, 15 Aralık 2017
Raşit Ulaş ve Elyesa Koytak 'Şiir Meclisi'ndeydi

589

Raşit Ulaş ve Elyesa Koytak 'Şiir Meclisi'ndeydi

İsmail Kılıçarslan'ın hazırlayıp sunduğu Şiir Meclisi'ne Mart ayında genç kuşağın iki önemli şairi Raşit Ulaş ve Elyesa Koytak konuk oldu.

İsmail Kılıçarslan'ın Zeytinburnu Kültür Sanat Merkezi'nde hazırlayıp sunduğu Şiir Meclisi'ne Mart ayında genç kuşağın iki önemli şairi Raşit Ulaş ve Elyesa Koytak konuk oldu. 16 Mart akşamı gerçekleşen ve Sedat Anar'ın santuruyla ses verdiği söyleşide Kılıçarslan, akran olmalarından ve benzer dertleri taşıdıklarından ötürü bu iki ismi bir araya getirmek istediğini söyledi.

Ulaş ve Koytak'ın şiirlerinde ve şiir dışındaki beyanlarında halk, Türkiye ve Türk olmak üzerinden vurgular yaptıklarını hatırlatan Kılıçarslan, Türk şiirinde neden bu vurguları yeniden görmeye başladığımızı sordu. "Türkiye'de en zor şey Türk olmak" diyen Raşit Ulaş, son yıllarda bunu daha çok hisseder olduğumuzu söyledi. Her milletin isminin çok rahat bir şekilde söylenebildiğini ve çok özgürlükçü, demokrat sayılabildiğini ancak adı Türkiye olan bir ülkede Türk vurgusunun sorun olduğunu kaydeden Ulaş, Türk derken ırki bir şeyden bahsetmediğine, şahsiyet anlamında kullandığına dikkat çekti.

Neden "Türk şiiri"?

Yakın zamanlarda modern Türkiye şiiri tanımlamasının kullanıldığını ve bunu tuhaf  bulduğunu söyleyen İsmail Kılıçarslan, bu tanımı kullanan biri tersinden milliyetçilik yapmış olmuyor mu sorusunu ortaya attı. Milletlerin şiiri olur diyen Elyesa Koytak da bu soruya "Bir şiir hangi dilde yazılıyorsa ona aittir" şeklinde cevap verdi.

Raşit Ulaş da "Türkiye şiiri denilen şey şu; Türk diyemeyen Türkiyeli, Türkiye diyemeyen Anadolu, Müslüman diyemeyen muhafazakar diyor. Bu isimlerden korkuyoruz." sözleriyle gelinen noktaya dikkat çekerek, "Biz buna refleks gösterdiğimiz için Türk şiiri diyoruz" dedi.

Fayrap dergisinin halkın kendisi olmakla ilgili bir dert beyan ettiğini ifade eden İsmail Kılıçarslan, aynı zamanda Fayrap dergisi ekibinden olan Elyesa Koytak'a neden halkçılık ve popülizm dediklerini sordu. Koytak ise popülizm meselesine şöyle açıklık getirdi: "Kimse ayrıcalıklı değil. Hepimiz Allah'ın kuluyuz ve Allah'a hesap vereceğiz. Popülizm derken Hakan Arslanbenzer'in başlattığı ve daha sonra popülist kültür denildiğinde hepimizin katkıda bulunduğu fikir halkın temel başvuru kaynağı olduğu idi. Popülizmin yanlış bir kullanımı var. O da birtakım siyasetçilerin oy toplamak ve siyasi rant için halkın duygularını istismar etmek amacıyla halka yaranacak birtakım vaatlerde bulunması durumu. Bu popülizmle ilgili yanlış kanıya yol açan bir şey. Bizim önerdiğimiz bütün dünyada da varolan halkçılık da denilen popülizm yani halkın temel referanslarını, kültürel değerlerini, ekonomik kaygılarını sanatın, siyasetin, düşüncenin, dergiciliğin merkez konusu haline getirmek ve halka yaranmak çabasından ziyade halkın içinde bulunmak."

Şiir Meclisi, Sedat Anar'ın birbirinden etkileyici müzikleri eşliğinde okunan şiirlerle devam etti.

 

Gülcan Tezcan