatında karşılaşması mümkün olan acıları, hüzünleri, sevinçleri, yoklukları hiç bitmeyen bir şefkatle, hiç tükenmeyen bir merhametle ve henüz kirlenmemiş çocuk gözleriyle aktarıyor bize yazar.

 

Bedrettin Kara yazdı





Yorum
dokunuyor kalemi :)
muhammed ali demir
Yasin arkadasımızın yazılarını hiç okumadım ama bu guzel tanıtımın ardından kayıtsız kalamayacak gibiyim.Bedrettin arkadaşımızın kalemine lafım yok zaten az konuşmuş çok yazmış yine
14/01/2013, 16:57