, 20 Nisan 2018
Bilal Eryılmaz Okul yöneticileri kolaylaştırıcı olmalı

566

Bilal Eryılmaz: Okul yöneticileri kolaylaştırıcı olmalı

Prof. Dr. Bilal Eryılmaz geçtiğimiz günlerde düzenlenen bir sohbette okul yönetiminde etik konusunu ele aldı. Eryılmaz okul, eğitim, okul yönetimi ve Türkiye eğitim sistemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Öncü Okul Yöneticileri Derneği'nin her ayın son Çarşamba günü gerçekleştirdiği Yönetici Sohbetleri'nin Aralık ayı konuğu Başbakanlık Kamu Görevlileri Etik Komisyonu Eski Başkanı Prof. Dr. Bilal Eryılmaz oldu. Derneğin Üsküdar’da bulunan merkezinde okul yöneticileriyle buluşan Bilal Eryılmaz okul yönetiminde etik konusunu ele aldı. Eryılmaz okul, eğitim, okul yönetimi ve Türkiye eğitim sistemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Okul yöneticilerinin özveriyle ve heyecanla çalıştıklarını belirten Eryılmaz, ‘eğitim sistemimizin aşırı merkeziyetçi olması, finans kaynaklarının yeterli olmaması, yetki devrinin yapılmamış olması gibi sebeplerin okul yöneticilerini etik dışı davranışlara zorlamakta. Okul yöneticilerinin, okulun giderleri için mali kaynak bulmak zorunda kalmaları, merkezin uygulanması güç taleplerinin uygulanıyormuş gibi rapor edilmesi yapısal sorunların bir sonucu olmakta. Bu yapısal sorunlar okul yöneticilerini etik dışı davranmaya yöneltmekte. Okulun bir kamu hizmeti olarak etik ilkelere bağlılığı eğitim sistemimizde yapısal reformlarla mümkündür’ dedi.

Okul yöneticilerinin asıl görevi kolaylaştırıcı olmak

Okul yöneticilerinin asıl sorumluluğunun öğretmenlerin, öğrencilerin, velilerin işlerini kolaylaştırmak olduğunu belirten Prof. Dr. Bilal Eryılmaz, baskı ve otorite kurmak, güç arzusunu tatmin etmek, makam sahibi olmak gibi beklentilerle okul yöneticisi olanların etik ihlallere daha fazla sebebiyet verdiğini belirtti. Okul yöneticilerinin görevinin öğretmenler ya da çalışanlar üzerinde baskı ve otorite kurmak yerine sınıf içindeki dersin en verimli biçimde yürütülmesini sağlamak için kolaylaştırıcılık olduğunu söyledi.

Bilal Eryılmaz, etik tartışmalarının Batıda 1970’lerin sonlarında gündeme geldiğini, biz de ise 2000’li yıllarda AB üyelik süreci ile başladığını belirtti. Dünyada kamu hizmetlerinin etkili, verimli, ekonomik olduğu kadar etik olarak da yürütülmesi ilkesinden hareketle başlayan çalışmaların Türkiye’de AB’ye uyum süreci çalışmaları ile mevzuata girdiğini belirtti.

Bilal Eryılmaz, Türkiye’de etik konusunun yasakçı ve engelleyici bir bakışla ele alındığını söyleyerek ahlaklı olmak, “kurallara uymak” ve “yasaklardan kaçınmak” olarak tanımlandığında mesafe kat etmenin zor olduğunu söyledi. Bu yaklaşımda sürekli geri kalanlara göre kuralların değişeceğini, bu durumda da erdemli olanların erdem hassasiyetlerinin zedeleneceğini belirtti. “Kural ahlakı” yerine “erdem ahlakı”nı önceleyen bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu vurguladı.