, 22 Nisan 2018
Bir Umut Okuludur Sezai Karakoç

Sezai Karakoç

7107

Bir Umut Okuludur Sezai Karakoç

Sezai Karakoç, modern psikolojinin manevi yönelimli terapilerle ilişkilendirildiği çağımızda, umudun sağaltıcı gücünden faydalanmak, yeni nesillere umut aşılamak için şiir ve edebiyatın yalın halini kullanmıştır. Hasan Avcı yazdı.

İlgili Yazılar
Sezai Karakoç'un Kabul Ettiği Tek Ödül Macarlardan Geldi
Sezai Karakoç'un Kabul Ettiği Tek Ödül Macarlardan Geldi

Sezai Karakoç’un yanında elli yıldan fazla zamandır bulunan Dr. Şakir Diclehan, geçtiğimiz günlerde Bursa'da düzenlenen bir etkinlikte tanıdığı Sezai Karakoç’u anlattı konuklara. Ahmet Serin etkinlikten notlarını aktarıyor.
17/04/2018 08:08
Rimbaud'ya Harar'da ne oldu
Rimbaud'ya Harar'da ne oldu?

Acaba Rimbaud Müslüman olmuş muydu? Mustafa Nezihi, Sezai Karakoç'un Eğik Ehramlar'ını okurken Rimbaud'nun peşine takıldı ve ...
20/01/2011 08:08
Ötesini söylememesi ne güzeldi
Ötesini söylememesi ne güzeldi

Sezai Karakoç'un 1955'te yazdığı Ötesini Söylemiyeceğim şiiri Tunus'taki direniş üzerineydi.
07/02/2011 19:07
Feraset sanatta da lazım
Feraset sanatta da lazım!

Türkiye dindarlarının kültür sanat alanında gereğince varlık gösterememesi biraz da sevdiğini çok sevmesinden..
12/04/2012 12:12
Sanki Cennetten İnmiş Bir Topluluk Bayram Günü Müslümanlar
Sanki Cennetten İnmiş Bir Topluluk: Bayram Günü Müslümanlar

Hız çağı müslümanları da olsak, oruç, üstad Sezai Karakoç’un o güzel ifadeleriyle, bir anne tebessümüyle durdu başucumuzda. Bir anne gibi teselli etti bizi. Yasemin Kapusuz yazdı.
24/06/2017 08:08
Sezai Karakoç u görme duasını yazıyorum
Sezai Karakoç’u görme duasını yazıyorum...

Sezai Karakoç’u seven ama henüz kitaplarını okumamış birisinin, onu görmesi, onunla hasbihal etmesi için kendisine duyduğu muhabbet yeter mi?
03/09/2012 16:04

Yağmur duasına çıkan köylülerden sadece biri şemsiyesini almıştır. Çünkü yağmur duasının kabul olacağına inanan ve bu umutla yola çıkan tek kişi odur. Sezai Karakoç’un bu öyküyü çağrıştıran şiiri “Yağmur Duası”ndaki “Yağmur duasına çıksaydık dostlar/ Bulutlar yarılır gökler açardı” mısraları öyküdeki inanç ve umudun şiirleştirilmiş hali gibidir. Diriliş kavramı ile yüreklerimizde yer tutan İslami geleneğin son dönemdeki gür sesi Sezai Karakoç, şiir ve yazılarında değindiği umut kavramıyla yeni bir medeniyet tasavvurunda bulunmuş, şiir ve yazılarında sıklıkla umudun iyileştirici gücünden faydalanmıştır. Diriliş kavramı ile kabuğuna sinmiş İslam medeniyetine yeni bir ses ve soluk getirmeye çalışan şair, modern psikolojinin manevi yönelimli terapilerle ilişkilendirildiği çağımızda, umudun sağaltıcı gücünden faydalanmak, yeni nesillere umut aşılamıştır şiir ve edebiyatın yalın halini kullanarak...

