, 27 Mart 2017
Kadim hikmet yolunda izler arıyor Dante'de

4299

Kadim hikmet yolunda izler arıyor Dante'de

Rene Guenon, 'Dante ve Ortaçağ’da Dini Sembolizm' adlı kitabında Dante’nin eserini kendi yöntemlerine göre yorumluyor ve Dante’yi bir inisiyatik olarak ele alıyor. Muhammed Özbey yazdı.

İlgili Yazılar
Pickthall İslam'ı nasıl anlatıyor
Pickthall İslam'ı nasıl anlatıyor?

Muhammed Pickthall’in İslam nasıl bir medeniyettir sorusuna verdiği çok yönlü ve ayrıntılı cevabı sizler için değerlendirdik.
17/02/2012 15:03
Örnekler Üzerinden Modernizmin İslam Dünyasına Girişi
Örnekler Üzerinden Modernizmin İslam Dünyasına Girişi

Muhammed Hüseyin, 'Modernizmin İslam Dünyasına Girişi' kitabında, Batılılaşma fikrinin gerçek mahiyetini, İslam âlemine nasıl girdiğini, ilk tohumların nasıl atıldığını, Avrupalıların modernizm veya Batılılaşma tabirlerini sömürgecilik ekseninde ele alıp ona göre nasıl plan ve program yaptıklarını örnekler üzerine anlatıyor. Metin Uygun yazdı.
20/01/2017 10:10
Çeşitli Yayınevlerinden Yeni Çıkan Kitaplar Aralık 2016
Çeşitli Yayınevlerinden Yeni Çıkan Kitaplar / Aralık 2016

Her ay başında, sitemize hangi yayınevleri neler göndermişse onları toplu olarak siz okurlarımızla paylaşıyoruz. İşte Aralık-2016 döneminde Dünyabizim'e gelenler...
01/01/2017 10:10
Nazife Şişman ile 'Dijital Çağda Müslüman Kalmak' Üzerine Konuştuk
Nazife Şişman ile 'Dijital Çağda Müslüman Kalmak' Üzerine Konuştuk

''Her şeyin göze hitap ettiği, 'görünmek var olmaktır' mottosunun hâkimiyeti altındaki bir dünyada, kulağımızı hakikate nasıl vereceğiz? Bu dert, kitaptaki yazıların kalkış noktası.'' Nazife Şişman, 'Dijital Çağda Müslüman Kalmak' üzerine Mehmet Erken'in sorularını cevapladı.
05/01/2017 14:02
Timur un Günlüğü Adalet Esaslı Bir Devleti Öğütlüyor
Timur’un Günlüğü, Adalet Esaslı Bir Devleti Öğütlüyor

'Timur'un Günlüğü'' kitabının ilk bölümünde Timur, Tuğluk Temir Han'la başlayan saltanat kavgasından Ankara Savaşı'na kadar gerçekleşen olayları yazıyor. İkinci bölümdeyse Timur'un devlet kurma ve yönetme ilkeleriyle bazı uygulamaları yer alır. Yağız Gönüler yazdı.
29/12/2016 13:01
Sanat Tarihi Perspektifinden Oryantalizm ve Oksidentalizm
Sanat Tarihi Perspektifinden Oryantalizm ve Oksidentalizm

Anadolu coğrafyasında geç anlaşılan oryantalizm konusunu Prof. Dr. Ahmet Çaycı sanat tarihi perspektifinden ele alarak ‘Oryantalizm, Oksidentalizm ve Sanat” adlı kitabında bütün yönleriyle incelemiş. Eshabil Yıldız yazdı.
01/01/2017 08:08

