, 26 Nisan 2017
Bremen'de Mustafa Tatçı Hocadan dinledik

Bremen'de Yunus Emre paneli

6205

Bremen'de Mustafa Tatçı Hocadan dinledik

Bremen’de yapılan Yûnus Emre paneline Mustafa Can, Mustafa Tatçı ve Abdülkerim Erdoğan konuşmacı olarak katıldı..

İlgili Yazılar
Almanya'daki Türklerin Entelektüel Sesi Alaattin Diker
Almanya'daki Türklerin Entelektüel Sesi: Alaattin Diker

Alaattin Diker, diğer çoğu gurbetçinin yakalandığı iki dünya, iki medeniyet arasında savrulma, kaybolma, yıkılma sendromuna yakalanmamış. Hem Doğu’yu, İslam’ı; hem de Batı’yı, Hristiyanlığı bilmenin verdiği özgüvenle Almanlar nezdinde de bir değere sahip. Muaz Ergü yazdı.
16/02/2017 10:10
Berlin i 'Vatan' Hissetmem İçin Üsküdar ı Unutmam Gerekmiyor
Berlin’i 'Vatan' Hissetmem İçin, Üsküdar’ı Unutmam Gerekmiyor

Zafer Şenocak, 1961 Ankara doğumlu. Sekiz yaşındayken ailesiyle Münih’e göçmüş. Hem Türkçe hem de Almanca eserler veren bir şair ve yazar. Zafer Şenocak, edebiyat anlayışı, Almanya’daki Türk toplumunun kültürel gidişatı, yazar ve yayımcı babası Kemâlettin Şenocak üzerine Kadri Akkaya'nın sorularını cevapladı.
17/11/2016 14:02
Almanya nın En Eski Camii ve Bir Cihadın 'Olasılıksız Mücahidi'
Almanya’nın En Eski Camii ve Bir Cihadın 'Olasılıksız Mücahidi'

Almanya'dan Prof. Dr. Reinhard Bernbeck, başkente 60 km uzaklıktaki Wünsdorf kentinde yaptıkları kazı çalışmalarında 'Almanya en eski camii'nin kalıntılarına ulaştıklarını söylüyordu 2015'te yayınlanan bir haberde. Deniz Baran işte o caminin, Hilal Camii'nin ilginç hikayesini aktarıyor.
28/07/2016 13:01
Münih'in merkezinde sade nezih bir mescid
Münih'in merkezinde sade, nezih bir mescid

Avrupalılaşmış bir vizyonla Müslüman nüfusu temsil etmeye çalışan Münih İslam Forumu, Münih'in tam ortasında bir de cami hizmete açmış. Deniz Baran yazdı.
27/05/2015 12:12
Duisburg da hangi edebiyatçının kitabı aranmış
Duisburg’da hangi edebiyatçının kitabı aranmış?

Türkiye dışında gerçekleştirilen en büyük Türkçe kitap fuarı Almanya’da Duisburg’da gerçekleşmişti. Ayrıntılar haberimizde..
28/03/2012 14:02
Alman Etik Komisyonu nda bir ilk
Alman Etik Komisyonu’nda bir ilk!

Almanya’da, alınan idarî kararlarda, Müslümanların kültür ve inanç değerlerinin de göz önünde bulundurulmasına katkı sağlayacak önemli bir gelişme yaşandı.
18/04/2012 12:12

 

Bremen'de Yunus Emre paneliGeçtiğimiz hafta Bremen’de, Bremen Akademisyenler Birliği’nin düzenlediği Yûnus Emre Paneli’ne katıldım. Panelin konusu Yûnus Emre ve konunun işlendiği yerin Almanya’nın Bremen kenti olması beni ayrıca heyecanlandırdı. Yûnus Emre’yi birkaç beyitle, Mevlana’yı sadece Mevlana şekeriyle hatırlamaya başladığımız şu devirde Türkiye’den binlerce kilometre ötede Almanya’da oradaki Türk gençleri için böyle çalışmaların yapıldığını görmek beni mutlu etti.

Bremen Akademisyenler Birliği oradaki Türk öğrencilerin gayretiyle kurulmuş bir vakıf. Almanya’ya göç edenler arasında üçüncü kuşak olan günümüz gençlerinin hem kültürlerine hem de geçmişlerine yabancı kalmasının önüne geçmek olduğunu yaptıkları çalışmalarla gösteriyorlar.  Yaptıkları çalışmalarda Yurtdışı Türkler Başkanlığı’nın desteğinin yadsınamaz derecede olduğunu belirtirlerken ‘Yetmez ama evet’ demeyi de ihmal etmiyorlar.

Yûnus Emre’yi tam manasıyla anlayabilmemiz için

Panele Türkiye’den Yûnus Emre Kültür Akademisi başkanı Mustafa Can, Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Mustafa Tatçı ve Ankara şehir tarihçisi Abdülkerim Erdoğan katıldılar.  Mustafa Tatçı Hoca, Yûnus Emre hakkında Türkiye’de en derin bilgiye sahip insan olarak göz doldurdu. Yûnus Emre hakkında yaklaşık 150 kitabı olan Mustafa Hoca, ‘Allah’a çok şükür iki çocuğum var. Çocuklarımın boyu kadar da kitabım var.’ diyerek bizleri tebessüm ettirdi.

Yine Mustafa Hoca konuşmasında dinleyicilere ‘Sünnet nedir?’ diye sordu ve ardından kendisi cevapladı: “Sünnet, Efendimiz miraca çıktıysa eteğine tutunup ‘Ben de çıkarım.’ diyebilmektir. Biz Müslümanların, bu ruha ulaşmadan Yûnus Emre’yi de tam manasıyla anlayabilmemiz mümkün değil.” dedi.Bremen'de Yunus Emre paneli

Diğer katılımcı hocalar da genel olarak yapılan bu çalışmayı devrim olarak adlandırdılar. “Gençler, sizin bir derdiniz var ve o dert üzere çalışmalar yapıyorsunuz. Sizler burada yaşayan gençler için çaba sarf ediyorsunuz. Emin olun ki Allah sizlerin yüzünü kara çıkarmayacaktır. Burada sayı olarak az ama cevher niteliğinde insanlar görüyoruz. Sizlere her türlü çalışmanızda destek vermek bizim boynumuzun borcudur” diye konuştular.

Rabbim bu tür programları düzenlemek için kendi ailesinden, işinden feragat edip insanüstü çaba sarf eden Bremen Akademisyenler Birliği özelinde Ziya Bayankulu’ndan ve Yasin Salmaz’dan ve onlara Türkiye’den destek sağlayan Yurtdışı Türkler Başkanlığı’ndan razı olsun.

Garip ellerde derdi, davası olanlara Yûnus Emre’nin, “Nice bu dert ile yanam/ Ecel ere bir gün ölem/ Meğer ki sinimde bulam/ Şöyle garip bencileyin” dizeleriyle selam olsun.

 

Burak Gültekin gitti, gördü yazdı






İlgili Konular