 Araştırmacı Jari Kylma, insan yaşamı için bir kaynak olarak bahsetmiştir umuttan. Buradan yola çıkarak Sezai Karakoç şiirindeki umudu, inancın getirmiş olduğu güven ve yaşam kaynağı olarak gösterebiliriz. Sezai Karakoç’un şiirlerindeki Yüce Yaratıcı’ya olan iman ve beslediği umut, Kierkegaard’ın varoluş serüveni yani kişinin kendi olması, bir benliğe sahip olması ve umutsuzluğunun yok olması ancak iman sahibi olması ile mümkündür görüşünü desteklemektedir.

Yeni insanı yeşertmek için…

Nurettin Topçu, Türkiye’nin Maarif Davası kitabında mektep kavramını tanımlarken, mektebin manaya yükseliş, birliğe yöneliş, kaide ve disiplinden oluştuğunu vurgulamış, bütün bunların birleşmesinden ruhani ve ilahi bir koku ruhlara dağılır diyerek mektebi aşkın beslediğini fakat metodlu düşüncenin yaşattığını belirtmiştir. (Sf. 61) Türkiye’de manevi soluklu eğitimi besleyen ana damarlardan biri de şüphesiz edebiyat ve şiirdir. Mektebi besleyen aşkın söze yansımasıyla metodlu düşüncenin önü açılmış olur. Ahlaklı, şuur sahibi ve manevi dinamiklerine bağlı, ruh sağlığını korumuş genç bir nesli yetiştirmede edebiyat adamlarına olan ihtiyaç gün geçtikçe artmaktadır.

Karakoç’un Kıyamet Aşısı kitabındaki “Ashab-ı Kehf’in uykusu, yeni bir zamanın açılışını sağlayan bir diriliş uykusuydu. Sanki, ölü bir kentin üzerinde, sağlık fışkıran bir bahar uykusuydu mağara.” (Sf. 70) sözleri, diriliş sancısı çeken bir medeniyetin ihtiyaç duyduğu umudu en güzel şekilde dillendirmiştir. Hızır, Meryem, Taha, Gül gibi imgeleri kullanarak manevi değeri olan kelimelere vurgu yapmış ve yeni bir diriliş kapısı aralamıştır. “Ve Hızır, geçiyordu o bilinmez yeşilliğini kentlere serperek/ Yeni insanı yeşertmek için.” mısralarında yeni insan yetiştirmek eyleminin peygamberane bir duruş gerektirdiği vurgusu, manevi danışmanlık ve rehberliğin temel dinamikleri arasında yer alması gereken en önemli unsurlardandır. Bir şair olarak gül imgesiyle medeniyet inşasının önemini vurgulamış, bu medeniyetin asli unsuru olan insan yetiştirmenin önemine değinmiştir. “Bir gülü yetiştirmek için yaratılmışız şükür Tanrı’ya.” Turan Karataş, Doğu’nun Yedinci Oğlu Sezai Karakoç kitabında Sezai Karakoç şiirlerinin “Gül Muştusu” şiirinden hareketle, umutlu bir şiir olduğunu, çoğunlukla iyimser bir damarı bulunduğunu, sonunda hep vardığı bereketli ovaya vardığını söylemenin mümkün olduğunu belirtmiştir. (sf. 312)

Kierkegaard’ın umutsuzluğuna, panzehir olarak umudu serpiştiren şair Sezai Karakoç, bu yönüyle ideal insanın yetiştirilmesinde kökünü maziden alan, geleneksel fakat geleceğe uzanan bir genç neslin umut okulunun kapılarını açmıştır. Manevi danışmanlık ve rehberlik, özellikle gençlerin teknoloji kullanımının da etkisiyle giderek yalnızlaştıkları, ahlaki bunalımlar yaşadıkları bir dönemde umut gibi iyileştirici, ruh sağlığını koruyucu etkisi olan bir güçten faydalanmalı ve danışmanlık faaliyetlerinde sağaltıcı güç olarak kullanılmalıdır. Fikir ve aksiyon insanı olarak Sezai Karakoç, yeni neslin düştüğü çıkmazlara, şiir ve yazılarında serpiştirdiği eleğimsağmalar olan umutla diriliş kapılarını açacaktır.

 

Hasan Avcı






İlgili Konular