Dante deyince pek çoğumuzun aklına Cahit Sıtkı Tarancı’nın “Yaş otuz beş! yolun yarısı eder/ Dante gibi ortasındayız ömrün” mısraları gelir. Ardından tabi ki İlahi Komedya deriz. Dante Alighieri 1265 yılında Floransa’da doğar. Politik ve dini çekişmelerden ötürü sürgüne gitmek zorunda kalır. Yazıldığı günden bugüne kadar büyük etkiler uyandıran İlahi Komedya’yı memleketinden uzaktayken yazmaya başlar. Dante’nin ülkemizde popülaritesinin sebebi, kitabındaki kurgusal cehennemdeki tanıdık isimlerdir: İbn Sina, İbn Rüşd ve Hazreti Muhammed (s.a.v). Dante’yi bu yüzden hiç sevmeyiz. Fakat Rene Guenon bizleri şaşırtıyor: Dante ve Ortaçağ’da Dini Sembolizmadlı kitabında Dante’nin eserini kendi yöntemlerine göre yorumluyor ve Dante’yi bir inisiyatik olarak ele alıyor.

Doğu ile Batı arasında bir entelüktel alışveriş merkezi: Haçlılar

Viyana Müzesi’nde sergilenen iki madalyanın ön yüzünde farklı resimler, arkasında ise aynı harfler mevcuttur. Bu resimlerden biri ressam Pierre de Pise’in, diğeri ise Dante’nindir. Guenon’a göre bu harflerin oluşturduğu cümlenin bir kısmı Dante’nin de başında olduğunu düşündüğü bir örgütü anlatır: Fede Santa. Fede Santa Cemiyeti inisiyatik topluluk olan Tapınakçılar’ın bir koluna bağlıdır ve Kadosch, yani ‘aziz’ diye adlandırılırlar. Guenon inisiyatik topluluklardan saydığı Masonlar’ın, Gül-Haççılar’ın sembollerine ve isimlendirmelerine dayanarak Dante’nin anlatılarındaki ‘semavî’ bölgenin gökler ile irtibatını anlatıyor. Tasavvuf ile bir benzeşim kurarak Dante’nin aslında semboller ile manevî mertebeleri anlattığını ve göğe doğru uzanan bir şekilde 7 gezegen ile 7 bilimi özdeşleştirdiğini açıklıyor.

Dante için merdivenin en üstünde ‘iman’ vardır. Guenon’a göre zâhirî ilimler yüksek ilimler için birer ifade modeli sunmaktadırlar. Zira bu zâhirî ililmlerin bizzat kendileri, daha farklı bir düzeydeki şeylerin sembolünden ibarettir. Her türlü bilim ve sanat ezoterik bir değer taşıyabilir. Guenon, Dante’nin müziği sayılarla birlikte ele almasından, aritmetiği tüm bilimlerin merkezine yerleştirmesinden yola çıkarak Pitagoras’tan Dante’ye kadar ‘gelenek zincirinin’ İtalya topraklarında hiç kopmadan devam ettiğini söylüyor. Bu zincir bilgeliğin kaynağı olan Doğu’dan Batı’ya mı uzanıyordu yoksa hakikat sırrı tek olduğu için benzer ritüeller ve benzer semboller ile coğrafi bağımsızlık mı vardı? Bu soru Guenon’un temel sorularından ve sorunlarından birini oluşturuyor ve ikincisinden yana tavır alıyor. Eğer zahiren bakarsak Haçlılar Müslümanlar için bir düşmandı. Fakat Guenon’a göre Haçlı şövalye tarikatları, Doğu ile Batı arasında bilfiil bir entelüktel alışveriş merkeziydi.

