, 17 Ağustos 2017
Arslan'dan kitap

4468

Arslan'dan kitap!

Kıblesini kaybetmiş dünyada var olmak için Abdurrahman Arslan'a kulak kesilmekte fayda var. Böylesi düşünürlerimiz az çünkü.

İlgili Yazılar
Çeşitli Yayınevlerinden Yeni Çıkan Kitaplar Temmuz 2017
Çeşitli Yayınevlerinden Yeni Çıkan Kitaplar / Temmuz 2017

Her ay başında, sitemize hangi yayınevleri yeni çıkan kitaplarından neleri göndermişse onları toplu olarak siz okurlarımızla paylaşıyoruz. İşte Temmuz-2017 döneminde Dünyabizim'e gönderilen yeni kitaplar...
01/08/2017 11:11
Huzur Dersleri nde seçkin ve sahih bir  lim Üveys
Huzur Dersleri’nde seçkin ve sahih bir âlim: Üveys Vefâ Erzincânî

Huzur Dersleri’nden bir kayıp isim daha: Üveys Vefâ Erzincânî… Onun hakkında bir eser Beyan Yayınları’ndan çıktı.
25/03/2012 14:02
Erol Güngör ve İhsan Süreyya Sırma Üzerinden Misyonerliğe Bir Bakış
Erol Güngör ve İhsan Süreyya Sırma Üzerinden Misyonerliğe Bir Bakış

''Hristiyan-Batı dünyasının, öteden beri Orta-Doğu İslâm dünyası üzerindeki emperyalist emelleri inkâr edilemez. Her ne kadar bu emperyalist emeller, 19. ve 20. yüzyılda sadece ekonomik bir sömürgecilik olarak görülüyor ise de, bunların kökeninde Hristiyan dünyasının, kendisi için kutsal saydığı Kudüs ve çevresine egemen olan İslâm varlığını ortadan kaldırma düşüncesi yatmaktadır.'' Mehmet Akif Öztürk, Erol Güngör'ün ''Türkiye’de Misyoner Faaliyetleri'' ve İhsan Süreyya Sırma’nın ''Sömürü Ajanı İngiliz Misyonerleri'' kitapları üzerinden misyonerlik faaliyetlerine değindi.
24/05/2017 08:08
Hazreti Ali Döneminde Yaşananlara İki Kitaptan Mukayeseli Bir Bakış
Hazreti Ali Döneminde Yaşananlara İki Kitaptan Mukayeseli Bir Bakış

Hz. Ali ile Muaviye arasında iktidar sebebiyle çıkan ve günümüze kadar etkileri gelen savaşın hikayesini Mustafa Günal’ın ''Hz. Ali Dönemi ve İç Siyaseti'' ve Adnan Demircan’ın ''Ali-Muaviye Kavgası'' kitaplarından kıyaslayarak okumak oldukça verimli oldu. Sedat Palut yazdı.
24/04/2017 08:08
Beyaz Saray efsanesine dair ilk kitap
Beyaz Saray efsanesine dair ilk kitap!

Hasan Başpehlivan, ‘Kağıt Kokulu Yıllar’ adlı nehir söyleşi kitabında Asım Öz’e, yayıncılık ve hassaten İslami yayıncılık alanında akla gelebilecek pek çok detayı büyük bir edep çerçevesinde anlatmış.
21/06/2013 16:04
Bir Avukattan Çocuk Kitabı Nasreddin Hoca'nın Bisikleti
Bir Avukattan Çocuk Kitabı: Nasreddin Hoca'nın Bisikleti

Mehmet Ali Başaran’ın ikinci kitabı ''Nasreddin Hoca’nın Bisikleti''nde Vuk Gıtgıt’ın maceraları, birbirinden ilginç ve eğlenceli dört masalla, kaldığı yerden devam ediyor. Uğur Şener yazdı.
31/03/2017 08:08

Hakikatin gerçekliğini kaybettiği, anlamsızlığın hüküm sürdüğü postmodern dönemde hala özgün kimliğini, varoluşunu yitirmeyen tek gerçeklik “İslam”dır.Abdurrahman Arslan, Nehri Geçerken

Özgün bir duruş

Nehri Geçerken, düşünce dünyamızın en özgün kişilerinden olan sosyolog Abdurrahman Arslan’ın, söyleşi ve soruşturmalarda sıklıkla dile getirdiği kavramları bütün olarak bir kitapta bulma imkânı sunuyor. Genelde tüm insanlığın, özelde ise tüm Müslümanların doksanlı yıllardan günümüze kadar süregelen tartışmalarında önemli bir yer işgal eden modernizm, demokrasi, laiklik, postmodernizm, küreselleşme, neoliberalizm ve muhafazakarlık gibi kavramların yazarın düşünce dünyasında nerede durduğunu görüyoruz. Yazar, tüm bu kavramlara İslam’ın kendine özgü cevapları olduğunu, kalpsiz dünyanın kalbi olduğunu okuyucuları ile paylaşıyor.

