, 19 Ekim 2017
Osmanlı devletinin samimi ve ihlaslı bir muhibbi idi

4087

Osmanlı devletinin samimi ve ihlaslı bir muhibbi idi

Geçtiğimiz günlerde düzenlenen Ali Emiri Efendi'yi anma toplantısında Mustafa Kaçalin, Sadık Yazar, Kemal Eraslan ve Bedri Mermutlu konuştu. Şakir Kurtulmuş etkinlikten notlarını aktarıyor.

İlgili Yazılar
Ali Emiri Efendi Bütün Çaba ve Emeğini Milletine Adadı
Ali Emiri Efendi, Bütün Çaba ve Emeğini Milletine Adadı

''Yetiştiği zamanlardaki Diyarbakır’ın ilim ve kültür ortamı Ali Emiri Efendi’yi öylesine teshir etmiştir ki Meşrutiyet zamanında gençlerimizin Avrupa’ya tahsile gönderilmesini anlamsız bularak, 'Bizim Diyarbekir’e neden göndermezler ki? Orada çok daha mükemmel yetişirler.' diyerek bugün anlamakta zorlandığımız bir özgüvenle şehrine bağlıdır.'' Bedri Mermutlu, Ali Emiri Efendi hakkında Ahmet Serin'in sorularını cevapladı.
23/01/2017 10:10
Kitabistan mülkünün sultanıdır Ali Emiri
Kitabistan mülkünün sultanıdır Ali Emiri

Yusuf Turan Günaydın, Ali Emiri Efendi'nin kendi eserlerine ve hakkında yazılan eserlere değiniyor. 'Yemen Hatıratı'nın hazırlanma sürecini de paylaşıyor..
23/01/2013 12:12
Kafasında kütüphane taşıyan adamlar
Kafasında kütüphane taşıyan adamlar!

Dursun Gürlek’in ‘ayaklı kütüphaneler’ diye tabir ettiği insanların, bize ilginç gelebilecek farklı hususiyetleri varmış.
04/07/2012 11:11
Kitap  şığı ve naat sahibi bir şair Ali Emiri
Kitap âşığı ve naat sahibi bir şair: Ali Emiri Efendi

Dijital ortamın insanları kitap kokusundan uzaklaştırdığı şu zamanlarda, kitaplara bir ömür veren bir kitap koleksiyonerinden, Ali Emiri Efendi'den bahsediyor Furkan Çimen...
02/02/2016 15:03
Millet Kütüphanesini keşfedelim
Millet Kütüphanesini keşfedelim!

Geçtiğimiz gün Kadıköy İHL Mezunları Derneğinin düzenlediği Millet Kütüphanesi gezisindeydik.
11/05/2009 18:06
Kitap kurtlarının p rini andık
Kitap kurtlarının pîrini andık!

Cumartesi günü Fatih'teki Millet Kütüphanesinin kurucusu Ali Emiri Efendi'nin adının verildiği ve faaliyete yeni geçen kültür merkezinde bir sempozyum düzenlendi.
03/05/2009 18:06

Ali Emiri Efendi… Kendisini kitaplara, kitapları da milletine adayan bir kahraman... Çalışma hayatı memuriyetle geçmesine rağmen o bunu bir meşakkat olarak görmeyip, yararlanabileceği bir şekle bürüdü. Kültürünü tanıyıp ulaşmak için tarihini araştırdı. Memuriyeti münasebetiyle gezdiği şehirlerde sadece işini yapmadı, o şehrin tarihini, kültürünü, yetiştirdiği şahsiyetleri ve geride bırakılan eserleri araştırdı. Bulabildiği kitapları almak için bütün maaşını kitaplara harcadı. En sonunda memleketi gezerek tanımasına ve pek çok kitap toplamasına vesile olan memuriyeti bıraktı. Çünkü daha çok kitaplarla uğraşmak istiyordu ve bunu da ancak medeniyetimizin beşiği, başkenti olan İstanbul’da yapabileceğini biliyordu ve buraya yerleşti.

Kitaplarla ve milletiyle sevdalı bir insandı. Ömrünü bu sevdaya adadı. Ömrünü kitaplara ve milletine adayan Ali Emiri Efendi, geride binlerce kitaptan oluşan bir kütüphane bırakarak 1924’de Hakk’ın rahmetine kavuştu.

Dersaadet Kültür Platformu ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı’nın birlikte hazırladığı vefatının 92.yılında Ali Emiri’yi anma toplantısı 25 Ocak Pazartesi günü düzenlendi. TDK Başkanı Prof. Dr. Mustafa S.Kaçalın’ın iştirakiyle, Prof Dr. Kemal Eraslan ve Doç. Dr. Sadık Yazar'ın konuşmacı olarak katıldıkları etknlik Millet Yazma Eser Kütüphanesi’nde gerçekleşti.

Türk Dil Kurumu Başkanı Mustafa S.Kaçalin, ömrünü kitaplara harcayan bir insanı genç nesillere anlatmamız gerektiğini ifade etti. Bir raf kitap bağışladığı kütüphaneye adını yazdırmak isteyenlere rağmen, ömrünü kitaplara harcayan ve topladığı kitapları milletine bağışlayan Ali Emiri Efendi, kütüphaneye adının verilmesine karşı çıkarak, 'milletimin adı verilsin' diyen bir kahramanın emaneti olan kütüphanede onu anmanın önemine dikkat çeken Kaçalin, “genç nesille Ali Emiri Efendi’yi buluşturmalıyız” dedi.