Dante’nin cehennem mimarisi ve tavsifi İslam’daki ile birebir aynı

Rene Guenon, İlahi Komedya adlı eserin profan bir bakışla değil, ancak ve ancak inisiyatik bir bakışla anlaşılabileceğini iddia etmekte. Dante’nin ‘cehenneme iniş’ fikrini nerelerden aldığının izini süren yazar, bazı geleneklerden bu konuya dair pek çok örnek veriyor ve ‘bir takım şiirsel veya efsanevî anlatılar, aynı hakikatin farklı tercümelerinden ibarettir’ diyor. Bir yanda ölüm ve cehenneme yükseliş varken diğer yanda diriliş ve semâlara yükseliş, Guenon’u Peygamber Efendimiz’in mirac hadisesine götürüyor.İsrâ’ hadisesi ile İlahi Komedya’da anlatılanlar arasında çarpıcı örnekler olduğunu söylüyor. Bir kısım yorumlara göre Dante İsrâ’ hadisesinden ilham almıştır. İspanyol bir papaz olan Don Miguel Asin Palacios isimli yazara göre ise Dante bu hadiseyi Muhyiddin İbn Arabî’nin Kitab el-İsrâ’ eserinden öğrenmiştir. Dante’ye Virgile, Efendimiz’e ise Cebrail (a.s) semâdan gönderilmiştir.

Dante’nin cehennem mimarisi ve tavsifi İslam’daki ile birebir aynıdır. Her iki cehennem Kudüs’ün altında yer almaktadır. Dante cehennemden cennete yükselmek için üç defa abdest alır. Cehennemin katları, astronomik gökler, mistik gül çemberleri, ilahi nuru çevreleyen melekler kelimesi kelimesine İbn Arabî’den alınmıştır. Guenon tüm bunları kabul etmekle birlikte şu soruyu sorar: Dante’nin bunları birilerinin aracılığıyla ya da eseri edinerek öğrenmesi çok düşük bir ihtimal, peki bunları nasıl öğrendi? Eğer İbn Arabî’yi okuduysa eserinde neden O’nu değil de İslam’ın zahiri dikkate alan filozofları İbn Rüşd ve İbn Sina’yı zikrediyor? Guenon kendi sorusuna kendi cevap veriyor ve çok büyük bir iddia atıyor ortaya: İbn Arabî devrindeki yüksek seviyeli tarikatlar Hıristiyan şövalye tarikatları ile bilgi ilişkisi içindeydiler. Hatta Gül-Haççılık’ın kökeninde İslam’ın büyük etkisi vardı.

Bazı araştırmacılara göre ise Dante, Zerdüşt ve Eski Hind efsanelerinde mirac hadisesine benzeyen anlatılardan etkilenmiştir. Guenon bunun mümkün olmadığını söylerken şunu da ekler: “Bize göre bu benzerlikler bütün dinlerde var olan doktrin birliğine işaret etmektedir. Aynı hakikatlerin her yerde ifade edilmesinde şaşılacak bir şey yoktur. Aksine şaşırmamak için bunların farazî bir takım kurgular değil de birer hakikat olduğunu kabul etmek gerekir.” Frihjof Schuon’un ‘Dinlerin Aşkın Birliği’ kitabı belki de bu cümleyle özetlenebilir.

Guenon Masonluk, Haçlı Şövalyeler, Kabalacılar gibi pek çok sevilmeyen örgütü inisiyatik açılardan ele alıyor ve kadim hikmet yolunda izler arıyor. Fakat Guenon bizlere zâhîrden bakmamamız gerektiğini söylerken kendisi de zâhîri tamamen ıskalıyor olabilir mi? Ayrıca İslam’ın zahiri ile ilgilenen filozoflar olan İbn Rüşd ve İbn Sina’nın yanında, İslam’ın hem zâhiri hem bâtını olan Hazreti Muhammed’in de Dante tarafından zikredildiğini, hem de cehennemde zikredildiğini niye es geçiyor? İşte bu sorular da Guenon’un aklına takılan sorular gibi benim aklıma takıldı.

Son olarak; kitapta tercümeye dair bir sıkıntı mevcut. Latince, İtalyanca ya da diğer dillerden yapılan alıntıların neredeyse Türkçe tercümesi yok diyebiliriz. Tercümede ve dipnotlarda gayet titiz olan İnsan Yayınları umarım bu sorunu 4. baskıda düzeltir.

 

Muhammed Özbey yazdı