Müslümanım diyene kimlik sorulmaz

Yazar, İslam dininin ümmeti bir inanç birliği içinde gördüğünü, ayrılığın sebebinin “Allah’ın ipinden ayrılmak” olduğunu söyler. Ümmeti, İslam milleti olarak tanımlayarak, tüm farklılıklarımızı ise bir çeşitlilik olarak görür. Oysa modern ulus devletler, milleti ırka ait insanlar topluluğu olarak görür. Ulus devlet, kimlik aidiyetini ırka, yani bir etnik yapıya oturtmuştur. İşte modern ulus devletlerin çıkmazı da buradadır. Bugün özelde Avrupa’da genelde ise tüm dünyada yaşanan yabancı düşmanlığı da ulus devletin oluşturduğu bir vakadır. İslam’da ise kimlik, bir insanın dünya görüşünü yansıtır. Bu kimlik bizim dünya ve ahiret ile olan ilişkilerimizdeki davranışlarımızın yansımasıdır. Müslümanın kimliğini vahiy belirlediği için hangi ırktan olursa olsun “Müslümanım” diyen bir kişinin kimlik sorunu olmaz, hatta “İslam’a inanıyorum” dediği anda kişi kendi kimliğini belirtmiş olur.

İslam’ın ve modernizmin toplum tasavvurları

Yazar, İslam’ın ve modernizmin toplum tasavvurlarının birbirinden çok farklı olduğunu söyler. Modernizm, toplum sınıflandırmasında en küçük birim olarak bireyi gösterirken İslam aileyi gösterir. Oysaki birey kendini, kendi aklına, kendi heva ve heveslerine göre düzenleyen, bencilliği de içinde barındıran bir insan tipidir.  Daha sonra bu bireylerin toplumu ve bu toplumların da ulusları oluşturduğunu söyler, ulus anlayışı insanları ırklarına göre sınıflandırmış yapıdır. İslam ise sosyal yapıyı aile, cemaat ve ümmet olarak ele alır. İslam’da kendilerini vahye göre düzenleyen mümin ve mümine vardır. Bu mümin ve müminelerin oluşturduğu toplumun en küçük biriminde aile oluşur. Daha sonra ise fertlerin kendi özgünlüğü barındıracak şekilde cemaat gelir. Bu cemaatlere cami cemaatini veya iki yüz yıl önceki tarikatları gösterebiliriz.

Arslan’a göre bugünkü cemaat anlayışı daha modern bir anlayıştır. Çünkü burada fertler farklı anlayışları değil, aynı düşünceyi paylaşan daha militan örgütlenmelerdir. İslam ile modernizm arasında temel farklardan birisi de İslam’ın adaletçi yaklaşımı yerine modernizmin eşitlikçi bir temel üzerinden hareket etmesidir.

Abdurrahman ArslanYeni politik kültür dayatmacıdır

Değerli ufuk açıcı yazar Abdurrahman Arslan, yeni politik kültürün kendini şirk temelli bir hayat biçimi üzerine kurup ortaya birçok ilah sürdüğünü, toplumu müşrik bir anlayışa sürüklediğini çok zengin bir dil ile ifade ediyor. Tüm toplumlar bu kültürün tüketicisi konumuna getirilip, din, sınıf ve coğrafya farklarının ortadan kalktığını, bu yeni politik kültürün her kesime zevk verir bir hal aldığını gösterdiğini ifade ediyor. Tam da bu süreçte her şeyin anlamsızlaştırıldığı dünyada Müslümanların (İslam’ın) insanlara sunacağı hakikatlerin varlığına vurgu yapıyor. Anlam kaybına karşı Müslümanların söyleyecekleri çok söz varken, dünya nimetlerine kanmadan, kendi gerçekliklerinin farkına varıp kıbleye yönelmenin gerektiğini söylüyor.

Bu kitap, okuyucuya dünyanın içinde bulunduğu anlamsızlıktan anlamı bulma, kendini sorgulamayı ihtiyaç hissederek yaşadığı dönemi anlamlandırma imkânı sunuyor. Arslan, temel modern sorunları tartışıp aynı zamanda okuyucuya çözüm önerilerini sunarak daha farklı bir dünyanın olabileceğini okuyucusu ile paylaşıyor.

Kitabı Asım Öz yayına hazırlamış. Beyan Yayınları basmış. Abdurrahman Arslan'ın Bilge Adamlar Yayınlarından da çıkacak başka bir kitabını da sabırsızlıkla beklemekteyiz.

 

Haris Yardımcı haber verdi