II. Abdülhamid Han'a ayrı bir muhabbeti vardı

Sadık Yazar ise “Ali Emiri Efendi’nin külliyatının, eserlerinin hâlâ basılmamış olması bizim ayıbımızdır” diyerek, bu konudaki çalışmaların yakın zamanda neticelenmesini umduklarını söyledi. Yazar’a göre Ali Emiri, çok samimi, ihlaslı, içten, Osmanlı devletinin bir muhibbi idi. Eserlerinin büyük bölümü Osmanlı padişahları ile ilgiliydi. 3 ciltlik divanında Osmanlı padişahlarını yazmış. Son kitabı daha çok II. Abdülhamid Han’a atfedilmiş.

Cevahirü-l Mülk” adlı eserinde Osmanlı padişahları ve şehzadelerine yazdığı şiirlere yaptığı ekler yer almış. Bu eserde Osmanlı şairleri ve şiiri ile ilgili yazıların olduğu da görülüyor. Osmanlı padişahlarına olan muhabbetini göstermek için ‘Osmanlı Tarih ve Edebiyat Mecmuası’ adlı bir dergi de çıkarmış. Her sayıya kendi şiiriyle başlamış. Kendi şiiri yoksa eğer hanedandan birisinin şiirine yer vermiş ilk sayfalarda. Millet Kütüphanesi de Osmanlıdaki şair padişahların eserlerinin hemen hemen tamamını bir arada bulunduran bir kütüphane. Ali Emiri bütün Osmanlı sınırları içinde nerede bir şair, yazar varsa gezip araştırmış ve onların eserlerini çoğu zaman yüksek ücretler ödeyerek satın alıp kütüphanesine katmış.

Özellikle Osmanlı padişahları arasında II.Abdülhamid Han’a karşı özel bir muhabbeti varmış Ali Emiri Efendi'nin. Tahttan indirilmesi sürecini birebir yaşıyor ve çok etkileniyor bu olaydan. Osmanlı hükümetini devirme çabası içindeki komplocuların Abdülhamid hakkındaki olumsuz yayın ve hareketlerine rağmen, Ali Emiri Efendi ona olan samimiyet ve sevgisinden asla vazgeçmiyor. Selanik merkezli yeni hükümet kuruluyor. II. Abdülhamid Han’ın sürgüne gönderilmesi ile birlikte Osmanlı toprakları paylaşılmaya başlanıyor, Balkanlar teker teker düşüyor. Osmanlı’nın üzerine çöken istilacıların zulmü, ülkenin içine düştüğü durum Ali Emiri’yi çok hüzünlendiriyor.

Çok daha iyi, müreffeh bir hayatı yaşamamıza imkan verecek güce sahibiz

Kemal Eraslan hocaya göre ise Ali Emiri kendini çok iyi yetiştirmiş bir aydındı. 700'den fazla eser bırakıyor geride. Osmanlı ahlakı ile yetişmiş prensip sahibi biriydi.

Ali Emiri daha çok defterdar olarak görev yaptığı dönemlerde memuriyet gereği çok geziyor. Görev gereği gittiği yerlerde sadece işini yapmıyor, o yörelerin tarihi dokularını inceliyor, buralarda yetişen şair ve yazarları araştırıyor, eserlerini satın alıp biriktiriyor. Ömrünü tarih ve edebiyat üzerine araştırmalar yaparak geçiren Ali Emiri, topladığı 14 bin cildi aşan kütüphanesini milletinin istifadesine sunuyor. Kütüphaneyi bağışlarken zamanın ilgilileri adını kütüphaneye koymak istiyorlar, fakat o bu teklifi kabul etmeyerek ‘Millet Kütüphanesi’ olmasını istiyor.

Osmanlı tarihini çok iyi bildiğini söyleyen Kemal Eraslan, Ali Emiri’yi anlatırken kendisinin de Diyarbakırlı olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Kültür ve sanat huzurlu ortamlarda gelişir. Diyarbakır bugün terör olayları ile anılıyor. Oysa 70 sene önce ben orada yetiştim. O zaman bölgenin örnek bir merkeziydi. Kültür hayatı çok kuvvetliydi, sanat, ilim, okuma ve yazma çok ileri düzeydeydi. O zaman bir kültür sanat hazinesi olan bu şehir ne oldu da bugün değerlerini yitirdi ve terör olayları ile anılıyor. Bu konularda araştırma yapılmalı. Kültür insanlarımızın kıymetini bilmeliyiz. Kendimizi tanıyıp bilmeliyiz. Çok daha iyi, müreffeh bir hayatı yaşamamıza imkan verecek güce sahibiz.”

Prof. Bedri Mermutlu da, Ali Emiri’nin eserlerinin basılması için birkaç yıldır çaba sarfettiklerini dile getirerek, Kültür Bakanlığı ile yapılan çalışma neticesinde yürütülen hazırlıkların devam ettiğini, çok yakında her yıl 2 ya da 3 eser basabileceklerini söyledi.

Kendi çabalarıyla 14 bin cilt kitap biriktiren ve bunu milletinin istifadesine sunan Ali Emiri’nin hayatından alacağımız dersler olmalı. Kütüphaneye kendi ismini verme teklifini kabul etmeyerek milletin kütüphanesi olmalı diyen bu kahraman sanat adamını, kültür adamını gençlere anlatmanın yollarını bulmalı, gençlerimizin kitaba, sanata, edebiyata olan ilgilerini artırmanın gayreti içinde olmalıyız.

 

Şakir Kurtulmuş notlarını aktardı






İlgili Konular