, 22 Şubat 2018
Semere-i hayat hayır ile y d edilmektir

614

Semere-i hayat, hayır ile yâd edilmektir

Kültür tarihçisi, yazar Dursun Gürlek, İbnülemin Mahmud Kemal üzerine konuştu.

Babıali Enderun Sohbetlerinin 11’inci toplantısında 8 Şubat Perşembe günü kültür tarihçisi Dursun Gürlek, uzun yıllardan beri hakkında çalışmalar yaptığı İbnülemin Mahmud Kemal İnal’ı anlattı. Dursun Gürlek konuşmasında, ilk cildi “İbnülemin Mahmud Kemal İnal & Cumhuriyet Devrinde Bir Osmanlı Efendisi” adıyla Kubbealtı Neşriyatı’ndan çıkan eser hakkında teferruatlı bilgi verdi.

Edebiyatçı yazar Mehmet Nuri Yardım, sohbet toplantısını takdim ederken şunları söyledi: “Dursun Hocamızın sohbeti çok tatlıdır, güzeldir. Söz konusu İbnülemin olunca sohbeti, anzer balı tadında olur. İbnülemin Mahmud Kemal bir devr-i kadim efendisidir, müstesna bir şahsiyet, tarihçi, biyografi yazarı ve teşkilatçıdır. Mercan’daki konağı bütün şair ve yazarların buluştuğu bir mekân. Ben yakından şahidiyim, Dursun Hocamız ömründen en az otuz yılı bu esere adadı. Ve bu kıymetli eserin ilk cildi Kubbealtı Neşriyatı’ndan çıktı. İnşallah yakında eserin ikinci cildi de neşredilecek.” dedi.

Dursun Gürlek, “İbnülemin macerası, hikâyesi ne zaman ve nasıl başladı, müellifimizin ismini ilk olarak ne zaman duydunuz, çalışmalarınıza ne zaman başladınız?’’ sorusuna şu cevabı verdi: “İbnülemin Mahmud Kemal İnal’in eserlerini çok genç yaşta gördüm ve böylece hazretle tanışmış oldum. Tokat’ta okurken ders kitapları ile yetinmeyen, günlük gazete, dergi, kitapları takip eden bir öğrenciydim. Çok okuyan öğrenci sınıfına dahil ediyordum kendimi. İstanbul’a geldikten sonra üniversite sınavına girmek için, bu çevre daha da genişledi. Kitap alma, kültür dünyamızda isim yapmış şahsiyetler ile tanışma dairesi daha da genişledi. Bu arada Osmanlı’nın son döneminde dünyaya gelip Cumhuriyet’in ilk yıllarında eser veren birkaç şahıs ilgimi çekti. Ali Emiri Efendi, Mehmet Âkif, Babanzade Ahmet Naim ve İbnülemin Mahmud Kemal İnal. Mehmed Akif biraz biliniyorsa da maalesef bu şahıslar hiç bilinmiyordu. Eğer İstiklal Marşı’nı yazmamış olsa Mehmed Akif de bilinmeyecekti. Mehmed Âkif’in âlim yönü vardır, sporcu yönü vardır, ahlak ve karakter yönü vardır, nüktedanlık yönü vardır, tasavvufi yönü vardır.

İbnülemin Mahmud İnal’ın hayatını okudum. O devirde yaşayıp da dinî inancından, tarihî inancından, kültürel inancından hiç taviz vermeyen bu insan ilgimi çekti. Ayrıca mizacı değişik, sert mizaçlı bir insan, hakikatleri söylemekten çekinmemiş. Yahya Kemal ve Süleyman Nazif’in beyitleri ile övdüğü bir tarihçi, bir edebiyatçı, bir sohbet adamı, hatta bir sohbet şeyhi diye nitelendirebileceğimiz bir şahıs maalesef bugün yeteri kadar tanınmıyor.’’

1938-1946 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı yapan CHP’li Hasan Âli Yücel’in, İbnülemin Mahmud Kemal İnal’a duyduğu saygı ve eserlerini bastırmak için gösterdiği gayreti anlatan Gürlek, sözlerine şöyle devam etti: “Hasan Âli, Ankara’dan her İstanbul’a gelişte İbnülemin Mahmud Kemal’in konağına uğrar. Evi Mercan’dadır. O konakta vefatına kadar hem mûsiki hem edebiyat hem de ilim sohbetleri oldu. Sohbetlere Kuran’ı Kerim okunarak başlanırdı. Meclis toplantısı, Aziz Mahmud Hüdâî Hazretleri’nin bir ilahisi ile de sona ererdi. Sohbeti yapan yegane şahıs İbnülemin. Nice musikişinas, hattat, hoca, sanatkâr sohbetlerine katılırdı.”

“Semere-i hayat, hayır ile yâd edilmektir”

Dursun Gürlek konuşmasının ilerleyen bölümünde şunları söyledi: “Çeşitli devlet hizmetlerinde çalışır. O yıllarda Hacca gitmek kolay değildi, devlet yasağı vardı. Emekli olduktan sonra 1935 yılında özel devlet izni ile Hacca gitti. 24 Mayıs 1957 yılında Cerrahpaşa Hastanesi’nde Prof. Dr. Kâzım İsmail Gürkan kliniğinde prostat ameliyatında aşırı kan kaybından vefat etti. Cenaze namazı Bayazıt Camii’nde kılındı. Merkez Efendi’de aile mezarlığına defnedildi. Vasiyeti vardır. Babasından kalan konağın dindar talebeler için yurt olarak kullanılması ve gelirleri ile öğrenci bursu verilmesi konusunda. ‘Semere-i hayat hayır ile yad edilmektedir.’ sözünü sık kullanan İbnülemin’in vasiyeti üzerine, 60 yıldır İstanbul Üniversitesi öğrencilerine İbnülemin Vakfı tarafından burs verilmektedir.”

İbnülemin hakkında yazılan yazılardan bazı örnekler veren Gürlek, Mahmud Kemal İnal hakkında daha nice eserlerin kaleme alınması gerektiğini söyledi. Dursun Gürlek, dinleyicilerin sorularına cevap verdikten sonra kitaplarını imzaladı. Büyük ilgi gören ve kalabalık bir dinleyici topluluğu tarafından takip edilen sohbet toplantısı, hatıra fotoğraflarının çekiminin ardından sona erdi.

 

Hülya Günay